bugün
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye41
- caz dinleyen erkek8
- nervio24
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız8
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı6
- yazarların akşama dair planları8
- van gogh kulağını neden kesti3
- fatih terim'in tff başkanı olması5
- sapık yaşlı4
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması41
- sindirella'nın baloda donunu düşürmesi5
- zamanda yolculukla gençlik zamanına gitmek3
- sözlük yazarlarının gençlikleri4
- recep tayyip erdoğan27
- kendinizde en sevdiğiniz şey5
- fiziği güzel sözlük kızları47
- türkler taşı oyup ona tapmayan tek millettir2
- sadece yaşça büyük kadınlara yürümeye karar vermek2
- benzine zam7
- facebook sayfam nasıl3
- leonidas8
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- ormanda cinselliğin doruklarına çıkmak5
- bıyık bırakan erkek karizması6
- pforzheim belediye başkanı3
- andropoz amca3
- fon mağduriyetini ancak ak parti çözer4
- avrupa13
- ilk konuşmada cinsellik konuşan erkek3
- dünyanın en kısa fıkralarından biri8
- uzak durulması gereken erkek tipleri3
- yeni uyanmış kadın güzelliği13
- pilavımı kaşıklamak ister misin diyen sözlük kızı4
- kürtler ateşe taparken türkler tek tanrı cıydı6
- eksi oy veren yazar yoğunluğundan dolayı çıkıyorum3
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı2
- testere müziği2
- vexillarius the slayer6
- kürtlerin atlantis ten gelme ihtimali4
- dünyanın en kaba dilinin hollandaca olması5
- sibel kekilli6
- ibne11
- çirkin erkeği çekici yapan şeyler2
- türbanlı kamuya giremezken cezaevine giremez oldu3
- hayat3
- ups boobs'un yeni nicki7
- akp denince akla ilk gelenler6
- memeleri kafam kadar kız21
- türbanlı erkeklerin çok itici olması3
- abdülhamid han'ın zarif bir kişi olması3
kemal sunal'la tartışıp bir kış gecesi aldığın alkolün etkisiyle dışarda bir bankta sızan ve soğuktan donarak ölen sinemacı.
gerçek adı yadigar kuzu 55 film'de rol almış bir sanatçı ve değeri anlaşılmamış oyuncu 1992 yılında istanbul taksim parkında donarak ölmüştür.
(bkz: güzel insan)
geleceğe dönüş'teki biff tannen karakterinin türk versiyonu. en azından benim için...
çok kral insandı. severdim. orospu cocuklarına minnet etmemek için ölmeyi secti.
bir zamanlar çocukların sevgilisi iri yarı melek insan. yeşilçam`a ve ona emek veren bütün sanatçılarına duyulan özlemin bir parçası, adam gibi adam.
çok sayıda filmde yer almış, ya esas adamın iyi kalpli arkadaşı ya da onun karşısındaki rakiplerden biri olmuş oyuncu. 5 Ekim 1947, Sivas doğumludur. bir nevi "türk sinemasının dev adamıdır." 92 yılında taksim parkında donarak vefat etmiştir.
kemal sunal filmlerinden anımsayacağımız, türk filmlerinde dayak yiyerek meşhur olan, ancak yoksulluk içinde ölen bir unutulmaz oyuncu.
kendisiyle oyuncu bir arkadasim araciligi ile tanistigim, cok alcak gonullu, kibar, efendi sinema emekcisi. yufka yurekli bir devdi o. allah rahmet eylesin.
değerlerimize, kültürümüze, tarihi eserlerimize, mutfağımıza, sanatımıza, hiçbir şeyimize sahip çıkamadığımız zavallı ülkemin, her zaman çok sevdiğimizi söylediğimiz -ama nedense sahip çıkamadığımız- sanatçılarından biri.
tolga savacının kabası.
o gece çıkıp kapımıza gelseydi, kaçımız onu içeri alırdık merakını zihnime salan, gariban adam, sanatçı, silik karakter.
mekanı cennet olsun.
mekanı cennet olsun.
yeşilçamda 100'ün üzerinde filmde yardımcı oyuncu olarak yer almış dev adam.
cocukkken ruyamda kafasinin uzerinden kamyon gectigi halde olmeyen insanirisi.
kemal sunal ın filmlerinde güçlü ama salak rollerini oynayan dev oyuncu. en unutulmaz sahnesi kemal sunal ın o baltayla sünnet etmesiydi.
(bkz: gaffur)
mazlum karakteri ile sükse yapan; 100'ün üzerinde filmde yardımcı oyuncu olarak rol alan türk sinemasının emektar oyuncusu. 14 Ocak 1992 tarihinde, ev kirasını ödeyemediği için evinden çıkartılmış, geceyi geçirmek için gittiği Taksim parkında, bir bankın üzerinde donarak hayata veda etmiştir.
--spoiler--
Herhangi biri. Ya da çok özel biri.
Yüzleri çok tanıdık ama adları bilinmeyen insanlar vardır hayatın bir yerinde. Varlıkları sadece başkalarının varlığını güçlendirmekle tanımlanan insanlar vardır. Herhangi birileri, falanca ya da filanca. Adı, soyadı hiç önemli değil. Başkalarının statüleri uğruna aşağılanan, itilen, hırpalanan gerektiğinde ölümlere gidip gelen insanlar.
Ya da figüranlar diyelim biz bunlara. Perdenin hazin yüzleri.
Adları sinema afişlerine yazılmayanlar. Yüzleri tanıdık, isimleri bilinmeyen insanlar. Belki de kahvedekilere en çok benzeyenler. Yeşilçam'da da kahvede oturmazlar mı iş beklemek için. inşaat işçilerine ne çok benzerler. Bir yapımcının kahveye girip de iş dağıtmasını beklemek.
Makyajsızlar...
Senaryoyu okuma ihtiyacı olmayanlar. Filmin bir yerinden girip, öylece yok olanlar. Dayak yiyip, ölüp, çay dağıtıp, durakta bekleyip filmden kopup gidenler. Hayatın ıssız sokaklarında gezip, filmin ayrıntı karelerinde yer bulanlar. Makyaja ihtiyaç duymayan figüranlar.
Onlardan biriydi Yadigar...
iri gövdeli, uzun boylu, seyrek dişli, çirkin bir adam. Kötüler hep çirkin olmalıdır değil mi?
Filmlerde eşşek sudan gelinceye kadar dayak yerken tanıdık bu iri adamı. Bazen Cüneyt Arkın dövüyordu bazen de Kemal Sunal. Şaban'dan dayak yemesi ne kadar da trajiktir. Eğer günlük hayatta olsa hepsini dövebilecek niteliktedir Yadigar. Gel gör ki dayak yemek için para almaktadır. O da dayağın en iyisini yer.
O dayak yerdi biz gülerdik. Kahramanımız gözümüzde büyürdü ona dayak atarken. O kadar iri bir adamı dövebilmesine hayran olurduk kahramanımızın. O ise sesini çıkarmadan içtenlikle yerdi dayağı. Hep kötü bir babanın adamıydı Yadigar. iyi insanlara saldırır, kötülüğe hizmet eder, haince kahkahalarla gülümserdi.
Sahiden o kadar kötü olabilir miydi?
Diğer figüranlar onun kadar iri olmadığı için onun dayak yemesinin ayrı bir anlamı olurdu. işi daha önemli hale getirirdi. En son o dayak yerdi. Final döğüşü olurdu. Onu dövmenin önemi hepsinden çoktu. Çünkü en dövülemez olanı oydu.
Bu sahneler hiç değişmedi. Yani onun bir kez olsun dövebildiğini ve böylece filmin bittiğini görmedik. Senaristler hiç sürpriz yapmadılar bu iri adama. Günlük hayatın akışı, kaderin tecellisi hiç değişmedi. ismi anılmayanlar, makyajsızlar hiç finalde tutunamadılar. Filmin acı karelerine malzeme olup, yitip gittiler öylece.
Yeşilçam'ın figüranlar kahvesinin kasvetli havası sinmişti Yadigar'ın üzerine. Gülümsemiyordu koca adam. Günler boyu iş beklemek sonra filme girip bir ton dayak yiyip çekip gitmek. Yediremiyordu kendine ama ekmek parası işte. Emekçisi olmuştu sinemanın. Öyle bar köşelerinde değil filmin içinde emeğini konuşturuyordu Yadigar. Türk sinemasının binlerce karesine görüntü vermişti. Varsın ismi de bilinmesindi.
Gerçi hayat zordu. iki film yapıp imaj yapanlar, soyunanlar, dünkü çocuklar parayla oynarken yılların sinema emekçisinin karnı günlük doyuyordu.
Bugün doyuyor yarını bekliyordu koca adam.
Son zamanlarda işleri iyi değildi Yadigar'ın. Parasızlık çekiyordu. Birileri ün, para, imaj peşinde koşarken Yadigar'ın durumu gitgide kötülüyordu.
Hey gidi koca adam.
Her yanını utanç kaplamıştı. Dayak yemekten büyük bir utanç. iyice parasız kalmış karnını doyurmakta güçlük çekiyordu. Kirasını ödemeyeli çok zaman olmuştu. Tek göz bir odaydı kaldığı. Buna rağmen kira parası bulmakta güçlük çekiyordu.
Bir gün evinden çıkardılar Yadigar'ı. Kimi kimsesi yoktu istanbul'da. Buz gibi soğuk bir gece vakti Taksim'e çıktı birkaç parça eşyasıyla.
Havada hain bir soğuk kol geziyordu. Kimsecikler yoktu koca meydanda.
Buralarda ne kadar çok dolaşmıştı.
Bir banka uzandı. Ellerini bacaklarının arasında ısıtmaya çalıştı.
Öksürüyordu epeydir koca adam. Uyku girmedi önce gözlerine. Yarını düşünüyordu.
Sonra yorgunluk çöktü. Ağır ağır kapandı gözleri.
Bir uyudu, bir daha uyanmadı.
Bir uyudu, bir daha dayak yemedi kimseden.
Bir uyudu kimseler bilmedi ismini.
Bir öldü yalnız Taksim Meydanı ağladı koca adama. Sokak köpekleri tuttu yasını.
Yaşamın son karesini asillere yakışır bir onurla oynadı adam.
Bir figüran gibi öldü; kimsesiz, yalnız, gözyaşı dökmeden....
--spoiler--
Herhangi biri. Ya da çok özel biri.
Yüzleri çok tanıdık ama adları bilinmeyen insanlar vardır hayatın bir yerinde. Varlıkları sadece başkalarının varlığını güçlendirmekle tanımlanan insanlar vardır. Herhangi birileri, falanca ya da filanca. Adı, soyadı hiç önemli değil. Başkalarının statüleri uğruna aşağılanan, itilen, hırpalanan gerektiğinde ölümlere gidip gelen insanlar.
Ya da figüranlar diyelim biz bunlara. Perdenin hazin yüzleri.
Adları sinema afişlerine yazılmayanlar. Yüzleri tanıdık, isimleri bilinmeyen insanlar. Belki de kahvedekilere en çok benzeyenler. Yeşilçam'da da kahvede oturmazlar mı iş beklemek için. inşaat işçilerine ne çok benzerler. Bir yapımcının kahveye girip de iş dağıtmasını beklemek.
Makyajsızlar...
Senaryoyu okuma ihtiyacı olmayanlar. Filmin bir yerinden girip, öylece yok olanlar. Dayak yiyip, ölüp, çay dağıtıp, durakta bekleyip filmden kopup gidenler. Hayatın ıssız sokaklarında gezip, filmin ayrıntı karelerinde yer bulanlar. Makyaja ihtiyaç duymayan figüranlar.
Onlardan biriydi Yadigar...
iri gövdeli, uzun boylu, seyrek dişli, çirkin bir adam. Kötüler hep çirkin olmalıdır değil mi?
Filmlerde eşşek sudan gelinceye kadar dayak yerken tanıdık bu iri adamı. Bazen Cüneyt Arkın dövüyordu bazen de Kemal Sunal. Şaban'dan dayak yemesi ne kadar da trajiktir. Eğer günlük hayatta olsa hepsini dövebilecek niteliktedir Yadigar. Gel gör ki dayak yemek için para almaktadır. O da dayağın en iyisini yer.
O dayak yerdi biz gülerdik. Kahramanımız gözümüzde büyürdü ona dayak atarken. O kadar iri bir adamı dövebilmesine hayran olurduk kahramanımızın. O ise sesini çıkarmadan içtenlikle yerdi dayağı. Hep kötü bir babanın adamıydı Yadigar. iyi insanlara saldırır, kötülüğe hizmet eder, haince kahkahalarla gülümserdi.
Sahiden o kadar kötü olabilir miydi?
Diğer figüranlar onun kadar iri olmadığı için onun dayak yemesinin ayrı bir anlamı olurdu. işi daha önemli hale getirirdi. En son o dayak yerdi. Final döğüşü olurdu. Onu dövmenin önemi hepsinden çoktu. Çünkü en dövülemez olanı oydu.
Bu sahneler hiç değişmedi. Yani onun bir kez olsun dövebildiğini ve böylece filmin bittiğini görmedik. Senaristler hiç sürpriz yapmadılar bu iri adama. Günlük hayatın akışı, kaderin tecellisi hiç değişmedi. ismi anılmayanlar, makyajsızlar hiç finalde tutunamadılar. Filmin acı karelerine malzeme olup, yitip gittiler öylece.
Yeşilçam'ın figüranlar kahvesinin kasvetli havası sinmişti Yadigar'ın üzerine. Gülümsemiyordu koca adam. Günler boyu iş beklemek sonra filme girip bir ton dayak yiyip çekip gitmek. Yediremiyordu kendine ama ekmek parası işte. Emekçisi olmuştu sinemanın. Öyle bar köşelerinde değil filmin içinde emeğini konuşturuyordu Yadigar. Türk sinemasının binlerce karesine görüntü vermişti. Varsın ismi de bilinmesindi.
Gerçi hayat zordu. iki film yapıp imaj yapanlar, soyunanlar, dünkü çocuklar parayla oynarken yılların sinema emekçisinin karnı günlük doyuyordu.
Bugün doyuyor yarını bekliyordu koca adam.
Son zamanlarda işleri iyi değildi Yadigar'ın. Parasızlık çekiyordu. Birileri ün, para, imaj peşinde koşarken Yadigar'ın durumu gitgide kötülüyordu.
Hey gidi koca adam.
Her yanını utanç kaplamıştı. Dayak yemekten büyük bir utanç. iyice parasız kalmış karnını doyurmakta güçlük çekiyordu. Kirasını ödemeyeli çok zaman olmuştu. Tek göz bir odaydı kaldığı. Buna rağmen kira parası bulmakta güçlük çekiyordu.
Bir gün evinden çıkardılar Yadigar'ı. Kimi kimsesi yoktu istanbul'da. Buz gibi soğuk bir gece vakti Taksim'e çıktı birkaç parça eşyasıyla.
Havada hain bir soğuk kol geziyordu. Kimsecikler yoktu koca meydanda.
Buralarda ne kadar çok dolaşmıştı.
Bir banka uzandı. Ellerini bacaklarının arasında ısıtmaya çalıştı.
Öksürüyordu epeydir koca adam. Uyku girmedi önce gözlerine. Yarını düşünüyordu.
Sonra yorgunluk çöktü. Ağır ağır kapandı gözleri.
Bir uyudu, bir daha uyanmadı.
Bir uyudu, bir daha dayak yemedi kimseden.
Bir uyudu kimseler bilmedi ismini.
Bir öldü yalnız Taksim Meydanı ağladı koca adama. Sokak köpekleri tuttu yasını.
Yaşamın son karesini asillere yakışır bir onurla oynadı adam.
Bir figüran gibi öldü; kimsesiz, yalnız, gözyaşı dökmeden....
--spoiler--
türk filmlerinden gözümüzün en çok aşina olduğu figüranlardan olan ve acıklı bir şekilde kaybettiğimiz iri yarı ama sevecen yeşilçam emekçisi. mazlum (bkz: mazlum u getirin bana), korkusuz korkak filminde kemal sunal'ı öldürmeye çalışan çakma kemancı suikastçi gibi tiplemeleri akıllarda yer etmiştir. saygıyla anıyoruz.
avanak apti'de urfalı apti'yi canlandırmıştı. sürekli kamyon çarpardı buna, bizim apti'nin önüne düşüp dururdu. ruhu şad olsun...
Türk sinemasının emektar figüranlarından biridir. Zihinlerde Türk filmlerinde dayak yiyen iri adam olarak yer etmiştir.
filmografisi:
http://www.sinemalar.com/...leri/40772/Yadigar-Ejder/
filmografisi:
http://www.sinemalar.com/...leri/40772/Yadigar-Ejder/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar