1. 76.
    kürtlerin zorla ıkınarak kürt olduğunu iddia etmeye çalıştıkları büyük komutan. akıllarınca "bizden de adam çıktı" diyecekler. sevgi kelebekleri.

    bunun yanında, ıraklı kürtler tarafından en ağır hakaretlere maruz kalır. kendilerine göre selahaddin islam'a hizmet etmek uğruna, kürtler'e ihanet etmiştir. şam'daki mezarına işediklerini söyleyerek övünen kürtler'e rastlanmıştır.
    #5354864 :)
  2. 77.
    kudüs fatihi. gelmiş geçmiş en büyük müslüman kürt lider. örnek alınması elzem olan bir lider. zira ortada o kadar yavşak var ki kürt halkına lider diye dikta edilen, bu nedenle her daim diri tutulması ve örnek olarak gösterilmesi lazım.
    #5509003 :)
  3. 78.
    (bkz: eyyubiler/#5662477)

    ne türk ne kürttür

    araptır.

    Türklüğün üzerinde hiçbir ithilaf bulunmayan binlerce onbinlerce yüzbinlerce tarihi kahramanı, lideri komutanı vardır, luzumsuz yere bu kadar ithilaflı biri üzerine türk diye bahsetmeye gerek yoktur.

    zaten kurduğu hanedanı da Kölemen yani memlük olan bir türk yıkmış yerine çağın süper güçlerinden biri olan memlükleri kurmuştur.

    Haçlıların başını kesen islam'ı yok oluştan kurtaran Türk istiyorsanız da tek bir kişiye baksanız yeterlidir.

    (bkz: kılıç arslan)
    #5662480 :)
  4. 79.
    cennetin kralligi filminde gecen seulahuddin dir.
    #5662487 :)
  5. 80.
    Hezbani Kürtlerinden olan haçlılara kök söktüren, üstün strateji tekniğine sahip ,mehmet akif ersoyun deyimiyle şarkın en sevgili sultanı , kudüs'ün fatihi .
    #5961620 :)
  6. 81.
    ikinci Dünya Savaşından sonra Ortadoğu coğrafyasında devletleşen uluslar; bölgenin kadim halkı olan Kürtlerin, inkar ve imhasını devletlerinin temel politikası olarak benimsediler. Despot, ırkçı, asimilasyoncu ve baskıcı yönetimlerine göre tarihe mal olmuş hiçbir şahsiyet Kürt olamazdı. Böyle bir olgunun varlığına Kürtlerin ulusal bilincini geliştirebilir gerekçesiyle şiddetle karşı çıkılırdı. Böylesine gaddar, acımasız bir politika ekseninde; 12. yy da yaşayan ve Haçlı Savaşlarındaki kahramanlığıyla tarihe geçen Selahaddin Eyyubi Anadolu"da Türk, iran"da Fars, Irak ve Suriye"de de Arap olmuştu.



    Oysa Kürt olan Selahaddin"in ailesi daha önceleri bugün Ermenistan"ın sınırları içinde kalan DiViN kenti çevresinde yaşıyordu. Kökeni Kürt Şeddadi (Şadi) hanedanına dayanıyordu. Revandi Kabilesinden Necmeddin Eyyub"un oğluydu. Ailesi Irak"a yerleşmişti. Selahaddin miladi 1138 yılında Irak"ın bugünkü TiKRiT kentinde dünyaya geldi. Daha önceleri Bağdat Selçukileriyle ilişkileri olan Eyyubi ailesi; bir öldürme olayından sonra Musul Atabekleri Zengilerin yanına geçtiler. Gerek Necmeddin Eyyub, gerekse kardeşi Esadeddin Şêrguh; hem toplum yönetiminde, hem de savaş sanatında derin bir bilgiye sahiptiler. Necmeddin Şam Valiliği görevinde bulunurken, Şêrguh de savaş meydanlarının yenilmez kahramanı olarak ün yapmıştı.



    Kısa boylu, aşırı şişman tek gözü kör ve yüzü içki ve yemekten sürekli kasılmış bir subaydı. Öfkelendiği zaman bir çılgın gibi ulumakta ve itidalini hasmını öldürmeye varacak kadar kaybettiği bile olmaktadır. Askerleri, hep aralarında yaşayan, onların karavanasından yiyen ve onlarla şakalaşan bu adama hayrandılar. Şêrguh, Suriye"de katıldığı çok sayıdaki çarpışmada, muazzam bir fiziki cesarete sahip bir komutan olarak ortaya çıkmıştı.



    Miladi 1095 yılında başlayan Haçlı Seferleri hız kesmeden Ortadoğu coğrafyasını kasıp kavuruyordu. Kutsal toprakları kurtarma bahanesiyle Mısır topraklarında ilerleyen saldırgan Avrupa ordularına karşı; siyasal yaşamın son yıllarını yaşayan Fatımi Hanedanı çaresizdi. Mısırda ilerleyen Avrupa"nın sarışın şövalyelerini durduracak savaşçı bir güce gereksinim vardı.



    Son Fatımi Halifesi Azıd"ın Nureddin Zengi"den yardım istemesi üzerine; Şêrguh ve yeğeni Selahaddin"e Mısır yolculuğu göründü. Savaş meydanlarındaki başarısı üzerine vezir olan Şêrguh kısa bir süre sonra vefat etti ve yerine yeğeni Selahaddin geçti. Şêrguh öldüğü zaman, yerine Selahaddin"in geçmesine muhalefet eden Kürtler oldu. (ibn. Hallikan IV. 494) Arbilin reisi Abul Hayca (Hakkari) ailesinin rolü büyük oldu.



    Selahaddin"in karşısına Türkmen komutan Yaruki de aday olmuş ve Selahaddin"e muhalif olan bazi Kürt aşiret reisleri de onu desteklemek istemişlerdi. Ancak Selahadiin"in müsteşarı isa El Hakkari"nin uyguladığı diplomasiyle muhalif Kürtler bertaraf edilmiş ve kimi araştırmacıya göre bu seçimde etnik kimlik ön plana çıkmıştı. Etnik bilincin ve sürtüşmelerin Selahaddin"in iktidarı döneminde var olduğu hiç şüphe yok ki gerçektir. Selahaddin Fatımi vezirliğini kısmen buna dayanarak elde etmişti.



    Vera Beaudin Saedpour"a göre isa El Hakkari muhalif Kürt emirlerinden Kutbeddin Hüsrev b. Talal"ı ikna ederken şunları söylemişti. Doğrusu sen ve Yaruki haricinde herkes Selahaddin"den yana. Şu anda her şeyden önce ihtiyacımız olan şey, özellikle onun Kürt kökeni nedeniyle, ikiniz arasında karşılıklı anlayıştır ki, komuta onlardan Türklere geçmesin. Eyyubi ailesi yerleştiği Irak, Suriye ve Mısır saraylarında kendi aralarında her zaman Kürtçe konuşmuşlardı. Selahaddin"in çevresi Azıd"ın adamlarının anlayamadıkları bir dil ile anlaşıyorlar, yani Kürtçe konuşuyorlardı.


    Araplar, ayaklar altında ezilen inançlarını, namuslarını kurtarmaya giden bir Kürdün yönetimindeki varlığını içlerine sindiremiyorlardı. Halifenin, Kahire"ye gelen Selahaddin"in babası Necmeddin Eyyubu karşılamasını garipsemiş ve yadırgamıştı. Halk Halifenin bu kadar büyük bir alayla şehrin dışına kadar bir Kürdü karşılamak için çıkmasını çok garip görüyor, oldukça yadırgıyordu.


    Kürdü karşılama Halifeyi de derinden etkileyerek titremesine yol açmıştı. Bu Kürdü karşılamak için alay ile çıktığım andan itibaren bende böyle bir titreme başladı. Onun başarısını onaylayan Araplar da vardı. Miladi 2 Ekim 1187"de Kudüs kentini alınca Mescid-i Aksa"da bir tören düzenlenir. Törende konuşan Şam Kadısı Muhiddin ibn el Zeki"nin bu ulusa alan edilen saygınlığını geri veren Eyyup oğlu Selahaddin Yusuf, tanrı selamı üzerine olsun.



    Selahaddin kısa sürede haçlı saldırılarını durdurarak başarılarını perçinleştirdi. Fatımi Hanedanını ortadan kaldırarak ailesini Mısır yönetimine taşımayı başardı. Hem bunu Kürdü aşağılayan Arapların coğrafyasında gerçekleştirdi. Selahaddin, küçük başlangıçlardan elde ettiği büyük cesaretle kendisini Mısır Sultanı yaptı ve hem Hıristiyan hem de Müslüman krallara karşı birçok zafer kazandı.



    Selahaddin, tarihte hiçbir doğulu hükümdara nasip olmayan bir saygınlık kazandı. Düşmanlarının gönlünde “hoşgörülü sultan unvanıyla taht kurdu. Ölümünden 705 yıl sonra Şam"daki mezarını ziyaret eden imparator II. Wilhelm, büyük hükümdar Sultan Selahaddin için: Çoğu kez şövalyeliğin nasıl bir şey olduğunu düşmanlarına öğretmek zorunda kalan, korku bilmemiş, kusursuz bir şövalye bütün zamanların en mert hükümdarı büyük Sultan Selahaddin"in yaşadığı yerde bulunmaktan duygulandım.



    Ortadoğu egemenlik sisteminde var olan derin devlet hileleri, saray entrikaları onda hiç görünmüyordu. Hasımlarına karşı son derece açıktı. Yasa niteliğindeki törelere bağlıydı. Krallari ancak bir antlaşmaya vardıktan sonra bir araya gelirler. Çünkü bir kez tanıştıktan ve birlikte yemek yedikten sonra savaşmak uygun değildir. Fahm Hafez"e göre El Hazarcı onun askeri yeteneği konusunda şunları söylemişti. Eğer yaşasaydı Batı"dan Doğu"ya bir uçtan diğer uca bütün dünyayı fethederdi.



    Himayesindeki subaylar arasında etnik köken farkı gözetmezdi. Belki bu yapısı asırlar sonra içinden çıktığı halkın başına büyük felaketlerin gelmesine, hatta köleleşmelerine neden olacaktı. Kürdistan iyi subaylar ve birlikleriyle iskoçya"ya benzeyen bir nama sahipti. Bunların en göze çarpanı Haçlıları kesin bir yenilgiye uğratarak Mısır, Suriye ve Irak"ta Eyyubi hanedanını kuran Selahaddin idi. Eğer Kürt kimliğini kendisine uygun görseydi, Kürdistan"ın ortasındaki bereketli Şehrizor Ovasını (Süleymaniye-Kerkük i.Ç.) tımar olarak kendi Türk askerlerine vermesi mümkün olmayabilirdi.



    1694-1778 yılları arasında yaşamış aydınlanma çağının öncülerinden büyük Fransız yazar Voltaire; Selahaddin Eyyubi"nin halkların kardeşliğine, adil ve eşitlikçi kişiliğine vurgu yaparak tarihi bir belirlemede bulunmuştur: Vasiyetinde zekatın fakirler arasında Müslüman, Yahudi ve Hıristiyan olmaları gözetilmeden eşit olarak dağıtılmasını istediği söylenir. Bu kararı ile bütün insanların kardeş olduğunu ve onlara yardım etmek için neye inandıklarına değil, hangi sıkıntıları çektiklerini sormak gerektiğini anlatmak istemiştir. Bizim Hıristiyan prenslerin pek azı böyle bir büyüklüğe sahip olmuş ve Avrupa"da hiç kıtlığı çekilmeyen tarih yazarlarından pek azı ona hakkını vermiştir.



    O bugün bölgede devletleşen ulusların önünü açmış; Francesco Gabriyelli"ye göre ailesine ve mensubu olduğu halka faydası olmamıştı. Allahın yolunda yürümek ve cihat etmek aşkı onu, karısı, oğulları, doğduğu toprakları, evi ve bütün mal varlığından uzaklaşmasına ve her taraftan içeriye rüzgarın girdiği çadırının gölgesinde yaşamayı sevmesine neden olmuştu.


    Yaşadığımız yüzyılda Selahaddin"in torunları olan Kürtler; postu en fazla üzerinde pazarlık yapılan halk olarak tarihe geçti. Bu pazarlık bugün de Washington, Ankara, Tahran, Bağdat ve Şam saraylarında tüm hızıyla sürdürülmektedir. Kürtler Med imparatorluğunun yıkılışından sonra büyük bir devlet yapılanmasına sahip olamadılar. Ancak son 2500 yılda Doğu ve Batı"da kurulan imparatorluklar arasında bir denge unsuru olma rollerini de tarihte hep başarıyla sürdürdüler. Bugün de bölgede yeniden bir denge gücü olmaya aday gözüküyorlar. Hünerli, kudretli olan Kürtler Ortadoğu tarihinde önemli bir rol oynamışlardır. Çarpıcı niteliklere sahip asker, devlet adamı, yönetici ve alim yetiştirmiş, Ortadoğu"nun Müslüman ülkelerinin yaşam ve kültürünü zenginleştirmişlerdir.

    alıntıdır.
    #6023712 :)
  7. 82.
    5000 yıllık kürt tarihini uyduran zihniyetin uyduruk kaynakları (şerefname, vs.) referans gösterip de böyle büyük bir komutanı da kürt olarak ilan etmesi yadırganamaz. fakat onun hakkında mantık çerçevelerinde biraz araştırsalar selahaddin eyyübi'nin öz be öz türk olduğunu anlayacaklardır.

    selahaddin eyyübi'nin türk olduğunun en büyük kanıtı kardeşlerinin isimlerinin (turanşah, tuğtekin, şehinşah, tacilmülük börü) türkçe olmasıdır. arap ve fars kültürünün hakim olduğu bu dönemde türkçe isim almak kürtlere, araplara yahut farslara özgü bir davranış olamaz her halde değil mi?
    #6135194 :)
  8. 83.
    öz be öz Türk hükümdardır. kendini bilmezlerin tarih bilgisinden de yoksun olduğu kesindir. zira dünya üzerindeki kürtlerin* tamamı kadın olsaydı, Selehaddin Eyyubi'ye de kadındı derlerdi.. Allah ıslah etsin.
    #6322902 :)
  9. 84.
    orta doğunun çıkartmış olduğu en büyük komutanlardan biridir. 10 boyunca az sayıdaki askeri ve keskin zekası ile kudüs deki haçlıları yenmiş ve kudüsü geri almıştır.
    #6322919 :)
  10. 85.
    Türkmüş bunuda yeni öğrendim Jul Sezar da zaten iç anadolu türkü. Bu büyük komutanın iskenderiyye kütüphanesinde el yazması günlük tarzı bi eseri vardır orada kürt olduğunu ve ramadi aşiretinden olduğunu belirtmiştir...
    #6322961 :)
  11. 86.
    ilk Eyyübî yöneticileri türkçe bilirken, daha sonrakilerin tamamen arapcaya meylettikleri anlaşılıyor. Selahaddin'in ordusunda askerlerin çoğunluğunun Türk (Oğuz) olduğuna ve Eyyübilerin Selahaddin'in devrinde "Türk devleti" olarak kabul edildiğine dair bilgiler vardır. Şair ibn Senaül-mülk, Selahaddin'in Haleb'i ele geçirmesi üzerine yazdığı medhiyeye "Arap milleti Türklerin devletiyle yüceldi. Ehl-i Salib'in dâvası Eyyub'un oğlu tarafından perişan edildi" beytiyle başlamaktadır. (Bkz. R. Şeşen: Salahaddin Devrinde Eyyübiler Devleti)

    "Şarkın en sevgili Sultanı" Selahaddin'in ağabeyinin adı Turanşah, kardeşlerinin ise Tuğtekin ve Böri'dir. Ailede çok sayıda türkçe isimli kadın vardır! Bugün bu isimleri bilhassa "Böri"'yi değme türkçü bile çocuğuna veremez!

    Kıssa: Hacdan dönen bir muhterem kendisinden hac hatıraları dinlemek isteyenlere şöyle söyler: "Arabistan'da ezan, namaz bizim gibi türkce, fakat sokaklarda, işyerlerinde arapca konuşuyorlar!"
    Türkiye'de insanlar kendilerine Fatih'in, Yavuz'un, Selahaddin'in, Sokollu Mehmed'in, Şamil'in torunları diye hitap edilmesinden rahatsızlık duymazlar. Hatta bu kişilerin etnik veya ırkî bakımdan farklılıkları olduğunu bilmez ve araştırmazlar! Araştıran ve ona göre tavır takınanlar için ise yapılacak bir şey yoktur!

    --spoiler--
    Kürt tarihi olarakta kabul edilen ve 1597 yılında tamamlanan Şerefname, Selahaddin Eyyubi'nin Kürt oldupuna dair iddiayı "tarih bilginlerinin ve araştırmacılarının rivayetlerine" bağlar. Fakat bu bilginlerin ve araştırmacıların isimleri zikredilmez. Ama bugüne kadar güvenilir hiçbir islam tarihçisi veya bilim adamı Şeref Han'ı teyit etmemiştir.
    Şeref Han'ın umut ettiği destek, asırlar sonra ilmi gerçekleri, mensup oldukları devletin siyasi emellerine alet etmek isteyen iki batılıdan gelir: Grousset ve Cahen.
    Bunlardan Grousset, 1192-1193 yıllarında, Şam yöresindeki iç karışıklıkları, Cahen ise1187'de el-Cezire Türkmenleriyle Kürtler arasındaki otlak kavgalarını etnik uyuşmazlıkolarak nitelerler. Oysa bu türlü ihtilaflar, aynı aşiretten muhtelif oymakları arasında bile tarih boyunca süre gelmiştir.
    Bazı islam kaynakları Selahaddin Eyyubi'yi 758 yılında Basra'dan Azerbaycan'a sürgün edilen, nakledilern veya göçen Yemen Araplarından Ravvad b.el-Müsenna el-Ezdi'nin soy kütüğüne kaydederler. Rivayete göre bu aile Azerbaycan'da Hezbanniye Kürtleriyle karışmış, daha sonra da Kuzey Irak'a dönerek Selçukluların ve Zengilerin hizmetine girmiştir.
    Arap tarihçilerinin mümtaz şahsiyetlere, özellikle hükümdarlara, ırkçı düşüncelerle veya onları kutsamak için şecere uydurmak, hatta seyit ilan etmek gibi kötü bir gelenekleri olduğu için, bilim adamları bu Yemen'den Basra'ya, Basra'dan, Azerbaycan'a göç hikayesine itimat etmezler. Edinilecek gibi de değildir. Çünkü bugünün şartlarında bile sıradan bir ailenin 3-500 senelik tarihini takip etmek de, bu ailenin sicilini tespit etmek de imkan dışıdır.
    Şeref Han, yukarıda naklettiğimiz rivayetteki Ravvad Araplarını, Ravende Kürtleri olarak değiştirmiştir ki, Selahaddin Eyyubi'nin Kürt sanılması işte bu tahrifattan dolayıdır!
    Oysa aynı Şerefname'de Selahaddin Eyyubi'nin kardeşleri şöyle sıralanır: Muhammet Ebu Bekir, Şemsuddevle Turan Şah, Seyfilislam Tuğtekin, Şehinşah, Tacilmülük Buri.
    Görüldüğü gibi Selahaddin Eyyubi'nin Kürt olduğunu iddia eden Kürt tarih yazarı Şeref Han bile, onun kardeşlerinden ikisinin Turan Şah ve Tuğtekin gibi Türk has isimleri taşıdığını ifade etmekten kaçınmamıştır. Kaldı ki Şeref Han'ın Buri imasıyla yazdığı en küçük kardeş, bütün kaynaklarda Börü veya Böri şeklinde kaydedilmiştir. Bilindiği gibi Börü ismide Türk has ismidir ve 'kurt' demektir!
    Selçukluların ve Zengillerin hizmetinde büyük emirler olarak çalışan Selahaddin Eyyubi'nin babası Necmettin Eyyüp Azerbaycan'daki kesif Türk boyları arasıa yerleşmiştir ve Türktür. Çünkü Selahaddin'in bir Trk oyunu olan ve o tarihlerde Irak tarafından bilinmeyen poloda mahir olduğu kesinlikle bilinmektedir. Bu büyük Türk hükümdarının annesi, Şihabeddin Tokuş'unkardeşidir. Kız kardeşi Rabia Hatun'u da önce Gökbörü ile evlendirmiştir ki, ikisi de Türktür. Ağabeyi Şehinşah ise Kutlukız Hatun adında bir Türk kızıyla evlendmiştir.
    Selahaddin Eyyubi'nin bizzat kendisi de evlenmek için bir Türk kızını tercih etmiştir: Amine Hatun b. Üner!

    Eyyubi hakkında önemli bir kaynak

    Kürtçilerin çok istismar edegeldiği Selahaddin Eyyubi'nin Türklüğühakkında bir başka belge sunmak istiyorum.
    Önümde Selahaddin Eyyubi'nin danışmanlarından Üsame ibn Münkız'ın Kitab el i'tibar adını verdiği hatıraları var. Eser Türkçeye Yusuf Ziya Cömert tarafından ibretler Kitabı ismiyle tercüme edilmiş. Ses Yayınları tarafından 1992 yılında istanbul'da basılmış. Kitabın Arapça baskısını temin edemediğinden bahseden mütercim, eserin Philin K. Hitti'nin ingilizce çevirisinden Türkçeye aktarıldığını belirtiyor ve herhangi bir şüpheye meydan vememek için ilave ediyor:"Arap asıllı bir müsteşrik olan Philip Hitti'nin bu eseri ingilizceye aktaracaj ehliyette olduğu düşüncesi bizi nisbeten rahatlatan bir keyfiyettir."
    Kısaca ibn Münkız olarak bilinen yazarın asıl adı: Müeyyed El-Devlet Ebul Haris Üsame ibn Mürşid ibn Ali ibn Münkız.
    inb Münkız, Malazgirt Savaşı'ndan 24 yıl sonra, Haçlıların Kudüs'ü işgalinden 4 yıl önce Hama civarındaki Şayzer'de doğmuş. Şair, edip tarihçi olan Üsame ibn Münkız, 93 yıllık ömründe 20'den fazla eser vermiş. Edebi eserlerinin başından beş kısımdan oluşan iki ciltlik Divan El-Şir'i geliyor. Edebi sanaatşar hakkında El-Bedi fi Nakd El Şi'r adlı eseri, Hazreti Musa'nın asaından başlayarak büyük şahsiyetlerin asalarından haraketle kaleme aldığı Kitab-ul Asa'sı, Hasankeyf'te yazdığı söylenen el-Menazil Ve'd Diyar'ı ve Lübebu'l Adab'ı öenmli eserlerinden. Ayrıca 20 ciltlik Mekarimül Ahlak adlı eseri var. Bedir ashabının hayatlarını konu alan 5 ciltlik Tarih el-Bedr ile Fezail-i Hulefa-i Raşidin ve Tarih El-islam bilinen eserleri.
    Selahaddin Eyyubi ile birlikte birçok savaşa da katılan Üsame ibn Münkız Kitab El-itibar'ın 201. sayfasında diyor ki:
    "Bu arada, Selahaddin, bıradaki kritik durumumuzu bildirmek üzere Atabek'e bir atlı gönderdi. Sonra, hızla bize boğru ilerleyen on kadar atlı gördük. Arkalarındaki ordu da sürekli haraket halindeydi. Geldiklerinde, Atabek'in komutasındaki öncüler olduğunu anladık. Ordu da arkalarından gelecekti. Atabek, 'Ey Musa, mahvolmak için mi otuz atlıyla Şam kapısına kadar geldin! ne acelen vardı!' diye Selahaddin'i eleştirdi. Karşılıklı atıştılar. ikiside Türkçe konuşuyordu. Bu yüzden söylediklerini anlayamadım."
    Farsçanın siyaset, Arapçanın bilim, eğitim ve din alanında tartışılmaz bir üstünlük kurduğu ve Türk dilini öğreten bir tek kurumun dahi bulunmadığı böyle bir devirde Selahaddin Eyyubi'nin Türkçe konuşması, onun öz be öz Türk olduğunu gösteren en büyük delildir.

    Eyyubi Devleti Türk devletidir!

    istiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un "Şarkın en sevgili sultanı", Fransız tarihçisi Champdor'un "islamın en saf kahramanı" olarak tanımladığı Selahaddin Eyyubi, aslında yeni bir devlet kurmamıştır. Onun cihangirde bir siyasetle yönettiği devlet, Zengiler Devleti'nin devamından ibarettir. Memlükller ve Eyyubilerin uzantısıdır.

    Çünkü, devlet teşkilatı değişmemiştir. Millet değişmemiştir. Devletin maddi istinaları değişmemiştir. Değişen sadece hanedandır. Her üç devletin de bayrağı sarı zemin üzerine doru kartaldır. Her üç devlette de siyasi ve askeri kadrolar aynı unsurlardan meydana gelmektedir. Selahaddin Eyyubi ile ilgili değerli bir eser yayımlayan Sayın Ramazan Şeşen'in de belirttiği gibi, devlet ve ordu teşkilatı Türk devletlerinde görülendevlet ve ordu teşkilatlarının aynıdır.
    Bugün bölücülerin malzemesi olarak kullanılmak istenen Eyyubi Devleti, Selahaddin'in çağdaşları tarafından da Türk devleti olarak kabul eidlmiştir. Arap şairi Sena ibn el-Mülk'ün Halep'in zaptı vesilesi ile Selahaddin'e sunduğu kaside "Arap milleti Türklerin devletiyle yükseldi, Ehl-i salibin davası Eyup oğlu tarafından perişan edildi" mısralarıyla başlar.
    Ünlü ibn-i Haldun'da Mukaddeme'de Eyyubiler ve Memluklar devletinin bir tek Türk devleti olduğunu yazar.
    Eyyubiler Devleti'nde Arap kültürünün egemen oluşu bizi şaşırtmamalıdır. Gazneliler ve Selçuklular nasıl fars kültürünü ön plana öıkarmışlarsa, Zengiler, Eyyubiler ve Memluklar da aynı şekilde ve tıpkı Roma imparatorluğu'na Yunan kültürünün hakim olduğu gibi, Eyyubilerde Arap kültürünü Türk kültürüne tercih etmişerldir.
    Fakat Selahaddin Eyyubi'nin zaferden zafere koşturduğu ordunun kahir bir ekseriyetini Türkler teşkil eder.
    Selahaddin Eyyubi'nin çağdaşı olan tarihçiler, Mısır, Yemen, Kuzey Afrika gibi merkeze uzak kıtaların ele geçirilmesini Oğuz Harekatı olarak görürler.
    Sonuç olarak şunu ifade etmek isteriz ki, islamın bu efsanevi kılıcı, kültür itibariyle olduğu kadar, soy itibariylede Türktür. Devleti de Türk devletidir.

    bknz.( bir millet uyanıyor sayfa 247-254)
    --spoiler--
    #6454252 :)
  12. 87.
    Emin olun o yıllarda ben kürdüm diye geziyodur o yüzden çok güçlü imparatorluklar kurmuş kürtlerden oluşan bir ordusu vardır aile arasında kürtçe konuşuyomuş falan filan.
    #6454409 :)
  13. 88.
    Kürt olduğu iddiası komedi olan kudus fatihidir. Bizim için fatih sultan mehmet ne ise araplar'a göre de selahaddin eyyübi odur.


    Şerefname'de kendisi için kesin bilgiler verilmemiş ve kürt olduğu kanıtlanmamıştır. Ayrıca şerefname'de kardeşlerinin adı Muhammet Ebu Bekir, Şemsuddevle Turan Şah, Seyfilislam Tuğtekin, Şehinşah, Tacilmülük Buri olarak geçer.
    Tuğtekin ve turan şah öz türk ismidir. Buri ise "kurt" demektir.
    Ayrıca kendisin ismi de bir türk oyunun ismidir. Irak bölgesinde zamanında oynanan bir oyundur.
    Selahaddin eyyübi'nin babası ise azerbaycan'daki türkler için çalışmıştır ve türk olduğu söylenir.
    Selahaddin eyyübi de kardeşleri de türk kızlarıyla evlenmiştir.

    Ayrıca selahaddin eyyübi'nin zamanında danışmanı olan üsame ibn münkız "kitab el itibar" adını verdiği anılar kitabında bir bölümde selahaddin eyyübi'nin bir komutanıyla türkçe konuştuğunu ve kendisinin bu konuşmadan hiç bir şey anlamadığını yazmıştır.
    Fakat dönemde o bölgede konuşulan ve kullanılan dil farsça ve arapça'dır. Türkçe'nin esamesi bile yoktur, hiç bir okulda türkçe yoktur. Selahaddin eyyübi'nin türkçe bilmesi ise onun türk olduğunun bir göstergesidir.
    Ayrıca ibn münkız halep fethedildikten sonra selahaddin eyyübi'ye bir kaside sunmuştur ve kaside şunlar yazmaktadır.
    "Arap milleti Türklerin devletiyle yükseldi, Ehl-i salibin davası Eyup oğlu tarafından perişan edildi"
    Ayrıca ünlü ibn-i haldun eyyübiler devleti'nin bir türk devleti olduğunu belirtir.

    Tarihçilere göre selahaddin eyyübi'nin merkezden uzak bölgeleri işgal etmesinin sebebi de "oğuz harekatı" dır.
    Zaten eyyübi devleti yıkıldıktan sonra "memlükler" yani büyük bir türk devleti kurulmuştur.

    Ama bu durumları geçersek selahaddin eyyübi arap çevresinde büyümüş ve arap kültürünün etkisinde yetişmiştir. Ayrıca kendisi adına öne çıkan şey dinidir. Kendisi "müslüman" liderdir.

    Kürt olduğu iddialarının sebebi ise kürtler'in tarihte esamelerinin bile olmamasıdır. Selahaddin eyyübi'yi kürt ilan ederek onları da tarihin içine katmaya çalışmaktadırlar.
    #6454450 :)
  14. 89.
    büyük çoğunluğu türklerden oluşan orduya kumandanlık eden kürt kökenli hanedan lideri. tabii o zaman pek kürt/türk olayı yoktu. tüm milletler islam çatısı altında toplandığı için eyyubi'nin etnik kimliği kimseye batmıyordu. ama şu sıralar oldukça mide bulandıran kürt milliyetçileri eyyubi'nin kurduğu emevi devletinin kürt devleti olduğunu iddia ederek "kürtlerin tarih boyunca devlet kuramaması" gerçeğini örtbas etmeye çalışıyorlar.

    edit: bazı arkadaşlar yanlış anlamış ya da ben eksik cümle kurmuşum. eyyubi'nin kürt olduğunu iddia edenler kürt milliyetçileridir. ben bu noktaya değinmek istedim.
    #6454486 :)
  15. 90.
    ( (bkz: uludağ sözlük yazarları/#6454576)
    #6454585 :)
  16. 91.
    asimilatörler tarafından türkleştirme politikalarına malzeme edilmeye çalışılan kürt kumandandır.
    #6454654 :)
  17. 92.
    selahaddin eyyubi,melikşah komutasındaki türk atabeyinin (ak-sungur) torunu konumundadır.sungur eski türklerde doğana benzeyen, yırtıcı, avcı kuş anlamına gelir(tdk sözlük).bölgeye yıllarca yerleşmiş olmanın verdiği bir etkiyle ismi arapça konmuş bir türktür.Çünkü o dönemde yaşanan yer arapların çoğunlukta olduğu bir bölgeydi. -şanlıurfa 1146 yılında musul atabeyi alaattin zengi'nin oğlu nurettin mahmut ve onun başkomutanı selahattin eyyubi tarafından geri alınarak fransız kontluğu'na son verilmiştir. şanlıurfa'nın türkler tarafından geri alınması, II. haçlı seferi'ne sebep olmuştur.
    Eyyûbî hanedânı üyelerinin büyük çoğunluğunun adları, en eski türk adlarıdır. selahaddin'in ağabeyinin adı turanşah'tır. kardeşlerinin adları ise, tuğtekin ve böri'dir. selâhaddin'in dayısının adı, şihabeddin mahmut b. tüküş idi. gene selâhaddin'in hanımlarından birisi olan unar bey kızı ismetüddin amine türk'tür. iki eniştesi de türk'tür. bunlardan birisi, unaroğlu sadeddin mesut; diğeri ise muzafferüddin gökbörü idi.Eyyûbî hanedanının bir türk hanedanı olduğunun en açık delillerinden birisi de, devrin şairlerinden ibn senâül-mülk'ün, haleb'in selâhaddin tarafından alınmasından sonra yazdığı medhiyesidir. bu medhiyenin bir beyitinde, şair şöyle demektedir: "arap milleti, türkler'in devletiyle yüceldi. ehl-i salip (haçlı) davası, eyyûb'un oğlu tarafından perişan edildi.
    "Eyyûbî hanedânının devlet teşkilatı, karahanlı ve gazneli türk devletlerinde başlayan ve selçuklular'la gelişen teşkilatın aynıdır. sultan, divan, meşveret yani kurultay, üstâzüddâr (saray idaresi, şarapdarlık, çeşnigîrlik gibi görevleri yürüten kişi), hâcîblik, silâhdârlık, emîrahurluk, davâdârlık, el-mükebbis, taşdarlık, çavuşluk gibi saray teşkilâtı, türk-islâm devletlerinin bir devamıdır. adliye işlerine bakan kazaskerlik müessesesi bilindiği üzere osmanlılar'da devam edecektir.Eyyûbî ordusunun temelini ve büyük çoğunluğunu tavâşî adı verilen türk memlûkları teşkil etmekte idi. bu türk ordusu, bağlı bulundukları komutanların adlarına göre el-nuriyye, el-esediyye, el-necmiyye, el-salâhiyye gibi adlarla adlanırlardı. selâhaddin devrindeki bu türk memlûklu ordusu komutanları arasında bahaeddin karakûş, şerefeddin karakuş el-takavî, izzettin cavlı, şarimüddin kutluaba, hüsameddin sungur el-halâtî gibi türkler bulunmakta idiler.
    Hakimiyet alâmetlerinden birisi de, bilindiği üzere bayraktır. eyyûbîler'in bayrağı sarı renkte idi. amblemi de kartaldı. eyyûbî hanedânı türk geleneklerine uyarak, açık sarı rengi kendi hakimiyet rengi olarak kabul etmişti. ayrıca bayrağına, bir türk amblemi olarak kartalı koymuştu. kartal, eyyûbîler'den başka selçuklular'ın, artuklular'ın da devlet sembolü olmuştur.Türk hakimiyet sembollerinden birisi de mehter'dir. eyyûbî sarayında da türk geleneklerine göre yer alan mehter, nevbet vurur ve büyük saygı görürdü. hatta selâhaddin, gözde cariyelerinden birisini, sarayın yüksek memurlarından birisi olan mehterbaşı ile evlendirerek, bu kuruluşa verdiği değeri göstermişti. Selâhaddin'in hayatta bulunduğu sürede, büyük bir türk-islâm devleti özelliğini gösteren eyyûbî hanedânı, selâhaddin'in ölümünden sonra, oğulları ve kardeşleri arasında paylaşılmıştır. mısır'daki son eyyûbî hükümdârı turanşah, türk memlûk komutanlarından aybeg tarafından ortadan kaldırılmıştı (1250).~http://www.turkforum.net/showthread.php?t=412472 ~
    Ayrıca Selahaddin Eyyübi'nin eşide Türk'tür.Baktıysanız kardeşlerinin ismide öz be öz türkçe'dir.Kürt tarihçi Şerefhan Bidlisi bile yazdığı kitapta bu adları vermiştir. Bununla birlikte, o dönemlerde, o şartlarda bir Arap'ın ya da Kürt'ün bir Türk adı almasının mantıklı bir açıklaması yoktur.
    Ben kendi düşüncelerimin kaynaklarından birisini burada önünüze koydum bakalım kürt olması hakkında görüşlerin kaynağı nedir?
    #6455101 :)
  18. 93.
    kingdom of heaven'da ne kadar karizmatik olduğunu gördüğümüz insan.
    #7701577 :)
  19. 94.
    şark'ın en büyük hükümdarı falan olmayan kan olarak yarı kürt yarı türk, yaşayış kültür vb olarak türk hükümdar.

    şarkın cengiz'i var, şarkın hülagu han 'ı var, şarkın celaleddin'i, subutay 'ı, baybars'ı, kubilay'ı var. kubilay ki devletinin bir sınırı vietnam'Da diğer sınırı belçika'Da.

    surlarının dışında bir zorluğu olmayan, çölün ortasındaki bir şehri almak bir başarı değildir. attila papa adlı varlığı önünde diz çöktürmüştür neden bahsedersiniz.
    aynı başarıları sağlayan anası, babası, atası, adı, giyimi kuşamı herşeyi türk olan kahramanlarımız var bizim.
    (bkz: kılıçarslan)
    (bkz: baybars)

    kurduğu devlette pek güçlü değildir zaten. aynı topraklar üstünde kurulan ve ilim ve fen alanında osmanlıdan daha ileri olan devletimiz de var:
    (bkz: devlet üt türkiye)
    #8458794 :)
  20. 95.
    azerbaycanlı büyük sufi sühreverdi'yi dinsizlikle itham edip katlettiren islam'ın büyük komutanı...
    #8458854 :)
  21. 96.
    oğlunun adı turan'dır. bir selçuklu atabegliği olan zengiler'de amcası komutandı ve bu sayede tarih sahnesine çıktı.
    #8458859 :)
  22. 97.
    tün diplomatik yazışmalarını türkçe yaptığı için türk olduğu kabul edilen büyük hükümdar. kürt olsaydı mutlaka kürtçe yazar konuşurdu. haçlılara karşı verdiği savaşlarda kendine has bir savaş tekniği kullanmıştır ki ne kadar büyük bir askeri deha olduğunu kanıtlamaktadır. şöyle ki bütün gücüyle haçlı kuvvetlerinin en muhkim kısmına yüklenip bozguna uğramış gibi geri çekilip, vakit gece yarısını geçtikten hemen sonra asıl taarruzunu gerçekleştirirmiş. haçlı komutanları kendisinin askeri gücünü iyi bildiği için meydan savaşına pek girişmezlermiş. islam kalelerine saldırarak ele geçirdikleri kalelerde kendisini beklemeye başlarmış. kudüs'ü fetheden nadir kumandanlardan biridir.
    #8458941 :)
  23. 98.
    mesele şudur ki ailesinin kökenlerinin araplara dayandığı büyük olasılıktır. Fakat ailesi daha sonraları güney azerbaycan'a göç etmiş buradaki kürt aşiretleri ile kaynaşmaları hasebiyle kürtleşmiş fakat dedesinin daha sonra türkistan'a göç etmesiyle de ailesi tamamen türkleşmiştir.

    Ama bir çok kaynaktada bilindiği gibi kendini türk olarak görmüştür. kardeşlerinin ve çocuklarının ismi türk isimleridir. Yazışmaları türkçedir, komutanları ve devlet yöneticileri ile konuştuğu dil türkçe'dir. kendi ana dili de türkçe olduğu bir çok kaynakta belirtilmiştir. Hatta kudüs savaşları sırasında kendisine gönderilen elçiler kendisiyle arapça değil türkçe konuşmuşlardır.
    #8476574 :)
  24. 99.
    sanırım bugün hayatta olup hakkındaki bu kürttü türktü araptı persti tartışlamalarını görse, ortama sağlam bir ayar verirdi. bu adamın yaşadığı zamanda milliyetçilik yoktu ümmetçilik vardı. ve bu tartışmaya girilmesine de en çok o kızardı.
    #8476583 :)
  25. 100.
    bir insanı yaptıklarına/yapamadıklarına göre değil de genetik kökenine göre değerlendiren gerizekalıların olduğu gerçeğine aracılık eden büyük kumandan. neye göre büyük, yaşayış tarzına, ordu ve devlet idaresine, idealizmine göre büyük. safi türk olsa ne olur, kürt, ermeni, moğol olsa ne olur. yaptıklarının kıymeti mi değişir. ha bi eleştiri varsa kendisine, o söylensin. şu konularda yanlış davranmış, şu sebepten hata etmiş densin. yok adam yüzde kaç kürt müymüş, eskimo muymuş

    kafatasını siktiğimin malları
    #8476653 :)