bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri29
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız6
- allah11
- true'nun engelli olması6
- sapık başlık açarken sapıklığa uğramak2
- amedspor maçından korkmak3
- okan buruk9
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- remote çalışırken slack te flört etmek2
- sarapci koala hatayi33
- evliliğin bir tür mutualizm olduğu gerçeği2
- tai lung8
- başkalarının istediği gibi yaşamak2
- meriç dükalığı8
- sözlük kızlarının kekleri24
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- islam düşmanı olmak için israil'i desteklemek2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından2
- sevdiğiniz yazarlar8
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- insan kimse bakmıyorken yaptığı şeydir2
- var ekranı2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- islamda namaz yoktur30
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- uğurcan çakır3
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- moral olsun bik bik ime2
- gecenin şarkısı20
- fusya semsiyeli yabanci22
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- okan çık hesap ver4
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- galatasaray10
- kürdistan10
- kafaya kese kağıdı geçirmek2
- sözlüğün ölü gibi olması5
- habire124
- kadir inanır'ın mirası4
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- dantelli sütyen takan erkek12
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- rafael leao2
2005 2006 yılları arasında guus hiddink ile beraber avustralya milli takımı nda görev yapmış de nees lakaplı efsane orta saha oyuncusu, menajer.
dünyanın en sert penaltı atan futbolcusu.. *
ajax' ın ünlü altyapı okulundan çıkan, sahada koşmadık yer bırakmayan, hollandalı eski orta saha oyuncusu.
1974 Dünya Kupası finalinde Almanya'ya penaltıyla Hollanda'nın tek golünü atmış oyuncu. barcelona'da da rijkaard'ın yardımcılığını yapmıştır.
en az rijkaard kadar heyecanlandıran galatasaray'ımızın yeni yardımcı antrenörü.
Hıncal Uluç'un Süper Lig'de sezon içinde sallanan 3 büyüklerin hocalarına ve A Milli Takım'da Fatih Terim'e yıllardır değişmeyen standart bir eleştirisi var: "Yardımcıları yetersiz, onunla tartışmıyorlar, masaya yumruklarını vurmuyorlar, emanet edecekleri isimler değil bunlar". Daha fazla uzatmayayım, bu eleştiri klişesinden herkes haberdar. Erdal Keser, Müfit Erkasap, Ahmet Akcan, Metin Tekin, Oğuz Çetin hedefteki isimler. Adı geçen tüm yardımcıların başlarındaki teknik adama laflarını dinletebilmeleri imkansız.
Teknik direktörler yardımcılarını özenle kendilerinden düşük kariyerli, yaşça genç isimlerden seçiyorlar. Fatih Terim'in kafasındaki doğruya Oğuz Çetin hangi geçmiş teknik adamlık başarısının güveniyle "hayır hocam böyle olmamalı" diyebilir ki? Bizde bu işler tersine işliyor, teknik direktörlerin alt kadrosunda hiçbir zaman bir duayen yer almıyor. Atıyorum Metin Türel, Bülent Ünder. işte burada Johan Neeskens'in hikayesini anlatmak lazım. 1970'lerde Cruyff'un gölgesinde kalsa da; 2. Johan olarak anılsa da; 2 Dünya Kupası finali görmüş, Barça'da oynamış, gelmiş geçmiş en büyük yeteneklerden biri bu adam. Teknik adamlık kariyerine bir bakalım. 1998 Dünya Kupasında Hiddink, 3 kişiyi yardımcısı olarak atıyor: Neeskens, Reijkaard ve Koeman. Neeskens, Hiddink görevi bırakınca Reijkaard'ın yardımcısı olarak devam ediyor. Yaşlarına bakalım o tarihte: Reijkaard 38 yaşında, Neeskens 49 yaşında. Ağabeylik yapıyor Reijkaard'a Euro 2000de. Sonra bir dönem kendi kanatlarıyla uçmaya çalışıyor. Nijmegen ile fena işler de yapmıyor ama kulübün eti budu ne!.. 2005de sistem yine aynı. Hiddink, Avustralya milli takımının başında. Neeskens'e "atla uçağa gel" diyor, efsane "uzak" demiyor, gidiyor işte... Ve Barcelona... Rijkaard 2 şampiyonluğu kazanırken; yanında kendisinden 8 yaş büyük Henk ten Cate'i oturtuyor. Rakip analizlerini yapan, altyapıdaki gençleri raporlayan hep Henk Ten Cate. Ajax altyapısının ekmeğini yemiş, işi biliyor. Gün geliyor; o da birinci adam olmak istiyor. Ajax'a gidiyor. iyi de yönetiyor takımı ama geçen sezon son haftada tek gol averajla şampiyonluğu PSV'ye kaptırıyor Ten Cate. Chelsea de uyanıyor bu kurt antrenör-teknik adam ilişkisine. Mourinho gittikten sonra göreve gelen Avram Grant'in eli ayağa birbirine dolanınca Ten Cate geliyor Londra'ya 2. adam olarak. Neeskens nerede peki? Ten Cate gittikten sonra bocalayan Frank Rijkaard'ın yardımcılığını üstleniyor Barcelona'da. Rijkaard 45 yaşında, Neeskens ise 56. Bizim büyüyemeyen genç kuşak teknik adamların da eksiği bu işte!
Abdullah Avcı'yı Feldkamp'a yardımcı yapmaya çalışıyor medya. Halbuki tam tersi olması lazım. Ya da Ertuğrul Sağlam kendi döneminden takım arkadaşlarını antrenör yapıyor kendine. Bülent Korkmaz, Rambo Yusuf ile çalışıyor(du). Abdullah Avcı'nın yanında Arif Erdem var. Kimsenin aklına antrenör olarak Bülent Ünder ile çalışmak gelmiyor nedense. Eksik olan özgüven. Eğer kulübede yanlarına kendilerinden tecrübeli, yaşça büyük bir futbol adamını oturturlarsa; gelecek başarının kendi hanelerine yazmayacağından korkuyor bizimkiler.
Gençlerin önünü açmak; onların sırtını dayayacağı, rakip analizlerine gözü kapalı inanacağı, görmüş geçirmiş bir duayeni bulmaktan geçiyor. Lakin bu asab bozucu bir şekilde; Sinan Engin'i Ertuğrul Sağlam'ın başına pratikte "bekçi" kartvizitte takım menajeri olarak dikmek değil!.. Barça'da Rijkaard, Neeskens'in mi sözüne değer verir yoksa daha dün topçusu- mesela-Cocu'nun mu?..
(bkz: acetobalsamico)
Teknik direktörler yardımcılarını özenle kendilerinden düşük kariyerli, yaşça genç isimlerden seçiyorlar. Fatih Terim'in kafasındaki doğruya Oğuz Çetin hangi geçmiş teknik adamlık başarısının güveniyle "hayır hocam böyle olmamalı" diyebilir ki? Bizde bu işler tersine işliyor, teknik direktörlerin alt kadrosunda hiçbir zaman bir duayen yer almıyor. Atıyorum Metin Türel, Bülent Ünder. işte burada Johan Neeskens'in hikayesini anlatmak lazım. 1970'lerde Cruyff'un gölgesinde kalsa da; 2. Johan olarak anılsa da; 2 Dünya Kupası finali görmüş, Barça'da oynamış, gelmiş geçmiş en büyük yeteneklerden biri bu adam. Teknik adamlık kariyerine bir bakalım. 1998 Dünya Kupasında Hiddink, 3 kişiyi yardımcısı olarak atıyor: Neeskens, Reijkaard ve Koeman. Neeskens, Hiddink görevi bırakınca Reijkaard'ın yardımcısı olarak devam ediyor. Yaşlarına bakalım o tarihte: Reijkaard 38 yaşında, Neeskens 49 yaşında. Ağabeylik yapıyor Reijkaard'a Euro 2000de. Sonra bir dönem kendi kanatlarıyla uçmaya çalışıyor. Nijmegen ile fena işler de yapmıyor ama kulübün eti budu ne!.. 2005de sistem yine aynı. Hiddink, Avustralya milli takımının başında. Neeskens'e "atla uçağa gel" diyor, efsane "uzak" demiyor, gidiyor işte... Ve Barcelona... Rijkaard 2 şampiyonluğu kazanırken; yanında kendisinden 8 yaş büyük Henk ten Cate'i oturtuyor. Rakip analizlerini yapan, altyapıdaki gençleri raporlayan hep Henk Ten Cate. Ajax altyapısının ekmeğini yemiş, işi biliyor. Gün geliyor; o da birinci adam olmak istiyor. Ajax'a gidiyor. iyi de yönetiyor takımı ama geçen sezon son haftada tek gol averajla şampiyonluğu PSV'ye kaptırıyor Ten Cate. Chelsea de uyanıyor bu kurt antrenör-teknik adam ilişkisine. Mourinho gittikten sonra göreve gelen Avram Grant'in eli ayağa birbirine dolanınca Ten Cate geliyor Londra'ya 2. adam olarak. Neeskens nerede peki? Ten Cate gittikten sonra bocalayan Frank Rijkaard'ın yardımcılığını üstleniyor Barcelona'da. Rijkaard 45 yaşında, Neeskens ise 56. Bizim büyüyemeyen genç kuşak teknik adamların da eksiği bu işte!
Abdullah Avcı'yı Feldkamp'a yardımcı yapmaya çalışıyor medya. Halbuki tam tersi olması lazım. Ya da Ertuğrul Sağlam kendi döneminden takım arkadaşlarını antrenör yapıyor kendine. Bülent Korkmaz, Rambo Yusuf ile çalışıyor(du). Abdullah Avcı'nın yanında Arif Erdem var. Kimsenin aklına antrenör olarak Bülent Ünder ile çalışmak gelmiyor nedense. Eksik olan özgüven. Eğer kulübede yanlarına kendilerinden tecrübeli, yaşça büyük bir futbol adamını oturturlarsa; gelecek başarının kendi hanelerine yazmayacağından korkuyor bizimkiler.
Gençlerin önünü açmak; onların sırtını dayayacağı, rakip analizlerine gözü kapalı inanacağı, görmüş geçirmiş bir duayeni bulmaktan geçiyor. Lakin bu asab bozucu bir şekilde; Sinan Engin'i Ertuğrul Sağlam'ın başına pratikte "bekçi" kartvizitte takım menajeri olarak dikmek değil!.. Barça'da Rijkaard, Neeskens'in mi sözüne değer verir yoksa daha dün topçusu- mesela-Cocu'nun mu?..
(bkz: acetobalsamico)
1974 dünya kupası finalinde batı almanya'ya karşı kullandığı penaltı ile dünya kupası tarihninde bir finalde penaltı kullanan ilk oyuncu ünvanını elde etmiş olan ve artık rijkaard ile galatasaray için çalışacak olan hollandalı futbol adamı. hollandanın cruyff"lu efsane kadrosunun efsane isimlerinden biri idi kendisi teknik direktör olarak sadece kendisi bile yeterli olurken bir de rijkaard ile beraber gelmiş olması daha heyecan vericidir.
bugün istanbul'a gelip galatasaray'daki görevine başlayacak olan Rijkaard'ın yardımcısıdır.
galatasaray daki sakatlar kervanına katılmıştır. bir o eksikti zaten.
johan cruijff ile beraber 1971, 1972 ve 1973 yıllarında üst üste 3 kere şampiyon kulüpler kupası'nı mideye indiren afc ajax'ın beyniydi. şimdiki hareketlerini, tavırlarını görsen "bu adam zamanının en büyük topçularından" demezsin hani. öyle içten, öyle de sempatik.
rijkaard' ın yardımcısı değil ortağı gibidir. biz galatasaraylılar da bundna büyük mutluluk duymaktayız. rijkaard ile beraber futbolcuya dayalı sitemi yıkmıştır. hakan şükür, bülent korkmaz vb. tarafından bolca eleştirileceklerini düşünmekteyim.
hakan şükür' ün, büyük kaptan bülent' in, hakan ünsal' ın filan yaptıklarını inkar edemem onlara minnettarız. ama bizim saygımız futbolculuklarına, yorumculuklarına değil.
hakan şükür' ün, büyük kaptan bülent' in, hakan ünsal' ın filan yaptıklarını inkar edemem onlara minnettarız. ama bizim saygımız futbolculuklarına, yorumculuklarına değil.
rijkaard'ın yardımcısı olarak görmediği, ikimiz de galatasaray'ın teknik direktörüyüz dediği ay yüzlü adam..
türkiyede herhangi bi takımı kendi başına yönetebilecekken, rijkard'ın yardımcısı olarak gs'da yardımcı antrenörlük yapan acaip bi adam.
6-0'lık maccabi netanya maçının ardından, dün akşam oynanan ve galatasaray'ın 5-0'lık galibiyetiyle sonuçlanan levadia tallinn maçı sonrasında da basın mensuplarının karşısına frank rijkaard'ın yerine çıkmış, galatasaray antrenörü..
soyadından dolayı saygı duyulası insan.
hollanda milli takımı forması altında 49 maça çıkıp 17 gol atmış galatasaray yardımcı antrenörü, hoca.
(bkz: ohannesburger)*
Adnan Polat'ın, hakkında "Takımın başına Rijkaard'ı değil de sadece Neeskens'i getirseydik bile kimsenin itirazı olmazdı." dediği, Galatasaray'ın en az Rijkaard kadar karizmatik ve teknik bilgiye sahip yardımcı antrenörü.
iyi ki galatasaray'da dediğim adam. rijkaard'la birlikte, bu sene hem süper ligde hem avrupa uefada bizi koparacak olan ekibin üyesi. başarılar...
avrupa futbol kamuoyunda galatasaray'a gelmesi rijkaard'ın gelmesinden daha çok ses getiren teknik adam.
asabi bir kişilikmiş bu akşam bunu da öğrendik.
maçın tam içinde bir teknik adam . sürekli oyuncularla temas halinde.
ali sami yen müdavimleri bilirler. rijkaard'ın yeri kulübedir, neeskens'in yeri teknik direktöre ayrılan bölgenin artık son noktasıdır. hiç oturmaz. maçı yaşar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar