bugün
- yeni tanışılan kimse8
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz4
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar8
- inancın sıcacık fırınları5
- cezaevine özenen gençler8
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı28
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı5
- anlamadım true ayıplı film çekerken mi yakalanmış3
- sözlük klasikleri8
- muslettin amca12
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı3
- anın görüntüsü33
- erkekler neden teşhirci giyinmez5
- ucanpembekoala4
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan5
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- 24 kasım 2026 galatasaray aston villa maçı5
- yazılımcıların flörtleşme algoritması2
- aleksey batrakov27
- insan sevmemek2
- hoşlanılan kızın aşkın ne kadar derin diye sorması5
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı3
- güne bir kitap alıntısı bırak3
- akepem yapmaz5
- teoman müziği bıraktı2
- sinan sardoğan2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı3
- kamala harris4
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- çöpe bırakılmış ıvır zıvır3
- 15 kasım 2026 fransa türkiye maçı2
- fenerli yazarların ortalarda gözükmemesi3
- kırıkkaleli olmak istemek10
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- doların 50 tl olması10
- yağmurlu bir güne uyanmak3
- emre belözoğlu8
- mazda 6262
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir11
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil17
- 21 kasım 2026 galatasaray samsunspor maçı2
- yağmur yağarken camdan bakan arap kızı2
- sözlük kürdü55
- arda güler'in 4 kasim 2026 aek kadrosunda olmaması3
- queen ravennanın aşırı güzel olması14
- arap götü10
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak4
- çöpteki dildo2
- 5 ocak 2027 fenerbahçe trabzonspor maçı2
Hıncal Uluç'un Süper Lig'de sezon içinde sallanan 3 büyüklerin hocalarına ve A Milli Takım'da Fatih Terim'e yıllardır değişmeyen standart bir eleştirisi var: "Yardımcıları yetersiz, onunla tartışmıyorlar, masaya yumruklarını vurmuyorlar, emanet edecekleri isimler değil bunlar". Daha fazla uzatmayayım, bu eleştiri klişesinden herkes haberdar. Erdal Keser, Müfit Erkasap, Ahmet Akcan, Metin Tekin, Oğuz Çetin hedefteki isimler. Adı geçen tüm yardımcıların başlarındaki teknik adama laflarını dinletebilmeleri imkansız.
Teknik direktörler yardımcılarını özenle kendilerinden düşük kariyerli, yaşça genç isimlerden seçiyorlar. Fatih Terim'in kafasındaki doğruya Oğuz Çetin hangi geçmiş teknik adamlık başarısının güveniyle "hayır hocam böyle olmamalı" diyebilir ki? Bizde bu işler tersine işliyor, teknik direktörlerin alt kadrosunda hiçbir zaman bir duayen yer almıyor. Atıyorum Metin Türel, Bülent Ünder. işte burada Johan Neeskens'in hikayesini anlatmak lazım. 1970'lerde Cruyff'un gölgesinde kalsa da; 2. Johan olarak anılsa da; 2 Dünya Kupası finali görmüş, Barça'da oynamış, gelmiş geçmiş en büyük yeteneklerden biri bu adam. Teknik adamlık kariyerine bir bakalım. 1998 Dünya Kupasında Hiddink, 3 kişiyi yardımcısı olarak atıyor: Neeskens, Reijkaard ve Koeman. Neeskens, Hiddink görevi bırakınca Reijkaard'ın yardımcısı olarak devam ediyor. Yaşlarına bakalım o tarihte: Reijkaard 38 yaşında, Neeskens 49 yaşında. Ağabeylik yapıyor Reijkaard'a Euro 2000de. Sonra bir dönem kendi kanatlarıyla uçmaya çalışıyor. Nijmegen ile fena işler de yapmıyor ama kulübün eti budu ne!.. 2005de sistem yine aynı. Hiddink, Avustralya milli takımının başında. Neeskens'e "atla uçağa gel" diyor, efsane "uzak" demiyor, gidiyor işte... Ve Barcelona... Rijkaard 2 şampiyonluğu kazanırken; yanında kendisinden 8 yaş büyük Henk ten Cate'i oturtuyor. Rakip analizlerini yapan, altyapıdaki gençleri raporlayan hep Henk Ten Cate. Ajax altyapısının ekmeğini yemiş, işi biliyor. Gün geliyor; o da birinci adam olmak istiyor. Ajax'a gidiyor. iyi de yönetiyor takımı ama geçen sezon son haftada tek gol averajla şampiyonluğu PSV'ye kaptırıyor Ten Cate. Chelsea de uyanıyor bu kurt antrenör-teknik adam ilişkisine. Mourinho gittikten sonra göreve gelen Avram Grant'in eli ayağa birbirine dolanınca Ten Cate geliyor Londra'ya 2. adam olarak. Neeskens nerede peki? Ten Cate gittikten sonra bocalayan Frank Rijkaard'ın yardımcılığını üstleniyor Barcelona'da. Rijkaard 45 yaşında, Neeskens ise 56. Bizim büyüyemeyen genç kuşak teknik adamların da eksiği bu işte!
Abdullah Avcı'yı Feldkamp'a yardımcı yapmaya çalışıyor medya. Halbuki tam tersi olması lazım. Ya da Ertuğrul Sağlam kendi döneminden takım arkadaşlarını antrenör yapıyor kendine. Bülent Korkmaz, Rambo Yusuf ile çalışıyor(du). Abdullah Avcı'nın yanında Arif Erdem var. Kimsenin aklına antrenör olarak Bülent Ünder ile çalışmak gelmiyor nedense. Eksik olan özgüven. Eğer kulübede yanlarına kendilerinden tecrübeli, yaşça büyük bir futbol adamını oturturlarsa; gelecek başarının kendi hanelerine yazmayacağından korkuyor bizimkiler.
Gençlerin önünü açmak; onların sırtını dayayacağı, rakip analizlerine gözü kapalı inanacağı, görmüş geçirmiş bir duayeni bulmaktan geçiyor. Lakin bu asab bozucu bir şekilde; Sinan Engin'i Ertuğrul Sağlam'ın başına pratikte "bekçi" kartvizitte takım menajeri olarak dikmek değil!.. Barça'da Rijkaard, Neeskens'in mi sözüne değer verir yoksa daha dün topçusu- mesela-Cocu'nun mu?..
(bkz: acetobalsamico)
Teknik direktörler yardımcılarını özenle kendilerinden düşük kariyerli, yaşça genç isimlerden seçiyorlar. Fatih Terim'in kafasındaki doğruya Oğuz Çetin hangi geçmiş teknik adamlık başarısının güveniyle "hayır hocam böyle olmamalı" diyebilir ki? Bizde bu işler tersine işliyor, teknik direktörlerin alt kadrosunda hiçbir zaman bir duayen yer almıyor. Atıyorum Metin Türel, Bülent Ünder. işte burada Johan Neeskens'in hikayesini anlatmak lazım. 1970'lerde Cruyff'un gölgesinde kalsa da; 2. Johan olarak anılsa da; 2 Dünya Kupası finali görmüş, Barça'da oynamış, gelmiş geçmiş en büyük yeteneklerden biri bu adam. Teknik adamlık kariyerine bir bakalım. 1998 Dünya Kupasında Hiddink, 3 kişiyi yardımcısı olarak atıyor: Neeskens, Reijkaard ve Koeman. Neeskens, Hiddink görevi bırakınca Reijkaard'ın yardımcısı olarak devam ediyor. Yaşlarına bakalım o tarihte: Reijkaard 38 yaşında, Neeskens 49 yaşında. Ağabeylik yapıyor Reijkaard'a Euro 2000de. Sonra bir dönem kendi kanatlarıyla uçmaya çalışıyor. Nijmegen ile fena işler de yapmıyor ama kulübün eti budu ne!.. 2005de sistem yine aynı. Hiddink, Avustralya milli takımının başında. Neeskens'e "atla uçağa gel" diyor, efsane "uzak" demiyor, gidiyor işte... Ve Barcelona... Rijkaard 2 şampiyonluğu kazanırken; yanında kendisinden 8 yaş büyük Henk ten Cate'i oturtuyor. Rakip analizlerini yapan, altyapıdaki gençleri raporlayan hep Henk Ten Cate. Ajax altyapısının ekmeğini yemiş, işi biliyor. Gün geliyor; o da birinci adam olmak istiyor. Ajax'a gidiyor. iyi de yönetiyor takımı ama geçen sezon son haftada tek gol averajla şampiyonluğu PSV'ye kaptırıyor Ten Cate. Chelsea de uyanıyor bu kurt antrenör-teknik adam ilişkisine. Mourinho gittikten sonra göreve gelen Avram Grant'in eli ayağa birbirine dolanınca Ten Cate geliyor Londra'ya 2. adam olarak. Neeskens nerede peki? Ten Cate gittikten sonra bocalayan Frank Rijkaard'ın yardımcılığını üstleniyor Barcelona'da. Rijkaard 45 yaşında, Neeskens ise 56. Bizim büyüyemeyen genç kuşak teknik adamların da eksiği bu işte!
Abdullah Avcı'yı Feldkamp'a yardımcı yapmaya çalışıyor medya. Halbuki tam tersi olması lazım. Ya da Ertuğrul Sağlam kendi döneminden takım arkadaşlarını antrenör yapıyor kendine. Bülent Korkmaz, Rambo Yusuf ile çalışıyor(du). Abdullah Avcı'nın yanında Arif Erdem var. Kimsenin aklına antrenör olarak Bülent Ünder ile çalışmak gelmiyor nedense. Eksik olan özgüven. Eğer kulübede yanlarına kendilerinden tecrübeli, yaşça büyük bir futbol adamını oturturlarsa; gelecek başarının kendi hanelerine yazmayacağından korkuyor bizimkiler.
Gençlerin önünü açmak; onların sırtını dayayacağı, rakip analizlerine gözü kapalı inanacağı, görmüş geçirmiş bir duayeni bulmaktan geçiyor. Lakin bu asab bozucu bir şekilde; Sinan Engin'i Ertuğrul Sağlam'ın başına pratikte "bekçi" kartvizitte takım menajeri olarak dikmek değil!.. Barça'da Rijkaard, Neeskens'in mi sözüne değer verir yoksa daha dün topçusu- mesela-Cocu'nun mu?..
(bkz: acetobalsamico)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar