bugün
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- hangi yazarla çift olursunuz28
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz20
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi17
- murat kekilli dinleyip intihar eden gençler6
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- üzülünce kime gidersiniz8
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- ya bi siktirin gidin15
- sözlükte bile yalnız olmak10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- penis boyu takıntısı3
- sözlük çiftleştirme servisi11
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- nick vermeden bir yazara seslen13
- ulu sözlük telegram grubu12
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- şapka takar mısınız12
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- ucan tekme atan hipopotam43
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
- istanbul12
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- sarapci koala hatayi13
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- düş sokağı sakinleri3
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- fon skandalı önergesini akp ve mhp'nin reddetmesi5
- ingiliz dili ve edebiyatı bitirmek3
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- yemek yedikten sonra kusmak9
- sezen taş7
- nervionun beni engellemesi10
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- ismet gurbuz'ün tırnakları4
- bir bela geliyorun profil fotosu4
- 2200 yılında nasıl görünürdüm4
- karton toblayan cocuga arkadan sımsıkı sarılmak5
- arkadaşlar buldum9
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- roma imparatorluğu nun yıkılış nedeni3
- büyük oyunu görmek9
- şükürcülük9
- bakalım erkeğim beni kıskanacak mı ergensiliği4
- kemalizmin çöküşü8
yazma gayreti yüksek ama azmi az olan bireyin, ve başlangıç dönemindeki yazar adaylarının çok sevdiği yazın* türü...
türkiye de bu akıma Nurullah Ataç önayak olmuştur.
türkiye de bu akıma Nurullah Ataç önayak olmuştur.
Geçenlerde, bana çok yakında olan ama defalarca bakmama rağmen hiç öyle görmediğim bir evi fark ettim. Durup incelemeye başladım; yıllardır bakımsız kaldığı göze çarpıyordu... Havuzlu, geniş bir bahçenin içinde yer alan büyük ve eski bir evdi burası.
Anlaşılan bu eski ama güzel evde yıllar önce kalabalık bir aile yaşamıştı... Yaz akşamlarında verandasında sofralar kurulmuş, mutlu saatler yaşanmıştı... Ziyafetler verilmişti şimdi sararmış otların ve sarmaşıkların sardığı bahçesinde... Çocuklar oynamıştı artık kuru yaprakların doldurduğu havuzunda... Bayramlarda tüm ailenin toplandığı evden neşeli kahkahalar yükselmişti muhtemelen yıllar evvel.
Şimdi ürkütücü bir sessizlik vardı her kuytusunda, belki böcekler yuvalanmıştı karanlık köşelerde... Kırık pencere camlarında artık hiçbir mutlu yüzün yansıması yoktu... Tüm duvarlar, yıkılmayı bekleyen bir umutsuzluk içindeydi sanki.
Nereden çıktıysa bir kumru kanat çırparak kondu havuzun kenarına... Alarak küçük bir dal parçasını, uçuverdi eski çatının altına doğru... Zevkli ve telaşlı bir çaba içerisinde gidip geliyordu... Anlaşılan yeni bir hayat başlıyordu bu eski evde. Nihayet, mutlu günler gelecekti, kanat sesleri ve sevgi şarkılarıyla yok olacaktı ümitsizlik, eski evin de bundan çok memnun olduğunu hissederek sevindim.
işte o eski ev benim yorgun yüreğim,
Gelişiyle hayat veren kumru da; sensin sevgilim.
Seni çok seviyorum.
Anlaşılan bu eski ama güzel evde yıllar önce kalabalık bir aile yaşamıştı... Yaz akşamlarında verandasında sofralar kurulmuş, mutlu saatler yaşanmıştı... Ziyafetler verilmişti şimdi sararmış otların ve sarmaşıkların sardığı bahçesinde... Çocuklar oynamıştı artık kuru yaprakların doldurduğu havuzunda... Bayramlarda tüm ailenin toplandığı evden neşeli kahkahalar yükselmişti muhtemelen yıllar evvel.
Şimdi ürkütücü bir sessizlik vardı her kuytusunda, belki böcekler yuvalanmıştı karanlık köşelerde... Kırık pencere camlarında artık hiçbir mutlu yüzün yansıması yoktu... Tüm duvarlar, yıkılmayı bekleyen bir umutsuzluk içindeydi sanki.
Nereden çıktıysa bir kumru kanat çırparak kondu havuzun kenarına... Alarak küçük bir dal parçasını, uçuverdi eski çatının altına doğru... Zevkli ve telaşlı bir çaba içerisinde gidip geliyordu... Anlaşılan yeni bir hayat başlıyordu bu eski evde. Nihayet, mutlu günler gelecekti, kanat sesleri ve sevgi şarkılarıyla yok olacaktı ümitsizlik, eski evin de bundan çok memnun olduğunu hissederek sevindim.
işte o eski ev benim yorgun yüreğim,
Gelişiyle hayat veren kumru da; sensin sevgilim.
Seni çok seviyorum.
(bkz: montaigne)
(bkz: denememeler)
ilk eserimi bu yazmayı düşündüğüm ve konu olarak seri eksi oy veren ibneyi seçeceğim edebiyat türü..
montaigne nin kendi yaşamını anlattığı en önemli eseridir.
nurullah ataç'ın anlatımı ile ben'in ülkesidir...
Montaigne'in kusursuz kitabı.
montaigne'in tek eseri, hayatı daha iyi anlamaya ve yönetmeye yardımcı olabilen kaynak. eserin önemli yanı montaigne'in kalemi değil, verdiği örnekler ve yaptığı alıntılardır -ya da biz çevirisini okuduğumuz için öyle geliyor-. çok çeşitli konularda denemeler içerir; aşk, cinsellik, para, bilim, çocuklar, gerçekler, iyi ve kötü, vicdan, yönetim ve yönetilenler, bilgi, korku, zenginlik, osmanlı ordusunun düzeni,disiplin gibi.
montaigne'in kitaplığınızda olması gereken, mutlaka okunması gereken eseridir.
her şeyin kaybedildiği dünyada kaybetmeye devam ediyoruz ne yazık ki.. bu da bir denemedir.
montaigne'nin yaratıcılıktan ne kadar yoksun olduğunu anlamamıza vesile olan kitabı. okumaya dahi gerek yok, adından belli. insan denemelerini topladığı kitaba denemeler ismini koyar mı. bak adam varolmanın dayanılmaz hafifliği demiş. okumaya bile gerek yok kafadan on puan. *
"çünkü, bilirsiniz, en az kullanılan, en az yazılan, en saklı kalan sözler en iyi akılda tutulan, insanca en çok bilinen sözlerdir."
"gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgardan hayır gelmez"
"kendine dost olan bilin ki herkese de dosttur."
"paranın saklanılması kazanılmasından daha zahmetli bir iştir."
"başkalarının bilgisiyle bilgin olabilsek bile, ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz."
"kendine dost olan bilin ki herkese de dosttur."
"paranın saklanılması kazanılmasından daha zahmetli bir iştir."
"başkalarının bilgisiyle bilgin olabilsek bile, ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz."
(bkz: yanılmalar)
en bilineni montaignenin olsa da bacon, andre gide, samuel taylor coleridge, aldous huxley, albert camus, t.s. eliot, suut kemal yetkin, ismail tunalı ve hilmi yavuz da aynı adlı birer kitaba sahiptirler.
türünün ilk örnekleridir. adam denemiş olmuş.
(bkz: denemeler)
SAbahattin Eyüboğlu tarafından dilimize çevrilen deneme kitabıdır.
kitabı okuduktan sonra aklınızda sadece isminin kaldığı eser.
montaigne'nin müthiş eseri.
--spoiler--
EĞiTiM VE HALK
Oğullarım olsaydı, benim gibi büyümelerini isterdim.
Babamdan Allah razı olsun, beni daha beşikte iken bir köylünün evine
yollamış, orada süt emmişim; uzun süre en yoksul, en gelişigüzel bir
hayat içinde kalmışım. Çocuklarınızı kendiniz yedirmeyin; hele bu işi
sakın karınıza bırakmayın. Bırakın, çocuklarınız halkın ve doğanın
yasaları içinde büyüsün; aç kalmasını, güçlüğe göğüs germesini
öğrensinler hayatın çetinliği onlar için gittikçe çoğalmasın, azalsın.
Babamın beni böyle büyütmekte bir başka maksadı daha vardı; beni
halka bağlamak, bizden yardım bekleyen insanların haline
ortak etmek istiyordu; gözlerimin, bana sırtını çevirenlerden
değil, kollarını açanlardan yana bakmasını daha doğru buluyordu. Bu
düşünce ile beni düşkün insanlara bağlamak, borçlu bırakmak istedi.
istediği oldu. Zayıf, zavallı insanlara kolayca bağlanabiliyorum. Bunu
hem şerefli bir iş sayıyorum, hem de içimden öyle geliyor. Ülkemde
kargaşalıklara neden olan bir partiye kızıyorum; hele bu parti başa
geçip, her şeyi elde edince öfkem büsbütün artıyor çoğu kez bir
partiye ezilmiş olduğu için bağlanmışımdır. (Kitap 3, bölüm 12)
--spoiler--
--spoiler--
EĞiTiM VE HALK
Oğullarım olsaydı, benim gibi büyümelerini isterdim.
Babamdan Allah razı olsun, beni daha beşikte iken bir köylünün evine
yollamış, orada süt emmişim; uzun süre en yoksul, en gelişigüzel bir
hayat içinde kalmışım. Çocuklarınızı kendiniz yedirmeyin; hele bu işi
sakın karınıza bırakmayın. Bırakın, çocuklarınız halkın ve doğanın
yasaları içinde büyüsün; aç kalmasını, güçlüğe göğüs germesini
öğrensinler hayatın çetinliği onlar için gittikçe çoğalmasın, azalsın.
Babamın beni böyle büyütmekte bir başka maksadı daha vardı; beni
halka bağlamak, bizden yardım bekleyen insanların haline
ortak etmek istiyordu; gözlerimin, bana sırtını çevirenlerden
değil, kollarını açanlardan yana bakmasını daha doğru buluyordu. Bu
düşünce ile beni düşkün insanlara bağlamak, borçlu bırakmak istedi.
istediği oldu. Zayıf, zavallı insanlara kolayca bağlanabiliyorum. Bunu
hem şerefli bir iş sayıyorum, hem de içimden öyle geliyor. Ülkemde
kargaşalıklara neden olan bir partiye kızıyorum; hele bu parti başa
geçip, her şeyi elde edince öfkem büsbütün artıyor çoğu kez bir
partiye ezilmiş olduğu için bağlanmışımdır. (Kitap 3, bölüm 12)
--spoiler--
'Kitapları bir kenara bırakıp açık açık konuşacak olursak, aşk denilen şey, arzulanan bir varlıkta bulacağımız tada susamaktan başka bir şey değildir'
montaigne'nin sade diliyle dolandırmadan anlatmak istediğini anlattığı bu yüzden küçük yaşlardada okunabilecek bir kitaptır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar