bugün
- kadın olmanın avantajları16
- askerde 200 metre atışı yapmak13
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler10
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler12
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması6
- yaşamak istenilen şeyler3
- nervio21
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey7
- türkiye'ye geldim10
- arkadaşlar ben drama queen miyim4
- uyanıp giyinip gece sokaklarda turlamak3
- geceye bir şarkı bırak6
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin4
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- hayatın kuralları2
- her şeyi açıklayan en kısa cümle7
- sevişirken mastürbasyon yaptığını hayal etmek4
- trans kadın çekiciliği5
- cin soda2
- tanrı vs şeytan4
- kadıköy solcusu4
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- gece sokakta dolanan kara çarşaflı2
- anlattığı şeyden daha önemli hale gelen sözcük2
- kurtar bizi müsavat16
- g i l d e d l i l y9
- kedi sidiği kokmak5
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı2
- pkklı mezarları tahrip edildi diyen mv2
- her kıza yazan erkek3
- alevi kızların alev alev yanması13
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- aleksey batrakov5
- tekne turu yapmak2
- kadınları anlamak3
- frankyfourfingers2
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- mehdi türkiye de3
- devran dönecek8
- ellerim bos gonlum hos10
- zayıflama çayına inanan insan2
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız7
- mabel matiz3
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- şişman insanlardan tiksinmek2
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken7
- marmara üniversitesi göztepe kampüsü3
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı3
- ben uyuyacağım sözlük2
entry'ler (232)
bir başka yakarır;
çocuklar yarı yolda bırakır bizi tanrım
kendine gel diyorsun, gelsem olmaz mı sana
çocuklar yarı yolda bırakır bizi tanrım
kendine gel diyorsun, gelsem olmaz mı sana
sen böyle güzelken bana söz düşmez.
bakma, şiirler yazdığıma.
senden korkuyorum budur güvencem.
vardı şimdi yok, o gençken;
bir şaşkınlığım ben ademden kalma
demiştim ama;
ateş olsa ısıtamaz kendini
dünya...
bakıyorum kırlara halden anlamak için;
kuşların uçuyor çiçeklerin açıyor,
yeni gelinlerden de eskisine
herkesin içinde bir sevgili yaşıyor!
incitmeden acıtıyor gönülleri güzel insan.
bakma, şiirler yazdığıma.
senden korkuyorum budur güvencem.
vardı şimdi yok, o gençken;
bir şaşkınlığım ben ademden kalma
demiştim ama;
ateş olsa ısıtamaz kendini
dünya...
bakıyorum kırlara halden anlamak için;
kuşların uçuyor çiçeklerin açıyor,
yeni gelinlerden de eskisine
herkesin içinde bir sevgili yaşıyor!
incitmeden acıtıyor gönülleri güzel insan.
3 yıl kullanılan şifre başlık olunca insan bir garip oluyor.
belki seni bana yazar yaradan.acziyeti kemiklerde hissetmek.
(bkz: senden gayrı yar seversem öldür beğni öldür beğni, beğni beğni beğni öldür)
opeth 2009da istanbula küçükçiftlik parka geldi.
(bkz: sirke)
birde düşülen noktaya tükürmek diye bişey vardı para bulunur derlerdi.atıyor muyum ne?
osman sarı nın bir savaşçıdır kalbim adlı şiir kitabındaki ilk ve en güzel şiirdir.
çiçekleri anla gözlerin gibi
gözlerin gibi açıyorlar senin
ölüm gözlerini dikişin bir noktaya
deprem bir göz kırpışındır senin
ırmaklar bunca yıl koşudadır denize doğru
bir bilsen gözlerin en derin denizdir senin
güneş ki sabahı arıyor mutlak sen varsın
bu yağmur ancak saçlarına düşmek içindir senin
kalemim en dik bir yokuşu tırmanıyor
her yanın öyle sarp bir yokuş ki senin
en yüce bir devrimi yükledim yüreğime
çağları yarsın da gelsin artık çağın senin
evren bekledi yollar bekledi ben bekledim
sabır netsin daha bir gelişin yoktur senin
bu leyla yitirmiş bir çağın çöküşüdür bil
çağları çekerdi peşinden leyla gözlerin senin
bir baraj boşanır gibi boşanır içimden sevgi
daha sel basmadı mı çöl kuraklığını senin
elbet çıkamaz bir gezegen yörüngesinden
çünkü en emin yoldur çizdiğin çizgi senin.
çiçekleri anla gözlerin gibi
gözlerin gibi açıyorlar senin
ölüm gözlerini dikişin bir noktaya
deprem bir göz kırpışındır senin
ırmaklar bunca yıl koşudadır denize doğru
bir bilsen gözlerin en derin denizdir senin
güneş ki sabahı arıyor mutlak sen varsın
bu yağmur ancak saçlarına düşmek içindir senin
kalemim en dik bir yokuşu tırmanıyor
her yanın öyle sarp bir yokuş ki senin
en yüce bir devrimi yükledim yüreğime
çağları yarsın da gelsin artık çağın senin
evren bekledi yollar bekledi ben bekledim
sabır netsin daha bir gelişin yoktur senin
bu leyla yitirmiş bir çağın çöküşüdür bil
çağları çekerdi peşinden leyla gözlerin senin
bir baraj boşanır gibi boşanır içimden sevgi
daha sel basmadı mı çöl kuraklığını senin
elbet çıkamaz bir gezegen yörüngesinden
çünkü en emin yoldur çizdiğin çizgi senin.
migren krizinde başa gelen durum.
edebiyat, zooloji ve antropoloji âlimi. ismi, Amr bin Bahr bin Mecnûn el-Kinânî el-Fakîmî el-Basrî olup, künyesi Ebû Osmândır. Basralı olup, Zeys kabîlesindendir. Biraz şaşı ve patlak gözlü olduğu için, Câhız ismiyle anılmış ve böyle meşhur olmuştur. 767 (H. 150) senesinde Basrada doğdu. 869 (H. 255) senesinde aynı şehirde vefât etti.
Câhız, Bağdat ve Basrada ilim tahsil etti. Ebû Ubeyde, Esmaî, Ebû Zeyd el-Ensârînin derslerini dinledi. Sapık yollardan olan Mûtezile fırkasının tanınmış âlimi Ebû ishâk ibrâhim bin Seyyâr el-Besrâ el-Belhî, Câhızın keskin zekâ ve kâbiliyetini görerek, onu elde etti. Eserlerini felsefecilerin bozuk fikirleri ile dolduran Ebû ishâk Câhızın saf zihnini de ifsât etti. Bir taraftan fen ve edebiyât ilimlerinde yetiştirirken, diğer yandan onun îtikâdını bozdu. Küçük yaşta ilmî araştırmaları tâkib eden, hattâ bu maksatla yapılan toplantılara iştirâk eden Câhız, kısa zamanda yetişerek, ilmî konularda eserler vermeye başladı. Câhızın kâbiliyetini ve zekâsının üstünlüğünü gören Mûtezilenin önde gelenleri, ona büyük alâka gösterip maddî yardım sağladılar. Böylece kendi sapık îtikatlarına göre yetişmesinde destek oldular.
Edebiyat sâhasında da meşhûr olan Câhız, fesâhat ve belâgatta çağdaşlarını geride bıraktı. Ehl-i sünnet âlimlerinden bâzıları, onun belâgat ilmine dâir yazdığı eserlerden faydalandılar. Eserlerinden birini okuyan Halîfe Memûn, onu sarayına aldı. Vezir ibn-i Zeyyâd, Câhızı koruyarak ilmî çalışmalarında destek oldu.
Câhız, devrinin en büyük zooloji ve antropoloji âlimiydi. Hayvanların her türünü inceledi. Eserlerinde hayvanların yaşayışları hakkında ince bilgiler verdi ve hayvanları deney için kullanan ilk âlim oldu. Tedkik ve deneylerini, o konu hakkında doğru bilgi elde edinceye kadar sürdürdü. Hayvanlardaki uzvî değişiklikleri de inceledi. Hayvanların âdetlerini ve husûsiyetlerini izâh ederken, Allahü teâlânın onları yaratmasındaki hikmeti de gözler önüne serdi.
Câhız, kendi düşüncelerini, eserlerinde hayvanları konuşturmak sûretiyle ortaya koydu. Bu durum daha önce doğu edebiyâtlarında Kelîle ve Dimne ile Hintte, 13. asırda Mesnevî-i şerîf ile Mevlânâda görülür. Câhızdan tam sekiz asır sonra dünyâya gelen 18. asır Fransız edebiyâtçısı La Fontentaine, onun hayvanları konuşturma üslûbunu taklid ederek üne kavuşmuştur. ilk defâ hayvanları konuşturma sanatını ortaya çıkaranın La Fontaine olduğu batılılarca iddiâ ediliyorsa da, onun bu sanatı Câhızdan ve diğer Müslüman milletlerin edebiyatçılarından aldığı açıkça ortaya çıkmaktadır.
Avrupa bilginleri, milletlerarası ilmî toplantılarda, teneffüs faaliyetinin sâdece akciğerlere mahsus olmadığını, teneffüsün ciltteki delikler vâsıtasıyla da yapıldığını ilk ortaya çıkaranların kendileri olduğunu söylerler. Fakat bu arada Câhızı zikretmeyi kasten unutur görünürler. Halbuki Câhız, asırlar önce bu hakîkatı ortaya koyan tek âlimdir. El-Hayvân isimli eserinde şöyle demektedir: "Her kıl dibinde, bedenin teneffüsünü temin eden delikçikler mevcuttur. Şâyet bunlar olmasaydı, insan ilk anda ölürdü." Bu, Câhızın, tecrübeleriyle ortaya koyduğu açık bir hakîkattır.
Câhız ilk defâ kuru destilasyona tâbi tutmak sûretiyle hayvan gübresinden amonyak elde etmeyi de başarmıştır.
Halîfe Mütevekkil zamânında saraydan çıkarılan Câhız, Basraya yerleşti. Orada uzun bir ömür sürdü. Nihâyet 869 senesinde Basrada öldü. Öldüğü zaman kucağında ilmî birçok kitap bulunuyordu.
ilmî konularda araştırma yapan kimseler, Câhızın eserlerinden büyük ölçüde istifâdeyle, buluşlarını da tasdik etmişlerdir. Kazvînî ve Demîrî gibi zoologlar onun eserlerinden çok faydalanmışlardır. Edebî alanda da kendisinden sonra yetişenlere tesiri çoktur. Birçok edebiyâtçı, eserlerini yazarken Câhızı taklid etmiştir.
edit:hayatını kitap okuyarak geçirdiği ve kitaplar arasında öldüğü rivayet edilir.
Câhız, Bağdat ve Basrada ilim tahsil etti. Ebû Ubeyde, Esmaî, Ebû Zeyd el-Ensârînin derslerini dinledi. Sapık yollardan olan Mûtezile fırkasının tanınmış âlimi Ebû ishâk ibrâhim bin Seyyâr el-Besrâ el-Belhî, Câhızın keskin zekâ ve kâbiliyetini görerek, onu elde etti. Eserlerini felsefecilerin bozuk fikirleri ile dolduran Ebû ishâk Câhızın saf zihnini de ifsât etti. Bir taraftan fen ve edebiyât ilimlerinde yetiştirirken, diğer yandan onun îtikâdını bozdu. Küçük yaşta ilmî araştırmaları tâkib eden, hattâ bu maksatla yapılan toplantılara iştirâk eden Câhız, kısa zamanda yetişerek, ilmî konularda eserler vermeye başladı. Câhızın kâbiliyetini ve zekâsının üstünlüğünü gören Mûtezilenin önde gelenleri, ona büyük alâka gösterip maddî yardım sağladılar. Böylece kendi sapık îtikatlarına göre yetişmesinde destek oldular.
Edebiyat sâhasında da meşhûr olan Câhız, fesâhat ve belâgatta çağdaşlarını geride bıraktı. Ehl-i sünnet âlimlerinden bâzıları, onun belâgat ilmine dâir yazdığı eserlerden faydalandılar. Eserlerinden birini okuyan Halîfe Memûn, onu sarayına aldı. Vezir ibn-i Zeyyâd, Câhızı koruyarak ilmî çalışmalarında destek oldu.
Câhız, devrinin en büyük zooloji ve antropoloji âlimiydi. Hayvanların her türünü inceledi. Eserlerinde hayvanların yaşayışları hakkında ince bilgiler verdi ve hayvanları deney için kullanan ilk âlim oldu. Tedkik ve deneylerini, o konu hakkında doğru bilgi elde edinceye kadar sürdürdü. Hayvanlardaki uzvî değişiklikleri de inceledi. Hayvanların âdetlerini ve husûsiyetlerini izâh ederken, Allahü teâlânın onları yaratmasındaki hikmeti de gözler önüne serdi.
Câhız, kendi düşüncelerini, eserlerinde hayvanları konuşturmak sûretiyle ortaya koydu. Bu durum daha önce doğu edebiyâtlarında Kelîle ve Dimne ile Hintte, 13. asırda Mesnevî-i şerîf ile Mevlânâda görülür. Câhızdan tam sekiz asır sonra dünyâya gelen 18. asır Fransız edebiyâtçısı La Fontentaine, onun hayvanları konuşturma üslûbunu taklid ederek üne kavuşmuştur. ilk defâ hayvanları konuşturma sanatını ortaya çıkaranın La Fontaine olduğu batılılarca iddiâ ediliyorsa da, onun bu sanatı Câhızdan ve diğer Müslüman milletlerin edebiyatçılarından aldığı açıkça ortaya çıkmaktadır.
Avrupa bilginleri, milletlerarası ilmî toplantılarda, teneffüs faaliyetinin sâdece akciğerlere mahsus olmadığını, teneffüsün ciltteki delikler vâsıtasıyla da yapıldığını ilk ortaya çıkaranların kendileri olduğunu söylerler. Fakat bu arada Câhızı zikretmeyi kasten unutur görünürler. Halbuki Câhız, asırlar önce bu hakîkatı ortaya koyan tek âlimdir. El-Hayvân isimli eserinde şöyle demektedir: "Her kıl dibinde, bedenin teneffüsünü temin eden delikçikler mevcuttur. Şâyet bunlar olmasaydı, insan ilk anda ölürdü." Bu, Câhızın, tecrübeleriyle ortaya koyduğu açık bir hakîkattır.
Câhız ilk defâ kuru destilasyona tâbi tutmak sûretiyle hayvan gübresinden amonyak elde etmeyi de başarmıştır.
Halîfe Mütevekkil zamânında saraydan çıkarılan Câhız, Basraya yerleşti. Orada uzun bir ömür sürdü. Nihâyet 869 senesinde Basrada öldü. Öldüğü zaman kucağında ilmî birçok kitap bulunuyordu.
ilmî konularda araştırma yapan kimseler, Câhızın eserlerinden büyük ölçüde istifâdeyle, buluşlarını da tasdik etmişlerdir. Kazvînî ve Demîrî gibi zoologlar onun eserlerinden çok faydalanmışlardır. Edebî alanda da kendisinden sonra yetişenlere tesiri çoktur. Birçok edebiyâtçı, eserlerini yazarken Câhızı taklid etmiştir.
edit:hayatını kitap okuyarak geçirdiği ve kitaplar arasında öldüğü rivayet edilir.
"her gün söylüyorum.kızım diyorum,okul çok kötü bir yer;git, ama kendini kaptırma.gidiyor kendini kaptırıyor" diyerek yeniden beni benden alan yazar/şair.
yazısının sonunda şu not bulunuyor:
"güzel haber.kızım korsanlara bayılıyor.demek ki içten içe sistemin canına okumaya can atıyor."
yazısının sonunda şu not bulunuyor:
"güzel haber.kızım korsanlara bayılıyor.demek ki içten içe sistemin canına okumaya can atıyor."
genco da her bölümünde illaki çalan insanı umutsuzluğa sürükleyen ölümü hatırlatan beethoven eseri.
acziyette level atlamak.
bekir,ömer,osman,ali
rüzgar sesi zannediğim bir sesle kayan değil hoplatan deprem.avize sadece hopladı sallanamadı annemde bana inanmadı.
norah jones in söylediği in the dark ın sözleri şu şekildedir.
In the dark
It's just you and I
Not a sound
There's not one sigh
Just the beat of
my poor heart
In the dark
Now in the dark, in the dark
I get such a thrill
When he presses
his fingertips
Upon my lips
And he begs me to
please keep still
In the dark
But soon
This dance will be endin'
And you're gonna be missed
Gee, I'm not pretendin'
'Cause I swear it's fun
Fun to be kissed
In the dark
Now we will find
What the rest
Have left behind
Just let them dance
We're gonna find romance
Lord, in the dark
In the dark
It's just you and I
Not a sound
There's not one sigh
Just the beat of
my poor heart
In the dark
Now in the dark, in the dark
I get such a thrill
When he presses
his fingertips
Upon my lips
And he begs me to
please keep still
In the dark
But soon
This dance will be endin'
And you're gonna be missed
Gee, I'm not pretendin'
'Cause I swear it's fun
Fun to be kissed
In the dark
Now we will find
What the rest
Have left behind
Just let them dance
We're gonna find romance
Lord, in the dark