bugün
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- evliliği ayakta tutan güçler13
- sarı poşet kudurtması14
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- kış geliyor6
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- kova burçlari bakar misiniz4
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı16
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler5
- türkiye de muhalefet var mı9
- iş hayatında takılan maskeler4
- manisada okul saldırısı17
- derin düşüncelere dalmış görünen insan4
- siyaset üstü yazarlar9
- true nickli yazar11
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- sözlükte herkesin kavga edecek bir şey bulması5
- berbere gidince söylenenler5
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek6
- truenun aslında çok beyefendi biri olması3
- halk tv haberciliği5
- z kuşağı8
- inşaat mühendislerindeki dayanılmaz çekicilik2
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- iş arayanların aslında para araması10
- mel mel abi dün neden bira içmeye gelmedin6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri9
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü8
- mel mel bakan gibson'ın tatlı dili7
- kendinden bile sakladığın şey3
- yapay zekaya entry yazdırmak7
- hepinizi çok seviyorum lan gelin sarılıcam5
- atatürk'e tapmak'ya da reis tapmak2
- kastamonu5
- 22 eylül 2026 mini kış provası3
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu6
- erkeklerin artık kadınların peşinden koşmaması7
- ingilizce bilmeyen birine fuck'u demek4
- sarı torbadan rahatsız olan kürt7
- beyaz torosta büyümüş kaltaklar2
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra8
- atlet giymeyen insan6
- vatan bilgisayar2
- habire1223
- asansörde susma zorunluluğu2
- yeni partiden chp'ye geçecekler ne dir2
- sözlükteki teroristler5
- umumi tuvalette telefonundan video izleyen insan3
68. bölümü baştan sona göndermelerle dolu olan dizi. hani salakça bir ton dizi içerisinde, türk televizyonlarında biraz olsun güncele dokunan ve eleştiri getiren bir dizi olması güzel. *
ercüment'in esra'ya söylediği esprili sözlerde bile rtük'e göndermeler vardı. badem bıyıklı savcılar ve esra'nın ısrarla cumhuriyet savcısıyım ben vurgusu son olarakta behzat'ın buna karşın esya'ya senin zamanın geçti, devir artık onların devri ve doğruları artık onlar belirliyor gibisinden söylediği sözler hep mesajlarla doluydu.
bu arada ercü piçi özletmişti kendini. nasıl bir karkter yaratmışlarsa, ercümentin karakterinden dolayı bazı durumlarda söyleyeceği her repliği önceden tahmin edebiliyorsun.
bu arada akbaba yalan söylüyor katil o değil, nazlı.
ercüment'in esra'ya söylediği esprili sözlerde bile rtük'e göndermeler vardı. badem bıyıklı savcılar ve esra'nın ısrarla cumhuriyet savcısıyım ben vurgusu son olarakta behzat'ın buna karşın esya'ya senin zamanın geçti, devir artık onların devri ve doğruları artık onlar belirliyor gibisinden söylediği sözler hep mesajlarla doluydu.
bu arada ercü piçi özletmişti kendini. nasıl bir karkter yaratmışlarsa, ercümentin karakterinden dolayı bazı durumlarda söyleyeceği her repliği önceden tahmin edebiliyorsun.
bu arada akbaba yalan söylüyor katil o değil, nazlı.
hayaletin akbaba ile muhabbetindeki diyalogları ile içimi fena halde acıtmış dizi.
-bana neden hayalet diyorlar biliyor musun? kimse beni görmediği için. oysa ki ben onları görüyorum.
müthişşşş.
-bana neden hayalet diyorlar biliyor musun? kimse beni görmediği için. oysa ki ben onları görüyorum.
müthişşşş.
kimse yazmamış bari ben ekleyeyim.
--spoiler--
cem; abi sen nasıl bir boşboğaz adamsın, altı üstü bir çikolata alacan aq. ne diye iki saat konuşuyorsun. bak yakalandın sırf bu yüzden
adam fena çene isali, bide sağlam keskin nişancı
--spoiler--
geri kalanı ile alakalı yazılacak herbişi yazılmışta;
* behzat 2 kere adam öldürdü (biri redkit, biri 2. bölümde olmak üzere)
* hayalet feride'nin öldürdüğü eski kocasını sakladı bunu yaparken bütün ekibi topladı, hatta minimal bir defin töreni bile yapmışlardı.
* suna seri katil çıktı hemde en babalarından.
* akbaba desen ya büyük seri katil yada büyük bir seri katilin üzerindeki örtü ama bulaşmış.
* selim derin devlerin göbeğinde.
anlaşılan bi geriye enişte bacanak kalıyor (cevdet harun) bide tahsin müdür. şşşş ekip olaylara çok karışmayın.
dizideki göndermelerle alakalı yazmıcam yok cidden herkes yazmış, hatta bazılarının yazıları çok üst düzey olmuş. o arkadaşlara tebrikler.
tanım : milleti kendinden geçirircesine entry girmesine sebep olan dizi.
edit: pardon ikinci bölümdeki adam ölmemiş yani cinayete teşebbüs var.
--spoiler--
cem; abi sen nasıl bir boşboğaz adamsın, altı üstü bir çikolata alacan aq. ne diye iki saat konuşuyorsun. bak yakalandın sırf bu yüzden
adam fena çene isali, bide sağlam keskin nişancı
--spoiler--
geri kalanı ile alakalı yazılacak herbişi yazılmışta;
* behzat 2 kere adam öldürdü (biri redkit, biri 2. bölümde olmak üzere)
* hayalet feride'nin öldürdüğü eski kocasını sakladı bunu yaparken bütün ekibi topladı, hatta minimal bir defin töreni bile yapmışlardı.
* suna seri katil çıktı hemde en babalarından.
* akbaba desen ya büyük seri katil yada büyük bir seri katilin üzerindeki örtü ama bulaşmış.
* selim derin devlerin göbeğinde.
anlaşılan bi geriye enişte bacanak kalıyor (cevdet harun) bide tahsin müdür. şşşş ekip olaylara çok karışmayın.
dizideki göndermelerle alakalı yazmıcam yok cidden herkes yazmış, hatta bazılarının yazıları çok üst düzey olmuş. o arkadaşlara tebrikler.
tanım : milleti kendinden geçirircesine entry girmesine sebep olan dizi.
edit: pardon ikinci bölümdeki adam ölmemiş yani cinayete teşebbüs var.
valla herhalde behzat ç'nin türk televizyonlarında yayınlanmış açık ara en iyi dizi olduğunu tekrar tekrar söylemek artık gereksiz.
ercüment'in de söylediği gibi gerçek canımızı yakıyor. artık onların adaleti var, kara kaplı defterler sadece ismen orda sanki.
ben bu dizi bitsin istiyorum. ercüment gibi, memduh gibi adamların kaybettiğini göstererek bitsin istiyorum.
ben yoruldum artık her hafta, her hafta bu ülkedeki utandıracak her şeyi bir buçuk saat izlemekten.
evet, gerçekleri gösteriyorlar. ben bu gerçekleri dizilerde öğrenmedim. türkiye cumhuriyetinin yakın tarihini araştıran herkes artık her şeyin farkında.
çünkü zaman öyle bir zaman ki kurulan çarkın ortaya çıkmaması gibi bir derdi de yok artık kimsenin.
gözümüzün içine baka baka ''biz sizi sikiyoruz'' kardeşim diyorlar artık.
''12 eylülden sonraki her allah'ın günü biz sizi siktik. eskiden söylemiyorduk ama artık o kadar aptalsınız ki saklamaya bile gerek yok'' diyorlar.
ve behzat ç bize her hafta farklı şekillerde, ama hep aslı astarı olan şekillerde yüzümüze vuruyor bunları.
ben gazetenin sadece spor sayfasını okurum sabahları. ama bunun sebebi sanıldığı gibi kahvehane kültüründen yetişmiş bir gençliğin temsilcisi olmak değil.
tek derdim güne bok gibi başlamamak.
ordan kaçıyorum, haberlere çok az tahammül edebiliyorum. sonra dönüyorum sözlük okuyorum, bu sefer de islamofaşist trollerle uğraşmamak için fazla tahammül edemiyorum.
ama behzat ç kaçtığım her şeye beni elleriyle geri götürüyor.
ve ben 1.5 saat boyunca ülkeyi hayali olduğu varsayılan etiyle kemiğiyle gerçek insanlarla izliyorum.
yargıdaki bu rezilliklerin, iş bitiricilerin, tetikçilerin hakkındaki düşüncem çok insanın aksine artık ''var mıdır acaba lan böyle olaylar?'' değil ''bir gün düzelir mi lan acaba?'' şeklinde.
artık düşünce suçu diye bir şeyin olmama sebebi kimsenin düşüncelerimizi siklememesi galiba, öte yandan onu da öğrendim.
emrah serbes gibiler susturulmadığı müddetçe bir yerler, çok az da olsa umudum var.
onlar konuşursa, anlatırsa bir şeyler değişir.
halka gerçeği göstermek halka özgürlüğün tadını öğretmenin ilk adımı. bir yerden başlamak bir diziyle bile olsa başlangıçtır.
bu cesur adım yüzünden, haftalardır süren aşağılık, faşist baskılara rağmen en ufak çekince olmadan işini yapan behzat ç ekibine, set işçisinden erdal beşikçioğlu'na kadar teşekkür etmek gerek.
ercüment'in de söylediği gibi gerçek canımızı yakıyor. artık onların adaleti var, kara kaplı defterler sadece ismen orda sanki.
ben bu dizi bitsin istiyorum. ercüment gibi, memduh gibi adamların kaybettiğini göstererek bitsin istiyorum.
ben yoruldum artık her hafta, her hafta bu ülkedeki utandıracak her şeyi bir buçuk saat izlemekten.
evet, gerçekleri gösteriyorlar. ben bu gerçekleri dizilerde öğrenmedim. türkiye cumhuriyetinin yakın tarihini araştıran herkes artık her şeyin farkında.
çünkü zaman öyle bir zaman ki kurulan çarkın ortaya çıkmaması gibi bir derdi de yok artık kimsenin.
gözümüzün içine baka baka ''biz sizi sikiyoruz'' kardeşim diyorlar artık.
''12 eylülden sonraki her allah'ın günü biz sizi siktik. eskiden söylemiyorduk ama artık o kadar aptalsınız ki saklamaya bile gerek yok'' diyorlar.
ve behzat ç bize her hafta farklı şekillerde, ama hep aslı astarı olan şekillerde yüzümüze vuruyor bunları.
ben gazetenin sadece spor sayfasını okurum sabahları. ama bunun sebebi sanıldığı gibi kahvehane kültüründen yetişmiş bir gençliğin temsilcisi olmak değil.
tek derdim güne bok gibi başlamamak.
ordan kaçıyorum, haberlere çok az tahammül edebiliyorum. sonra dönüyorum sözlük okuyorum, bu sefer de islamofaşist trollerle uğraşmamak için fazla tahammül edemiyorum.
ama behzat ç kaçtığım her şeye beni elleriyle geri götürüyor.
ve ben 1.5 saat boyunca ülkeyi hayali olduğu varsayılan etiyle kemiğiyle gerçek insanlarla izliyorum.
yargıdaki bu rezilliklerin, iş bitiricilerin, tetikçilerin hakkındaki düşüncem çok insanın aksine artık ''var mıdır acaba lan böyle olaylar?'' değil ''bir gün düzelir mi lan acaba?'' şeklinde.
artık düşünce suçu diye bir şeyin olmama sebebi kimsenin düşüncelerimizi siklememesi galiba, öte yandan onu da öğrendim.
emrah serbes gibiler susturulmadığı müddetçe bir yerler, çok az da olsa umudum var.
onlar konuşursa, anlatırsa bir şeyler değişir.
halka gerçeği göstermek halka özgürlüğün tadını öğretmenin ilk adımı. bir yerden başlamak bir diziyle bile olsa başlangıçtır.
bu cesur adım yüzünden, haftalardır süren aşağılık, faşist baskılara rağmen en ufak çekince olmadan işini yapan behzat ç ekibine, set işçisinden erdal beşikçioğlu'na kadar teşekkür etmek gerek.
bugün diziyi yazmayacağım, zaten ne gerekiyorsa yazılmış. hepsini de okudum ha yanlış olmasın, kelime atlamadım. neyse moralim bozuk uzatmayacağım.
amirim votka içiyor ya, ben de dün diziyi votka eşliğinde içmek için nevalemi aldım. amirim ne içiyor bilmiyorum. bakkalda istanblue vardı, cips ve elma suyu da aldım. oturdum tv nin karşısına. ailece izliyoruz biz diziyi; anam, babam, bacılarım(oha lan çok arabesk oldu, neyse) hep beraber. çıt çıkmıyor ama bildiğin ölüm sessizliği. behzat ve tayfasına biri yanlış yaptı mı annemin yüreği hopluyor, babam iç çekiyor ben de yavaştan votkamı yuvarlıyorum. üç dört derken hafif çakırkeyif olmadım değil. annem dürtüyor yavaş iç diye, babam ya "vay be bizim çocuk 30'a geldi koca adam oldu, oturaklı adam, iyi de içiyor ha" diye içinden geçiriyor ya da "ulan biz babamızın yanında bacak bacak üstüne atamazdık, eşşoğlusu kadehleri deviriyor, gençlik bitmiş" diye içten içe bana saydırıyor bilemiyorum. babamda poker suratı var ne yapacağını ne hissettiğini hiç anlayamadık.
ercüment, memduh, badem bıyıklı savcı üçlüsüyle hayalet, akbaba, ceyda üçlüsü arasında gel gitler yaşıyorum; hangisi daha çok acıtıyor canımı? hukuksuzluk mu yoksa hürriyete ve esarete tabii bir şuursuzluk mu? araya reklamlar girmiş, farketmiyorum bile, o ara kafamda binbir soru koşturuyor beni peşinden, yorgunluktan dizlerim ağrıyor.
son dubleden sonra dizi bitiyor. şaşkınlıkla anneme bakıyorum; " daha yeni başlamıştı neden erken bitti?" annem "oğlum saat 12'yi geçti ne yeni başlaması" diyor. beni bıraksalar sabaha kadar seyrederdim.
senariste ve oyunculara küfrederek balkona çıkıyorum, nefes almaya ihtiyacım var. her hafta dağılıp toplanmaktan yoruldum. ercüment'in ağzını burnunu dağıtmak istiyorum televizyonun içine girip, sonra elime bir bıçak alıp memduh başgan'ın koca göbeğini deşmek ve parmaklarını kesmek...evet bunu düşünme özgürlüğüm var ama ellerim kollarım bağlı, bu özgürlüğün ağır bedelini ödüyorum!
o kafayla rüyamda ercü'yü görmesem olmazdı. kaldı ki rüyama geleceğini biliyordum. arabadaydık ercü'yle, kafamda bir silah. "behzo naber la, ben storyofeye'a dayadım" deyince sıçradım yataktan. saat dört olmuş, kanter içinde kalmışım. kalkıp bir bardak soğuk su içtim bıyıklarımdan damlatarak.
ibne ercü, kabusum oldun, homofobik ettin beni gece gece.
amirim votka içiyor ya, ben de dün diziyi votka eşliğinde içmek için nevalemi aldım. amirim ne içiyor bilmiyorum. bakkalda istanblue vardı, cips ve elma suyu da aldım. oturdum tv nin karşısına. ailece izliyoruz biz diziyi; anam, babam, bacılarım(oha lan çok arabesk oldu, neyse) hep beraber. çıt çıkmıyor ama bildiğin ölüm sessizliği. behzat ve tayfasına biri yanlış yaptı mı annemin yüreği hopluyor, babam iç çekiyor ben de yavaştan votkamı yuvarlıyorum. üç dört derken hafif çakırkeyif olmadım değil. annem dürtüyor yavaş iç diye, babam ya "vay be bizim çocuk 30'a geldi koca adam oldu, oturaklı adam, iyi de içiyor ha" diye içinden geçiriyor ya da "ulan biz babamızın yanında bacak bacak üstüne atamazdık, eşşoğlusu kadehleri deviriyor, gençlik bitmiş" diye içten içe bana saydırıyor bilemiyorum. babamda poker suratı var ne yapacağını ne hissettiğini hiç anlayamadık.
ercüment, memduh, badem bıyıklı savcı üçlüsüyle hayalet, akbaba, ceyda üçlüsü arasında gel gitler yaşıyorum; hangisi daha çok acıtıyor canımı? hukuksuzluk mu yoksa hürriyete ve esarete tabii bir şuursuzluk mu? araya reklamlar girmiş, farketmiyorum bile, o ara kafamda binbir soru koşturuyor beni peşinden, yorgunluktan dizlerim ağrıyor.
son dubleden sonra dizi bitiyor. şaşkınlıkla anneme bakıyorum; " daha yeni başlamıştı neden erken bitti?" annem "oğlum saat 12'yi geçti ne yeni başlaması" diyor. beni bıraksalar sabaha kadar seyrederdim.
senariste ve oyunculara küfrederek balkona çıkıyorum, nefes almaya ihtiyacım var. her hafta dağılıp toplanmaktan yoruldum. ercüment'in ağzını burnunu dağıtmak istiyorum televizyonun içine girip, sonra elime bir bıçak alıp memduh başgan'ın koca göbeğini deşmek ve parmaklarını kesmek...evet bunu düşünme özgürlüğüm var ama ellerim kollarım bağlı, bu özgürlüğün ağır bedelini ödüyorum!
o kafayla rüyamda ercü'yü görmesem olmazdı. kaldı ki rüyama geleceğini biliyordum. arabadaydık ercü'yle, kafamda bir silah. "behzo naber la, ben storyofeye'a dayadım" deyince sıçradım yataktan. saat dört olmuş, kanter içinde kalmışım. kalkıp bir bardak soğuk su içtim bıyıklarımdan damlatarak.
ibne ercü, kabusum oldun, homofobik ettin beni gece gece.
millet nasıl paniğe kapılmış. abovvv ne dedi onların hukuku var bizim hukukumuz yok artık dedi. işte bu repliği duyup ekranları başındaki bizler korkabiliyorsak akp bir korku toplumu yaratmayı başarabilmiş demektir. herkes dizinin yayından kaldırılacağından korkuyor ama yanlış yapılıyor korkarak bir yere varılamaz artık. yeterince korktuk.
(bkz: bir korku toplumu yaratmak)
(bkz: bir korku toplumu yaratmak)
her hafta hakkında bütün sözlüklerde yazılan bütün entryleri okuduğum dizi. sadece bir dizi değil.
--spoiler--
memduh başgan ercüment'in toplantının ortasında eve atıp aleme başladığı hatunlardan birinin kendini beğenmeyip dalga geçmesine fena kıl kapmıştır. o gazla haftaya feci arızalar çıkarabilir.
--spoiler--
--spoiler--
ercüment'in bahri'nin kel kafa-sakal kombinasyonuyla makara yapıp bahri'nin gene klasik soğukkanlı modda takıldığı sahne de ayrı bir bomba olmuştur.
--spoiler--
(bkz: behzat ç bahri)
memduh başgan ercüment'in toplantının ortasında eve atıp aleme başladığı hatunlardan birinin kendini beğenmeyip dalga geçmesine fena kıl kapmıştır. o gazla haftaya feci arızalar çıkarabilir.
--spoiler--
--spoiler--
ercüment'in bahri'nin kel kafa-sakal kombinasyonuyla makara yapıp bahri'nin gene klasik soğukkanlı modda takıldığı sahne de ayrı bir bomba olmuştur.
--spoiler--
(bkz: behzat ç bahri)
behzat kafayı iyice sıyırsa dediğim dizidir. gelişmeler şu şekilde olmalı;
behzat ve ekibi topluca istifa etmeli.
behzat annesinin mirasını üstlenip o büyük şebekenin başına geçmeli. ekibi ile birlikte.
bunun için bir kaç kişiyi vurmalı.
sonrada tüm gücü ile ercümentin afedersin ama amk. tabi memduh başkanın da.
kurtlar vadisi gibi oldu ama, en azından mutlu denebilecek bir son.
behzat ve ekibi topluca istifa etmeli.
behzat annesinin mirasını üstlenip o büyük şebekenin başına geçmeli. ekibi ile birlikte.
bunun için bir kaç kişiyi vurmalı.
sonrada tüm gücü ile ercümentin afedersin ama amk. tabi memduh başkanın da.
kurtlar vadisi gibi oldu ama, en azından mutlu denebilecek bir son.
her entry sahibi bana entry başına bir lira verse 7273tl param olurdu. şimdi hep beraber, adamın ne kazandığını hayal edelim.
şamil tayyar denilen abiye çok pis ayar gelmiştir emrah serbes tarafından.
sen işi gücü bırakıp, dizi takip edeceğim diye uğraşırsan, ayarıda yersin böyle.
http://twitter.com/EmrahS...status/211970635201646592.
sen işi gücü bırakıp, dizi takip edeceğim diye uğraşırsan, ayarıda yersin böyle.
http://twitter.com/EmrahS...status/211970635201646592.
pazar ve pazartesi günleri hakkınca sıkça entry girilen dizi.
dizi ile ilgili ekşisözlük'deki yorumları okudum, hepsi "badem bıyıklı savcı", "abilerden emir alan polis", "fetocu", "cemaat yapılanması" falan demişler. gelin şunu biraz daha biraz kurcalayalım...
iyi de diziyi izlediniz; o flash diskin oraya memduh başgan - ercü ikilisinin emri ile yerleştirildiğini biliyorsunuz, memduh başgan, behzat'ı arayıp, süreci sakin sakin anlattı, "savcı olduğu için iddianamesi hemen hazırlanır, sonra tutuklu yargılanmak üzere savcı talebini yapacak ve tutuklanacak. ancak daha sonra biz onu tutuksuz yargılanmasını sağlayacağız" diyerek behzet'ı efendi gibi davranırsa savcıyı tutuksuz yargılatabileceğini söyledi.
keza aynı olayda emniyet müdürü ta tepeden kamera kayıtlarını almaya asayiş müdürü olan tahsin'i gönderiyor. rastgele bir memur değil, komiser değil, başkomiser, masa amiri hiç değil, onun da üstü olan bir müdür. yani adamların bir lafı en tepelerde ne şekilde bir emir komuta zinricini aktive ediyor... koca tahsin müdür görüntü almaya gönderiliyor, varın siz düşünün...
yani bundan ne anlıyoruz? başgan - ercü ikilisi yargıda ve emniyette o kadar güçlü ki dediklerini küt diye yaptırıyorlar. ağızlarını bir açıyorlar, bütün yargı ve emniyette herşey bunların dediği gibi şekilleniyor, dedikleri kıl sapmaksızın uygulanıyor. bu hep böyle oldu, "abi" zamanında da böyleydi, yine abi, başgan ve ercü tak diye emrediyordu, şak diye oluyordu...
pekiii, gelelim başgana, ercüye. ercüyü çok iyi bilmiyoruz ama başgan tüm serencamını döktü. "susurlukta kaza yaptık" dedi, "devlet için kurşun da attık, kurşun da yedik" dedi, "devlet için silah sıktık, operasyon yaptık, dağlarda gezdik" dedi. daha ne desin, adam kendini anlattı. yani açık açık "derin devlet'im" dedi. e ercü de bu durumda derin devletin daniskası oluyor, belki silahlı bir kolu ama neticede derin devlet... başka bir deyişle ergenekon. eğer, "abdullah çatlı" da ergenekon değilse daha kim ergenekon bu ülkede?
evet, gelelim ekşi sözlükteki kemalistlerin "şakirttttlerin bi yanına battı" diye sevindikleri "badem bıyıklı özel yetkili savcı" figürüne. bu figür ne yapıyor? başgan - ercü ikilisinden gelen emri, aynen uyguluyor ve bu ikilinin çıkarına taş koyan savcı ile başkomiseri elimine ediyor. hatırlayın, savcı esra'nın "kabahati" neydi? ihale dosyalarını sorgulamak! evet, ihale dosyası.
şimdi diyeceksiniz ki "az bişey mi lan milyon bilmem kaç yüz dolarlık ihaleler" haklısınız değil. miktarın büyüklüğünden bu işin bir savunma ihalesi olduğu belli oluyor. bu ülkede savunma ihaleleri, devlete domates almak gibi olmadığı için, KiK* bünyesinde istisnalar taşır. Siz hep hakeden mi aldı bugüne kadar sanıyorsunuz? Yaşı yeten bilir, bilmeyen de google'dan baksın "lockheed skandalı" neymiş.
neyse, hepsini birleştirirsek, "badem bıyıklı özel yetkili savcı" kimden emir alıyor? başgan - ercü'den. onlar kim? derin devlet - ergenekon ekseni. yani? yanisi bu durumda şu; badem bıyık ergenekona çalışıyor. başgan - ercü de alt tarafı servetlerine servet katacak, devleti soyacak maddi menfaat peşinde. savcı esra da buna taş koyduğu için hedefte.
pekii, savcı esra'nın odasının aranmasını "ilhan cihaner'e gönderme yapıldı" diye algılayan tipler? savcı'nın sanki çok ulvi bir dosyayı soruşturduğu izlenimi? değil arkadaşım, sadece bir ihale dosyası. o yüzden dünkü entry'imde de belirttim (#15783060), bu "badem bıyıklı savcı" bu konsepte oturmadı ve sırıttı, gerçeklikten koptu ve stv'deki "karanlık masa toplantılarında devleti şekle soran baronlar" parodisine döndü.
peki gerçekte özel yetkili (hadi badem bıyıklı olsun hatınırınız kalmasın) kimlere karşı çalışıyor? ihale peşindeki diğer savcılara mı? hayır. ilhan cihaner'in alınma sebebi 3. ordu komutanı ile olan ilişkisi, fethullah gülen cemaatinin evlerine silah koydurarak "terörist" yaftası yapmaya çalışması gibi nedenlerden dolayı içeri alındı. yani dizide "badem bıyıklı savcı"nın yaptığını yapmak. peki ilhan cihaner'deki hedef kim? fethullahçılar, yani dizide savcı esra...
ilginç gelişiyor bu dizi diyorum; olaylar olaylar...
iyi de diziyi izlediniz; o flash diskin oraya memduh başgan - ercü ikilisinin emri ile yerleştirildiğini biliyorsunuz, memduh başgan, behzat'ı arayıp, süreci sakin sakin anlattı, "savcı olduğu için iddianamesi hemen hazırlanır, sonra tutuklu yargılanmak üzere savcı talebini yapacak ve tutuklanacak. ancak daha sonra biz onu tutuksuz yargılanmasını sağlayacağız" diyerek behzet'ı efendi gibi davranırsa savcıyı tutuksuz yargılatabileceğini söyledi.
keza aynı olayda emniyet müdürü ta tepeden kamera kayıtlarını almaya asayiş müdürü olan tahsin'i gönderiyor. rastgele bir memur değil, komiser değil, başkomiser, masa amiri hiç değil, onun da üstü olan bir müdür. yani adamların bir lafı en tepelerde ne şekilde bir emir komuta zinricini aktive ediyor... koca tahsin müdür görüntü almaya gönderiliyor, varın siz düşünün...
yani bundan ne anlıyoruz? başgan - ercü ikilisi yargıda ve emniyette o kadar güçlü ki dediklerini küt diye yaptırıyorlar. ağızlarını bir açıyorlar, bütün yargı ve emniyette herşey bunların dediği gibi şekilleniyor, dedikleri kıl sapmaksızın uygulanıyor. bu hep böyle oldu, "abi" zamanında da böyleydi, yine abi, başgan ve ercü tak diye emrediyordu, şak diye oluyordu...
pekiii, gelelim başgana, ercüye. ercüyü çok iyi bilmiyoruz ama başgan tüm serencamını döktü. "susurlukta kaza yaptık" dedi, "devlet için kurşun da attık, kurşun da yedik" dedi, "devlet için silah sıktık, operasyon yaptık, dağlarda gezdik" dedi. daha ne desin, adam kendini anlattı. yani açık açık "derin devlet'im" dedi. e ercü de bu durumda derin devletin daniskası oluyor, belki silahlı bir kolu ama neticede derin devlet... başka bir deyişle ergenekon. eğer, "abdullah çatlı" da ergenekon değilse daha kim ergenekon bu ülkede?
evet, gelelim ekşi sözlükteki kemalistlerin "şakirttttlerin bi yanına battı" diye sevindikleri "badem bıyıklı özel yetkili savcı" figürüne. bu figür ne yapıyor? başgan - ercü ikilisinden gelen emri, aynen uyguluyor ve bu ikilinin çıkarına taş koyan savcı ile başkomiseri elimine ediyor. hatırlayın, savcı esra'nın "kabahati" neydi? ihale dosyalarını sorgulamak! evet, ihale dosyası.
şimdi diyeceksiniz ki "az bişey mi lan milyon bilmem kaç yüz dolarlık ihaleler" haklısınız değil. miktarın büyüklüğünden bu işin bir savunma ihalesi olduğu belli oluyor. bu ülkede savunma ihaleleri, devlete domates almak gibi olmadığı için, KiK* bünyesinde istisnalar taşır. Siz hep hakeden mi aldı bugüne kadar sanıyorsunuz? Yaşı yeten bilir, bilmeyen de google'dan baksın "lockheed skandalı" neymiş.
neyse, hepsini birleştirirsek, "badem bıyıklı özel yetkili savcı" kimden emir alıyor? başgan - ercü'den. onlar kim? derin devlet - ergenekon ekseni. yani? yanisi bu durumda şu; badem bıyık ergenekona çalışıyor. başgan - ercü de alt tarafı servetlerine servet katacak, devleti soyacak maddi menfaat peşinde. savcı esra da buna taş koyduğu için hedefte.
pekii, savcı esra'nın odasının aranmasını "ilhan cihaner'e gönderme yapıldı" diye algılayan tipler? savcı'nın sanki çok ulvi bir dosyayı soruşturduğu izlenimi? değil arkadaşım, sadece bir ihale dosyası. o yüzden dünkü entry'imde de belirttim (#15783060), bu "badem bıyıklı savcı" bu konsepte oturmadı ve sırıttı, gerçeklikten koptu ve stv'deki "karanlık masa toplantılarında devleti şekle soran baronlar" parodisine döndü.
peki gerçekte özel yetkili (hadi badem bıyıklı olsun hatınırınız kalmasın) kimlere karşı çalışıyor? ihale peşindeki diğer savcılara mı? hayır. ilhan cihaner'in alınma sebebi 3. ordu komutanı ile olan ilişkisi, fethullah gülen cemaatinin evlerine silah koydurarak "terörist" yaftası yapmaya çalışması gibi nedenlerden dolayı içeri alındı. yani dizide "badem bıyıklı savcı"nın yaptığını yapmak. peki ilhan cihaner'deki hedef kim? fethullahçılar, yani dizide savcı esra...
ilginç gelişiyor bu dizi diyorum; olaylar olaylar...
gelecek sezonda yayından kaldırılabilecek şahane dizi.
turgutun içine ettiği ankaralı imajını düzelten adam, adam.
dün akşam ki bölüm en güzel bölümlerden biriydi * ercüment'in diziye dönmesine çok sevindik dün akşam kimseyi öldürmemesine şaşırdım * ceyda'nın şule'nin saçlarını koparttığı sahne güzeldi ayrıca akbaba'nın korkulu rüyalarının sebebinide öğrenmiş olduk * ama ben hala akbabanın masum olduğuna inananlardanım acaba birilerinimi koruyor ayrıca harun, selim'e insanlık dersi verdi tamam ama selim utanmaz bence iyi bir dayak yemeliydi selim.
edit: bence önümüzdeki sezonun sonunda da final yapmamaları lazım zira türkiye'nin en güzel dizisi.
edit: bence önümüzdeki sezonun sonunda da final yapmamaları lazım zira türkiye'nin en güzel dizisi.
ercüment çözer behzat ile telefonda konuşurken telefonu ters mi tutuyordu yoksa benim mi kafam güzel amk.
badem bıyıklı savcıların gerçek olamayacak kadar tiksindirici olduğu dizi.(tanıma gel amk.)
badem bıyıklı savcıların gerçek olamayacak kadar tiksindirici olduğu dizi.(tanıma gel amk.)
68. bölümdeki memduh başgan'ın "sen de hep atıl kurt atıl kurt. bir kere de katıl kurt demedin" esprisi, aslında bir ahmet yılmaz karikatürü esprisidir.
--spoiler--
Bu dizideki olayların hepsini komplo teorisi veya sadece kurgu olarak gören sığırlar var. var olsunlar eyvallah.
dizi başlarken bütün kurumlar ve kişiler hayalidir yazısı geçiyor,ona da eyvallah. fakat gerçek şu ki, bu dizide hayal ürünü olan sadece savcı esra ile behzat, daha doğrusu konumları hayal ürünü.
Şu an bir gerçekten bir behzat ç. var, ama doğunun en ücra köşesinde trafik polisi, bir esra var ama cumhuriyet savcılığını hayal bile edemeecek pozisyonda. elinde tablet pc ile diğer kodamanlarlarla dalga geçen big boss ercü karakteri bile bu ikisine göre daha gerçekçi. bunların böyle normal bir durum olması ise çok acı amına koyayım. neyse.
bölüme gelirsek,
amirim, ne tarafa dönse dayadıklarını anladı artık, "sen peşini bırak, ben halledecem, zor ama yapıcam" derken artık illegal yollarla bu heriflerin ırzına gececeğinin sinyalini verdi.
savcı esra, o eteğin altında 8,25 kilogram taşşak yoksa ben insan evladı değilim. yürü ulan.
hayalet, feride için o kadar mevzu çıkartıp, bunun üstüne akbabayı yakarsan kalıbına tüküreyim beybi. tutarlı ol.
akbaba, haklı cinayet varsa, budur. birde adama seri katil damgası vurulmasın, manyaklığına yapmadı bunları, bir nevi intikamcı figüründe babuş. zaten işi bitincede devam etmedi.
harun, olgunlukla nasıl adam dövülür 101 dersini versen yeridir. yinede 2 tane tokat asılsan biraz daha rahatlardık sanırım.
selim,istikrarlısın amk, ne desem boş.
ercü reyis, gerçekcilikle zerre alakan olmamana rağmen, varlığın heyacan katıyor diziye. respect.
başgan, haklısın panpa stresli iş. yinede uyarayım, behzat bir köşede yakalarsa stresin allahını yaşarsın o zaman.unutmadan, kargoyla takma bıyık yolladım haberin olsun.
--spoiler--
--sunayı anma köşesi--
unutulmadın bebişim. kızılına kurban.
--sunayı anma köşes,--
Bu dizideki olayların hepsini komplo teorisi veya sadece kurgu olarak gören sığırlar var. var olsunlar eyvallah.
dizi başlarken bütün kurumlar ve kişiler hayalidir yazısı geçiyor,ona da eyvallah. fakat gerçek şu ki, bu dizide hayal ürünü olan sadece savcı esra ile behzat, daha doğrusu konumları hayal ürünü.
Şu an bir gerçekten bir behzat ç. var, ama doğunun en ücra köşesinde trafik polisi, bir esra var ama cumhuriyet savcılığını hayal bile edemeecek pozisyonda. elinde tablet pc ile diğer kodamanlarlarla dalga geçen big boss ercü karakteri bile bu ikisine göre daha gerçekçi. bunların böyle normal bir durum olması ise çok acı amına koyayım. neyse.
bölüme gelirsek,
amirim, ne tarafa dönse dayadıklarını anladı artık, "sen peşini bırak, ben halledecem, zor ama yapıcam" derken artık illegal yollarla bu heriflerin ırzına gececeğinin sinyalini verdi.
savcı esra, o eteğin altında 8,25 kilogram taşşak yoksa ben insan evladı değilim. yürü ulan.
hayalet, feride için o kadar mevzu çıkartıp, bunun üstüne akbabayı yakarsan kalıbına tüküreyim beybi. tutarlı ol.
akbaba, haklı cinayet varsa, budur. birde adama seri katil damgası vurulmasın, manyaklığına yapmadı bunları, bir nevi intikamcı figüründe babuş. zaten işi bitincede devam etmedi.
harun, olgunlukla nasıl adam dövülür 101 dersini versen yeridir. yinede 2 tane tokat asılsan biraz daha rahatlardık sanırım.
selim,istikrarlısın amk, ne desem boş.
ercü reyis, gerçekcilikle zerre alakan olmamana rağmen, varlığın heyacan katıyor diziye. respect.
başgan, haklısın panpa stresli iş. yinede uyarayım, behzat bir köşede yakalarsa stresin allahını yaşarsın o zaman.unutmadan, kargoyla takma bıyık yolladım haberin olsun.
--spoiler--
--sunayı anma köşesi--
unutulmadın bebişim. kızılına kurban.
--sunayı anma köşes,--
badem bıyıkları savcıların aslında ergenekona çalıştığını öğrendiğimiz bölüm olmuştur. şu dizinin de iyice suyunu çıkardılar. her bölümün sonunda yazıyorum salak salak göndermeler yapılmasın diye ama bölüm geçtikte daha da salak göndermeler yapılıyor. bu izleyenlerle daşşak geçmektir. "helal olsun nasıl da giydiriyo amk swk swh", "bu diziyi de kalkırırlar yeaaaa gerçekleri anlatıyo" diyenler de harbi malsınız amk. eğer öyleyse en başta yazdım bu badem bıyıklı fetocu savcı ergenekonunun ta kendisi. hepsi ercüyle başgana çalışıyo. senaristler size sesleniyorum adam gibi bi dizi izliydouk 2 senedir lütfen bokunu çıkarmayın adam gibi çekin dizinizi. mesaj falan vermeyin amk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar