bugün

behzat ç.

bugün diziyi yazmayacağım, zaten ne gerekiyorsa yazılmış. hepsini de okudum ha yanlış olmasın, kelime atlamadım. neyse moralim bozuk uzatmayacağım.

amirim votka içiyor ya, ben de dün diziyi votka eşliğinde içmek için nevalemi aldım. amirim ne içiyor bilmiyorum. bakkalda istanblue vardı, cips ve elma suyu da aldım. oturdum tv nin karşısına. ailece izliyoruz biz diziyi; anam, babam, bacılarım(oha lan çok arabesk oldu, neyse) hep beraber. çıt çıkmıyor ama bildiğin ölüm sessizliği. behzat ve tayfasına biri yanlış yaptı mı annemin yüreği hopluyor, babam iç çekiyor ben de yavaştan votkamı yuvarlıyorum. üç dört derken hafif çakırkeyif olmadım değil. annem dürtüyor yavaş iç diye, babam ya "vay be bizim çocuk 30'a geldi koca adam oldu, oturaklı adam, iyi de içiyor ha" diye içinden geçiriyor ya da "ulan biz babamızın yanında bacak bacak üstüne atamazdık, eşşoğlusu kadehleri deviriyor, gençlik bitmiş" diye içten içe bana saydırıyor bilemiyorum. babamda poker suratı var ne yapacağını ne hissettiğini hiç anlayamadık.

ercüment, memduh, badem bıyıklı savcı üçlüsüyle hayalet, akbaba, ceyda üçlüsü arasında gel gitler yaşıyorum; hangisi daha çok acıtıyor canımı? hukuksuzluk mu yoksa hürriyete ve esarete tabii bir şuursuzluk mu? araya reklamlar girmiş, farketmiyorum bile, o ara kafamda binbir soru koşturuyor beni peşinden, yorgunluktan dizlerim ağrıyor.

son dubleden sonra dizi bitiyor. şaşkınlıkla anneme bakıyorum; " daha yeni başlamıştı neden erken bitti?" annem "oğlum saat 12'yi geçti ne yeni başlaması" diyor. beni bıraksalar sabaha kadar seyrederdim.

senariste ve oyunculara küfrederek balkona çıkıyorum, nefes almaya ihtiyacım var. her hafta dağılıp toplanmaktan yoruldum. ercüment'in ağzını burnunu dağıtmak istiyorum televizyonun içine girip, sonra elime bir bıçak alıp memduh başgan'ın koca göbeğini deşmek ve parmaklarını kesmek...evet bunu düşünme özgürlüğüm var ama ellerim kollarım bağlı, bu özgürlüğün ağır bedelini ödüyorum!

o kafayla rüyamda ercü'yü görmesem olmazdı. kaldı ki rüyama geleceğini biliyordum. arabadaydık ercü'yle, kafamda bir silah. "behzo naber la, ben storyofeye'a dayadım" deyince sıçradım yataktan. saat dört olmuş, kanter içinde kalmışım. kalkıp bir bardak soğuk su içtim bıyıklarımdan damlatarak.

ibne ercü, kabusum oldun, homofobik ettin beni gece gece.
© copyright 2005 - 2026