bugün

/635
"deniz"dir...
"aşırı sevgi, bağlılık duygusu, mutluluk" diyor tdk aşk için.

sadece üç kavrama sığdırılmış aşk.

öyle mi gerçekten?

anneme söylemiştim ilk."aşık oldum ben" dedim. ağladığını hatırlıyorum... ben hastalandığımda bile bir damla gözyaşı dökmeyen annem, aşık olduğumu duyunca ağlamaya başladı. "sen de ağlayacaksın" dedi, "aşk acıdır".

o zaman gerçekten ne demek istediğini anlamadım ya da önemsemedim. aşk güzel bir şeydi, kalbim bunu söylüyordu.ve ben hiç olmadığım kadar güzeldim, ilk yazlar gibi güzel..güneşin, yağmurun, rüzgarın, vapur sesinin, martıların, şarkıların bir anlamı vardı artık. ben aşıktım o'na , bunun neresi acıydı?

o geldiğinde temmuzdu, kasımda gitti...bir daha gelmedi.gelmesin istedim zaten, gururum benden uzak olsun istedi." gitti" dedim anneme, "o gitti"...bu sefer beraber ağlamaya başladık. annem haklıydı. aşk göründüğü kadar mutluluk verici bir duygu değildi.

hasta olmak ama tedaviyi istememek gibi.

bir şehri hiçbir zaman göremeyeceğini bilmek ama görmeyi istemek gibi.

rüyasız uykulara yatmak gibi.

hayal kurmayı unutmak gibi.

günebakan olmak ama güneşe ulaşamamak gibi.

ve birini sadece mahşer günü göreceğini bilmek gibi.

aşkın kadın kalbindeki karşılığı acı, tdk ne derse desin.
kelepçe gibidir aşk,
kurtulsan bile bileklerinde izi kalır.
ağlayarak dokununca bileklerine,
ruhunda karanlık kodesin tadı kalır.

uçurtma gibidir aşk.
iplerini sana bırakır önce, gülerek koşarsın.
kolların ağrır sonra, yorulursun,
aslında gitmek istiyordur, anlarsın.

tren gibidir aşk, tren.
yalnızlık seni peronlara düşürür,
ama vuslatlar yalandır bu demir yolunda,
sana getirdiğini, elbet bir gün götürür.

yangın gibidir aşk.
üşütmüştür yalnızlık, hemen sarılırsın.
sonra ihanetin köpüğü sıkılır hayallerin üstüne,
sen de yanıklarınla kalırsın.

en güzelinden bir sofra gibidir aşk.
bir kuş sütü eksiktir, cananın bakışında.
yer-içer, şarkı söyler, sarhoş olursun,
ve ağlarsın kalkınca, dağınık mutfağında.

nefes gibidir aşk,
damarlarına bir girer, bir çıkar.
anasına küfür edilesi bir çocuktur,
ziline basar kaçar...

suriel
dünyadaki en güzel duygu olmakla birlikte kesin olarak uzak durulmalıdır.

(bkz: 6 yıl önce bu günün gecesinden kalmayım)
anlamı çok değişmiş be. eskiden falan demeyeceğim şurda kaç senelik hayat yaşadık sanki. insanlar barda, kafede, arkadaş ortamında birbirlerini kesiyorlar. numaralarını alyorlar, görüşmeye başlıyorlar. eski kafalı değilim, tabi ki buna karşı değilim ama ne bileyim insan sadece dış görünüşüyle ele alınmamalı. yani sırf tipini beğendin diye bi çocukla/kızla görüşmeye başlanması aşk değil gibi geliyor bana. hani tanşırsın, konuşursun düşüncelerini beğenirsin tamam, aşk böyle olur.
yok yok, aşk yok olmuş.
aşk ikilemdir.
(bkz: ah ah)
(bkz: iki kelime ile aşk)
her yüzde, her isimde ve her tende farkli bir tada bürünen, her yasandiginda yeni sifatlar edinen "sey". ask bir "sey"dir, simdilerde adini sabir koydugum...
onu gördüğünden bayılacakmış hissine kapılmak aşık olmaya başladıgının göstergesidir .
2 kişilik yatakta tek kişilik uykudur aşk
tek kişilik yatakta iki kişilik uykusuzluktur aşk.
sevgilinin yüzünde ki beni gamze olarak görmektir aşk,kimisi gözü kararmak,kör olmak der ama aslında gözün görebileceğinden daha fazlasını görmektir

hayatını taşıyan kolonlarını sağlamlaştırmaktır aşk bi gün gelip yıkılıcağını bile bile

sonunda uçurum olduğunu bilsende koşarak gitmektir aşk,düşsen ne olur ki

hayatının en mutlu anların çoğudur aşk,en mutsuz anların da çoğu olduğu gibi

herkesin yaşaması gereken bir şeydir aşk,ölmeden yapın listesin de başı çekendir

gazetelerde,dizilerde gördüğümüz kadar basit değildir aşk,eğer severse seni belki ikinci defa gelendir

mutluluk,mutsuzluk,azim,sabır,sevgi,cesaret,heyecan,üzüntü,kahırdır aşk,duygular karmaşasıdır

umulmadık anda gelendir aşk,yardıma gelen hızır gibi

beklenmedik anda gidendir aşk,çaresizsin halatı kopan dağcı gibi
hakkında bu kadar entry girilince öldü sand... yok olmadı bu
bir kişinin başka bir kişiye duyduğu içsel duyguların tanımı olarak kullanılan kelime.
kalbini söküp atmış ben için fiyaskodur sadece..
kimse için değmeyecek duygudur.
ancak kendin için olmalı...
--spoiler--
üç harf işittim o gece. üç harf; ayn, şın, kaf...
--spoiler--
--spoiler--
yalnızca bir türlü aşk vardır, ama suretleri binlerce türlüdür.
--spoiler--
--spoiler--
güzel adetleri olan bir padişah vardı..bir gün hizmetçilerinden birine bir meyve verdi.hizmetçi sanki bundan önce daha lezzetli bir meyve yememiş gibi iştahlı bir şekilde meyveyi yemeye başladı.hizmetçi o meyveyi o kadar güzel yiyordu ki , padişah da ona imrenerek o meyveden yemek istedi.hizmetçiye :

" ey hizmetçi ! sen bu meyveyi çok iştahlı yiyorsun..bende özendim...yarısını da bana verde ben de yiyeyim" dedi..hizmetçi meyveyi padişaha verdi.padişah meyveyi tadınca meyvenin çürümüş ve acı olduğunu farketti, kaşlarını çatarak dedi ki ;

"ey hizmetçi , kim böyle yapabilir ? senin bu acı meyveyi yediğin gibi kim yiyebilir ? "
hizmetçi dedi ki ;

"ey padişahım ! senin elinden yüzbinlerde hediye aldım.verdiğin bu acı meyveye gelince onu acı diye vermeyi ar sayarım.sen bana bu kadar nimet vermişken ben nasıl olurda verdiğin bir tek acı meyveden incinebilirim ?

ey bu yola ayak basan kimse ! eğer padişahın kendi eliyle verdiği taş ile inci arasında fark gözetiyorsan sen bu yolun eri değilsin..bu yolda zahmet vardır.aşk senin meydanın değildir..var git yoluna...!
--spoiler--

feridüddin attar
mantıku't-tayr'dan...
aşk bir secde halidir... bütün beşeri duyguları dışında bırakıp insanın aslına dönüş şeklidir. ne gurur içinde kıyamda beklemek, ne yarım yamalak rükuda kalmaktır... tam bir teslimiyet içinde secde üstünde erimektir...
erimektir ya... aşk ateşinde cayır cayır yanıp buna razı olabilmektir, şükür diyebilmektir. maşuğundan gelene sabır etmez insan... iyisine, kötüsüne razı olur...
aşk secde üstünde erimektir, ermek için erimeye razı olmaktır...
birşeyin kısaltmasıdır. lakin açılımı henüz keşfedilememiştir.
Koparıp göğsümden uzattım yüreğimi. nelere değiştim senin hayalini bilseydin kalırdın sonsuza kadar
kaybolan şey; aşktı demek.
üremek varsa işin sonunda her zaman katılacağım eylem.

kuru kuruya aşk mı olurmuş hiç canım?
bazen konuşamamak,eli eline değdiğinde irkilmek, gözlerinin içine bakamamak, yanına giderken heyecandan nefesinin kesilmesi, durup dururken dalıp gitmek, ota boka gülmek, ilan-ı aşk sırasında 'ben'de takılıp kalmaktır. çok güzeldir ama çok acıdır.
mario simmel aşk dediğin laftır demiş.
yanılmış kerata,
aşk dediğin, hayat.
© copyright 2005 - 2026