/636
nerede bir salak bulursa oraya konan.
"duygusal" fakirin çenesini yoran nane... ya da aç tavuğun ambar hayali misal... hep dilde hep hayalde, yok ben görmedim hayalindeki "aşk"a kavuşanı da aşk ile mutlu olanı da...
aşk mı ?
birşey değil.
en ummadığın anda en ummadığın kişiye duyulan histir aşk...
o geldi mi akıl gider...
o gelince zaman akmaz artık...
ve o gelince başka hiç bişey olmasın istersin...
gözlerine bakmaktan âmâ olur gözlerin...
onun adını söylemedikçe lâl olur dilin...
o yoksa olmak istemezsin dünyada...
o varsa anlamlıdır dünya da...
Sabah uyandığında yüzünde oluşan o şapşal gülümsemedir.
günümüz için;

çoğu insanın boşlukta kalan yerlerine yapılan yamadır. boşluğu doldurmak için zorlamayla sokulur.
Ben bir çocuktan gerçekten çok hoşlanıyorum. Aynı serviste ve aynı okuldayız. Evlerimizin arasında bir sokak var. Ben iki yıldır ona uzaktan bakarken o bugün resmen benle dalga geçti. Ağladım... Hiç bu kadar üzülmemiştim. Eğer aşk bu ise nefret ettim ben bu işten....
olay sol tarafda gerçekleşiyor. Ve sonunda erkek ölüyor.
aşk yoktur. cinsellik vardır.
türkçe'den başka hiçbir dilde karşılığı olmayan kelimedir. insanların bu kelimeyi sürekli tanımlama arzusu hormonlarının kişiye oynadığı oyunlardan kaynaklanmaktadır. herkesin tanımı kendince farklı ve yapılan tüm tanımların aşk'a dahil olması mümkündür. en çok karın ağırttığı zaman ki hali hoştur, karında ki o ağrı hem güzel hem tuhaftır.
benim gözüme her zaman şirin gözüktüğünü bilse bu kadar çok aynaya bakmasının gereksiz olduğunu anlardı . yani aşk sevdiğinin her zaman şirin gözükmesidir .
hiç beklenmedik bir anda hiç beklenmedik bir yerde görüp ona ulaşma çabasıdır.
en güzel şeyler hep acı verir insana aşk da böyle bir şey işte acı biberli.
aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır.
acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım,
mecazi mi yoksa dünyevi, semavi ya da cismani mi diye sorma.
ayrımlar ayrımları doğurur.
aşkın ise hiç bir sıfat ve tanımlamaya ihtiyacı yoktur.
başlı başına bir dünyadır aşk.
ya tam ortasındasındır, merkezinde.
ya da dışındasındır, hasretinde.*
2+2=3 gibidir aşk... hep bir şeyler eksik..
zira budur elimizde kalan.
aşk tan başka her şey yalan.
çivisi çıkmış, ya da paslanmış mı ne olmuş; girmiyor yerine. bu mu lan benzetmen diyen olur, o paslı çivi nasıl da yakar canınızı, öldürür bile !
inanmak istediğim şey. hele boşluktayken sahtesine aldanabileceğiniz öyle bir illüzyon ki çok pişmanlık bırakabilir bünyede. kör düğümünü merak ettiğim, kör kütük olabileceğim varsa eğer gerçeğini istediğim duygu karmaşası. hani diyorlar ya anlatılan masallardaki gibi. bırak masal olsun dünya sonunda ölüm olduktan sonra...

edit: illüzyon iki 'l' ile yazılıyormuş.
Aşk cevapsa, soruyu baştan alabilir miyim?
aşk soruysa, cevabın amına koyum!
(bkz: iki elle bir kalbi doğrultamamak)
bazen sadece acı verendir.
2. kez rüyamda-ancak ve ancak rüyamda- gördüğüm, duyumsadığım ruh hali.
dünya üzerinde hiç görmedim ben, gören varsa en büyük yalancıdır.
insanı aptala çeviren eninde sonunda mutlak bir hüznü yaşatan gereksiz duygu. Bir yerde bir miktar çikolatanın aşkın verdiği mutlulukla eşdeğer olduğunu okumuştum.
aşk dedigin laftir derler sakin kanma onlara
yalniz sevilmekle kalma bir de sevmeyi ara.
© copyright 2005 - 2026