bugün
- akp seçmeni9
- sabahları nefret edilen şeyler7
- e ticaretin serbest piyasaya göre pahalı olması3
- telefonların kullanıcıları dinlediği iddiası3
- göz teması kuramama5
- dede sözleri2
- mustafa sandal'ın gündemde olması5
- kız troller12
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- kalabalığı seviyor musunuz13
- true'ya özgürlük5
- azerbaycan4
- yalnızlık2
- maaş için birbirine katlanan insanlar4
- gece 1 de 10 birayla gelen kız kanka9
- kedilerin yedigi ilginc seyler17
- ilham aliyevin türkiyeye nankörlük yapması8
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey12
- tekerlek toplayan cocuk14
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
- aliyev'in türkiye'ye gönderme yapan sözleri4
- aile2
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- birini unutmak için başkasıyla birliktelik yaşamak11
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum14
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar17
- trump'ın süper zeka zirvesinin sonuçları3
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz11
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi12
- yazarların anlık durumları9
- burcunun yükselenini bilen erkek8
- pazar günü kahvaltı gazete ve kovboy filmi üçlüsü2
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- galatasaray büyüklüğü14
- arkadaşlar bakar mısınız14
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- özel sektör de çalışmak11
- avokado yiyen insan8
- afrikada bir ülkede yaşasaydınız nerde yaşardınız7
- çocuklar niye sünnet edilir7
- fiziği güzel sözlük kızları56
- zencilerin birbirine nigger demesi6
- ona bir şey söyle5
- ellerim bos gonlum hos14
- şeker hastalığı9
- gece sokakta baş belaya girer mi6
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı17
- mafya kızı olma isteği6
kırkikindi mevsimi gelmiş çatmış şehirdir.
sabah öğlene kadar hava pırıl pırıldır, öğleden sonra hava hafiften bulutlanır akşama doğru siyah bulutlar, yıldırımlar, şimşekler, fırtına ve yağmur. akşam 9-10 a doğru hava düzelir ve 1 saat öncesindeki çalkantı yaşanmamış gibidir.
sabah öğlene kadar hava pırıl pırıldır, öğleden sonra hava hafiften bulutlanır akşama doğru siyah bulutlar, yıldırımlar, şimşekler, fırtına ve yağmur. akşam 9-10 a doğru hava düzelir ve 1 saat öncesindeki çalkantı yaşanmamış gibidir.
Mecidiyeköy'ün il hâli.
melih gökçek ' in sırça köşkü.
ulaşım bakımından istanbul un eline verdiği başkent. bld-bşk da hala ona buna laf yetiştirsin, konser verdirtsin, israilden özür dicektin çok yaşa pek yaşa diye bilboard yakalalığı yapsın.
40 dk otobüs mü beklenir arkadaş? aslında 1 saat de beklemişliğimiz var koymuyor artık ama ayıp denen bir şey var mr gökçek.
ölmüş..
özlediğim evimdir.
140.000 metrekarelik inşaat alanıyla Ankaranın en büyük rezidans projesi ünvanını kazanan West Gate, 38.840 metrekare arsa üzerinde konumlanmaktadır. Proje 707 rezidans daire ve ofis, 43 cadde mağazasından oluşan bir projeye sahip . http://www.projepedia.com...-gate-residence,1367.html ve kişilerin oraya gidilirken tek düşünülmesi gereken şeyin dönmek oldugunu bize enpoze ettiren başkentimiz.
Dün gavur hömü gibi yanan şehir. Bugün ufaktan yağmur çişeleyecekmiş.
anıttepe, bahçeli, emek civarında dolaşılırsa bahar kokusu ne demek anlaşılabilecek şehir.
baharın çabuk gidip yerini kışa teslim etmiş şehir. Götüm donuyo lan.
yine donusumde bana kabuslar yasatan sehir.
sonunda beni hasta etmeyi basaran sehir. nisan bitiyor hala soguk. boyle lanetli bir hava olamaz, gunese hasret kaldim resmen.
Küresel ısınma mevsimleri iyiden iyiye etkilemiş sabah işe gelirken 5 dereceydi sıcaklık.
insanda yaşama hevesi bırakmayan havaları içinde barındıran şehir. artık güneş açsın bu şehirde.
hava durumuyla korkutan ve gerilime sokan şehirdir.
(bkz: iki güne oradayım güneş getireceğim az bekleyin)
(bkz: iki güne oradayım güneş getireceğim az bekleyin)
gün itibariyle basık havalı şehir yakışmıyor sana ankara.
insanların içinde çılgınca sıçtığı şehir. havasından mı suyundan, taşından mı toprağından mı, yoksa çılgın oyun havalarından mı bilemiyorum ama aşti'ye her her indiğimde tuvaletlerin önüne taşmış kaka kuyrukları oluyor. hatta iş öyle bir boyuta gelmiş ki her tuvaletin bu kuyrukları yönetmekle yükümlü çalışanı var.
şimdiye kadar o sıraya girmem gerekmediyse de kaka görevlisiyle şöyle saçma bi anım oldu. indim otobüsten, bastıran çişin etkisiyle kendimi tuvaletin önüne attım. tuvalette her zamanki sağlam kuyruk. kaka görevlisi abimiz hem kakacıları tek sıraya diziyor, hem de çişçileri aralardan içeri geçiriyor. kakacılar örgütlü ve eğitimli. ama görüntüleri adeta bir ork ordusu. suratları bastıran kakanın etkisiyle çirkinleşmiş. ağızları yamuk yumuk. alınları terli. biz çişçilerse daha nezih, işini hemen bitirip gidecek olan rahat tipler.
kaka görevlisinin kapı önünde ''küçük abdeste yapacak olanlar sırada beklemesin, içeri girsin'' bağırışıyla bir kakacıların barikatını yarıp içeri doğru dalmaya başladık. ben kakacıların yanlarından geçerken suratlarına pis boklu bakışı attım, onlardan bir kaçı da karşılık olarak sidikli piç bakışı attılar. ortam bir an için gerildiyse de kaka sırasının ortalarından bir abinin attığı ''haşlanmış yumurta kokusu bombası'' tüm dikkatleri dağıttı.
girdim içeri. hangi pisuvara işesem diye düşünürken kaka görevlisi abi tam yanıma gelip '' içerdedikler, lütfen çabuk olalım. dışarıda bekleyenleri de düşünelim'' şeklinde bağırdı. sonrasında belki 8 saatlik yolculuğu bitirmiş olmanın verdiği hazla, belki bastıran çişin etkisiyle, ya da aklımdaki acaba papa ben mi olsam sorusunun verdiği kafa karışıklığı ile, yani tam olarak neden yaptığımı bilmeden ben de bağırdım;
''hep siz mi sıçıcanızzzzz??''
kaka görevlisi abi dönüp yüzüme şaşkınca baktı. ben de kendisine ''abi valla yanlışlıkla oldu bakışı attım''. o da bana ''sen ne tatlı şeymişsin'' bakışı attı. o korkuyla ben hemen pisuvarın birine işeyerek kaçıverdim tuvaletten. belki de pisuvara değilde donuma işemişimdir. hatırlamıyorum şimdi.
şimdiye kadar o sıraya girmem gerekmediyse de kaka görevlisiyle şöyle saçma bi anım oldu. indim otobüsten, bastıran çişin etkisiyle kendimi tuvaletin önüne attım. tuvalette her zamanki sağlam kuyruk. kaka görevlisi abimiz hem kakacıları tek sıraya diziyor, hem de çişçileri aralardan içeri geçiriyor. kakacılar örgütlü ve eğitimli. ama görüntüleri adeta bir ork ordusu. suratları bastıran kakanın etkisiyle çirkinleşmiş. ağızları yamuk yumuk. alınları terli. biz çişçilerse daha nezih, işini hemen bitirip gidecek olan rahat tipler.
kaka görevlisinin kapı önünde ''küçük abdeste yapacak olanlar sırada beklemesin, içeri girsin'' bağırışıyla bir kakacıların barikatını yarıp içeri doğru dalmaya başladık. ben kakacıların yanlarından geçerken suratlarına pis boklu bakışı attım, onlardan bir kaçı da karşılık olarak sidikli piç bakışı attılar. ortam bir an için gerildiyse de kaka sırasının ortalarından bir abinin attığı ''haşlanmış yumurta kokusu bombası'' tüm dikkatleri dağıttı.
girdim içeri. hangi pisuvara işesem diye düşünürken kaka görevlisi abi tam yanıma gelip '' içerdedikler, lütfen çabuk olalım. dışarıda bekleyenleri de düşünelim'' şeklinde bağırdı. sonrasında belki 8 saatlik yolculuğu bitirmiş olmanın verdiği hazla, belki bastıran çişin etkisiyle, ya da aklımdaki acaba papa ben mi olsam sorusunun verdiği kafa karışıklığı ile, yani tam olarak neden yaptığımı bilmeden ben de bağırdım;
''hep siz mi sıçıcanızzzzz??''
kaka görevlisi abi dönüp yüzüme şaşkınca baktı. ben de kendisine ''abi valla yanlışlıkla oldu bakışı attım''. o da bana ''sen ne tatlı şeymişsin'' bakışı attı. o korkuyla ben hemen pisuvarın birine işeyerek kaçıverdim tuvaletten. belki de pisuvara değilde donuma işemişimdir. hatırlamıyorum şimdi.
başkent olması dışında bi espirisi olmayan özelliksiz şehir.
hayatımın geçmekte olduğu şehir. doğma büyüme ankaralı olan herkes gibi şehrimi iyisiyle kötüsüyle seven biri olarak şu an acı çekmeme sebep olan şehirdir. iyisiyle de kötüsüyle de insanı kendine bağlıyor. kendi halinde, yalnız kalmış bir şehir gibi. aşkın kısıtlı imkanlarla, en tatlı yaşandığı şehirdir bana göre.
gridir, memur şehridir gibi şeylere gülünüz. Zaten Ankara'nın öğrencileri de orada yaşayan diğer insanlar da bu gibi şeylerle oldukça dalga geçmektedir. evet gri uzun yolları , takım elbiseli memurları üniversite öğrencileri, ben travesti Asu tel.. bla bla yollara dökülmüş resimli kartları falan mevcuttur. ama bunların hepsi istanbul'da da mevcuttur.
Fakat atlanan bir taraf varsa oda Ankara'nın ayrıcalıklarıdır. mesela atamızın orada yatıyor oluşu ya da orada iyi bir tiyatro izleyicisin oluşunu söyleyebiliriz. Oradaki insanlar her oyunu ayakta alkışlamazlar mesela.
sanırım Ankara'nın Bursa'nın ya da diğer tüm şehirlerin istanbul'da yaşayanlar tarafından ötekileştirilmesinin sebebi istanbul'un büyüsünden kaynaklanıyor. istanbul havası, suyu, otobüsü, çöpüyle benim dışımdaki her şehir köydür diyor adeta.
Fakat atlanan bir taraf varsa oda Ankara'nın ayrıcalıklarıdır. mesela atamızın orada yatıyor oluşu ya da orada iyi bir tiyatro izleyicisin oluşunu söyleyebiliriz. Oradaki insanlar her oyunu ayakta alkışlamazlar mesela.
sanırım Ankara'nın Bursa'nın ya da diğer tüm şehirlerin istanbul'da yaşayanlar tarafından ötekileştirilmesinin sebebi istanbul'un büyüsünden kaynaklanıyor. istanbul havası, suyu, otobüsü, çöpüyle benim dışımdaki her şehir köydür diyor adeta.
yaşamayı bilenler için varolan bir şehir.
sakin, dingin, düzenli...
insana huzur veren, özlenen şehir ankara.
sakin, dingin, düzenli...
insana huzur veren, özlenen şehir ankara.
belirli aralıklarda gittiğim, gittiğimde anneannem yüzünden fıtık olduğum, mahalle anlayışını sürdürebilen, henüz tam olarak komşuluğun ölmediği, sokakta düğün yapılabilen, sık sık kavga çıktığına şahit olduğum, ilk defa deniz bisikletine gölde bindiğim, denizi olmayan güzel şehir. zaten içindeki arkadaşlar değil midir o şehri güzel yapan.
Gündemdeki Haberler