bugün

/400
8 ayı bitirdiğim şehir. yavaş yavaş öğreniyorum buraları, tanımaya başladım insanları, nasıl yaşanır neler yapılır hepsini öğreniyorum. ama çözemediğim bir kasvet var bu şehirde. insanın canını sıkan bir şeyler, özellikle de geceleri. aynı zamanda nedenini bilmiyorum ama sevdim sanırım bu şehri, sevmeye başladım. diyorlar ya ankarayı seven çok sever, sevmeyen nefret eder diye. galiba ben ilk gruba dahil olma yolunda emin adımlarla ilerliyorum, ah bir de şu soğuğu olmasa ya la. *
yoktan var edilmiş bir kent olması cumhuriyetin getirdiği çağdaşlaşmanın somut bir örneğidir. bana göre ankara gerçek bir cumhuriyet kentidir.
Bir insan bir şehri ne kadar çok sevebilirse o sevginin 1 milyon katını düşünün. işte ankaraya karşı sevgim budur. Denizinin olmayışı onu daha da kuru ve ciddi yapar. Herkese kalbini açmaz. Ama kalbi de tunalıdır tabii kişiye göre de değişebilir bu. Seymen parkında Dengesiz Herifler klip çekmiştir. Bir çok başarılı rock müzik grubunun anavatanıdır ayrıca da.
şu an yağan eşsiz seyrek yağmur ve bulunduğum yerin manzarası paha biçilmez.
güzelliğine güzellik katacak şehir.

sevgilimde benimle artık.

son 1 hafta 7 gün 168 saat 10080 dk.

sevgilim yanındayken sırtım yere gelir mi benim? sevgilim benim herşeyim.

artık renklenmeye başladın işte 1 yıldan sonra.

ankara'nın güzelliği size ne ifade ettiğidir. benim için o şeyde sensin sevgilim.

koş gel bana sonra koşup yanına gelme sırası bende.

heycan ve mutlulukla dolu kalbim. senle dolu.**
görsel *
(#19464730) 2 gün güneş yaktı diye yaz geldi sananlar bana inanmıyordu. dışarı çıkın ve yağmurun tadını çıkarın.
ANKARA'yı merak ediyorsun değil mi, etme..!
Bundan sonra kapına çıkmayacak hiçbir cadde.
Hiçbir kaldırım taşına değmeyecek gözümün yaşı.
Gönül denizine inen her yokuş hızlandıracak adımlarımı, kaçar gibi uzaklaşacağım senden.
Sırtımı bir banka verip soluklanacağım kimi zaman.
Gözümün önünden geçecek film şeridine hapsedilmiş silik anılar.
Bir şarkı, bir iki resim.
En çok kelimeler dökülecek dudaklarımın arasından.
Yıldız olmayacak mesela bu gece.
insanların gürültüsüne karışacak 50.Yıl'da esen rüzgarın o hoş sesi.
Kendine ne kadar büyük bir coğrafya açmışsın içimde, dünya haritasına sığmıyorsun.
Ne devasa bir özlemdir ki bu, hasretini nereye koysam taşıyorsun.
Kepenkleri seni görebilmeye açılmış gözlerimle yabancı suratları yokluyorum.
Kızılay'da otobüs duraklarına önceden sözleşilmiş buluşmalar yağıyor.
Sakarya'da önünden geçtiğim meyhanelerden tokuşturulan kadeh sesleri duyuluyor.
Ve anlıyorum ki Ankara'da her şey en az iki kişilik yaşanıyor.
havası fahişe bir kadının davranışlarını aratmamaktatır; öyle tutarsız öyle dengesiz.
hala yaz gelmeyen şehirdir. hani yaz gelecekti.*
iç Anadolu Bölgesinin Yukarı Sakarya Bölümünde yer alan, ilkbaharda kırk ikindi yağışları (konveksiyonel yağış)nın görüldüğü şehir.
istanbul gibi trafiği insanı çıldırtmıyor, gerçi istanbul da ben de çıldırmıyorum ama. ama müzik olayı istanbul bar mekanları ile yarışamaz. bara, mekana takılan müdavimler de istanbul ile yarışamaz. kalite farkı ve saç uzunluğu farkı var. *
aşktır..
ankara'nın en güzel yanı istanbula'a dönüşüdür sözünü sonuna kadar haklı çıkaran şehir. bu sözden sıkılan ve eleştiren ankaralılar var hatta behzat ç. bir bölümünde "gidin o zaman" türü bir şeyler söylemişti. kusura bakmasınlar ama zaten mecbur olmayan adam ankarada neden yaşar çözemedim ben.

görülen en bariz şey çok eski bir şehir olması. yani binalar, yollar, üst geçitler, her şey eski. bazı kişiler twitterda vakit geçirmekten kente bir şeyler yapmayı unutmuş sanırım.

bir tane meydan * ve burdan ayrılan 3-4 tane caddesi var. her yeri yürümek 2 saat sürer, araba veya otobüsle gitmek de aynı. caddeleri dar olduğu için trafik sıkıntısı var. ayrıca benim denk geldiğim otobüs şöförleri medeniyet olarak istanbuldan 20 yıl geride. öyle ki adam inecek yolcu varken 2 durak boyunca durmadı, bir diğeri de 30 derece sıcakta klima yerine kalorifer açtı ve 10 dk kadar kapatmamakta ısrar etti. metro desen zaten 4-5* duraktan ibaret hafif raylı sistem.

güzel bulduğum tek yanı ise kaldırımların çok geniş olması. biraz mecburiyetten de olsa herkes yürüyor ve dikkatimi çeken bir konu da insanların kilolu olmaması. o kadar yürümeye kilo kalmıyor tabi. ayrıca istanbula kıyasla ucuz bir şehir ama hangi şehir istanbuldan pahalı ki zaten ?

bir istanbullu olarak beni en çok şaşırtan şey ise deniz olmaması * yani aslında deniz olsa 1 hafta falan yaşanılır bir şehir*. zaten her yere yapay göller ve süs havuzları yapılmış, başka türlü halkın su görme şansı yok. yeterince yeşil alan da yok, yol kenarlarında olan ağaçlar da yeşil değil zaten, şehrin mat görüntüsüne ayak uydurmuşlar.

sonuç olarak mecburiyetten 24 saatimi geçirdiğim ankara hakkında fikirlerim bunlar. hadi ordan diyenler olacak eminim ama kendilerine bir sorsunlar, başkent olmak haricinde ne özelliği var ?
osmaniye den gelen birisi tarafından "taşra" diye adlandırılan şehir. gören de osmaniye yi dünyanın merkezi sanacak.
26.05.2013 tarihinde saat 12 de arena spor salonunda hayrat vakfının sempozyumunun olduğu şehirdir.
*
ankara'yı çok özledim.

- özledim: yüklem-

ben: gizli özne-

çok: miktar zarfı-

ankara'yı: b.li nesne-

ANkara yı özleyince gizli özne olmamalıyım ben. açıktan olmalı bu sevda. bir bakışta görülmeli. adı konmalı. bir anılmalıyız onunla. şehirlerden bir şehirdir ankara ama onu sevmeyene de gerçekten anlatmak mümkün değildir onu.
yemek yedikten sonra çay isteyince " yan tarafta parayla satılıyor " denen yerdir ANKARA...
türkiye'nin başkentidir. Ayrıca türkiye'deki tarihi şehirlerden biridir.
Çok sayıda yaralı ve gözaltı olan şehir.
istanbul'dan sonra epey karışan şehir.
amına koyulan şehir. bi günde siktiler yepisyeni başkaneti la.

https://pbs.twimg.com/med...BLthBE1CYAAlkq0.jpg:large
gazzevari sahnelerin yaşandığı şehir. lan ülke iç savaşa gidiyor. ortadoğu'dan ne farkımız kaldı? yapmayın! her şeyi abartıyoruz, her şeyi.
http://www.ustream.tv/channel/ozererdogan

şu şekilde ne olduğu izlenebilir. şerefinizi sikeyim hala daha yeter artık diyeniniz var mı???? işte millet orada böyle çatışıyor.

ne için??? ne için amk ne için ulan ne için????? siz evinizde otururken karınızla kızınızla dışarı çıktığınızda sakallı orospu çocuğunun biri ne bu hal diye size bıdı bıdı etmesin diye.
daha yaşanılabilir bir ülkede hayat sürdürün diye, doğacak çocuklarımız daha özgür insanca yaşasın diye....
ulaşımını metrodan sağlayanların, kızılay durağın da metrodan indiği gibi ağzını ve burnunu sokağa çıkana kadar kapatması gereken şehir.

geceden kalan inanılmaz bir gaz var, yakınlarında astım gibi hastalığı olanlar kesinlikle uyarıda bulunsun.
© copyright 2005 - 2026