bugün

/400
14 mart 2013 perşembe günü en düşük sıcaklığı 6 , en yüksek sıcaklığı 20 derece olacak şehir.
son iki gündür tişört ile gezdiren şehir. bir de bu şehir adamı yoruyor la.
şu aralar bir şarkıyla sürekli aklımda ve dilimde olan şehir. dua ediyorum bu şarkı aklımdan dilimden gitsin diye. allah'ım nereden duydum ben bunu? angara bebesi uuuu!
(bkz: ankaralı hüseyin-murat bal bize her yer ankara)
Insan ve araç trafiği gün geçtikçe artan, yavaş yavaş insanı yormaya başlayan şehir.

- bi' milletvekili bu şehre denizi getirsin lütfen.
15 mart 2013 cuma günü en düşük sıcaklığı 16 , en yüksek sıcaklığı 25 derece olacak şehir.
gün itibariyle havanın sıcak olmasına rağmen, dışarıda gezmeye müsait etmeyen şehir. bu nasıl bir fırtınadır; çatıları sallamış, tavanları çatlatmış, sıva döktürmüştür.
bugün, sevimsizlikte tavan yapmış havaya sahip şehir.

toz banyosu yaptırmıştır.
yaklasik 15dk sirali elektrik kesintilerine maruz kalmistir.
bu yıl yaşayamadığı kış tutkusunu bugünkü fırtınayla atmaya çalışmış şehirdir. Normalde mart ayında ankara da g.t donduran soğukları yaşanması gerekirken bu yıl gömlekle gezdirmiştir. 'gri şehir' sözcüğünü bugünkü toz bulutlarıyla tam anlamıyla gerçeğe dönüşmüştür. Fırtınadan üst geçitler sallanmış, brandalar uçuşmuştur. Tabi bukadar fırtına insanda baş ağrısı yapabilir ama mide bulantısı nedir anlayamadım. Fırtınadan insanın midesi bulanır mı? Benim bulanıyor, bugünkü fırtına bu derece içiml bulandırdı.
tam da geceye akalım derken fırtınayı patlatan şehir.
16 mart 2013 cumartesi günü en düşük sıcaklığı 7, en yüksek sıcaklığı 12 derece olacak şehir.
bir gün içerisinde dört mevsimi birden yaşayan enteresan şehir. herşeye rağmen kendisini seviyoruz.
Tiftik keçisinin yetiştirildiği yerdir, konsolosluklar bu şehirde bulunur, 13 ekim 1923 tarihinde başkent olmuştur, Atatürk'ün mezarı bu şehirdedir.
soğuk, rüzgarlı, aşırı resmi, denizden uzak bir şehir. insanları da şehrin bu özelliğine uymaktalar genelde. güleç bir esnafa, yardımlaşan insanlara rastlamanız zor bu şehirde.
aşkların bile bir garip ankara
çiçekler açarken bile dökülen yaprakların aklımda
at kestaneleri ayaklarımın altında
gökyüzün neden gri?
insanların neden böyle suskun ankara?
beş para etmez, bozkırın ortasında, insanları soğuk ve nobran, iklimi soğuk, cumhuriyet sayesinde başkent olmuş fakat sahiplenmemiş, yüzüne tükürülmeyecek megaköy bir şehirdir. yıllardır aynı şehremini tarafından hem yönetilmekte hem de düzülmektedir.
seviyorum seni göz bebeğim. aşk derecesinde sevilen şehir.
(bkz: vega)
sevene aşk, sevmeyene aşk acısı.
insanları kaba görgüsüz efendim bu şehrin, birbirlerine ''bebe bebe'' diye hitap ederler, gardaşım deyip arkanızdan iş çevirirler, sizin anlayacağınız gardaşım ayağı göt ayağı bu şehrin insanlarından uzak durun.
yaşıyoruz işte yıllardır. bakalım.
Ebesinin dini, dedirten şehirdir.
Ulan bu mevsimde, hele de böyle şiddette, hele hele böyle lapa lapa kar mı yağar.
Hayır yağsın tamam da, yarın akşama dona çekecek, yollar piste dönecek, göt üstü düşmemek için bin türlü şekle girecez...
Ayarını seveyim ankara.
7 yıl olmuş geleli. Aynı zamanda 7 yıl olmuş gidemeyeli. dışarıdan gelen için ankaranın kısa özeti böyledir diye tahmin edilir, en azından benim için tablo budur.
bu yil hic yagmadigi kadar kar an itibariyla siddetli bir tipi esliginde yagiyor. ama bu sicakta sabahi goremeden eriyip gidecekler. keske hep kis olsa bu sehirde hep kar yagsa.
özlediğim, hasret kaldığım şehir. ayazını bile özledim ankara..
© copyright 2005 - 2026