bugün
- 500 liralık çorap giymek2
- özgür irade yanılsaması ve günlük hayat3
- sözlükte sizi kim tanıyor22
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız22
- kadınların bir erkekte aradığı kriterler18
- kiraz cicegi kolonyasi45
- şişman kızla sevgili olan erkek2
- bulgur pilavının kötü bir yemek olması10
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi6
- hiç fuhuş yaptınız mı9
- ahmet telli8
- meyveli soda içen erkek8
- hayat kalitesini düşüren şeyler2
- yazarların hayatlarının 1 yılını satacakları fiyat12
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi17
- 43 bin entry girmek2
- 35 yaşına gelip evlenmemiş erkeğin asıl amacı8
- mezun olunan okula yıllar sonra tekrar gitmek10
- 2026 dünya kupası30
- aylık 422 bin tl iyi para mıdır sorunsalı5
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı24
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi15
- karşı cinste hayran olunan özellik4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- hayatından 1 yılı kaça satarsın9
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu10
- melkor4
- messi vs maradona7
- ateist6
- şimdiki aklım olsa4
- mehmet okuyan12
- 14 temmuz 2026 fransa ispanya maçı3
- karadedeler olayı5
- askeri ücretle erdoğanı savunan tip11
- kim kimin fakesi10
- geri zekalı demek hakaret mi3
- trakyalı kadın isimleri4
- göksel ve teoman evlenseydi ne olurdu5
- fıstık gibi kızın ter kokması4
- sözlük erkeklerinin kurabiyeleri9
- 11 temmuz 2026 pentagon'un 4 ufo belgeleri2
- örgüt mensubu5
- abd iran ateşkesinin kalıcı olamaması10
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler7
- anın görüntüsü11
- sözlük yazarlarının tatlıları18
- kuran da namazın olmaması21
- türk kızlarının keko adam sevmesi4
- izlenilen ilk yabancı dizi12
- inanmıyorsanız bari saygı duyun6
filmi izlemedim ama yorumlardan gördüğüm kadarıyla; filme leyla ile mecnun dizisinden, ismail abi'nin mantar aramaya gittiği bölümde, taşa kolunu sıkıştırması sahnesinden bir gönderme var.
lappppssssss
lappppssssss
filmi izleyenlere tavsiyem youtube'den bu filme konu olan arkadaşın gerçekten yaşadığı, kendisini kaydettiği videoları izlemeleridir.
yaşanmış bir olaydan konusunu alan, durağan bir film.ekran karşısında öylece adamın kurtlulmasını bekliyorsun, gülmeden, korkmadan.sadece bekliyorsun, böyle bir film.
gece yarısı empati kurarak bütünleştiğim film. tek başına muhteşem bir film yaratmışlar. senaryoyu esas yaratan aron ralston efendidir elbette.
kendilerinin mahsurken çektiği orjinal video görüntüleri :
http://ulu.so/uahcoe
http://ulu.so/u5688a
kendilerinin mahsurken çektiği orjinal video görüntüleri :
http://ulu.so/uahcoe
http://ulu.so/u5688a
elemanın o iki kız ile tanışıp o çukurumsu bölgeye düştükten sonra filmi ileri sarma tuşuna basılı tutarak 10 dakikada bitirdiğim film.
127 hours izleyen insan modeli ;
- oğlum nereye gidiyosun bakiim?
+ ya anne allah aşkına gelmişim 21 yaşın... anne önce ezgilere gidicem üsküdar'da oturuyorlar oradan kafamıza göre muhtemelen taksim'e gidicez, mekan tercihimiz nevizade olur muhtemelen arka bahçe'de kafaları çekeriz sonra da sarı minibüslere biner kerim'lere gider orada topluca sabahlarız.
- oğlum nereye gidiyosun bakiim?
+ ya anne allah aşkına gelmişim 21 yaşın... anne önce ezgilere gidicem üsküdar'da oturuyorlar oradan kafamıza göre muhtemelen taksim'e gidicez, mekan tercihimiz nevizade olur muhtemelen arka bahçe'de kafaları çekeriz sonra da sarı minibüslere biner kerim'lere gider orada topluca sabahlarız.
yüz yirmi yedi ağvırs diye okunur genelde.
buried filmine benzeyeceğini sanmıştım.
benzer yanları vardı tamamen farklı bir son oldu.
eğer bu yorumumu filmi izleyim mi ? izlemeyim mi? düşüncesiyle okuyorsan izle.
benzer yanları vardı tamamen farklı bir son oldu.
eğer bu yorumumu filmi izleyim mi ? izlemeyim mi? düşüncesiyle okuyorsan izle.
"Bu kaya hayatım boyunca beni bekliyormuş. Hayatım boyunca buraya sürüklenmişim." sözleriyle varoluşsal şoklar yaşamamıza vesile olan; izledikten birkaç gün sonra gittiğim Saklıkent Kanyonu'nda suyun içinde kilometrelerce ilerlerken yerin yüzlerce metre yukarısında kanyonun en tepesinde sıkışan taşın yahut kurumuş ağaç gövdesinin düşme ihtimalini düşünmeme, düşündükçe ürpermeme ve o anları kafamda bir kez kendi hikayem olarak yaşamama vesile olan filmdir.
notlarım:
*sonu başından belli
*yapmacık
*zaman kaybı
*sonu başından belli
*yapmacık
*zaman kaybı
Beklenilenin aksine sıkıcı değil.
atlaya atlaya kendimi sıka sıka izlediğim bir film. Tek sahnelik film istiyorsanız "Buried" filmini öneririm.
--hafif doz spoiler ve minimal tanım--
''siz siz olun çin malı çakı vs. kullanmayın, körelmiş zaten bu falanca * ürünün yanında verilmişti o üründe dandikti'' gibi akılda kalıcı lezizlikte bir tespit sunan repliği içeren filmdir.
--hafif doz spoiler ve minimal tanım--
sözlük yorumlarının tamamını okudum öncelikle. çok olmasa da bazı yazarlarca sıkıcı bulunmuş 127 saat. ben de filmin en mühim artısının 90 dakika gibi bir süre de kısıtlı konu ve tek oyuncu çerçevesinde dahi zerre sıkmamış olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. bu elbet oyuncu ve yönetmenin başarısından geçmekte. inandırıcılık kalibresi yüksek tutulmuş. bir into the wild veya cast away olmasa da zevkle izletiyor kendisini. zaten o filmlerde başrol oyuncularının üstün performansına odaklıydı. 127 saatte kısmen öyle.
çaresizlik ve umut kadar zeka da mücadelenin dozunun artmasına neden oluyor. bu kavramlar kendince örtüşüyor yer değiştiriyor ve hayatta kalma mücadelesi devam edip gidiyor. özellikle kamera kayıtları, hayalle gerçeklerin dışavurumu, geçmiş yaşantılardan kaynaklı pişmanlık ve anne baba sevgisi, umursamazlık vs. tümden masaya yatırılıyor. bir özeleştiri ağı kuruluyor yaşam mücadelesi devam ederken. bu sahneler filmin vites büyütmesine sebep olurken, danny boyle'nin trainspotting 'te yaptığının tam tersi olabilecek argümanlara/ ders veren sona yaklaşılmasının filmlerin arasında büyük mantalite farkı yarattığını görmezden gelemeyiz.
click 'te sona yaklaşıldığında göze sokulan mesaj gibi evden çıkarken annenize babanıza nereye gittiğini haber verin teması ısrarla vurgulanıyor. her şeyden bağımsız, zekanın tetikledikleri hayaller ve yaşanmışlıklarla bir hayatın gözün önünden nasıl geçtiğini gösteren haliyle izlenmesi gereken oyuncu odaklılığı su götürmez bir danny boyle filmi.
ben olsam ne bok yerdim kısmını film birçok izleyiciye layıkıyla geçirmiştir (bir minimal empati kurdurmuştur) o halde iyi bir film bu! izleyin...
10 üzerinden 7,5!
''siz siz olun çin malı çakı vs. kullanmayın, körelmiş zaten bu falanca * ürünün yanında verilmişti o üründe dandikti'' gibi akılda kalıcı lezizlikte bir tespit sunan repliği içeren filmdir.
--hafif doz spoiler ve minimal tanım--
sözlük yorumlarının tamamını okudum öncelikle. çok olmasa da bazı yazarlarca sıkıcı bulunmuş 127 saat. ben de filmin en mühim artısının 90 dakika gibi bir süre de kısıtlı konu ve tek oyuncu çerçevesinde dahi zerre sıkmamış olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. bu elbet oyuncu ve yönetmenin başarısından geçmekte. inandırıcılık kalibresi yüksek tutulmuş. bir into the wild veya cast away olmasa da zevkle izletiyor kendisini. zaten o filmlerde başrol oyuncularının üstün performansına odaklıydı. 127 saatte kısmen öyle.
çaresizlik ve umut kadar zeka da mücadelenin dozunun artmasına neden oluyor. bu kavramlar kendince örtüşüyor yer değiştiriyor ve hayatta kalma mücadelesi devam edip gidiyor. özellikle kamera kayıtları, hayalle gerçeklerin dışavurumu, geçmiş yaşantılardan kaynaklı pişmanlık ve anne baba sevgisi, umursamazlık vs. tümden masaya yatırılıyor. bir özeleştiri ağı kuruluyor yaşam mücadelesi devam ederken. bu sahneler filmin vites büyütmesine sebep olurken, danny boyle'nin trainspotting 'te yaptığının tam tersi olabilecek argümanlara/ ders veren sona yaklaşılmasının filmlerin arasında büyük mantalite farkı yarattığını görmezden gelemeyiz.
click 'te sona yaklaşıldığında göze sokulan mesaj gibi evden çıkarken annenize babanıza nereye gittiğini haber verin teması ısrarla vurgulanıyor. her şeyden bağımsız, zekanın tetikledikleri hayaller ve yaşanmışlıklarla bir hayatın gözün önünden nasıl geçtiğini gösteren haliyle izlenmesi gereken oyuncu odaklılığı su götürmez bir danny boyle filmi.
ben olsam ne bok yerdim kısmını film birçok izleyiciye layıkıyla geçirmiştir (bir minimal empati kurdurmuştur) o halde iyi bir film bu! izleyin...
10 üzerinden 7,5!
aron ralston adında bir dağcının 2002 yılında blue john kanyonunda yaşadığı bir hikayeyi anlatmaktadır. james franconun parladığı filmdir, kendisi resmen döktürmüştür. olayın gelişimi aronın elinin 127 saat boyunca bir kayanın altında sıkışması ile gerçekleşir. busüre zarfı içerisinde aron kurtarılmayı bekler ve hayatta kalma mücadelesi verir, lakin son nefesini tükettiğini düşündüğü bir anda gelecekteki oğlunun hayali ile uyanır ve kolunu kesip kayadan kurtulur. inanılmaz bir öyküdür harika bir motivasyon kaynağıdır. zaten aron ralston şu anda yaşam koçluğu yapmaktadır. bir çok kişi için ilham kaynağı olan bu film kesinlikle izlenmelidir.
anafikir iyi tabi. (bkz: ben haticeye değil neticeye bakarım)
lan bu film nereye gidecek dediğim sanki sıkıldığımı hissettiğim ama daha sonrasında kolunu keserek beni yeniden uyandıran filmdir.
acılar içinde ekrana baktığınız film.korku yok, aşk değil, macera ı-ıh.sadece acı çekiyorsunuz ve filmin bitmesini bekliyorsunuz.o kadar uzun geliyor ki bu bekleme size neden filmin adı '127 saat' anlıyorsun.konusu gerçek hayattan alınmış, ödüllü bir film.filmi bu kadar durağanken izlenilir yapan en önemli faktör ise şüphesiz danny boyle.
kendini izlettirdikten sonra, hass-ktir oğğğğğlluumm dedirtebilecek bir film. 'işte budur' dedirtti.
izlenebilir filmdir. aslında çok özel değil ama kendini seyrettiriyor.
izlemeyin. kesinlikle. sadece bu kadar diyorum. spoiler veririm de, ömrünüzden boşu boşuna o kadar saat gitmesin. onun yerine awakenings i izleyin.
yaşanmış olayları anlatan filmler güzel olur mantığıyla izledim maalesef. kötü değil çok süper de değil.
aron ralston'ın söz konusu 127 saatlik kabusu sırasında aldığı kamera kaydı izlendiğinde bir macera filminden çok daha fazlası olduğu anlaşılabilir.
https://www.youtube.com/watch?v=NerTo86BE9w&feature=related
https://www.youtube.com/watch?v=NerTo86BE9w&feature=related
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar