bugün
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul31
- pkk kürt ağa ve kürt feodallere ne yapmış23
- boşanma sebepleri4
- izmir bok kokuyor deyince seri eksilenmek22
- togg6
- mevlid kandili9
- sözlükte tayyip erdoğan ı savunmak8
- özel sektörde çalışmak3
- anı yaşa3
- solomun2
- eski arkadaşların eski tadı vermemesi4
- peygamberim diyenin şizofreni damgası yemesi4
- askerde çarşıya çıkmak5
- şiddetli geçimsizlik2
- islam barış dinidir22
- evlenilmeyecek erkekler listesi7
- ankara9
- aşkım pyongyang'a gidelim7
- ekrem imamoğlu rumdur diyince seri eksilenmek7
- sarapci koala12
- sözlük kızlarının kombinleri10
- egosuz doktorlar7
- evlilik birliğinin temelinden sarsılması2
- geçmişte yaşamak3
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı11
- pornoya fiziki katılım5
- kahve10
- yozlaşmış bir toplum olduk2
- erdek3
- kitap okumaya geç başlamak8
- anın görüntüsü16
- milyonfest3
- birader yazar erecto beydir3
- vildan'u muhalledun3
- doğadaki özgürlük2
- her yer bok kokuyor arkadaş her yer11
- anayurt oteli3
- oytun erbaş6
- eski nickaltına bakıp duygulanmak2
- kill em all2
- günün karikatürü2
- laik teyzelerin fenotipi34
- cin filmleri5
- edepsizce entry girmek5
- okul zorunluluğu2
- ik nefreti6
- kabala2
- dinozor metalci3
- sözlükten bayan düşürmek4
- sarhoş2
entry'ler (2406)
dın dın dınıdın dın dını dın dını
dın dın dınıdın dınınıııııı
şeklinde orhan gencebay'a bağlanabilendir.
dın dın dınıdın dınınıııııı
şeklinde orhan gencebay'a bağlanabilendir.
interaktik sözlükler sıralamasında bu ay 9. Sıraya kadar yükselen butik sözlük.
içtiğim sigara mentollü kent
superman aslında clark kent
superman aslında clark kent
3. yılını kutlamak üzere olan sözlük. sanırım bir house party patlatılacak. bir de neredeyse herkesin tanış olduğu ender sözlüklerden. yakında da versiyon 3 çıkacak ve altyapı daha işler hale gelecektir.
sabancı holding'de staj görüşmesindeyim. bina o kadar taşaklı bir bina ki x-ray'lerden mi geçmedim, üstüm mü aranmadı, telefon numaram mı istenmedi. neyse çıktık işte ilk başta insan kaynaklarıyla görüşeceksiniz eğer uygun görülürseniz asıl biriminizde bir mülakat daha olacak dendi. dedim eyvallah, bindik asansöre 15. katın düğmesine bastık, geçtik toplantı salonuna. hafif bir müzik çalıyor, arkada sabancı holding yönetim kurulu fotoğrafları falan. öyle bir göz gezdirirken insan kaynakları departmanının görevlisi hanımefendi geldi. mülakata kendini biraz anlat sorusuyla başlayınca ben bi dumur oldum. ne anlatsam ki, işte dedim kitap okurum, okulum şudur, ortalamam budur ve saire. şunu da söyleyeyim bu staj meselesi ortaya çıkmadan birkaç hafta evvel hasbelkader murat sabancı'yla alakalı bir haber okumuştum, işte kendi parasıyla okumuş, aileden ayrılmış kendi işini kurmuş falan ama bu bilgiler hayal meyal hatırımda. sonraki diyalog şu şekilde cereyan etti;
- peki ikinci afoo bey, sabancı holding hakkında ne biliyorsunuz?
+ (bu nasıl soru lan allahsız tosbağa) ııı, birçok yan şirketi var sabancı grubunun, avivasa, teknosa, iklimsa gibi, yanılmıyorsam toyotasa vardı eskiden ama ayrıldılar. bir de hacı ömer sabancı bey ayrılmış diye duymuştum. (haber okuyorum artisliği üzerinden prim yapmaya çalışmalar)
- evet hacı ömer bey kurucumuzdu, vefat etti.
+ (domates surat) ııoehhıııı evet, aramızdan ayrıldı. (sıçıp sıvamak)
- ...
sonucu siz tahmin edin.
- peki ikinci afoo bey, sabancı holding hakkında ne biliyorsunuz?
+ (bu nasıl soru lan allahsız tosbağa) ııı, birçok yan şirketi var sabancı grubunun, avivasa, teknosa, iklimsa gibi, yanılmıyorsam toyotasa vardı eskiden ama ayrıldılar. bir de hacı ömer sabancı bey ayrılmış diye duymuştum. (haber okuyorum artisliği üzerinden prim yapmaya çalışmalar)
- evet hacı ömer bey kurucumuzdu, vefat etti.
+ (domates surat) ııoehhıııı evet, aramızdan ayrıldı. (sıçıp sıvamak)
- ...
sonucu siz tahmin edin.
kasımpaşa'ya olimpiyatta taktığı nedir acaba dedirten.
yalanına sokuyumculara edit : https://www.youtube.com/watch?v=lxoiMXgTUbA
yalanına sokuyumculara edit : https://www.youtube.com/watch?v=lxoiMXgTUbA
çok enteresan değil ama anlatayım.
bu aralar acayip bir gerginlik var üzerimde, resmen bana dokunan bin ah işitiyor, öyle bir negatif elektrik birikmiş ki vücudumda dokunanı çarpıyorum sözlük.
bu aralar stresli bir dönemdeyim, sürekli belgeler hazırlayıp birilerine sunuyorum ve bu üzerimde baskı oluşturdu. en ufak bir geciktirmeye bile tahammül edemez duruma geldim. bugün yine bankadayım, önceki gün hatalı bir işlem yapmama neden olan kadından hesap sormak için numara aldım gişeden. bekliyorum. o esnada çocuklu bir hanım oturdu yanıma. çocuk acayip yaramaz bir tip, koşturuyo banka içerisinde, çiuuuv çiuuuv diye bağırıyor. güvenlikle silahçılık falan oynuyor. annesi de bir türlü zapt edemedi çocuğu, çaresiz. en sonunda çocuğu yakaladı kolundan ve kendisi ile arama oturttu zorla. ama kadın da coolluğundan taviz vermediği için çemkirmiyor çocuğa, ben küçükken böyle yapsam annem çemkirir, susturur ama babam kollardı beni. velhasıl kadın baktı kendisi bir hal çare bulamayacak beni göstererek çocuğa dönüp "- bak bir daha yaramazlık yaparsan abi sana kızar, di mi abisi?" ben de öyle boş boş bakıyorum, ilk defa bir çocuğa kızmam, onu sükunete davet etmem talep edilmişti. ne yapacağımı bilemiyordum, ama o esnada banka işlemimin de yanlış yapılması, deadline'ları kaçırmama telaşı, sıra beklemenin verdiği huzursuzluk, dünyada işini doğru düzgün yapmayan tüm insanlara olan gıcığım birleşip çocuğa patladı. usulca yaklaştım çocuğa, sakallarımı daha iyi görmesi için bir saniyelik bir es verdiğim ve en sakin ses tonumla "- bir daha yaramazlık yaparsan, seni tutar camdan aşağıya fırlatırım, hayatın boyunca jelibon yiyemezsin, anladın mı!!" çocuk pöykürerek bağırmaya başladı, annesi öyle bir bakış attı ki normal bir zamanımda kalkar gider bankaya başka zaman gelirdim ama o kadar sinirli ve stresliydim ki hiç istifimi bozmadan elimdeki numaraya bakıp sıramı beklemeye devam ettim.
demem o ki, herkes işini doğru dürüst yapsın amınakoyim!
bu aralar acayip bir gerginlik var üzerimde, resmen bana dokunan bin ah işitiyor, öyle bir negatif elektrik birikmiş ki vücudumda dokunanı çarpıyorum sözlük.
bu aralar stresli bir dönemdeyim, sürekli belgeler hazırlayıp birilerine sunuyorum ve bu üzerimde baskı oluşturdu. en ufak bir geciktirmeye bile tahammül edemez duruma geldim. bugün yine bankadayım, önceki gün hatalı bir işlem yapmama neden olan kadından hesap sormak için numara aldım gişeden. bekliyorum. o esnada çocuklu bir hanım oturdu yanıma. çocuk acayip yaramaz bir tip, koşturuyo banka içerisinde, çiuuuv çiuuuv diye bağırıyor. güvenlikle silahçılık falan oynuyor. annesi de bir türlü zapt edemedi çocuğu, çaresiz. en sonunda çocuğu yakaladı kolundan ve kendisi ile arama oturttu zorla. ama kadın da coolluğundan taviz vermediği için çemkirmiyor çocuğa, ben küçükken böyle yapsam annem çemkirir, susturur ama babam kollardı beni. velhasıl kadın baktı kendisi bir hal çare bulamayacak beni göstererek çocuğa dönüp "- bak bir daha yaramazlık yaparsan abi sana kızar, di mi abisi?" ben de öyle boş boş bakıyorum, ilk defa bir çocuğa kızmam, onu sükunete davet etmem talep edilmişti. ne yapacağımı bilemiyordum, ama o esnada banka işlemimin de yanlış yapılması, deadline'ları kaçırmama telaşı, sıra beklemenin verdiği huzursuzluk, dünyada işini doğru düzgün yapmayan tüm insanlara olan gıcığım birleşip çocuğa patladı. usulca yaklaştım çocuğa, sakallarımı daha iyi görmesi için bir saniyelik bir es verdiğim ve en sakin ses tonumla "- bir daha yaramazlık yaparsan, seni tutar camdan aşağıya fırlatırım, hayatın boyunca jelibon yiyemezsin, anladın mı!!" çocuk pöykürerek bağırmaya başladı, annesi öyle bir bakış attı ki normal bir zamanımda kalkar gider bankaya başka zaman gelirdim ama o kadar sinirli ve stresliydim ki hiç istifimi bozmadan elimdeki numaraya bakıp sıramı beklemeye devam ettim.
demem o ki, herkes işini doğru dürüst yapsın amınakoyim!
en azından beraberliği koparacağımıza gönülden inandığım maçtır. güldürün şu yüzümüzü.
ağır ülkücü.
geldi yine mübarek gün
bir çırpıda geçti, sanki dün
aşık afoo'nun derdi devasız
özgürlüğü diler onunçün
bir çırpıda geçti, sanki dün
aşık afoo'nun derdi devasız
özgürlüğü diler onunçün
hiram usta'nın lakabıdır. masonlara da dul kadının çocukları denilir.
(bkz: dul kadının oğlu)
hiç askere yardım ettiği için köyü yakılan biri tarafından söylemiş bir cümleye benzemiyor. madalyonun öteki yüzü.
lat. hayat döngüsü.
çayı karıştırdıktan sonra çay kaşığı ince bellinin oval ucuna üç (rakamla 3) defa tıklatılmak suretiyle çay kaşığında kalan son damla çay bardağa düşürülür.
amerikan vatandaşlığına sahip herkese adil yargılanma hakkı sağlayan amerikan anayasasındaki ek madde.
(bkz: due process of law)
(bkz: due process of law)
satılanın satım sözleşmesinin iki tarafına da yüklenemeyecek bir şekilde değerinin azalması yahut ortadan kalkmasıdır (telef olması).
yeni türk borçlar kanununa göre menkul satışlarda zilyetliği devredene kadar gayrimenkullerde sicile kayıt edene kadar satıcıya aittir. tabi bu prensiptir zira aksi kanundan, akitten yahut durumun gereğinden çıkarılabilir. hasar hükümleri yarar için de geçerlidir. tbk madde 208.
yeni türk borçlar kanununa göre menkul satışlarda zilyetliği devredene kadar gayrimenkullerde sicile kayıt edene kadar satıcıya aittir. tabi bu prensiptir zira aksi kanundan, akitten yahut durumun gereğinden çıkarılabilir. hasar hükümleri yarar için de geçerlidir. tbk madde 208.