bugün
- nasıl birisiniz9
- dokunulmasından hoşlanmadığınız yerleriniz7
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- kendinizde değiştirmek istediğiniz şeyler4
- kız kardeşlerim5
- üniversiteye gitme nedeni3
- napıyorsunuz9
- iyi niyetli olmak3
- sevdiğiniz kişinin sakızını çiğner misiniz5
- sözlük gıybeti12
- kronik işsiz3
- hangi tatlısınız10
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi7
- 5 ekim 20264
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi3
- hoşlanılan kızın naber lan ezik diye mesaj atması3
- gece açlığı2
- yazarların feyk nick sayısı3
- ok mesajına cevap veren erkek6
- trip atmak3
- gunluklerim aylik olmus11
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- futbol20
- uefa uluslar ligi14
- geceye bir tespit bırak5
- arkadaşlar naber ya8
- çok kötüyüm arkadaşlar4
- fatma betül sayan kaya44
- pazartesi6
- adana osmaniye depremleri ve uzman uyarısı3
- psycho killer2
- akp seçmeni16
- yazarların kötü alışkanlıkları4
- the merich7
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak18
- anın görüntüsü20
- brezilya2
- 4 ekim 2026 hollanda sırbistan maçı4
- mesajlaşırken btw yazmak9
- iyi geceler2
- yazarların güncel flört listesi7
- en toksik ilişkilerdeki seksin6
- sözlük yazarlarının pudingleri5
- arkadaşlar ben sapık mıyım3
- tabilanmanyak2
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif7
- allah5
- hangi aktörle aynı filmde oynamak isterdiniz8
- şiiri ayak kokan kadın2
- yıllar önce girdiğiniz entrynin oylanması4
çok çok başarılı bir danny boyle filmi. tek mekan filmi hem yönetmen hem de oyuncu için zor bir türdür, sahnelerin birbirini tekrar etmemesini sağlamak, seyirciyi sıkmamak meziyet gerektirir. bu sebeple filmin süresi de ortalamanın altındadır. ama her yönüyle başarılı bir filmdir, senaryonun gerçek bir olaydan alınması da filmi çekici hale getiren başka bir unsurdur.
--spoiler--
şahsen en beğendiğim kısmı, kendi kendine sabah programı yaptığı sahnedir.
-oooops !!
--spoiler--
--spoiler--
şahsen en beğendiğim kısmı, kendi kendine sabah programı yaptığı sahnedir.
-oooops !!
--spoiler--
bu işle uğraşamların faaliyetden önce izlememesi gereken filmdir. * güzeldir.
çok başarılı bir film oscar'dan boş dönmesini hiç istemiyorum. james franco filmdeki çaresizliği, pişmanlığı çok güzel oynamış. filmde biraz into the wild havası sezdim asi bir genç var ailesinin dediklerini pek takmıyor ama into the wild'dan farkı kamera kullanıyor teknolojiye henüz küsmemiş. filmde into the wild'daki gibi herhangi bir toplum eleştiriside yoktu zaten sadece o doğa havası biraz andırıyor. filmde en çok etkilendiğim sahne aron'ın hayal gördüğü sahnelerdir o kadar deli başına buyruk bir insanın bile çaresiz bir duruma düşebileceğini hatırlatıyor. kamera'da kızların bikinili görüntülerini görüp içinden geçenleri yapıcakken sonradan ''don't do that'' deme kısmıda güldürdü. ve son olarak benim filmden aldığım çıkarım ailenize haber vererek delilik yapın ya da koy kıçını kanepeye tv izle bazen daha sağlıklı oluyor en azından kol gitmez.
izlemesi çok zor olan,bitene kadar insanı şekilden şekile sokan, james franco'nun döktürdüğü film.
james franco'nun resmen tek başına oynadığı film. güzeldir, akıcıdır.
danny boyle'nin yönetmenliğinde dağcı aron ralston'un başından geçenlerin gerçek hikayesinin anlatıldığı insanı kendine bağlayan filmdir.
6 dalda oscar'a aday olmuş çok başarılı bir film.en iyi müzik dalında zaten rakip tanımaz,alır götürür.hele hele son sahnede çalınan parça o kadar güzeldir ki kan dolaşımınız hızlanır, bi hareketlilik falan gelir hissedersiniz iliklerinize kadar o anı.
--spoiler--
kamerayı kayda alıp kendine moral vermeye çalışırken good morniiiing everyonee diye söze girdiği sahne ve akabinde yaşadığı çaresizlik,umutsuzluk kesinlikle izlenmeye değer.bu performansından dolayı james franco'ya en iyi aktör ödülü bal kaymak olur.
--spoiler--
olamaz mı ? olabilir. *
edit: olmamış sözlük.
--spoiler--
kamerayı kayda alıp kendine moral vermeye çalışırken good morniiiing everyonee diye söze girdiği sahne ve akabinde yaşadığı çaresizlik,umutsuzluk kesinlikle izlenmeye değer.bu performansından dolayı james franco'ya en iyi aktör ödülü bal kaymak olur.
--spoiler--
olamaz mı ? olabilir. *
edit: olmamış sözlük.
büyük bir yaşam savaşı örneği. gerçek, bunu bir an bile aklınızdan çıkartamıyorsunuz filmi izlerken... aman tanrım.
ciddi anlamda rahatsız edici bir film. bir an önce ne olacaksa olsun diye bekliyor insan.
hayata tek elle nasıl bağlanıldığını öğreten filmdir.
son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biri. belki bir zaman sonra tekrar açıp izleyebilebileceğim bir film.
son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biri. belki bir zaman sonra tekrar açıp izleyebilebileceğim bir film.
gerici ve bi'o kadar da güzel film. teknik olarak zaten danny boyle döktürmüş. soundtrack'ler desen şahane. yalnız bu filmin tek şanssız tarafı, buried'den sonra vizyona girmesidir. zira ikiside tek mekan tek kişi konseptli filmdir.
bu yüzden o yalnızlık hissini, kapana kısılmışlık duygusunu yarıya indiriyor. en azından buried'ı izlemişler için.
--spoiler--
filmin ilk başında açık bırakılan musluktan damlayan su, filmin sonuna doğru bende şelale etkisi bırakmıştır.
--spoiler--
bu yüzden o yalnızlık hissini, kapana kısılmışlık duygusunu yarıya indiriyor. en azından buried'ı izlemişler için.
--spoiler--
filmin ilk başında açık bırakılan musluktan damlayan su, filmin sonuna doğru bende şelale etkisi bırakmıştır.
--spoiler--
film anında ve sonrasında su içtiren filmdir.
''Çok gezenin ayağına bok bulaşır yavrııımm otur oturduğun yirde'' filmidir. Malum sahnelerde sırtımı koltuğa yapıştırıp oohhşşş oyyyyy ıyyyy duuurr bee evlaaadıımm napıosun dediğimdir ayrıca. yine de verdiği mesajlarla izlenesi.
james franco'ya en iyi erkek oyuncu oscarını kazandıracak filmdir. buraya yazıyorum.
film sırasında kalp krizi geçirmediğim için kendimi, kusmama engel olabildiğim için de önümde ve sağımda-solumda oturan insanları şanslı saymama sebebiyet veren film. başarılı mı, evet. amma, lakin ki, "ay ben kan göremaaaam" diyenlerin kesinlikle gitmemesini şiddetle tavsiye ediyorum. hiç gerek yok, oturun oturduğunuz yerde. öh be aklıma geldikçe hala fena oluyorum ne zayıf bünyem varmış.
o kadar zor durumdayken bile mastürbasyon yapmayı düşünebilmiş bir adamın hikayesi.
çok etkileyici bir film. hayatta mücadeleden vazgeçmemek gerekiyormuş. ama kolunun öyle kalmasına üzüldüm.
tüyleri diken diken eden, james franco'nun muhteşem perfonmansını sergilediği ve bir çok dalda oscar adayı olan filmdir.
filmin başındaki müzik çok güzeldir. "there must be some fucking chemical..." diye başlayan sözleri vardı sanırsam. birkaç gün dilime dolanmış ve tekrardan cd'yi takıp o kısmı dinlememe sebebiyet vermiştir.
--spoiler--
bu arada film başarılı, o göt kadar yerde geçen 127 saati beni sıkmadan nasıl anlatacaklar diye düşünmüştüm ama allahtan flaşbakınan kotarılmış. flashbacklerin tadında bırakılması da iyi gerçi, zira azı karar fazlası zarar.
--spoiler--
--spoiler--
bu arada film başarılı, o göt kadar yerde geçen 127 saati beni sıkmadan nasıl anlatacaklar diye düşünmüştüm ama allahtan flaşbakınan kotarılmış. flashbacklerin tadında bırakılması da iyi gerçi, zira azı karar fazlası zarar.
--spoiler--
evden çıkmadan önce not bırakacağım bundan sonra.*
2003 yılında aron ralston isimli amerikalı dağcının başından gecen olayları anlatan bir filmdir.
filmde oyunculuk mükemmel ama akıcılık yok ve sıkıyor.
bi an için kayalıkların arasından jigsaw ın çıkıp live or die make your choice diyeceğini sandığım film.
james franco'nun muhteşem oyunculuğu ile güzelleşmiş film. hayranlığım bu film ile artmıştır kendisine. izlerken su içmeye çekindim.
2010 yapımı, oscar a hem en iyi yönetmen hem de en iyi film dalında aday danny boyle filmi.
--spoiler--
danny boyle yönetmiş, james franco oynamış. danny boyle sıkmadan, derdini güzel güzel anlatmış. mesele; filmin baş karakteri aron ın 5 gün süresince bir kanyonda sıkışıp kalması. filmde aron, kolunu kesip kurtuluna kadar geçen 5 gün süresince geçmişine gidiyor ve yalnızlığının nedenlerini sorguluyor. cevabını da buluyor aslında, tamamen kendi seçimleri. yani, kafasına buyruk hayat tarzı onu en son tutup bir kanyonun içine sıkıştırıp bırakıyor. social network, yeni dünyanın genç erkeklerinin başlıca dertlerinden bahsederken, 127 hours, çok daha özel bir konuya eğiliyor. demek istediğim odur ki, social network daha genel bir mevzuyla boğuşurken, 127 hours çok daha özel bir konuyu anlatıyor. bana sorarsanız, social network işlediği konuyu, çok daha güzel anlatıyor ve neticelendiriyor. çok daha kişisel bir konuyu anlatan 127 hours ise biraz havada kalıyor. demek istediğini anlıyoruz ama azıcık yüzeysel mi oluyor ne. social network ile 127 hours u karşılaştırdım çünkü ikisi en iyi film dalında ve en iyi yönetmen dalında oscar a adaylar. nacizane fikrim, social network ve david fincher in ödülü daha çok hak eden taraf olduğudur. 127 hours ile ilgili son sözlerim de şunlardır; 127 hours sıkıcı olabilecek bir konuyu sıkmadan ama biraz içi boş bir şekilde anlatıyor. iyi film ama belki de seçilen konunun anlatımının sınırlılığının kurbanı oluyor.
--spoiler--
--spoiler--
danny boyle yönetmiş, james franco oynamış. danny boyle sıkmadan, derdini güzel güzel anlatmış. mesele; filmin baş karakteri aron ın 5 gün süresince bir kanyonda sıkışıp kalması. filmde aron, kolunu kesip kurtuluna kadar geçen 5 gün süresince geçmişine gidiyor ve yalnızlığının nedenlerini sorguluyor. cevabını da buluyor aslında, tamamen kendi seçimleri. yani, kafasına buyruk hayat tarzı onu en son tutup bir kanyonun içine sıkıştırıp bırakıyor. social network, yeni dünyanın genç erkeklerinin başlıca dertlerinden bahsederken, 127 hours, çok daha özel bir konuya eğiliyor. demek istediğim odur ki, social network daha genel bir mevzuyla boğuşurken, 127 hours çok daha özel bir konuyu anlatıyor. bana sorarsanız, social network işlediği konuyu, çok daha güzel anlatıyor ve neticelendiriyor. çok daha kişisel bir konuyu anlatan 127 hours ise biraz havada kalıyor. demek istediğini anlıyoruz ama azıcık yüzeysel mi oluyor ne. social network ile 127 hours u karşılaştırdım çünkü ikisi en iyi film dalında ve en iyi yönetmen dalında oscar a adaylar. nacizane fikrim, social network ve david fincher in ödülü daha çok hak eden taraf olduğudur. 127 hours ile ilgili son sözlerim de şunlardır; 127 hours sıkıcı olabilecek bir konuyu sıkmadan ama biraz içi boş bir şekilde anlatıyor. iyi film ama belki de seçilen konunun anlatımının sınırlılığının kurbanı oluyor.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar