bugün
- true neden sevilmiyor sorunsalı18
- viski kola10
- g i l d e d l i l y14
- ekonomi çok iyi7
- dram filmi seven erkek5
- mal gelecek dükkanın önüne park etme6
- naruto dayi4
- sözlük erkeklerinin 80 ler de çekildiği fotoğraf7
- spor yapmayan erkek7
- pipet kullanan erkek5
- ılık su içen erkek3
- mazotun litresi 96 lira13
- internette tanışılan kızın gerçekte maymun çıkması6
- o yazar kişisi gelmeden delilleri yok etmek3
- köydeki tarla için kardeşiyle kavga eden tipler3
- düğünde kılıç kemeri isteyen kadın6
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay16
- banka faizi5
- evrenin neyin içinde genişlediği sorusu4
- fenerbahçe yi kurtarma planı6
- teomancalmasur5
- soğuk su içme mevsiminin sonuna gelmek2
- vodka ayran2
- mansur yavaş'ın cumhurbaşkanı adayı olma ihtimali5
- seninle böyle olabilirdik7
- vodka kola2
- hamas18
- twitter'ın para kazanma özelliğini kaldırması3
- gokyuzunun silinen rengi16
- her akşam kocasına kuruyemiş hazırlayan kadın2
- bu saatte hamburger yenir mi10
- kuytulcular2
- burcunu açıklamayan insan18
- türkiye muharip gaziler derneği5
- true adamlığı7
- nightborn2
- kürdü sevmek ruha iyi gelir11
- sözlükte kavga edecek kadar yıkık olmak4
- kafaya huni takıp gezmek3
- akın gürlek'in market fiyatları operasyonu6
- gammazların hepsinin yetkisi alınmalı8
- nervio11
- yeni parti tüzüğünü baştan sona okumak8
- this image is likely created by ai2
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı28
- bütün gün sözlükte takılıp herkesi gammazlayan tip2
- suriye de akaryakıt zamlarına karşı protestolar3
- sözlüğün yine 46 olması5
- tanrı olsaydi dünyadaki kötülüklere ayar verirdi3
- kadın el uzatmadığı halde tokalaşmak isteyen erkek3
kitaptır.
şimdi tekrar düşündümde dedim bunca insanın göklere çıkarttığı bu kitaptan neden bi şey anlamadım.
demek ki tutunanlardanım evet en mantıklı sebep bu. tutunamayanlardan değilim onun için oradaki cümleler bana hic bi şey veremedi.
şimdi diyeceksiniz ki la pilot amma burnu büyüksün kendini başarılı sayıyor ve bunu açıkca dillendiriyorsun. ayıptır.
demeyin bence çünkü çok başarılı biri değilim ama başarısızlıklarımı böyle büyütmedim. binlerce başarısızlığım oldu ama anında boşver mekanizmasının kolu nu çektim. başardıklarımla idare ettim.
insanın hayatındaki başarı oranı %30 u geçmez. yani her 3 işinizden birinde başarıya ulaşırsınız. diğerleri başarısızdır ama bu bile mutlu olmaya yeter de artar bile.
üzerine koca koca sektörler kurulan otomobiller bile yaktıklarının ancak %30 unu işe çevirirler gerisi uçar gider.
o yüzden yazara ve kitaba önem verilebilir ama o kitapta anlatılan adama önem vermeyin ve öyle olmayın.
şimdi tekrar düşündümde dedim bunca insanın göklere çıkarttığı bu kitaptan neden bi şey anlamadım.
demek ki tutunanlardanım evet en mantıklı sebep bu. tutunamayanlardan değilim onun için oradaki cümleler bana hic bi şey veremedi.
şimdi diyeceksiniz ki la pilot amma burnu büyüksün kendini başarılı sayıyor ve bunu açıkca dillendiriyorsun. ayıptır.
demeyin bence çünkü çok başarılı biri değilim ama başarısızlıklarımı böyle büyütmedim. binlerce başarısızlığım oldu ama anında boşver mekanizmasının kolu nu çektim. başardıklarımla idare ettim.
insanın hayatındaki başarı oranı %30 u geçmez. yani her 3 işinizden birinde başarıya ulaşırsınız. diğerleri başarısızdır ama bu bile mutlu olmaya yeter de artar bile.
üzerine koca koca sektörler kurulan otomobiller bile yaktıklarının ancak %30 unu işe çevirirler gerisi uçar gider.
o yüzden yazara ve kitaba önem verilebilir ama o kitapta anlatılan adama önem vermeyin ve öyle olmayın.
poker necmi gibi ilginç karakterleri de içerir.
içinde bulunduğu zamanın ötesini betimleyen bir yazardı oğuz atay.
Kuşkusuz başıma bir şey gelmeyecekse -ki gelecek- çok çok fazla abartılan bir kitap. Benim edebi yetkinliğim ve düşük zekam yetmemiş olabilir pek tabii ama yine de yapılan her alıntı, içerdiği her önemli görülen kısım "hı hı, hı hı, evet. Tamam... Bu kadar mı?"dan başka çok az tepki verilebilen şeyler. Olsun, geç tutunma problemim olabilir. Bence edebiyat alanındaki yerine yapılan vurgu, kendisinin aynı zamanda edebi olarak da güzel ve başarılı olduğu varsayımına itiyor gibi.
3 kere filan okudum ve her seferinde yaşama sevincim düştü, hevesim kırıldı. kendimi ümitsizliğe kapılmış ve toplumdan soğumuş olarak buldum.
google amca tutunamayanlar güzel söz.
ilk aklıma intihar geliyor.
görsel
ühüüüü.
excornist yine dünden önceki gibi varoluş sancılarını mı tutuyor ?
bu sefer değil ama ağustosa bitmesine 1 hafta kala ne yaparsın ?.
Koskoca ağustos nasıl bitebilir amk.
Daha geçen temmuza demiştik.
görsel
ühüüüü.
excornist yine dünden önceki gibi varoluş sancılarını mı tutuyor ?
bu sefer değil ama ağustosa bitmesine 1 hafta kala ne yaparsın ?.
Koskoca ağustos nasıl bitebilir amk.
Daha geçen temmuza demiştik.
Başlayıp bitiremedigim kitap.
Oğuz atay denince akla gelen ilk şey.
Türk Edebiyatının en önemli yazarlarından Oğuz Atay’ın ilk eseri Tutunamayanlar, yazarın dili ve anlatım tarzı itibarıyla Türk Edebiyatında yeni bir dönemi başlatmıştır. 2002 yılında UNESCO tarafından ingilizce diline çevrilmesi gereken seçkin edebiyat eseri olarak seçilen eser, söyleyiş biçimi bakımından postmodern edebiyat kategorisinde değerlendirilmektedir. Türk klasikleri arasında yerini alan Tutunamayanlar’da, modern insanın açmazlarının en etkili şekilde ifade edilmesinin arkasında Oğuz Atay’ın duyarlılığının yanı sıra eserin biçim ve biçem bakımından kendine has uyumu olduğu inkar edilemez.
43 yasindayim ve bu yasima kadar fransiz ve rus edebiyatinin okunmasi en zor kitaplarini bile anlayarak okudum. Hatta bir ornek vermek gerekirse, sefiller romanini okumadan once fransiz tarihini bile derinlemesine arastirmisligim var. Ama gel gelelim bu amina kodugumun kitabinda konu ve kisi butunlugu yok. Birisinden bahsederken direkt onumuze geliyor ve sanki kitapta 24727689.kez bahsedilmis gibi ilerliyor. Sonra da eeh sikerim deyip tekrar tekrar ve tekrar basa goturtuyor. Kitapta noktalama isaretleri ve paragraf eksikligi cok fazla. Bu da okurken insana eziyet ediyor. Okudum ve bitirdim. Bence zaman kaybi.
Ha ayrica imla hatalarindan dolayi da tutunamayanlar degil tutunamiyanlar olmaliydi kitabin adi.
Ha ayrica imla hatalarindan dolayi da tutunamayanlar degil tutunamiyanlar olmaliydi kitabin adi.
Ara ara sürüp peşinden götüren ve ara ara da bitse de gitsek hissi uyandıran oğuz atay imzası. Özellikle mısra bölümleri bir "şu kısım bitse" hissi uyandırır. O kısımları okusam fikrimce pek ilgi çekici değil, okumasam içime sinmez ve kitap sonuna geldiğimde bitirmişim gibi hissedemem. Neyse ki bu durum bulunduğu yer kadarıyla ilk bölümde çok daha fazla. ilk bölümü geçtiğinizde diğer bölümleri okumak çok daha kolay olacaktır.
Düşerler.
Yani tutunamazsan düşersin. Diyelim merdivende ayağın takıldı, ve korkuluğa tutunamadın, düşersin. O kadar boş yaptım ki, girdinin sonunda helallik istiyorum çocuklar. Vaktinizi çaldım resmen, helal et!
Yani tutunamazsan düşersin. Diyelim merdivende ayağın takıldı, ve korkuluğa tutunamadın, düşersin. O kadar boş yaptım ki, girdinin sonunda helallik istiyorum çocuklar. Vaktinizi çaldım resmen, helal et!
“Babam beni mektebe götürdüğünde,çantamla birlikte artık uzun hayat tecrübesini de omzumda taşıyordum.Vatan denen bir şey vardı ki,çok iyi korunması gerekiyordu.Bizler, her sabah hep bir ağızdan onu özümüzden çok sevdiğimizi, ant denen bir şey içerek haykırıyorduk.”
***
“Dünyada bir tane kahraman bulunmalı. Tek başına yaşayanlara cesaret vermek için.”
***
“Önce kelime vardı” diye başlıyor Yohanna’ya göre incil. Kelimelerden önce de Yalnızlık vardı ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti yalnızlık."
***
“Yazık ki erkekler, şımartıldıkları zaman nerede durmaları gerektiğini çoğu zaman bilemezler.”
***
“Herkesin istediği gibi yaşadığı uzak ülkenin özlemini duyuyorum.”
***
“Neymiş efendim? Hiçbir işin sonunu getirmemişim. Siz başlamayı bile göze almadınız.”
***
“Piyano çalmayı çok isterdim," dedi donuk bir sesle. "Şimdi piyanoya oturur, kelimelerle ifade etmekte güçlük çektiğim bütün duygularımı, acılarımı tuşlara dökerdim. Bazen şiddetli, bazen yavaş basardım onlara. Kim bilir ne ince ayrıntıları vardır o dokunuşların?
***
“Ne istiyorlardı senden Selim? Belki sen çok şey istiyordun onlardan. Verdiğinin hiç olmazsa küçük bir parçası kadar birşeyler istiyordun. Sonunda kaçıyorlardı. Hayır, sen kaçıyordun. Hayır kaçmıyordun: insana ihtiyacın vardı. insanı arıyordun canım kardeşim."
***
“-Herkes geçer diyor. Geçer mi olric? Herkes ne bilir acımı. Herkes ne bilsin acımızı. Yaşar gibi yapmaktan, özlemez gibi yapmaktan iyiymiş gibi yapmaktan..Nefes alıp onu içimde tutmaktan o nefeste boğulmaktan sıkıldım."
***
“Çok yükseğe çıkamam; bende yükseklik korkusu var. Kimseyi yarı yolda bırakamam; bende ‘alçaklık’ korkusu var."
***
“En kötüsü, hayır demeyi öğrenemedim. Yemeğe kal, dediler: kaldım. Oysa, kalınmaz. Onlar biraz ısrar ederler; sen biraz nazlanırsın. Sonunda kalkıp gidilir. Her söylenileni ciddiye almak yok mu, şu sözünün eri olmak yok mu; bitirdi, yıktı beni.”
***
“Bir silgi gibi tükendim ben
Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım
Mürekkeple yazmışlar oysa..
Ben kurşunkalem silgisiydim
Azaldığımla kaldım..”
***
"Çok konuşuyorum kendimle bugünlerde. Ne yapayım? Başkalarının sohbetinden hoşlanmaz oldum."
***
"Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım."
***
‘Beni ya şımartın, ya da kapı dışarı edin!' diye bağırırdı. ‘Yarı içtenliğe dayanmam zor benim.’
***
"Yaşamamaktan yoruldum."
***
“Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna”
***
"Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok."
Tutunamayanlar- Oguz Atay
***
“Dünyada bir tane kahraman bulunmalı. Tek başına yaşayanlara cesaret vermek için.”
***
“Önce kelime vardı” diye başlıyor Yohanna’ya göre incil. Kelimelerden önce de Yalnızlık vardı ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti yalnızlık."
***
“Yazık ki erkekler, şımartıldıkları zaman nerede durmaları gerektiğini çoğu zaman bilemezler.”
***
“Herkesin istediği gibi yaşadığı uzak ülkenin özlemini duyuyorum.”
***
“Neymiş efendim? Hiçbir işin sonunu getirmemişim. Siz başlamayı bile göze almadınız.”
***
“Piyano çalmayı çok isterdim," dedi donuk bir sesle. "Şimdi piyanoya oturur, kelimelerle ifade etmekte güçlük çektiğim bütün duygularımı, acılarımı tuşlara dökerdim. Bazen şiddetli, bazen yavaş basardım onlara. Kim bilir ne ince ayrıntıları vardır o dokunuşların?
***
“Ne istiyorlardı senden Selim? Belki sen çok şey istiyordun onlardan. Verdiğinin hiç olmazsa küçük bir parçası kadar birşeyler istiyordun. Sonunda kaçıyorlardı. Hayır, sen kaçıyordun. Hayır kaçmıyordun: insana ihtiyacın vardı. insanı arıyordun canım kardeşim."
***
“-Herkes geçer diyor. Geçer mi olric? Herkes ne bilir acımı. Herkes ne bilsin acımızı. Yaşar gibi yapmaktan, özlemez gibi yapmaktan iyiymiş gibi yapmaktan..Nefes alıp onu içimde tutmaktan o nefeste boğulmaktan sıkıldım."
***
“Çok yükseğe çıkamam; bende yükseklik korkusu var. Kimseyi yarı yolda bırakamam; bende ‘alçaklık’ korkusu var."
***
“En kötüsü, hayır demeyi öğrenemedim. Yemeğe kal, dediler: kaldım. Oysa, kalınmaz. Onlar biraz ısrar ederler; sen biraz nazlanırsın. Sonunda kalkıp gidilir. Her söylenileni ciddiye almak yok mu, şu sözünün eri olmak yok mu; bitirdi, yıktı beni.”
***
“Bir silgi gibi tükendim ben
Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım
Mürekkeple yazmışlar oysa..
Ben kurşunkalem silgisiydim
Azaldığımla kaldım..”
***
"Çok konuşuyorum kendimle bugünlerde. Ne yapayım? Başkalarının sohbetinden hoşlanmaz oldum."
***
"Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım."
***
‘Beni ya şımartın, ya da kapı dışarı edin!' diye bağırırdı. ‘Yarı içtenliğe dayanmam zor benim.’
***
"Yaşamamaktan yoruldum."
***
“Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna”
***
"Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok."
Tutunamayanlar- Oguz Atay
"Evet alçaklık bendeydi. Öyle yumuşak görünüyordum ki siz beni parçalamaya çalışırken, ben gizli gizli onarırım kendimi. Sonunda bilmediğiniz bir şey olur çıkarım ve sizi suçlarım: beni mahvettiniz diye. Sizlerle birlikte başarısız gibi görünürüm: fakat sonunda ihanet ederim sizlere. Hep bir yerde takılmamı beklersiniz; ben de aynı şeyi beklerim heyecanla. Sonunda, yarım yamalak bir başarıyla sıyrılırım işin içinden. Başarısızlığın sevimliliğine kapılarım ve sonunda gerçek başarısızlara ihanet ederim. Kusura bakmayın derim, hiçbir işi sonuna kadar götüremiyorum, başarısızlığı bile. Oysa kendimi onlara, olduğumdan başarısız göstermek için ne kadar çırpınmışımdır."
OĞUZ ATAY, hayatta tutunamayanların hikâyesini her sayfasında hissettiriyor.
selim'in tutunamaması biraz da fazla farkında olmasından. çevresindeki hayatın yapmacıklığını görüyor, insanların kendilerine biçtiği rolleri görüyor, sonra dönüp kendisine bakıyor ve orada da huzur bulamıyor. haliyle sistemle kavga ederken kendisiyle de kavga ediyor.
“ bat dünya bat, kör ol da piyango bileti sat.”
Ağlama Melis.
Biraz daha ağla Melis.
ikinizi de bıçaklarım.
Şey var bi de “ dağılın kukla oynatmıyoruz acı çekiyoruz.”
Ablam Acı atiyürüm.
Pazartesi okullar açılacak, üç aylık tatil bitti diye bu kadar da drama yapılmaz ki.
içsel yalnızlığa, insanlara yabancılaşmaya ve en nihayetinde tutunamamış olmaya dair muhteşem bir eser.
tutunamayanlar romanı da yayınlandığı dönemde pek fazla anlaşılmamış ve okunmamıştır. tutunamayanlar romanının tekrar keşfedilmesi ve yayınlanması ise oğuz atay öldükten ve kitap yazılalı on yıl geçtikten sonra olmuştur. oğuz atay'ın eserleri maalesef çok erken yaştaki ölümünden sonra tanınmıştır. kitaplarına kendinden çok şey kattığını, kendini anlattığını düşündüğüm ve gerçek bir 'tutunamayan' olarak ölen oğuz atay'ı sevgiyle anıyorum.
tutunamayanlar romanı da yayınlandığı dönemde pek fazla anlaşılmamış ve okunmamıştır. tutunamayanlar romanının tekrar keşfedilmesi ve yayınlanması ise oğuz atay öldükten ve kitap yazılalı on yıl geçtikten sonra olmuştur. oğuz atay'ın eserleri maalesef çok erken yaştaki ölümünden sonra tanınmıştır. kitaplarına kendinden çok şey kattığını, kendini anlattığını düşündüğüm ve gerçek bir 'tutunamayan' olarak ölen oğuz atay'ı sevgiyle anıyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar