bugün

entry'ler (11798)

temettü emekliliği

bu ara borsa yorumcuları öylesine ballandıra ballandıra bunu anlatıyorlar ki yutub da insan ürküyor.
ürkmekte de gayet haklılar çünkü bunlar övdükçe iyi temettü veren hisseleri millete gömüyorlar.
bu hisselerden 1 hafta da %20 kaybedeni bile var.

yazarların 1 aylık mobil internet kullanımı

150 gb.
lan türkiye nin istanbul a en yakın şehrinde afedersin yazlığa internet bağlatamıyoruz.
alt yapı yokmuş.
töbe töbe ya.

24 ocak 2022 istanbul kar yağışı

istanbul a giriş ve çıkışların kapatılmak zorunda kalındığı kar yağışıdır.
evde olanlara keyif işte olanlara eziyet olmuştur.

kar kış filmleri

ne filmi lan biz olmuşuz film diyerek kaveden fikrimi söylediğimiz başlıktır.
memer abiylen, çirkin kazım da benle aynı fikirde.
(bkz: 24 ocak 2022 istanbul kar yağışı)

mutluluğun formülü

formüldür.
valla yalan olmasın tolstoy mu ne demiş ki;
bir iş
bir arkadaş
bir beklenti.

hayatınızda bunlar varsa mutlu olma ihtimaliniz yüksek.

şimdi işim yok diyenler olabilir.
genede boş durmayın. evi süpürün, çivi çakın ama boş durmayın. çok zararlı.
ha bir de başkalarını kıskanmamak konusuna değinilmiş.
evet bunu da eklemek lazım gelebilir ama tam eklerken aklıma geldi.
yukarıda saydığımız 3 konu varsa zaten başkalarını izleyecek ve kıskanacak ne zamanınız olur ne de gücünüz.

iatanbulluyu bile şaşırtan istanbul videosu

istanbul yazacağıma başka bişey yazarak açtığım başlık.
aman beeeaa.
videodur.

iatanbulluyu bile şaşırtan istanbul videosu

şirin bi insanın çektiği şaşırtıcı video.
içerikte gösterilen çoğu yeri ilk kez görüyorum.
bin yıllık istanbulluyum.
https://www.youtube.com/watch?v=W1ySvbJSf6s

rum asıllı türk olmak

ya koçum ingiltere nin başbakanı neredeyse türk, almanya da bir sürü türk milletvekili var. amerika da türk belediye başkanları var galiba.
yok oraya girip kalleşlik yaptılar yok bilmemne diye korkmaya gerek yok.
adam türküm diyorsa türktür.
bi kaç kalleşi örnek gösterip insanları yaftalamaya gerek yok.
ha zaten başlıkta ifade edilen gibi kaç insan var türkiye de. çoğu göç etti gitti.

rum asıllı türk olmak

insan içinde yaşadığı kültüre göre şekillenir ve davranır çünkü makina değildir.
istesin ya da istemesin içinde yaşadığı topluma aittir.
öyle olmasa kökeni dışındaki ülkelerde doğan insanlar kendi kökenlerinin kültürüne özgü davranışlar sergilerlerdi.
mesela bir alman ı doğduğundan beri türkiye de, türk bir aile yanında yetiştir.
hiç alman toplumuna özgü davranışlar sergileyebilir mi? ya da almanca konuşur mu?
olmaz tabi.
türkçe konuşur, türk gibi davranır ve türk hisseder.
bu gerçekler varken kökenleri türk olmayan kişilerin kendilerini farklı hissetmesine gerek yoktur.
türküm diyorsa türktür, gerisi boştur.
ha kendsi canı gönülden ben türk değilim diyorsa bu da gayet hakkıdır.
demek istediğim milliyetler yani türklük almanlık vs içinde yaşanılan kültürle şekillenen değerlerdir. doğuştan gelen şeyler değildir.

şunu da belirteyim. bunları yazarken türklüğüme değer vermediğim anlaşılmasın. üstüne basa basa yazıyorum, türklük en tepe değerimdir ondan yüksekte hiç bir değerim yoktur.

özet olarak, adam türküm diyorsa türktür. kimse ona senin kökenin şu, bu diyemez. türk hissediyorsa türktür.
bundan ilerisi kafatası milliyetciliğine girer ki mantık dışıdır.

kar yağarken yemek siparişi vermek

lan ne biçim düşünceniz var.
o adamlar zaten orada bekliyor. geneli de yaptığı teslimat sayısına göre para alıyor.
beklediğine göre hiç değilse para kazansın.
vermek lazım.

nature de makalesi olan yazarlar

nature yi bilen bilir. dünyanın en önemli bilimsel makale yayın organıdır.
işte burada makalesi yayınlanmış olmak türkiye de sayılı insanlardan olmak demektir.
çok önemlidir.

günümüzde kütüphanelerin anlam ve önemi

kütüphaneler eskiden hakkat çok önemliydi. düşünsene, internet yok, herkesin parası da yok kitap alsın.
e bu insan bir avrupa şehrinin resmini nerede görsün ya da fatih kimdir nedir nasıl öğrensin.
başvuracağı tek kaynak kütüphanelerdi.
yukarıda yazdığım cümleleri çoğu insan bilse de kafasında canlandırmaz, o durumda, o çağda yaşadığını düşünmez. o yüzden de "ee napak biliyoruz" der geçer ama kafada canlandırınca vay be demek geçer insanın içinden.

e şimdi internet, tv vs her şey var kütüphanelerin gereği kalmadı mı?
tabi ki hayır.
eğer bir konuda geniş bilgi hatta sağlam bilgi istiyorsan en kolay ulaşılabilir yer kütüphanelerdir.
ben dahil bu alışkanlığımız yok.
haa zaten kitap okumam çünkü detay sevmem. ben genel bakan bu yüzden de her konudan biraz biraz bilgisi olan ama hiç birinde ustalaşmamış biriyim.
bu kötü mü iyi mi hala anlayabilmiş değilim ama sıkılmadığım kesin.

istanbul kayığı

malumunuz kayık hala önemli bir taşıt aracı ve bir sürü çeşidi var.
istanbul kayığı bunlar arasında en zarif görüntüye sahip olandır.
önden bakıldığında hafif yayvan yandan bakıldığında da en boy oranı çok uyumlu bir kayıktır.
mesela karadeniz kayıklarının burun kısımları dalgalara karşı koysun diye sivriceyken istanbul kayıklarında bu mecburiyet yoktur.

kuzu pirzola

valla 90 liraya pahalı dedikleri zaman, alın yiyin ilaçtır diyordum. şimdi kaç paraysa gene aynı şeyi söylüyorum. alın yiyin faydası çoktur. verdiğiniz para boşa gitmez.

yemekte doyma hesabı yapmam ama bunun tok tutma kabiliyeti çok yüksektir.
bir öğün için 30 tl ver ye. akşama bile açıkmazsın.
o açıdan her daim diğer yiyeceklerle başabaş fiyattadır.

sözlük yazarlarının cennet tasviri

şimdi cennete girmeye hak kazanan adam o cenneti yapan tanrı için tehlikeli adamdır.
neden?
genellikle dini metinlerde cennete giren insanların her istediklerinin yapılacağı minvalinde yazılar vardır.
çok ta güzel bi şeydir.
lakin tut ki adam dedi ki, ben tanrının yapabildiği her şeyi yapmak istiyorum.
hadi buyrun.
ortalık karışır abi.

borsa

yazılı olmayan kuralların daha etkin olduğu pazaryerleridir.

misal bir trend kanalındaki bütün karları eritecek tek bir hareket muhakkak olur.
benzer olarak bütün zararları telafi edecek bir harekette olur.

bu bir nevi hesaplaşmadır.
piyasa büyükleri önce karları küçüklere dağıtır. sonra piyasaya tek bir hareket yaptırarak o karları geri alır.
işte iyi yatırımcı, bu durumlara karşı tedbirli olan ve kazandıklarını geri vermeyen yatırımcıdır.
yoksa her senet artar.

leyla ile mecnun

bi kaçını izledim.
sevindirici tek şey yavizin sevgilisi bahar olmuş.
diğer yeni karakterlerin çoğu kasvet saçıyor.
ayrıca dizinin genel havasında da kasvet var. komediden çok drama kaçmış, dizi.
oysaki bu dizi komedi dizisiydi ve hatta uçuk bir komedi dizisiydi.
şu anda çok gerçekci.
e diğer dizilerden ne farkı kaldı?
ayrıca emin değilim ama son bölümlerde burak aksak izi göremiyorum dizide. düz bi senaryo var.
ha devam etsin tabi hiç yoktan iyidir.
olmayınca özlüyoruz.

fatih altaylı

valla bugün gördük ki karşısındaki en yakın arkadaşı bile olsa hem eleştirilerini hem de seyirciden gelen eleştirileri çatır çatır dile getiriyor.

türkiye nin en kaliteli insanları

dünyanın tek düzeliği ve düşük kaliteli ortamı içinde güneş gibi parlayan insanlardır.
celal şengör
ilber ortaylı
cem yılmaz
fatih altaylı
ahmet arslan (felsefeci)
okan bayülgen
mansur yavaş (yeminle siyasetten uzak olarak yazdım)

bu insanları dinledikçe umutlanıyorum. dünya da dinlenebilecek konuşmalar olduğunun farkedip mutlu oluyorum.

tekrar tekrar ifade edeyim. asla siyasi bir yaklaşım değil. zaten dikkat edildiğinde bu insanların siyasi görüşlerinin ön planda olmadığı görülür.
yaptıkları işler ve tarzlarıyla öne çıkıyorlar.

doğruları söyleyen partinin iktidar olma ihtimali

maalesef sıfır olan ihtimaldir.
halbuki dünya devletlerinin durumları çok net olarak görülebilir.
misal afrika nın açlık çekilen bir ülkesinde "biz iktidar olunca uçacaksınız, süper olacaksınız" derseniz buna kimse inanmaz ama oy alırsınız ve iktidar bile olabilirsiniz ama iktidara geldiğinizde bu yönde hiç bir çalışmanız olmaz.
eski tas eski hamam gider, ülke.

bu yönde çalışmalar yapacak bir parti var diyelim. yani açlığı bitirebilecek bir parti.
şimdi bu partideki adamlar dürüsttür. açlık emen bitecek falan gibi yalanlar söyleyemezler çünkü manteliteleri buna uygun değildir. yalan söylemek önce kendilerini rahatsız eder.
e bu adam ne der peki?
der ki; açlık 5 yıl daha sürecek. bu sürede maalesef daha fazla çalışılacak. yani size zor bir dönem vaadediyorum ama bu dönem sonunda açlık azalmaya başlayacak.

şimdi bu partinin alacağı oy sıfırdır.
bu savım doğru olmasa bir sürü dürüst parti dünya ülkelerinde iktidara gelirdi.
gelemiyorlar.
e peki suçlu kim?
doğrudan seçmen demek biraz acımasızlık olur çünkü seçmen insandır ve insan yarın hatta 3 saat sonra her şeyin düzelmesi umudu taşır.
bunu vermezsen o da sana oy vermez ama sen biliyorsun ki böyle bir şey mümkün değil. her şey 3 saatte düzelmez.
e hani suçlu. hala suçluyu bulamadık.

aklıma bireysel kurtuluş çabası geliyor. belki bu bir kurtuluş olabilir.
yani devletler gelirleri oldukça iyi konumda olurlar.
e devletin geliri nedir?
vergidir, harçtır, ihracattır, üretimdir.
yani benim şu an aklıma gelen tek kurtuluş, özellikle afrika ülkeleri için bireysel zenginleşme çabasıdır.
yani siyaset aslında verici değil alıcıdır.
siyaset ve devlet doyarsa, bu doygunluk halka da dağıtılır.

maalesef şimdilik aklıma gelen tek çözüm bu.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.