bugün
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi12
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası5
- eskortluk yapan sözlük yazarı32
- aöf aşçılık4
- usualsuspects'in ayağı9
- anın görüntüsü19
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu6
- kadınların yedekte erkek tutması9
- türk esnafı10
- fatma betül sayan kaya6
- ishale iyi gelen şeyler2
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- kolye142
- türküm doğruyum çalışkanım11
- iltica27
- aykolik efendi6
- fon vurgunu29
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- ben bir yahudiyim4
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- 19 ekim 20262
- ofis pornosu13
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- eski sevgilinin muhtarlar gününü kutlamak2
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- ilişkiye ara vermek10
- cam açık ve çıplak uyumak6
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- andımız3
- saraca096
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- humboldt caddesi esperanza apartmanı2
- uzaylılar selam verir mi4
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- marka giyinmek9
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- asansörde konuşmama kuralı9
- opera tarayıcı4
- güne bir şiir dizesi bırak2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- düşün ki o bunu okuyor3
- uzaylılar kovalasın seni3
Kaynağı türk olan tek inanç sistemi tengricilik'tir. Tengricilik, türklerin araplaşmasına engel olacak yegane inançtır.
Türklerin islâm Öncesi dönemde de vahdet temalı bir inanış olan Kök Tengri inancına mensup oldukları bilinmektedir. Bazı tarihçiler Kök Tengri inancıyla Şamanizmi aynı inanç sistemi olarak görseler de teologlar iki inanç sistemi arasında bariz farklar olduğu görüşünde hemfikirdirler. Özellikle totemizm benzeri bazı uygulamaların Kök Tengri inancında da var olması belki de bu anlayışın bir sonucu olmuştur.
Bu inancın kökenleri Hun Türkleri’ne kadar dayanmaktadır. Öyle ki bu inanca göre, herşeyi görüp gözeten, bilip işleyen ve mekânı gökler olarak tanımlanan bir Tanrı olduğuna inanılmış ve Türk Hakanları’nın da bu Tanrı tarafından yetkilendirildiği düşünülmüştür. Türk Tarihi’nde Kut Anlayışı denilen bu inanç, bir anlamda “Tanrı’nın Onadığı” anlamına gelmektedir.
Göktanrı inancında tabiatla iç içe yaşayan Türkler, tabiattaki bazı şeylere de kutsiyet atfetmişler ancak bunları Tanrı olarak nitelememişlerdir. Örneğin güneş figürü, Türk Kültürü’nde çok önemli olsa da, bahar dönemi kutsal bir havayla geçirilse de bozkurt figürü Tanrısallığı çağrıştırsa da bunlar birer puta dönüştürülmemiş, sadece Gök Tanrı tarafından Türklere gönderilen nimetler olarak görülmüştür.
Eski Türkler’de kutsallık “ıduk” kavramıyla ifade edilmiş ve özellikle birer tabiat unsuru olan sular ve dağlar ıduk sayılmıştır. Öyle ki her boyun bir kutsal dağı olmuş ve bu dağ adeta Tanrı’nın bu boya hediyesi gibi görülüp bu boy için ıduk olarak kabul edilmiştir.
Eski Türkler, Tanrı tarafından gönderilen dişi kurdun soyundan türediklerine (Bozkurt Efsanesi) inanmışlardır ki, bu da bir nevi mitolojik ıduk sayılır.
Tengriciliğin inanç Esasları
Tek Tanrı inancına dayalı bu inanç sisteminde insanların dünyadaki yaşamlarına göre ahirette yer tutacaklarına inanılmış, Tanrı adına kurbanlar (daha çok atlar) kesilmiş, haşre olan inançtan ötürü ölüler eşyalarıyla birlikte gömülmüş ve ölen kişilerin ruhları rahatsız edilmesin diye adeta mezarların üzerine titrenilmiştir. Öyle ki Attila’nın sırf bazı Türkler’in mezarları Margus Papazları tarafından açıldığı için çıktığı bir sefer bile vardır.
Orhun Abideleri’nde rastlanan Tengri lafzı, Köktürkler’den önce de sonra da kullanılmıştır. Öyle ki Büyük Hun Hakanı Mete Han bile Tanrıkut ismini kullanarak, bir anlamda Göktanrı tarafından yetkilendirildiğini belirtmek istemiştir.
Gök Tanrı inancında Ahiret, Cennet ve Cehennem
Bu inanca göre ruh (tin) ölümsüzdür. Ölenlerin iyilerinin uçmak'a (cennet kavramının karşılığı) gideceğine inanılırken, kötülerin tamu'ya (cehennem kavramının karşılığı) yedi kat yerin dibine gideceği dile getirilmiş ve tabiata saygılı olunduğu ve töreye uyulduğu sürece Tanrı’nın kendilerinden razı olacağına inanılmıştır.
Dahası, Göktanrı’ya kurban sunulurken, her boy kendisi için kutsal sayılan dağda bu kurban törenini gerçekleştirmiş ve kesilen kurban ya iyilik meleği “Bay Ülgen” ya da kötü ruhların sembolü “Erlik Han” adına kesilmiştir.
Bunların dışında Türk inanç sisteminde Atalar Kültü denilen ölen ataların ruhlarına saygı ve bu ruhların o toplumu koruduğu inancı da egemen olmuştur. Ayrıca doğayla içiçe yaşamanın bir sonucu olarak Şamanizm inancı da yaygın olarak var olmuş, şaman ya da kam denilen din adamlarının tabiatın ruhuyla trans kurduklarına da inanılmıştır.
Özetle, Türkler’in tarih boyunca putperestlik gibi mantık dışı dinlerden uzak durduğu ve genellikle vahdet üzere bir imanlarının oldukları anlaşılmaktadır. Türklerin islâm Öncesi dönemde de vahdet temalı bir inanış olan Kök Tengri inancına mensup oldukları bilinmektedir. Bazı tarihçiler Kök Tengri inancıyla Şamanizmi aynı inanç sistemi olarak görseler de teologlar iki inanç sistemi arasında bariz farklar olduğu görüşünde hemfikirdirler. Özellikle totemizm benzeri bazı uygulamaların Kök Tengri inancında da var olması belki de bu anlayışın bir sonucu olmuştur.
Bu inancın kökenleri Hun Türkleri’ne kadar dayanmaktadır. Öyle ki bu inanca göre, herşeyi görüp gözeten, bilip işleyen ve mekânı gökler olarak tanımlanan bir Tanrı olduğuna inanılmış ve Türk Hakanları’nın da bu Tanrı tarafından yetkilendirildiği düşünülmüştür. Türk Tarihi’nde Kut Anlayışı denilen bu inanç, bir anlamda “Tanrı’nın Onadığı” anlamına gelmektedir.
Göktanrı inancında tabiatla iç içe yaşayan Türkler, tabiattaki bazı şeylere de kutsiyet atfetmişler ancak bunları Tanrı olarak nitelememişlerdir. Örneğin güneş figürü, Türk Kültürü’nde çok önemli olsa da, bahar dönemi kutsal bir havayla geçirilse de bozkurt figürü Tanrısallığı çağrıştırsa da bunlar birer puta dönüştürülmemiş, sadece Gök Tanrı tarafından Türklere gönderilen nimetler olarak görülmüştür.
Eski Türkler’de kutsallık “ıduk” kavramıyla ifade edilmiş ve özellikle birer tabiat unsuru olan sular ve dağlar ıduk sayılmıştır. Öyle ki her boyun bir kutsal dağı olmuş ve bu dağ adeta Tanrı’nın bu boya hediyesi gibi görülüp bu boy için ıduk olarak kabul edilmiştir.
Eski Türkler, Tanrı tarafından gönderilen dişi kurdun soyundan türediklerine (Bozkurt Efsanesi) inanmışlardır ki, bu da bir nevi mitolojik ıduk sayılır.
Tengriciliğin inanç Esasları
Tek Tanrı inancına dayalı bu inanç sisteminde insanların dünyadaki yaşamlarına göre ahirette yer tutacaklarına inanılmış, Tanrı adına kurbanlar (daha çok atlar) kesilmiş, haşre olan inançtan ötürü ölüler eşyalarıyla birlikte gömülmüş ve ölen kişilerin ruhları rahatsız edilmesin diye adeta mezarların üzerine titrenilmiştir. Öyle ki Attila’nın sırf bazı Türkler’in mezarları Margus Papazları tarafından açıldığı için çıktığı bir sefer bile vardır.
Orhun Abideleri’nde rastlanan Tengri lafzı, Köktürkler’den önce de sonra da kullanılmıştır. Öyle ki Büyük Hun Hakanı Mete Han bile Tanrıkut ismini kullanarak, bir anlamda Göktanrı tarafından yetkilendirildiğini belirtmek istemiştir.
Gök Tanrı inancında Ahiret, Cennet ve Cehennem
Bu inanca göre ruh (tin) ölümsüzdür. Ölenlerin iyilerinin uçmak'a (cennet kavramının karşılığı) gideceğine inanılırken, kötülerin tamu'ya (cehennem kavramının karşılığı) yedi kat yerin dibine gideceği dile getirilmiş ve tabiata saygılı olunduğu ve töreye uyulduğu sürece Tanrı’nın kendilerinden razı olacağına inanılmıştır.
Dahası, Göktanrı’ya kurban sunulurken, her boy kendisi için kutsal sayılan dağda bu kurban törenini gerçekleştirmiş ve kesilen kurban ya iyilik meleği “Bay Ülgen” ya da kötü ruhların sembolü “Erlik Han” adına kesilmiştir.
Bunların dışında Türk inanç sisteminde Atalar Kültü denilen ölen ataların ruhlarına saygı ve bu ruhların o toplumu koruduğu inancı da egemen olmuştur. Ayrıca doğayla içiçe yaşamanın bir sonucu olarak Şamanizm inancı da yaygın olarak var olmuş, şaman ya da kam denilen din adamlarının tabiatın ruhuyla trans kurduklarına da inanılmıştır.
Özetle, Türkler’in tarih boyunca putperestlik gibi mantık dışı dinlerden uzak durduğu ve genellikle vahdet üzere bir imanlarının oldukları anlaşılmaktadır. Türklerin islâm Öncesi dönemde de vahdet temalı bir inanış olan Kök Tengri inancına mensup oldukları bilinmektedir. Bazı tarihçiler Kök Tengri inancıyla Şamanizmi aynı inanç sistemi olarak görseler de teologlar iki inanç sistemi arasında bariz farklar olduğu görüşünde hemfikirdirler. Özellikle totemizm benzeri bazı uygulamaların Kök Tengri inancında da var olması belki de bu anlayışın bir sonucu olmuştur.
dna testi yapılsa %10 türk kanı çıkmayacak melezlerin hunharcasına savunduğu din. kanlarında varmış bu inanç, aidiyet duygusu hissediyormuş içinde. he yavrum he.
Bu arkadaşın sıkıntısı ne acaba?
Tengricilik, sahip olduğum inançtır..
Tengricilik, sahip olduğum inançtır..
Gök tengriye inanmaktır.
(bkz: TENGiRELLA)
Sahip olduğum inanç..
Eski Türk düşüncesinde Tanrı tektir ve birden çok Tanrı olduğu düşünülemez; buna bağlı olarak da Tanrı'lar/Tengri'ler kelimeleri Türk kültüründe yer almamıştır.
Büyük Hun imparatorluğu Kağanı Oğuz Han (Mete), M.Ö. 176 yılında Çin imparatoruna göndermiş olduğu mektubunda kendisini tahta Gök Tanrı'nın çıkardığını, zaferlerini Gök Tanrı'nın yardımıyla kazandığını belirtmektedir. Yine Büyük Hun imparatorluğu kağanlarından olan Künçin (M.Ö. 160-126), M.Ö. 133'te Çin imparatorunun Ma-i'de kendisine hazırladığı tuzaktan kurtulunca Tanrı takdir buyurduğu için kendini koruyabildiğini söylemiş, bir başka başarısının ardından da Başarısının Tanrı'nın işi olduğunu belirtmiştir. 328 yılında başka bir Türk hükümdarı kazandığı zafer üzerine kollarını göğe kaldırarak Ey Gök Tanrı, Sana şükürler olsun diyerek Tanrı'ya şükretmiştir.
Tanrı, Eski Türklerde manevi tek büyük kudret idi. Bizanslı tarihçi Simokattes, Göktürklerin yir-sub'lara (yer-su'lar; ırmak, dağ, orman vb doğa varlıkları) saygı gösterdiklerini ama yalnızca yerin göğün yaratıcısı bildikleri tek bir Tanrı'ya taptıklarını bildirmektedir.
Eski Türklerde Gök Tanrı'ya kurban olarak hayvan kesilirdi. Kurban olarak koç ve aygır geçerliydi.
(#45226044)
Büyük Hun imparatorluğu Kağanı Oğuz Han (Mete), M.Ö. 176 yılında Çin imparatoruna göndermiş olduğu mektubunda kendisini tahta Gök Tanrı'nın çıkardığını, zaferlerini Gök Tanrı'nın yardımıyla kazandığını belirtmektedir. Yine Büyük Hun imparatorluğu kağanlarından olan Künçin (M.Ö. 160-126), M.Ö. 133'te Çin imparatorunun Ma-i'de kendisine hazırladığı tuzaktan kurtulunca Tanrı takdir buyurduğu için kendini koruyabildiğini söylemiş, bir başka başarısının ardından da Başarısının Tanrı'nın işi olduğunu belirtmiştir. 328 yılında başka bir Türk hükümdarı kazandığı zafer üzerine kollarını göğe kaldırarak Ey Gök Tanrı, Sana şükürler olsun diyerek Tanrı'ya şükretmiştir.
Tanrı, Eski Türklerde manevi tek büyük kudret idi. Bizanslı tarihçi Simokattes, Göktürklerin yir-sub'lara (yer-su'lar; ırmak, dağ, orman vb doğa varlıkları) saygı gösterdiklerini ama yalnızca yerin göğün yaratıcısı bildikleri tek bir Tanrı'ya taptıklarını bildirmektedir.
Eski Türklerde Gök Tanrı'ya kurban olarak hayvan kesilirdi. Kurban olarak koç ve aygır geçerliydi.
(#45226044)
allah affetsin ama sözde kendisinin yolunda olanlar yüzünden tengriciliğe olan sempatim artmakta.
artık türgişler daha sempatik, daha anlamlı gelmeye başladı.
allah'ım sen yolundan ayırma ama ben artık anlam veremiyorum.
artık türgişler daha sempatik, daha anlamlı gelmeye başladı.
allah'ım sen yolundan ayırma ama ben artık anlam veremiyorum.
Türkiyede ateist olanların biçoğunun kendisini bu inançtan görmesi çok ilginç geliyo bana şüphesiz..
Türk tipi deizmdir.
Tengricilik, Türk'ün gerçek dinidir.
görsel
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar