bugün
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı8
- milan skriniar5
- israil'in kızlarından daha ucuzu4
- anın görüntüsü23
- fenerbahçe 1 göztepe 14
- keremi çıkarken ıslıkladılar3
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak5
- bmw 760i long3
- israilli kızlar5
- fener felaket kaçırdı2
- göztepe neymiş böyle be2
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba11
- müdürün nöbetçi olduğu gece vardiyası2
- 2002 yazı2
- sigara içmek2
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu7
- idealist misiniz6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı16
- ekmek yemeyi bırakmak3
- ferhat güzel2
- kenan evren3
- uzun yol otobüs eziyetleri2
- 14 yıl sonra 2012 li lerin liseye başlaması2
- 31 ekim 2026 bursaspor bandırmaspor maçı4
- göztepe 3 ledi2
- bu devirde evlenmek5
- kenan evren'in fesli gavatı vatandaşlıktan atması3
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
- yağı emmiş patates kızartması3
- akp'lilerin ahmet kaya'yı sevmesi4
- moralin çok bozuk olması5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı24
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar8
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz5
- gammaz adama güvenilir mi3
- aziz yıldırım4
- fenerbahçe göztepe3
- en sevdiğiniz radyo kanalları4
- en sağlam akıllı telefon2
- türkiye şahlanıyor5
- street fighter5
- engineer288
- simko'nun sessizliğine tercüman olmak2
- hangi mbti tipisiniz4
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi9
- akın gürlek6
- bez bebek nana ne yapıyor sorusu4
- gece gece kokoreç gömmek10
- o değil de bir yıl daha bitmek üzere3
ralph fiennes' in tüyler ürpertici seri katil diş perisi' ni başarıyla canlandırdığı polisiye gerilim filmi. thomas harris' in aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanmıştır.
ülkemizde çeşitli şubeleri bulunan bir uzakdoğu restoranıdır.
hannibal dizisinin baz aldığı kitap ve film.
mr. d.'nin kadınları neye göre seçtiğini, babaannesinden gördüğü psikolojik şiddetin nasıl tablo olayına geçtiğini falan bir türlü kavrayamadığım film. ayrıca filmin en akılda kalıcı yanı edward norton'ın berbat sarı saçları.
thomas harris' in ince eleyip sık dokuduğu, ana karakter will graham' ı da kendisinden kaynak alarak ürettiği eser.
--spoiler--
'' uzaktan eve baktığımda onu denizin ortasındaki bir tekne gibi görürdüm. ''
--spoiler--
roman ve dizi arasında farklılıklar bulunmaktadır. dizidekinin aksine romanda will graham, hannibal lecter' in hastası değildir. yukarıdaki cümleyi will graham, hannibal lecter' e dizide, içini dökerken telafuz etmiştir.
--spoiler--
'' uzaktan eve baktığımda onu denizin ortasındaki bir tekne gibi görürdüm. ''
--spoiler--
roman ve dizi arasında farklılıklar bulunmaktadır. dizidekinin aksine romanda will graham, hannibal lecter' in hastası değildir. yukarıdaki cümleyi will graham, hannibal lecter' e dizide, içini dökerken telafuz etmiştir.
izmir'de sevgi yolu çıkışında bulunan bir çin lokantası.
zamanında, lisede okurken, japon kültürü meraklısı arkadaşlarım vardı. benim de onlardan aşağı kalır yanım yoktu, o ayrı. anime izliyoruz, japonca öğrenmeye çalışıyoruz, kanjiyi sökmeye çalışıyoruz falan derken japon yemeklerinden de yemeye karar verdik. acaba çin lokantasında japon yemekleri de var mıdır diye bir merak içerisindeyiz tabi. zira çevremizde japon lokantası diye bir yer yok. mecburen buraya gelicez. ilginç diyaloglar yaşanıyor bu arada ama.
-gidelim soralım bence. sushi var mı sizde diyelim
+japonlarla çinliler sevmez lan birbirlerini. sushi yoktur orda
-lan soralım diyorum işte
*kung-fu biliyodur abi onlar
-yani?
*biz japon muyuz lan diyip dalmasınlar bize
derken, korku içinde gittik sorduk sushi var mı diye. olmaz mı yeğenim burası çin lokantası diyen bir amcayla karşılaştık ciddi ciddi. o an ısındım buraya. masalara geçtik direk. birer tabak köpek balığı yüzgeci çorbası, en ucuzundan olmak üzere sushi, ortaya da karides cipsi diye bir şey söyledik. çubukları tutma olayına daha önceden çalıştığımız için sorun yaşamadık. gerçi çatal kaşık da koymuşlar ama, çin lokantasına gelmişiz, çubuk kullanmamak ayıp olur diye düşündük. her neyse, köpek balığı yüzgeci çorbası tam anlamıyla iğrençti. belki güzeldi, bilmiyorum ama, köpek balığı lan. yenir mi amk? sushi geldi arkasından. tabi ki wasabi ile birlikte. sushi beklentilerimin üstünde çıkmıştı. wasabi de öyle. o ne acıdır yarabbi? burnumdan duman çıktığını, burun kılcallarımın hepsinin teker teker yandığını, dilimin zaten ortadan kaybolduğunu hissettim. allah'tan etkisi uzun sürmüyor. recep ivedik'teki gibi saatlerce koşturtacak bir durum yok yani ortada. yakıyor ama yemeği zehir etmiyor. sushi'yle birlikte ortaya söylediğimiz karides cipsini de bitirdik.
neler yemiştik tekrar edelim. bir çorba, 6 parçadan oluşan sushi, ortaya da karides cipsi. kişi başı 60'ar lira ödeyip kalktık. aç kalktık hem de. ordan çıkıp cebimizde kalan son 10 lirayla burger king'e girdik. haftanın kalanını da parasız geçirdik. çok maldık biz lisedeyken.
zamanında, lisede okurken, japon kültürü meraklısı arkadaşlarım vardı. benim de onlardan aşağı kalır yanım yoktu, o ayrı. anime izliyoruz, japonca öğrenmeye çalışıyoruz, kanjiyi sökmeye çalışıyoruz falan derken japon yemeklerinden de yemeye karar verdik. acaba çin lokantasında japon yemekleri de var mıdır diye bir merak içerisindeyiz tabi. zira çevremizde japon lokantası diye bir yer yok. mecburen buraya gelicez. ilginç diyaloglar yaşanıyor bu arada ama.
-gidelim soralım bence. sushi var mı sizde diyelim
+japonlarla çinliler sevmez lan birbirlerini. sushi yoktur orda
-lan soralım diyorum işte
*kung-fu biliyodur abi onlar
-yani?
*biz japon muyuz lan diyip dalmasınlar bize
derken, korku içinde gittik sorduk sushi var mı diye. olmaz mı yeğenim burası çin lokantası diyen bir amcayla karşılaştık ciddi ciddi. o an ısındım buraya. masalara geçtik direk. birer tabak köpek balığı yüzgeci çorbası, en ucuzundan olmak üzere sushi, ortaya da karides cipsi diye bir şey söyledik. çubukları tutma olayına daha önceden çalıştığımız için sorun yaşamadık. gerçi çatal kaşık da koymuşlar ama, çin lokantasına gelmişiz, çubuk kullanmamak ayıp olur diye düşündük. her neyse, köpek balığı yüzgeci çorbası tam anlamıyla iğrençti. belki güzeldi, bilmiyorum ama, köpek balığı lan. yenir mi amk? sushi geldi arkasından. tabi ki wasabi ile birlikte. sushi beklentilerimin üstünde çıkmıştı. wasabi de öyle. o ne acıdır yarabbi? burnumdan duman çıktığını, burun kılcallarımın hepsinin teker teker yandığını, dilimin zaten ortadan kaybolduğunu hissettim. allah'tan etkisi uzun sürmüyor. recep ivedik'teki gibi saatlerce koşturtacak bir durum yok yani ortada. yakıyor ama yemeği zehir etmiyor. sushi'yle birlikte ortaya söylediğimiz karides cipsini de bitirdik.
neler yemiştik tekrar edelim. bir çorba, 6 parçadan oluşan sushi, ortaya da karides cipsi. kişi başı 60'ar lira ödeyip kalktık. aç kalktık hem de. ordan çıkıp cebimizde kalan son 10 lirayla burger king'e girdik. haftanın kalanını da parasız geçirdik. çok maldık biz lisedeyken.
Etkileyici filmdir.Kuzuların Sessizliği'nin aksine katilin peşindeki polis Hannibal'ın gölgesinde kalmamıştır.Film bittiğinde Will Graham'a ayrı, Edward Norton'a ayrı saygı duyulur.Son sahneleri de bitirici vuruşu çok iyi gerçekleştirir.
Ayrıca film ile ilgili bir ayrıntı vermem gerekirse yönetmen; yazarın, Hannibal'ın ağzından vurguladığı Hannibal ile Graham'ın benzerliğini bir-iki sahnede vermeye çalışmıştır.
Hücrenin camına yansayan belirsiz Hannibal görüntüsü ile Graham'ın yan yana duruşu:
görsel
Aynada kendisine bakan Hannibal ile arkadaki belirsiz Graham silüeti
görsel
Ayrıca film ile ilgili bir ayrıntı vermem gerekirse yönetmen; yazarın, Hannibal'ın ağzından vurguladığı Hannibal ile Graham'ın benzerliğini bir-iki sahnede vermeye çalışmıştır.
Hücrenin camına yansayan belirsiz Hannibal görüntüsü ile Graham'ın yan yana duruşu:
görsel
Aynada kendisine bakan Hannibal ile arkadaki belirsiz Graham silüeti
görsel
the silence of the lambs'den daha kötü, hannibal'dan daha iyi; serinin en son çekilen ama konu olarak ilk filmidir. ayrıca bu filme kadar ralph fiennes'in bu kadar çekici ve yakışıklı bir erkek olduğunun farkına varmamıştım.**
"Yara izlerimiz bize geçmişin gerçek olduğunu hatırlatan bir güçtür, en iyisini kimin verdiğini sakın unutma" der Dr. Hannibal Lecter filmin sonunda. Bir yara izi edindikten sonra artık geçmiş hep seninledir, her yere taşırsın kendinle birlike. Belki içerdeki yaralar daha derindir ama onlarla istemediğin müddetçe yüzleşmeme özgürlüğün vardır. Fakat bedenindeki, tenindeki bu yeni oluşum unutmak istediğin, kaçtığın kalbindeki yaralarla seni buluşturur, her daim oradadır artık, somuttur, çünkü o artık sensindir. Zaman geçip de o izi, yeni seni sevmeye çalışırken, yani bir nevi geçmişle barışmaya çalışırken düşünmeden edemezsin.. Vicdan da günün birinde kişinin karşısına geçip kendinden hesap soracak kadar somut bir varlığa dönüşüyor mu, o sen, sen o oluyor mu?..
serinin kesinlikle en zayif halkasi.cogu olay gercek anlamda aydinlatilmadan film bitiyor.bu ebeveyn baskisi psycho,carrie ve daha onlarca korku filmine konu oldugu icin farkli bir sekilde sunulmayinca artik sikmaya basliyor.edward norton in oyunculugu oldukca vasat.anthony hopkins ise sadece gozlerle nasil inanilmaz oyunculuk sergilenir ders veriyor.filmin en etkileyici sahnelerini ise;gazeteci ile ejder arasindaki sahneler ve tablo yeme sahnesi olarak gosterebilirim.katilin yapili oldugunu nasil tahmin ettiklerini,hannibal in hucresinden yaptigi telefon gorusmelerinin nasil olur da dinlenmedigini ya da dinleniyorsa emekli polisin adresini istemesini niye normal karsiladiklarini anlamak mumkun degil.muzikler son derece alisilmis duzeyde.hicbir ozellikleri yok.ama son sahnede gulumsetmiyor da degil.
izledikten sonra hayatımın çizgisini değiştiren film ötesi.
' o losyonun altından korkunun kokusunu alıyorum. çok korkuyorsun will ama korkak değilsin. benden korkuyorsun. yine de buraya geldin. bu utangaç çocuktan korkuyorsun ama onun peşine düşüyorsun.
anlamıyor musun will? beni yakaladın çünkü birbirimize benziyoruz. hayal gücümüz olmasa diğer aptal sürüsünden bir farkımız kalmazdı. korku, yeteneğimizin bedeli. ama onu yenmene yardım edebilirim.'
hannibal'ın filmin 35. dakikasındaki hapishane sahnesinde, kendisini yakalamış olan ve yeni bir seri katilin peşinde olduğu için kendisinden yardım istemeye gelen polis will ile arasında geçen konuşmada beni koparan monoloğudur. özellikle 'korku yeteneğimizin bedelidir' kısmında ağzımdan bir ıslık sesi çıkmıştır kendiliğinden. (bkz: oha falan olmak)
anlamıyor musun will? beni yakaladın çünkü birbirimize benziyoruz. hayal gücümüz olmasa diğer aptal sürüsünden bir farkımız kalmazdı. korku, yeteneğimizin bedeli. ama onu yenmene yardım edebilirim.'
hannibal'ın filmin 35. dakikasındaki hapishane sahnesinde, kendisini yakalamış olan ve yeni bir seri katilin peşinde olduğu için kendisinden yardım istemeye gelen polis will ile arasında geçen konuşmada beni koparan monoloğudur. özellikle 'korku yeteneğimizin bedelidir' kısmında ağzımdan bir ıslık sesi çıkmıştır kendiliğinden. (bkz: oha falan olmak)
1986'da michael mann tarafından manhunter adıyla çekilen bir ilk versiyonu da mevcuttur.
(bkz: ralph fiennes)
gazetecinin dilini yeme sahnesinde oha yok artık dediğim son sahne de ise çocuğa ne olduğunu çok merak ettiğim izlerken gerçekten insanı geren gerilim filmi..
Anthony Hopkins'i anlatmaya gerek yok, Edward Norton'un sağlam oyunculuk sergilediği, kurgusu sağlam izlenilmesi keyifli bir film.
thomas harris'in kitabı.. ve tabi uyarlanan filmin adı..
izlemeye gittiğimde film boyunca uyumuştum, pek bişey hatırlamıyorum şahsen film hakkında. ama hastaydım yani, film güzelmiştir belki..
izlemeye gittiğimde film boyunca uyumuştum, pek bişey hatırlamıyorum şahsen film hakkında. ama hastaydım yani, film güzelmiştir belki..
gercekten geriyor bu film.Hele sonunda evlerinde bişeyler oluyordu.Cocuk odada yalnız mıydı neydi..Guzel film.
serinin en son çekilen fakat konu itibari ile ilk filmi..
Anthony Hopkins Edward Norton Ralph Fiennes Harvey Keitel Emily Watson Philip Seymour Hoffman ....
böyle inanılmaz bir kadronun bulunduğu 2002 yapımı korku gerilim filmi.Anthony Hopkins yine hannibal lecter karakteriyle karşımızda.
böyle inanılmaz bir kadronun bulunduğu 2002 yapımı korku gerilim filmi.Anthony Hopkins yine hannibal lecter karakteriyle karşımızda.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar