bugün
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir7
- kemal kılıçdaroğlu17
- gerizekalı yazarlar zirvesi9
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası11
- iyi futbol oynar mısınız9
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi2
- gizem altunsoy3
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- ben ekonomistim2
- avrupa klima krizi4
- taksicilerin gri pantolon ve gömlek giyecek olması2
- spor yapmayan erkek6
- gay bedenler klübü2
- senin işin ekimde bitiyor2
- matrix'deki zencinin torbacı olması6
- mustafa kemal atatürk13
- matematikte en büyük ve en küçük sayının olmaması3
- amsızlık4
- dünyanın en ünlü dört keli3
- pandela24
- ankara'nın nato zirvesi hazırlıkları3
- devlet4
- samuel chukwueze'nin trabzonspor'a transferi4
- tebrikler 2026'nın ilk 6 ayını boşa harcadınız2
- sözlükte siyaset tartısmak2
- nutuk4
- atatürk'ü sevmemek8
- israil de haredi krizi büyüyor2
- birazdan temmuza giriyoruz13
- pasif agresif yönetici2
- saraca finch house9
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- ona bir şey söyle11
- burçlar hakkında bilgi sahibi olan erkek2
- en son ne aldınız3
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı12
- meksika7
- türkçülük4
- yazarların akıl hocaları9
- gece gece aniden gelen 1 buçuk adana yeme isteği3
- yengeç burcu zamanında olmamız8
- nickini değiştiren yazarlar3
- tai lung17
- 0 0 717
- futbol34
- 2026 dünya kupası39
- en son seviştiğin zaman3
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı10
- devlet bahçeli4
entry'ler (1045)
Kesinlikle her tarafının komşularla sarılmış olması.ulan sırf evlerin arasındaki mesafe dolayısıyla abd'ye hayranlık duyuyorum.
Bazen herhangi çabanın sonucunda elde edebileceğim şeyleri düşünüyorum ve belki de bu düşünme sonucunda hevesim tükeniyor ve o şeyi elde etmek için hiçbir istek duymuyorum.daha doğrusu gösterilen çabaya değmeyeceğini anlıyorum.galiba tembellikten kurtulmanın en önemli yolu düşünmeyi bırakmaktan geçiyor.bir çabanın sonucunu düşünmeden bodoslama yürümek lazım belki de.
Lafı uzatmadan konuya gireceğim,bugün bir sosyolog dinledim ve kendisi bütün insanların aynı yetenek seviyesine,hemen hemen aynı zekaya sahip olduklarını ve eğer isterlerse her konuda başarılı olabilecekleri gibi açıklamalarda bulundu.peki neden bazılarımız her türlü başarıyı elde ederken bazılarımız da tutunamayana dönüşüyor?bizi ayrıştıran tembellik mi,isteklerimizin farklı olması mı,koşullar mı,yaşadığımız çevre mi,yediklerimiz içtiklerimiz mi,genetik mi?ben bu soruya cevap verebileğimi düşünmüyorum ama keşke herkesin başarılı olduğu,hayallerinin gerçekleştiği,intiharların olmadığı,hayal kırıklığı denen şeyin sadece filmlerde karşımıza çıktığı bir dünya mümkün olabilseydi diyorum.
Nuri bilge ceylan iyi filmlere sahip ama iyi bir yönetmen mi?
Gaspar noe,lars von trier,david lynch gibi daha pek çok sayabileceğimiz yönetmen gerçekten teknik olarak iyi işlere imza atmışlardır ve derinlik olarak da nuri bilge ceylan filmlerinden daha aşağı kalır yanları yoktur.peki ceylan bu teknik zayıflıkları minimalist bir tarz yaratmak amacıyla bilinçli bir şekilde mi tercih etmiştir yoksa imkanları mı bu kadardır?
Ne fark eder ki?
Sonuçta ana akım sinemanın yavanlığından,içi boş gürültüsünden sıkılan izleyiciye bir seçenek sunmuyor mu?bunu hangi amaçla ya da hangi bilinçle yaptığı o kadar da önemli mi?
Bir de ceylan'a burjuva özentisi,fakir,bir baltaya sap olamamış adamların mastürbasyon malzemesi yakıştırması yapanlar var.sanat herkes için değil midir?sadece belirli bir zümreye mi aittir?alt sınıflar kutsal damacanalar'a mı mahkumdur?hem insanların sanatla bile olsa kendilerini ayrıcalıklı hissetmek istemelerinde ne sakınca vardır?art house seven her alt sınıf birey özenti midir?
Falan filan...
Gaspar noe,lars von trier,david lynch gibi daha pek çok sayabileceğimiz yönetmen gerçekten teknik olarak iyi işlere imza atmışlardır ve derinlik olarak da nuri bilge ceylan filmlerinden daha aşağı kalır yanları yoktur.peki ceylan bu teknik zayıflıkları minimalist bir tarz yaratmak amacıyla bilinçli bir şekilde mi tercih etmiştir yoksa imkanları mı bu kadardır?
Ne fark eder ki?
Sonuçta ana akım sinemanın yavanlığından,içi boş gürültüsünden sıkılan izleyiciye bir seçenek sunmuyor mu?bunu hangi amaçla ya da hangi bilinçle yaptığı o kadar da önemli mi?
Bir de ceylan'a burjuva özentisi,fakir,bir baltaya sap olamamış adamların mastürbasyon malzemesi yakıştırması yapanlar var.sanat herkes için değil midir?sadece belirli bir zümreye mi aittir?alt sınıflar kutsal damacanalar'a mı mahkumdur?hem insanların sanatla bile olsa kendilerini ayrıcalıklı hissetmek istemelerinde ne sakınca vardır?art house seven her alt sınıf birey özenti midir?
Falan filan...
insanları 'erkek,kadın' diye ayrıştırmaz.
Krzysztof kieslowski'nin öldürme üzerine kısa bir film'ine göndermeler olan (ya da ben öyle zannediyorum) eser.özellikle köprü üzerindeki heykelin suya atıldığı sahne neredeyse birebir aynı.
Sadece 1971 yılında '19' ayrı filmde oynamıştır.
"Corona" diye bir ayakkabı modelleri var,şaka gibi.yakında 'hemoroid' diye bir model çıkartmalarından korkuyorum.
Yorum bölümlerinde insanlar ürün hakkında yorum yazacaklarına,genel olarak kime aldıklarını yazdıkları site."eşime hediye aldım,sevgilime aldım,sözlüme hediye ettim" gibi.inanmazsınız bu gözler "kayınçoma aldım" gibi bir yorum bile okudu.anladık çok sosyal,geniş ailelere sahip insanlarsınız ama biraz da ürün hakkında yorum yapın.
Sıkıcı,çoooook sıkıcı bir film.yeni dönem lgbt filmlerinden bıkmıştık zatenuludagsozluk bu da yeni hiçbir şey söylemiyor.benim tavsiyem bunu izleyip zaman kaybedeceğinize gidin aşk-ı memnu'yu 40.kez tekrar izleyin.
Kafana takma.
Kimi yerlerde birkaç ayda dağıldığı söylenmekte,kimi yerde yıllarca taş gibi kaldığı.ilginç.
Sneaker dayanıksızlığından bıkmıştır...
En ucuz modelinin neredeyse 300 liradan başladığı bir markaya "fakir ayakkabısı" diyen insanların varlığını göstermiştir.
Görünüş olarak güzel ayakkabılar üretiyorlar ama dayanıklılık anlamında fazla bir şey beklememek gerek.
Günlük deri ayakkabılara daha çok yönelmesi gereken marka.
Gereksiz bilgi deposu.insanları hiç ihtiyaç duymadıkları bilgilere boğmakta.sağlık sektörüyle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir insan neden oturup da varis tedavi yöntemlerini dinler?
Şu günlerde herkesin diline doladığı gibi bir stres kaynağı değildir.aslında bir insanın en son stres duyması gereken yerdir.bundan birkaç ay önce trafikten,gürültüden,kalabalıklardan,iş stresinden,yoğunluktan şikayet eden insanlar şimdi de evde kalmaktan şikayet ediyorlar.evimizde mutlu değilsek bu işte bir sorun var...
Tam da tahmin ettiğim gibi artık filmleri tekrarlamaya başladılar ve ilk açıldığındaki o heyecanı kaybettiler.umarım tamamen kapanmaz.