bugün
- from gold from dust12
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi17
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması12
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak6
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- çin'e demokrasi gelsin10
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler7
- truesuz sözlük8
- hastalık havası8
- bu saatte hala uluyamama sebebi2
- gece gece gelen kızarmış patates isteği3
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- dünyanın en berbat psikolojik hastalığı3
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız2
- anında dolan göz neyin belirtisidir6
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- vajinanın iç sıcaklığı10
- fiziği güzel sözlük kızları48
- geceleri yapmaktan zevk alınan şeyler5
- adalet ve kalkınma partisi4
- recep tayyip erdoğan27
- burna tuzlu su çekmek6
- uykuya dalmak istememek neyin belirtisidir5
- seni terkedeceğim4
- silikon memenin patlaması10
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- ekrem imamoğlu6
- nervio23
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis18
- kopya çekmenin etiği5
- halka filmini izlerken telefonun çalması2
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- gocu19
- gurbet2
- karton toplarken şarampole yuvarlanmak5
- radiohead seven kız3
- seni çok özledim3
- gecenin ilerleyen saatlerinde soğuk kahve içmek2
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- iyi dostlar biriktirdim7
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- sümük fetişi3
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- bastırılmış üzüntü4
- cinler size musallat olsa2
- yazarların akşama dair planları9
- duvardaki kafam kadar örümcek4
- fatma betül sayan kaya59
dr.hannibal lecter olarak bilinen entel yamyam,ince ruhlu seri katil,ürkütücü gurme..
bir dede kadar sıcak, ısırılası görünen profesyonel katil karakter.
en karizmatik roman karakteri. alanında bir numara ve çok iyi bir aşçı. ayrıca anthony hopkins'in efsane oyunculuğu sayesinde bence romandan uyarlanan en iyi karakterdir, bir roman karakteri daha iyi canlandırılmamıştır.
kafamızda yer etmiş kötü,kaba,pis,cani sıfatlarını yüklediğimiz katil tanımlamasını kafamızdan silip katillerinde zarif,kibar olabileceğini gösterip bizi ayrı bi paranoyaya itmiş karakterdir
ilk olarak 80lerde brian cox tarafından Manhunter isimli filmde gözüken karakter.1991'de anthony hopkins kuzuların sessizliği isimli filmde canlandırmıştır.Yanında fbi ajanını jodie foster oynamıştır.Film sinemada en sevilen filmlerdendir.Fakat hopkins ve foster müthiş ve ötesi bir biçimde oynamıştır.2000'lerde hannibal isimli filmde silence of the lambs'in sonrası anlatılıyordu.Orada fbi ajanını julian moore oynuyordu.Birde hannibal'ın freddy kruger gibi yaptığı yaşayan kurbanınıda harry potterdaki sirius black oynamaktaydı.Ardından hikayenin en başına reddragon adlı bir filmle dönüldü.Manhunter'a çok benzemektedir.O filmde fbi ajanı erkekti ve edward norton oynuyordu.Filmin finali silence of the lambs'in başıydı.Şimdi ise daha da başına hannibal'ın çocukluğuna döncek bir film çekiliyor.
işte hannibal lecter bu son derece kibar,entellektüel ve yamyam olan unutulmaz katil...
işte hannibal lecter bu son derece kibar,entellektüel ve yamyam olan unutulmaz katil...
doktordur.
silence of the lambs filminde, kaçırdığı orkestra elemanını parçalayıp, diğer elemanlara pişirdikten sonra ikram eden seri katil. doktor olması ve kurbanlarını yemesi akla karındeşen jack' ı getirmektedir.
(bkz: hannibal rising)
(bkz: lecter küçükandonyadis)
film ve kitap serileri, konu bütünlüğü açısından, aşağıdaki sıra ile giden kült karakter:
(bkz: manhunter)
(bkz: red dragon)
(bkz: the silence of the lambs)
(bkz: hannibal)
(bkz: manhunter)
(bkz: red dragon)
(bkz: the silence of the lambs)
(bkz: hannibal)
hannibal serisinde anthony hopkins' in müthis canlandirdigi yam yam doktor, seri katil. cezalandirma biçimi olarak kötü insanlarin etini yiyen, zekasina hayran birakan, yaratilmis en iyi anti kahramanlardan biri.
kendini bir übermensch, doğal olarak da besin zincirinin en üstündeki bir canlı olarak gören muhteşem seri katil. türkiye'ye ailecek gelseler bir saniye aç kalmazlar. zira o kadar çok basit insan var ki bu memelekette...
albert fish adındaki gerçek bir seri katilden esinlenilerek yaratılmıştır.
"ay çok tatlısın yerim seni" diyerek sevdiği insanları yediği rivayet edilmiştir.
Akıl hastanesine tıkıldığı sıralar tanıştığı Claris adlı bir bayana aşık olarak, başka bir hastanın Claris Starling'e laf sokuşturup eline geçen her şekil cismi fırlatması üzerine, onu tane tane yiyen nacizane kişilik Hannibal Lecter.
hastasının uykuluklarını kırmızı şarapla misafirlerine sunan manyak psikiyatır...
--spoiler--
hollywood uyarlamasında hannibal clarice'i bırakıp kaçmış gibi bitirsedeler bile aslında clarice hannibal'ın yanında kalmış cinayetleri işlemeye devam etmişlerdir.
--spoiler--
ayrıca hannibal lecter bir efsanedir. eğitimli, kibar, zeki, elit bir beyfendidir o. sadece kabalık edenleri öldürür her cinayetinin amacı vardır. hapisanedeyken yan koğuşunda kalan mahkumu sadece konuşarak öldürebilecek kadar iyi bir psikologtur. birinin beyin parçalarını keserken o kişinin bilincini kaybetmemesini sağlayacak kadar iyi bir doktordur. karizması tavandır, hayran olunasıdır.
thomas harris'in kaleminden çıkmıştır. en son kitap hannibal'ın çocukluğunu ve gençliğini anlatır.
--alıntı--
küçük karacanın pek eti yoktu ve iki, belki üç gün sonra adamların soğuktan buharlaşan nefesleri tekrar açlıktan kokmaya başlamış, asker kaçakları av evinden çıkarak karların arasından ağılın kapısına gelmiş ve samanların arasında birbirine sokulmuş çocuklardan birini seçmişlerdi.
hiçbiri donmamış olduğu için, canlı bir çocuk seçtiler.
hannibal lecterin baldırlarını, kollarını ve göğüslerini yokladıktan sonra onun yerine kızkardeşi mişa'yi seçip götürmüşlerdi. oyun oynamak için dediler. ve oyun oynamaya giden hiç kimse geri dönmemişti.
hannibal tüm gücüyle mişa'ya yapıştı; adamlar kapıyı suratına çarpıp onu yere baygın bırakana kadar güçsüz kollarıyla mişa'nın kolunu bırakmamıştı.
mişa'yı hala karacanın kanıyla kıpkırmızı karların üzerinden sürükleyerek götürdüler.
mişa'yı görmek için hiç durmadan dua etti, dua küçücük beynindeki tüm hafızayı yiyip bitirdi, ama baltanın sesi canlı kaldı. onu tekrar görmek için yaptığı dualar tümüyle boşa gitmemişti. mişa'yı tekrar gördü; onu tutsak edenlerin doğu cephesi çöktükten sonra kalan tek yiyecekleri olan çocukları sakladıkları ağılla, uyudukları av evi arasında pis kokulu tuvaletin çukurunda, hannibal, mişa'nın süt dişlerini gördü.
dualarına verilen bu yanıttan sonra hannibal lecter kendi küçük cinayetlerinin, ironisi ve zalimliği emsalsiz tanrınınkiler yanında ne kadar önemsiz olduğu dışında, bir daha tanrıyla ilgili birşey düşünme zahmetine girmedi.
--alıntı--
hollywood uyarlamasında hannibal clarice'i bırakıp kaçmış gibi bitirsedeler bile aslında clarice hannibal'ın yanında kalmış cinayetleri işlemeye devam etmişlerdir.
--spoiler--
ayrıca hannibal lecter bir efsanedir. eğitimli, kibar, zeki, elit bir beyfendidir o. sadece kabalık edenleri öldürür her cinayetinin amacı vardır. hapisanedeyken yan koğuşunda kalan mahkumu sadece konuşarak öldürebilecek kadar iyi bir psikologtur. birinin beyin parçalarını keserken o kişinin bilincini kaybetmemesini sağlayacak kadar iyi bir doktordur. karizması tavandır, hayran olunasıdır.
thomas harris'in kaleminden çıkmıştır. en son kitap hannibal'ın çocukluğunu ve gençliğini anlatır.
--alıntı--
küçük karacanın pek eti yoktu ve iki, belki üç gün sonra adamların soğuktan buharlaşan nefesleri tekrar açlıktan kokmaya başlamış, asker kaçakları av evinden çıkarak karların arasından ağılın kapısına gelmiş ve samanların arasında birbirine sokulmuş çocuklardan birini seçmişlerdi.
hiçbiri donmamış olduğu için, canlı bir çocuk seçtiler.
hannibal lecterin baldırlarını, kollarını ve göğüslerini yokladıktan sonra onun yerine kızkardeşi mişa'yi seçip götürmüşlerdi. oyun oynamak için dediler. ve oyun oynamaya giden hiç kimse geri dönmemişti.
hannibal tüm gücüyle mişa'ya yapıştı; adamlar kapıyı suratına çarpıp onu yere baygın bırakana kadar güçsüz kollarıyla mişa'nın kolunu bırakmamıştı.
mişa'yı hala karacanın kanıyla kıpkırmızı karların üzerinden sürükleyerek götürdüler.
mişa'yı görmek için hiç durmadan dua etti, dua küçücük beynindeki tüm hafızayı yiyip bitirdi, ama baltanın sesi canlı kaldı. onu tekrar görmek için yaptığı dualar tümüyle boşa gitmemişti. mişa'yı tekrar gördü; onu tutsak edenlerin doğu cephesi çöktükten sonra kalan tek yiyecekleri olan çocukları sakladıkları ağılla, uyudukları av evi arasında pis kokulu tuvaletin çukurunda, hannibal, mişa'nın süt dişlerini gördü.
dualarına verilen bu yanıttan sonra hannibal lecter kendi küçük cinayetlerinin, ironisi ve zalimliği emsalsiz tanrınınkiler yanında ne kadar önemsiz olduğu dışında, bir daha tanrıyla ilgili birşey düşünme zahmetine girmedi.
--alıntı--
kitap mı film mi karşılaştırmasında kitabının yine kazandığı thomas harris kitabı.cinayet romanları sevenler için mükemmel bir seçim.
bir seri katildir. kendisi değişik bir damak tadına sahiptir. dexter ile ortak yönü sadece puştları öldürmesidir. bu neden ile sevilir.
hannibal the cannibal diye anınca daha anlamlıdır. doğradığı insanlardan yemek yapar, sonra da misafirlerine sunar. afiyetle yerler. ismi dahi akla gelince korku için yeterlidir.
Filmi baz alarak söylüyorum ki; sinema tarihinin en karizmatik katilidir.
zekana,karizmana hayranım abi diyebileceğim kişi.
anthony hopkins in hayat verdigi karakter. herif oyunculuğun uzayını icra etmiş. anthonye ayrı doktor lecter a ayrı hayranız vesselam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar