bugün
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi10
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- trabzon büyükşehir belediyesi6
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı11
- renault 9 broadway12
- öğretmenlerin nöbeti5
- sevgiliye hitap şekilleri3
- mason greenwood10
- kırmızı kaka7
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum2
- velvet hanım ile kahve içmek6
- özge özpirinçci3
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı6
- koli bandına saddam bandı demek3
- çok enteresan solcular baksın2
- tetanoz aşısı2
- kasetçalar dinlemiş efsanevi nesil3
- ronald mcdonald2
- süreç bittiğinde olacak 10 şey5
- güzel kızların dün sözlüğe uğramaması4
- kola neden koşer3
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı17
- sözlükte sürekli güzel vadilerin yaylak olması4
- sözlükten yükselen şakşakşak sesleri2
- erdogan'a suikast timi itirafı5
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay6
- mikrodalgaya sucuk koymak6
- erkekte bıyık çok önemli4
- futbol4
- yan yana susabilen arkadaşlar3
- pişman olacağını bile bile yapma2
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- ali vefa10
- sturm graz5
- fenerbahçe5
- ölünce tekrar deneyin yazısı görmek2
- evde tek başınayken sessiz konuşmak3
- çocuklar duymasın zero tuna'nın tersi2
- akasya durağı sinan2
- erdoğan ın dünya lideri olması4
- nihoşun ölümü15
- memduh bashgan14
- babanın ford escort parasını escortla yemek2
- meal kuran değildir26
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- yazarların bildiği en kötü küfür5
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- clemence baptista4
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması6
objektif kriterler gözetilmeksizin, kişisel beğeniler çerçevesindeki sinemasal geçmiş.
satırbaşlarıyla kısa bir kişisel sinema tarihi:
sinema'da izlenen ilk türk filmi: aaahh belinda! (n'aptın anne)
sinema'da izlenen ilk yabancı film: l'ours (sinemayı sevdiren film)
sinemanın sanatsal yönünü keşfetmemi sağlayan kişi:
zamanında alkazar sinemasının gişesinde çalışan komşumuz. (ruhu şad olsun)
favori yerli yönetmen: fatih akın.
favori film karakteri: : leland (the united states of leland.)
favori yeni nesil aktör/aktris: ryan gosling.
satırbaşlarıyla kısa bir kişisel sinema tarihi:
sinema'da izlenen ilk türk filmi: aaahh belinda! (n'aptın anne)
sinema'da izlenen ilk yabancı film: l'ours (sinemayı sevdiren film)
sinemanın sanatsal yönünü keşfetmemi sağlayan kişi:
zamanında alkazar sinemasının gişesinde çalışan komşumuz. (ruhu şad olsun)
favori yerli yönetmen: fatih akın.
favori film karakteri: : leland (the united states of leland.)
favori yeni nesil aktör/aktris: ryan gosling.
küre ile sinema salonuna ayak bastığımda, ileride bir gün o salondan hiç çıkmak istemeyeceğimi bilemezdim. bilinçsizlik yerini bilince bıraktığında artık bu kendine has naif ve bir o kadar da yırtıcı dünyadan vazgeçmenin imkansız olduğunu anladım. ''nasıl tv'de hababam sınıfı'nı onlarca kez izlemekten sıkılmıyorum'' sorusunun cevabıydı bu işin büyüsü.
aradan yıllar geçti...
lord of flies ile insanogluna öfkeyi tattım, cidade de deus ve dogville ile bu öfkenin yerini çaresizliğe bırakışını izlemeyi.
big fish ile hayal dünyasına adım attım, labirynth ile içinde iyice kayboldum. pan s labyrinth'i gördüğümde ise, bu dünyadan çıkmamanın en iyisi olacağını iyice anladım.
hayao miyazaki saf mutluluk için vardı. o spirited away dedi ve chihiro diye bağırdım. o tonari no totoro dedi, ben oldum mei.
what dreams may come ile cennete ufak bir bakış attım, the science of sleep ile rüya görmenin cennetten de güzel olduğunu kavradım.
bin jip konuşmaktan nefret ettirdi,talk to her ise konuşamamaktan.
before sunrise aşkın rastlantısallığına, amelie ise rastlantıyı bizzat kendinin yaratacağına; garden state aşkın da saf olabileceğine, forrest gump ise insanın bile saf olabileceğine inandırdı.
oldboy şaşırmayı öğretti, memento hafızama şükrettirdi.
natural born killers ve godfather elime silah alıp insan vurmayı ilk isteyişimde, babamdan güzel bir ayar yememi sağladı. marlon brando'ya o rolu biçerek o zaten üstüne düşenden fazlasını yapmıştı.
sen ne dilersen, masumiyet, eşkıya... biz de film yapabiliyorduk işte pekala.
aradan yıllar geçti...
lord of flies ile insanogluna öfkeyi tattım, cidade de deus ve dogville ile bu öfkenin yerini çaresizliğe bırakışını izlemeyi.
big fish ile hayal dünyasına adım attım, labirynth ile içinde iyice kayboldum. pan s labyrinth'i gördüğümde ise, bu dünyadan çıkmamanın en iyisi olacağını iyice anladım.
hayao miyazaki saf mutluluk için vardı. o spirited away dedi ve chihiro diye bağırdım. o tonari no totoro dedi, ben oldum mei.
what dreams may come ile cennete ufak bir bakış attım, the science of sleep ile rüya görmenin cennetten de güzel olduğunu kavradım.
bin jip konuşmaktan nefret ettirdi,talk to her ise konuşamamaktan.
before sunrise aşkın rastlantısallığına, amelie ise rastlantıyı bizzat kendinin yaratacağına; garden state aşkın da saf olabileceğine, forrest gump ise insanın bile saf olabileceğine inandırdı.
oldboy şaşırmayı öğretti, memento hafızama şükrettirdi.
natural born killers ve godfather elime silah alıp insan vurmayı ilk isteyişimde, babamdan güzel bir ayar yememi sağladı. marlon brando'ya o rolu biçerek o zaten üstüne düşenden fazlasını yapmıştı.
sen ne dilersen, masumiyet, eşkıya... biz de film yapabiliyorduk işte pekala.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar