bugün
- kadın olsaydım çok açık giyerdim13
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur13
- namus takıntısı olan erkek17
- kavurmalı yumurta6
- kadınsı erkek4
- futbol8
- namus6
- ece irtem5
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi16
- kürtlere hırt diyen paramesyum3
- savaşların ana sebebi dinlerdir2
- açık giyinebilmek özgürlüktür2
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı7
- ulaşınca sıkılmak2
- yardımda bulunulan kişinin lüks harcamalar yapması4
- yazarlar birbirlerine laf atmaktan tanım yapamıyor4
- iran'a iltica etmek3
- yanık kremi2
- dünya kupası mağlubiyetinin arkasında siyonizm var4
- en büyük pişmanlığınız2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- regl dönemi çirkinliği5
- karton toplayan cocuk evlenirse karısına bakar mı4
- güzel kızların isimleri9
- emek hırsızı patronları ifşa etme akımı5
- kadınlar sözlük5
- curaçao6
- talkan ve curcan katliamları4
- true'ya arkadan sahip olmak3
- diyete başlama pazartesisi5
- aya gidilmedi dünya düz aşı karşıtıyım3
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- istanbul'da ortalama kiranın 42 bin tl olması4
- 2026 dünya kupası6
- pernado bey birader3
- bilgi için mi like için mi yazılır7
- halkım yok sayılıyor işte kürt sorunu benim5
- evde boş boş çerez yiyip bira içmek4
- buddy dude21
- yazarların şu sıralar streslendikleri konular3
- 15 haziran 20262
- fildişi sahili3
- 14 haziran 2026 avustralyalının türk çocuğu x i3
- ekber ve erşed kanunları2
- müzisyen yazarlar3
- 86 yıl sonra bile atatürk'e minnet duyulma sebebi3
- hayatın planladığımız gibi gitmemesi3
- ekvador2
- sözlük yazarlarının suları3
- diamond bosphorusss2
hayatınız boyunca izleyebileceğiniz en iyi anime filmdir.
Ya "Sen to Chihiro no Kamikakushi" ya da "ruhların kaçışı" deyin şuna. Gerizekalı gibi spireted away demenin lüzumu yok. Animedir Japon yapımıdır. ingilizceyle Alakası yok yani.
(bkz: sen to chihiro no kamikakushi)
(bkz: sen to chihiro no kamikakushi)
2 yıl önce izlediğim Hayao Miyazaki'nin animasyon filmi. Güzeldir tatlıdır.Tavsiye edilir.
Yine ingilizce'nin hezeyanına uğramış anime-film.
japon mitolojisi çok güzel anlatılan animedir. evet evet japonların sekiz bin tanrısı vardır.
Kapitalizm = Modern kölelik mesajını verdiğini düşündüğüm baş yapıt.
analiz edersek;
*anime, ruhların ve köleleştirilmiş insanların çalıştığı "bathhouse" denilen başka boyuttaki büyülü bir yerde geçiyor. burası bir işletme.
*bathhouse parası olan ruhlar için hizmet veren otel-hamam karışımı bir yer, ve kuvvetli cadı-ruh yubaba tarafından yönetiliyor. Yubaba patron.
*yubaba, bir şekilde o mekana gelen ve kendisinden iş isteyen herkese iş vermek zorunda. Yani işletmesini büyütüyor, mavi yakalı işçilerden oluşan ordusuyla sürekli daha çok ve daha çok para kazanıyor.
*Bu işletmede yolunu kaybetmiş insanlar kadar, diğer ruhlar da çalışıyor. Yani din dil ırk önemli değil. Önemli olan işletmenin para kazanması ve büyümesi.
*Çalışanların çoğu bencil. 2 parça altın görünce götü başı dağıtıyor, birbirlerini eziyorlar. Mavi yakalının yükselme hayalinden dem vuruluyor.
*yubaba, müşteriler altın dağıttığı zaman bile bunların çoğunu "masraflar" bahanesi ile çalışanlarından geri topluyor. Ne olursa olsun patron aslan payını alıyor. işçiler saklayabildikleriyle kalıyorlar.
*bathhouse'a varmadan önce terkedilmiş karnavaldaki büyülü yiyecekleri gören chihiro'nun ebeveynleri yemeye başlıyor ve durmuyorlar. Gittikçe hızlanıyorlar, oburlaşıyorlar, insanlıktan çıkıyorlar ve domuza dönüşüyorlar. Sonraki zamanlarda öğreniyoruz ki, bu şekilde domuza dönüşen bir çok insan var. Burda tüketim kültürüne dair çok güzel bir mesaj veriliyor. Birileri para harcayacak ki bu çark dönsün. Ve bu olgu "yemek yiyerek" gösteriliyor. hızlı, aç gözlüce ve silip süpürerek.
*chihiro bathhouse'a vardığında iş bulana kadar herkes kendisine kötü davranıyor. itiliyor, kakılıyor, garipseniyor, kovalanıyor. Ne zaman ki yubaba kendisine iş veriyor, o zaman düzen yerine oturuyor. Chihiro o garip dünyadaki yerini buluyor. Anime bize diyor ki; eğer zengin değilsen bu düzen için çalışacaksın. eğer patron değilsen işçisin. ikisi de değilsen hiçbir şeysin. Ya paran olacak, ya da bu makinenin bir parçası olmak zo-run-da-sın.
*yubaba, iş verdiği kişilerin gerçek isimlerini büyü ile çalıyor ve onlara yeni bir isim veriyor. bu bir kontrat yerine geçiyor. Mesela chihiro'ya "sen" ismi veriliyor. ismi çalınan kişi, mucizevi bir şekilde ismini hatırlayana kadar sonsuza kadar bathhouse'da yaşamak ve çalışmak zorunda. Burada bireyselliğin önemsizliğini ve işçi kimliğiniz olduğu sürece adam yerine konulabileceğinizi, kim olduğunuzun sistem için önemi olmadığını görüyoruz. Tarih boyunca isimlerini hatırlayarak bu kölelikten kurtulabilen 2 kişi var, bunlar da haru ve chihiro. Ve bunu sadece birbirlerine yardımcı olarak yapabiliyorlar. Burda işçi sınıfının birleşirse daha çok hak elde edebileceği ima ediliyor.
*Bathhouse'da her şey altın ile dönüyor. çünkü para dünyanın bir numaralı gücü, tek amacı. Parası olan müşteri ne kadar iğrenç olursa olsun etrafında pervane olunuyor. Hatta en zenginlerini bizzat yubaba karşılıyor. Bir gün bathhouse'a gelen balçık ve kir içindeki ruh (stink spirit) buna çok güzel bir örnek.
Parasını fazlasıyla ödüyor ve kendisini temizleme çalışmaları başlıyor. En sonunda chihiro'nun büyük çabalarıyla içindeki inanılmaz büyüklükteki pislik ve hurda kütlesi çıkarılıyor. Ruh hemen ardından özgür oluyor ve uçmaya başlıyor. Tüketimin ruhumuzda yarattığı çürüme ve pislik birikimine bir gönderme yaparken, aynı zamanda doğayı çürütmemiz de anlatılıyor bize.
*en sonunda chihiro ismini geri alıyor ve bu olduğu anda serbest bırakılıyor. çünkü bireyselliğini yeniden kazanan bir insan olarak artık üretim bandında yeri kalmıyor. chihiro ailesini kurtarıyor, ve gerçek dünyaya geçiş yapıyor.
*10 yaşında ulaştığı bu nirvana sonrasında ailesi ile giderken bir şeyi daha farkediyoruz. En baştan beri ev almaya gidiyorlar. Kendileri küçük orta halli bir aile. ilk evlerini alacaklar. klasik bir amerikan (japon) rüyasına doğru giderlerken yolculuğumuz sona eriyor.
2 kere izledim, her seferinde yeni bir şeyler buldum kendisinden. kimsenin kaçırmamasını tavsiye ediyorum efendim.
analiz edersek;
*anime, ruhların ve köleleştirilmiş insanların çalıştığı "bathhouse" denilen başka boyuttaki büyülü bir yerde geçiyor. burası bir işletme.
*bathhouse parası olan ruhlar için hizmet veren otel-hamam karışımı bir yer, ve kuvvetli cadı-ruh yubaba tarafından yönetiliyor. Yubaba patron.
*yubaba, bir şekilde o mekana gelen ve kendisinden iş isteyen herkese iş vermek zorunda. Yani işletmesini büyütüyor, mavi yakalı işçilerden oluşan ordusuyla sürekli daha çok ve daha çok para kazanıyor.
*Bu işletmede yolunu kaybetmiş insanlar kadar, diğer ruhlar da çalışıyor. Yani din dil ırk önemli değil. Önemli olan işletmenin para kazanması ve büyümesi.
*Çalışanların çoğu bencil. 2 parça altın görünce götü başı dağıtıyor, birbirlerini eziyorlar. Mavi yakalının yükselme hayalinden dem vuruluyor.
*yubaba, müşteriler altın dağıttığı zaman bile bunların çoğunu "masraflar" bahanesi ile çalışanlarından geri topluyor. Ne olursa olsun patron aslan payını alıyor. işçiler saklayabildikleriyle kalıyorlar.
*bathhouse'a varmadan önce terkedilmiş karnavaldaki büyülü yiyecekleri gören chihiro'nun ebeveynleri yemeye başlıyor ve durmuyorlar. Gittikçe hızlanıyorlar, oburlaşıyorlar, insanlıktan çıkıyorlar ve domuza dönüşüyorlar. Sonraki zamanlarda öğreniyoruz ki, bu şekilde domuza dönüşen bir çok insan var. Burda tüketim kültürüne dair çok güzel bir mesaj veriliyor. Birileri para harcayacak ki bu çark dönsün. Ve bu olgu "yemek yiyerek" gösteriliyor. hızlı, aç gözlüce ve silip süpürerek.
*chihiro bathhouse'a vardığında iş bulana kadar herkes kendisine kötü davranıyor. itiliyor, kakılıyor, garipseniyor, kovalanıyor. Ne zaman ki yubaba kendisine iş veriyor, o zaman düzen yerine oturuyor. Chihiro o garip dünyadaki yerini buluyor. Anime bize diyor ki; eğer zengin değilsen bu düzen için çalışacaksın. eğer patron değilsen işçisin. ikisi de değilsen hiçbir şeysin. Ya paran olacak, ya da bu makinenin bir parçası olmak zo-run-da-sın.
*yubaba, iş verdiği kişilerin gerçek isimlerini büyü ile çalıyor ve onlara yeni bir isim veriyor. bu bir kontrat yerine geçiyor. Mesela chihiro'ya "sen" ismi veriliyor. ismi çalınan kişi, mucizevi bir şekilde ismini hatırlayana kadar sonsuza kadar bathhouse'da yaşamak ve çalışmak zorunda. Burada bireyselliğin önemsizliğini ve işçi kimliğiniz olduğu sürece adam yerine konulabileceğinizi, kim olduğunuzun sistem için önemi olmadığını görüyoruz. Tarih boyunca isimlerini hatırlayarak bu kölelikten kurtulabilen 2 kişi var, bunlar da haru ve chihiro. Ve bunu sadece birbirlerine yardımcı olarak yapabiliyorlar. Burda işçi sınıfının birleşirse daha çok hak elde edebileceği ima ediliyor.
*Bathhouse'da her şey altın ile dönüyor. çünkü para dünyanın bir numaralı gücü, tek amacı. Parası olan müşteri ne kadar iğrenç olursa olsun etrafında pervane olunuyor. Hatta en zenginlerini bizzat yubaba karşılıyor. Bir gün bathhouse'a gelen balçık ve kir içindeki ruh (stink spirit) buna çok güzel bir örnek.
Parasını fazlasıyla ödüyor ve kendisini temizleme çalışmaları başlıyor. En sonunda chihiro'nun büyük çabalarıyla içindeki inanılmaz büyüklükteki pislik ve hurda kütlesi çıkarılıyor. Ruh hemen ardından özgür oluyor ve uçmaya başlıyor. Tüketimin ruhumuzda yarattığı çürüme ve pislik birikimine bir gönderme yaparken, aynı zamanda doğayı çürütmemiz de anlatılıyor bize.
*en sonunda chihiro ismini geri alıyor ve bu olduğu anda serbest bırakılıyor. çünkü bireyselliğini yeniden kazanan bir insan olarak artık üretim bandında yeri kalmıyor. chihiro ailesini kurtarıyor, ve gerçek dünyaya geçiş yapıyor.
*10 yaşında ulaştığı bu nirvana sonrasında ailesi ile giderken bir şeyi daha farkediyoruz. En baştan beri ev almaya gidiyorlar. Kendileri küçük orta halli bir aile. ilk evlerini alacaklar. klasik bir amerikan (japon) rüyasına doğru giderlerken yolculuğumuz sona eriyor.
2 kere izledim, her seferinde yeni bir şeyler buldum kendisinden. kimsenin kaçırmamasını tavsiye ediyorum efendim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar