bugün
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl12
- en kibirli yuzır9
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- türklerden nefret etme nedenleri5
- kibirden kimse kaçamaz4
- velvet47
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- fahişelerin en fazla para kazandığı ülke4
- sabah bi kalktın kadınsın napardın2
- sabah uyndığında kemal kılıçdaroğlu olarak kalktın2
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması4
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- halkın arasında sadece chp dolaşabiliyor3
- sinemaya gitmek2
- chp seçmenindeki öğrenilmiş çaresizlik psikolojisi3
- merak ediyorsan yaz7
- türkiye2
- arjantin ve messi'ye yapılan linç kampanyası3
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- nervio19
- düşün ki o bunu okuyor7
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak5
- türk rock tarihinin kıymeti anlaşılamamış grupları4
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- iş arkadaşlarıyla muhabbetin sarmaması2
- ece erken2
- surilerin arap olmaması2
- kemalistlerin rakıyı çok sevmesi4
- ya sevgilisi varsa3
- friedrich hegel la bi cay icek5
- yeni parti25
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- faik öztrak2
- habire1239
- erkeklerin genç kadınlara ilgi duymasının sebebi6
- marc cucurella11
- tekneden denize balıklama atlamak4
- g'i l d'e d l'i l y16
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- kaçak elektrik tüketimi yüzde 94 olan bölge9
- rizeli bir gürcü denince ilk akla gelen isim2
- mehdiyet chp ile gelecek2
- haluk levent15
- puura10
- deve sidiği bitmiş şeriatçı davranışı3
- kemoş3
- uludağ sözlük gazozu8
- sivrisinekten şikayet etmek2
- cumhuriyet halk partisi12
- kürt devleti8
(bkz: hatıralar)
(bkz: anı)
ta geçmişten beri -yanında/arkanda/sagında/solunda- şimdiye kadar peşini bırakmayan ne varsa; o dur hatıra.
(yazar burada hatıralarını bir köpeğe benzetmiş)
(hayır! yazar burada bazı köpeklerin, hatıralarını benzettiginden bahsetmiş)
(bkz: dagılın lan)
(yazar burada hatıralarını bir köpeğe benzetmiş)
(hayır! yazar burada bazı köpeklerin, hatıralarını benzettiginden bahsetmiş)
(bkz: dagılın lan)
çeşit türlüsü vardır. hatta bazıları çok matahtır. defteri falan da oldugu olur.
(bkz: hatıra defteri)
(bkz: hatıra defteri)
biten güzel şeylerden geriye kalan değerli maneviyat. sabahlara kadar süren sohbetleri hatırlamak, kahkahaları akla getirdikçe şimdiyi düşünüp bir garip olmak ve her şeyin bir yalandan ibaret olduğunu anlayıp hıçkırıklarla ağlamak söz konusu olunca, hatıranın buna sebep olduğu unutulmamalıdır. belki insana dayanma gücü verir ancak acıtır da.
gelecek zaman diliminde geçmiş zamanı hatırlamak adına saklanan her hangi bir nesne olabilir. kimi zaman bir fotograf kimi zaman bir telefon kulubesi sapı. her ne olursa olsun bir gün çekmecelerini ya da her hangi bir eşyanı kurcalarken karşına çıkması durumunda içinde bulunduğun ruh halini değiştirip kişiyi gülümsetmeyi ya da hüzünlendirmeye sebep olabiliyorsa görevini yerine getirebiliyor demektir. bu durumda ne mutlu o nu akıl edip saklayabilen bünyeye demek gerekiyor sanırım.
bir kişinin yaşadığı toplumu da ilgilendiren olayları anlattığı esere verilen addır.
ilk hatıra türünde eser vermiş olan kişi babürşah' tır, eserinin adı babürname' dir.
ilk hatıra türünde eser vermiş olan kişi babürşah' tır, eserinin adı babürname' dir.
kriminolojide, seri katilin, kurbanlarından aldığı nesneleri ya da organik maddeleri tanımlayandır.
bir kitapta okumuştum, konu hatıra sözcüğünün egemen olup, anı kelimesinin pek tercih edilmeyişi ile ilgiliydi.
" hatıra sözü egemendi o günlerde, anı ise arada bir görünürdü. 1950'lerde "anı" yazdın mı, yazı müdürü silerdi hemen. tercüme bürosu'nda ataç'ın bir çevirisi gelmişti: balzac'ın '"iki yeni gelin'in anıları".
kıyamet koptu, üyeler "anırmaktan geliyor bu anı" diyerek bu sözcüğün hemen değiştirilmesini istediler. yoksa geri çevrilecekti ataç'ın çevirisi! anı kalktı, hatıra oturdu yerine, kitap da geçti kuruldan, öyle de basıldı klasikler dizisinde ama zamanla anı aldı hatıranın yerini.
zor tutunuyor hatıra sözcüğü, süresini tamamlayınca yitip gidecek, eski bir anı olacak ".
" hatıra sözü egemendi o günlerde, anı ise arada bir görünürdü. 1950'lerde "anı" yazdın mı, yazı müdürü silerdi hemen. tercüme bürosu'nda ataç'ın bir çevirisi gelmişti: balzac'ın '"iki yeni gelin'in anıları".
kıyamet koptu, üyeler "anırmaktan geliyor bu anı" diyerek bu sözcüğün hemen değiştirilmesini istediler. yoksa geri çevrilecekti ataç'ın çevirisi! anı kalktı, hatıra oturdu yerine, kitap da geçti kuruldan, öyle de basıldı klasikler dizisinde ama zamanla anı aldı hatıranın yerini.
zor tutunuyor hatıra sözcüğü, süresini tamamlayınca yitip gidecek, eski bir anı olacak ".
"sonra günlerin geçmesini, hatıraların yağmurda sızlayan eski kırıklara dönüşmesini bekledim. ama bazı hatıralar ölümcül oluyor. sonuçta truva atı da bir hatıraydı. hatıra olarak kabul edilip içeri alınmıştı. ve ben rüyalarımda ölebilirdim."
afilli filintalar
emrah serbes
afilli filintalar
emrah serbes
hala evimde saklıyorum.
dur yolcu
bilmeden gelip bastığın bu toprak
bir devrin battığı yerdir.
dur yolcu
bilmeden gelip bastığın bu toprak
bir devrin battığı yerdir.
hatıra geçmiş bir durumun, geçmiş bir izlenimin, geçmiş bir olayın veya heyecanın, hafızada kalma anı; bir insanın ölmüş kimse yada geçmişteki bir olayla ilgili anı; anneden veya babadan kalan bir nesneyi alıp saklayarak hatıra olarak ta saklanır. babamdan veya annemden hatıra kaldı denir.
her hayal kırıklığında sarıldığın ilk şeydir.
(bkz: anı)
sanırım hep acı verecek olan.
gerçek anlamda yaşanmışlık sayabileceğim 1 ilişkim oldu bu zamana kadar. onda da çocukluk, gençlik, olgunluk her şeyi yaşadım en güzel haliyle. sonra şartları olduramadık, ayrıldık. yaşadığım şehire okumak için gelmişti o ve arkadaşlarıyla şirin bi evde yaşıyordu. geçen zamanlarla birlikte ben de evin bir ferdi olmuştum artık. evin diğer 2 sahibinin de kız arkadaşlarıyla kankaydık zaten 6 kişilik değişik bi hayatımız vardı o evde. mutlu mutsuz neler neler yaşadık. kimi zaman yalnız kalmak için kimi zaman paramız olmadığı için hep o eve sığındık. mezuniyetlerden sonra o gitti ama ev hala duruyo orda. anılarımız hala orda yani. diğer arkadaşlar eski günler için bi toplaşma düzenliyolarmış o evde olacakmış beni de davet ettiler. bile bile gidip o anılarla acı çekmeli miyim yoksa hiç bulaşmadan geride mi kalmalıyım hala karar veremiyorum. yaşaması bu kadar güzelken anı olduğunda neden bu kadar acı veriyo ki bu duygular anlamak mümkün değil.
gerçek anlamda yaşanmışlık sayabileceğim 1 ilişkim oldu bu zamana kadar. onda da çocukluk, gençlik, olgunluk her şeyi yaşadım en güzel haliyle. sonra şartları olduramadık, ayrıldık. yaşadığım şehire okumak için gelmişti o ve arkadaşlarıyla şirin bi evde yaşıyordu. geçen zamanlarla birlikte ben de evin bir ferdi olmuştum artık. evin diğer 2 sahibinin de kız arkadaşlarıyla kankaydık zaten 6 kişilik değişik bi hayatımız vardı o evde. mutlu mutsuz neler neler yaşadık. kimi zaman yalnız kalmak için kimi zaman paramız olmadığı için hep o eve sığındık. mezuniyetlerden sonra o gitti ama ev hala duruyo orda. anılarımız hala orda yani. diğer arkadaşlar eski günler için bi toplaşma düzenliyolarmış o evde olacakmış beni de davet ettiler. bile bile gidip o anılarla acı çekmeli miyim yoksa hiç bulaşmadan geride mi kalmalıyım hala karar veremiyorum. yaşaması bu kadar güzelken anı olduğunda neden bu kadar acı veriyo ki bu duygular anlamak mümkün değil.
inanılmaz güzel bir türk sanat müziği şarkısı ve sanırım en güzel yorumu yaprak sayar'a ait. o muhteşem sesiyle şarkıya ruh vermiş adeta. harika tek kelimeyle harika.
HATIRA
Geçsin günler, haftalar,
Aylar, mevsimler, yıllar
Zaman sanki bir rüzgar
ve bir su gibi aksın
Sen gözlerimde bir renk,
Kulaklarımda bir ses
ve içimde bir nefes
Olarak kalacaksın
https://www.youtube.com/watch?v=dA3LcYi90Og
HATIRA
Geçsin günler, haftalar,
Aylar, mevsimler, yıllar
Zaman sanki bir rüzgar
ve bir su gibi aksın
Sen gözlerimde bir renk,
Kulaklarımda bir ses
ve içimde bir nefes
Olarak kalacaksın
https://www.youtube.com/watch?v=dA3LcYi90Og
Gidenin ardında bıraktığına uyguladığı en etkili işkence yöntemi.
Hastayken gülmek bile acı verir ya böyle kaburgaların ciğerlerine batarmış gibi hissedersin, işte öyle bir öksürük krizidir hatıralar. iyileşir gibi olursun da bağışıklık sisteminin en ufak açığında tekrar nükseder hastalık.
Bir defa yakalandın mı hiç gitmez.
Bir gölge gibi taşırsın ardın sıra kaçamayışlarınla..
Hastayken gülmek bile acı verir ya böyle kaburgaların ciğerlerine batarmış gibi hissedersin, işte öyle bir öksürük krizidir hatıralar. iyileşir gibi olursun da bağışıklık sisteminin en ufak açığında tekrar nükseder hastalık.
Bir defa yakalandın mı hiç gitmez.
Bir gölge gibi taşırsın ardın sıra kaçamayışlarınla..
hatrı, anı değeri olan cisim, varlık.
Teker teker kaybolandır. Bilseydim eğer en güzel anlarımıza ait olanları değil de en kötülerini saklardım. Herhalde bu kadar acıtmazdı.
bazen
hafızanın en bilinmez köşesine özenle gömüp görünmez bilinmez kıldığın yaşanmışlık.
bir gün, bir sebeple, birden çıkagelir. bazen bir melodiyle.
https://m.youtube.com/watch?v=R8jrED5WagY#
hafızanın en bilinmez köşesine özenle gömüp görünmez bilinmez kıldığın yaşanmışlık.
bir gün, bir sebeple, birden çıkagelir. bazen bir melodiyle.
https://m.youtube.com/watch?v=R8jrED5WagY#
görsel
Bu fotoğrafında benim için hatrı büyük. Bir arkadaşım saçımın beyazlarından birini çekerken yanlışlıkla siyahta çekmişti.
'Bak lan yanında siyahta geldi bu sezon yine şampiyon olursunuz siz kesin' demişti.
2016/2017 sezonunda da şampiyon olduk.
Bu fotoğrafında benim için hatrı büyük. Bir arkadaşım saçımın beyazlarından birini çekerken yanlışlıkla siyahta çekmişti.
'Bak lan yanında siyahta geldi bu sezon yine şampiyon olursunuz siz kesin' demişti.
2016/2017 sezonunda da şampiyon olduk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar