bazılarının evi olmuştur artık.
üniversiteyi aynı şehride okumamak için yurt dışında okuyup, 2,5 aydır şehrini, arkadaşlarını ve ailesini görmeyen kişinin çektiği çiledir ki kesinlikle insanı olgunlaştırır.
yahya kemal beyatlı; gurbeti, onun insana yaşattıklarını çok iyi anlatmıştır. yahya kemal'de istanbul özlemi, bende de memleket özlemi... bir de 1400 km uzaktaysanız içine oturur kalır insanın.

gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmiyen?

ey gurbet, ey gurûbu ufuklarda bitmiyen

ömrün derinliğinde süren kaygı günleri!

yıllarca, fakr içinde, hayâtın hüzünleri.

bir çöl çoraklığında hayâlin susuzluğu;

hem uyku ihtiyaçları, hem uykusuzluğu.

en sinsi bir ezâ gibidir geçmiyen zaman;

bin türlü başka cevri de vardır ki bî-aman;

yalnızlığın azâbı her işkenceden beter;

yalnız bu kahrı insanı tahrîb için yeter.
volkan konak'tan dinlenmesi gereken şarkı.
sabahları günaydın diyecek kimsenizin olmamasıdır.
Gurbet sevdiğinin özlediğinin olmadığı yerdir ve bu durumda ben hep biraz gurbette ben hep biraz yabancı olacam her nerde ve her kimle olursam olayım. Ta ki yüce Rabbim bizleri hepimizi kavuşturana dek zaman ve mekan tanımadan.
bir orhan gencebay şarkısıdır. orhan gencebay şarkısı olarak kalacaktır. volkan konak da ne biçim söylemiş.
volkan konak ile bir kez daha gurur duymamı sağlayan şarkı. sen nasıl adamsın benim canım ya?
ben gurbette degilim, gurbet benim icimde.
ilkokul kademesi
yaşanılası olgudur, ana baba kıymetini öğretir.
volkan konaktan dinlenilmesi elzem.
volkan konak ile "dirilen" bir orhan gencebay şarkısı.

bu dizeleriyle şarkının içinden öyle bir geçer ki sesi;

"son sözüm, sana olan hudutsuz sevdamı,
manolya kokulu başını kollarımın arasına alıp,
senin o memleket gözlerine saatlerce bakmalıyım ki anlatabileyim.
senin yanı başında ve şefkat dolu göğsünde uyumalıyım.
çünkü ben senin, her yanı çiçek açmış,
yemişlerle dolu fidana benzeyen güzel yüzüne hasret yaşayamam.

son hayalim, son hasretim, son sözüm...
nar tanem, yutkunuşum, uyanışlarımın en güzeli...
kadınım benim
kadınım..."
gurbet soğuk !
volkan konak tan dinlendiğinde dertlere sokan duygu kokan şey.
70lerde özdemir erdoğan'ın seslendirdiği 2000'lerde duman'in yeniden yorumladığı parçadır.
volkan konak'ın kendisine yakışır şekilde söylediği orhan gencebay şarkısı.

https://www.youtube.com/watch?v=UhlCmC23ELI
orhan gencebay ile bir ömür adı verilen saygı albümünde volkan konaktarafından seslendirilecek olan orhan gencebay klasiği.
Dağda dolaşırken yakma kandili,
Fersiz gözlerimi dağlama gurbet!
Ne söylemez, akan suların dili,
Sessizlik içinde çağlama gurbet!
Titrek parmağınla tutup tığını.
Alnıma işleme kırışığını
Duvarda, emerek mum ışığını,
Bir veremli rengi bağlama gurbet
Gül büyütenlere mahsus hevesle,
Renk dertlerimi gözümde besle!
Yalnız, annem gibi, o ılık sesle,
içimde dövünüp ağlama gurbet!..

Necip Fazıl Kısakürek.
`http://fizy.com/#s/12gq12` on numara beş yıldız şarkıdır.
gözünü sevdiğimin memleketi dedirtir.
bambaşka bir his. en baba küfürler bile içinizde ki öfkeyi dillendiremez.
aileniz, arkadaşlarınız, mahalle bakkalınız, mezun olduğunuz lise, dayak yediğiniz sokak, gizlice sigara içtiğiniz park...
hepsi teker teker aklınıza gelir. birikir birikir, hep birikir amk.
memleketten birisi arar, şurdayız burdayız hesabı, gülerek, neşe saçarak konuşursunuz; telefon kapanınca hüngür hüngür ağlarsınız. işininde parasının da diye her şeyi bırakıp gitmek istersiniz ama götünüz yemez.
yıllık izinde ziyarete gidilir. yetmez o siktiğimin süresi. kendi ağzına sadece bir parmak bal çalmış olursun, al şunu sus hesabı. yetişemezsin sevdiklerine, yetez o izin gerçi yılların özlemini nasıl sıgdırabilirsin 10-15 güne ?
aşkım diye sarılan yiğenine doyamazsın
gidersin otogara, bavulunu verip beş numaralı koltuğa oturursun. o an küfredersin otobüsü icat edene de, sürene de, binene de. sikik otobüs giderken bir yerlerin kalır orada.
(bkz: çöpçüler kralı fon müziği/#16185854)
1958 yapımı olan, altın kafes adlı filmin devamı, usta aktör münir özkul filmde, dörtduvar ahmet karakterini canlandırmıştır.
böyle bilmezdim gurbet ben seni
her günüm geçiyor dertli, çileli
bir lokma ekmeğe kandırdın beni
gençliğimi elimden sen aldın gurbet

ne umutlarla geldim gurbet ben sana
veda eyledim ana babaya
doymadı ki gözüm birgün uykuya
beni sılamdan sen ettin gurbet

belli olmuyor ki dostun düşmanın
hüzünlü geçer gelse bayramın
talihi kötü zaten nazım'ın
nazım'dan alacağın ne kaldı gurbet

gurbet nazım'ı ettin perişan
çekilmiyor kahrın uzak sıladan
bırak da gideyim canım almadan
bari vatanımda öleyim gurbet.

ali keleş
(bu şiiri kardeşine ithaf etmiştir.)
© copyright 2005 - 2026