bugün

ben allah'ım demektir.

ben allah'ım derken, kuran'da herkesin ruhunun tanrının bir nefesinden ibaret olduğu ve bu yüzden karşıdaki insanın da allah'tan bir parça taşıdığından kırılmaması, insanların kendine ve insanlara iyi davranmasını, allah'a ulaşmak için içindeki parçasına o'nun emrettiği gibi yaşayarak yaklaşmasını ve sonunda allah'a kavuşmasını arzular. bu sayede insana can verenin allah olduğu ve allah'ın bir parçaları olduğu unutulmadan, o'na yaraşır yaşamanın ona ulaşmak için zaruri olduğu gerçeğine vurgu yapar.

(bkz: hallac ı mansur)
(bkz: tasavvuf)
(bkz: nesimi)
islam engizisyonu tarafından sahibi ölümle cezalandırılmış laf.
Allah yolunda aşmış bünyedir. Gördüğü her şeyi allah olarak görür, duyduğu her şeyi allahtan bir ses olarak duyar. Allaha ulaşımın uç noktalarındandır.
ene'l hakk derken "ben hakkım, hakkını savunduğum şeyin gerçek olduğunu gördüm" demek istediğini ölmeden de söylemiştir. hatta öldürülmeden önce "ben allah'ım diyorsun, sözünü geri al da affedelim" demişler de "ben öyle bir şey demedim, onu kim dediyse o geri alsın" demiştir lakin öldürülmekten kurtulamamıştır. en anlaşılır sade türkçe ile asıl anlamı: ben allah değilim ama allah benim'dir. allah olabilir benden ayrı ama ben allahtan olamam gayrı da olabilir.
(bkz: benim allah tan ne eksiğim var)
- ben kul muyum?
+ elbette.
- kimin kuluyum?
+ allah'ın kulusun.
- peki ben bir varlık mıyım?
+ tabi varlıksın.
- peki kimin varlığıyım?
+ allah'ın varlığısın.
- allah'ın varlığına inanıyorsun değil mi?
+ evet.
- peki hem benim varlığımdan söz ettik hem de allah'ın varlığından söz ettik. ben varlıksam, allah da varlıksa matematiksel bir denklem kurup ben allah'ım diyebilirim.
+ ortada iki tane varlık kelimesi var. bunlar aynı anlamı taşısaydı haklısın diyecektim. ama diyemiyorum. birinci kelime bir cins ismi, diğeri ise iş oluş bildiren bir fiil.
(bkz: haktan gayrı değilim)
(bkz: hallac ı mansur)
en-el hak diye yazılması gereken "ben tanrıyım" felsefesi.

burada "ben tanrıyım" derken, "kendini tanrıya eş* koşmak", yani şirk değil; kendinin "tanrıdan bir parça" ya da "tanrının hammaddesinden oluşan bir can" olarak görmek vardır.
tanrının insanda ki tecellisini kastetmiştir. düşünsenize herşeyin tanrının bir parçası olduğunu düşünsek nasıl zarar verebiliriz. ama tüm insanları kendi gibi dar zanneden yobazlar tarafından son derece düz anlaşılmış ve 'halacı mansur' derisi yüzülerek öldürülmüştür.
burdan da anlıyoruz ki islam dünyasında aydınlamacı bir hareket olmaması normaldir. düşünürleri kesen, kütüphaneleri yakan, sanata uzak bir toplumdan ne beklenebilir ki başka.
hallac-ı mansurun idamına sebep olmuş sözdür. hiçbir zaman anlaşılamamıştır tam olarak
edebiyat derslerinin merak edilesi tek konusudur.
neyse efenim;
arapça "ben hakk'ım." anlamına gelir. "hak'tan gayrı değilim." demektir. tanrı'nın varlığının yarattıklarını kapsaması, onlarda yüz bulması ilkesi üstüne kurulu bir düşünsel yaklaşımdır. başka bir biçimde, "ben hak'tan ibaretim" olarak özetlenebilir.

alıntı: vikipedi
Enel hak kadehiyle
Bir yudum içen sızdı
Tanrılık şarabından.
Şişelerle, küplerle içtim ben, sızmadım,

Ben, sultanların aradığı sultan..
Ben hacetler kıblesiyim.
Gönlün kıblesiyim ben.
Ben cuma mescidi değilim,
insanlık mescidiyim ben.

Mevlana

siirin tamami icin (#10852183)
her şeyin aslı "bir" dir. ikilik veyahut çokluk sadece teferruattadır. ayrılıklar görüntüdedir, gerçek olan yanlız tanrı'dır. yüzünü ne tarafa çevirirsen tanrı oradadır.

ene'l hakk demek gerçekte büyük bir alçak gönüllülüktür. birisi eğer "ben allah'ın kulu'yum" derse iki varlık ortaya sunmuş olur: birisi "ben", birisi de "allah". halbuki hakiki varlık tektir. gerçek olan var olan ancak bir'dir. o da allah'tır.

ene'l hakk kavramı da aslında ben'in de tanrı'nın bir yansıması olması ondan bir parça olması, yani aslında ben'in olmaması manasına geliyor. insan'ın ben'ini yani nefsini aradan çıkarması manasına geliyor.

(bkz: fihi ma fih)/ sf:VIII, IX

şark islam klasikleri/meb yayınları
1985
Allah'ın varlığının yarattıklarını kapsaması, onlarda yüz bulması ilkesi üstüne kurulu bir düşünsel yaklaşımdır.
bu sözü söyleyen hallac-ı mansur öldürülmüştür. her zamanki gibi öldürdükten sonra dediklerine hak verilmiş ve tasavvuf anlayışı doğmuştur.
ben hakkım yani ben allahım demek arapça.
(bkz: bektaşi fıkraları/#15981878)
(bkz: only i can judge myself)
su dolu bir şişeyi denize atarsan şişenin içindeki su kendini deniz den farklı göremez. bizzat deniz olduğunu zanneder. hallac'ın düştüğü görsel yanılgı(yanılgı tam doğru tarif olmasa da) bundan ibarettir.
hakkı götünden anlamaktır. (bkz: anal hak)
kesinlikle katıldığım önerme hiçbir mezhebe dahil olamyan (çünkü hiçbir kişinin islami yorumunu kabul etmeyen) benim
tanrı hakkında kabl ettiğim yorum.
islam inancında tanrının ruhu insana üflenmiştir ve hepimizin içinde bir tanrı parçası vardır.
bu yüzden insan tüm canlılardan üstündür.
bu yüzden insan yaratıcıdır.
bu yüzen insanın iradesi vardır.
hepimizin içinde saf yaratıcı var.
son olarak ccc enal hak ccc
En acılı ölümü getirebilecek söz.
'ben tanrıyım' deyip sonra lâfın çarpıtılması. Adam ben tanrıyım diyor, olmaz o öyle demedi diyorlar.
ben tanrıyım, ben allahım anlamına gelmeyen sözdür. ben hakkım anlamına gelen sözdür. hikmet arayışı içinde olanların nihai hedefi haktır. bazen bu arayışın çilekeş mesaidaşları bulundukları yerin farkına varıp ballarına bela alırlar.
hallac ı mansur'un turşusunun kurulmasına neden olan akım. islam'ın hindu sosuna bulanmışı.

enel hakk inancında tanrı her şey, her şey tanrıdır. bu vahdet i vücud inancıyla birleşir. tanrı birdir, tektir ve evrendeki her şey onun aynadaki yansımasıdır. gerçek tektir ve ben gerçeğin bir yansımasıyım.

tabii hep olduğu gibi burada da yobazlar bunu özellikle yanlış anlamışlar ve hallac ı mansur'un tanrılık iddia ettiği, şirk koştuğu, zındık olduğu yaygarasını koparmışlardır. din elden gidiyor triplerinin sonunda hallac ı mansur'u uzuuuuun yıllar zindanda tuttuktan sonra ibret i alem olsun diye etmedik işkence bırakmayarak öldürmüşlerdir.
© copyright 2005 - 2026