bugün

entry'ler (7100)

ver oyunu al boyunu

samimiyet ve doğruluk içeren tek seçim sloganı.

dolar 15 lira olursa rte ne der

'ver oyunu al boyunu' der.

nihat genç in kılıçdara üç kuruşluk adam demesi

nihat türkłük üstüne atar tutar da, hal ve hareketleri ingiliz hava durumu gibidir. birgün dersin "ne güzel içim açıldı", ertesi gün kaç kaç kaç...

oyun da suçlu değil oyuncu da sorun bayrak tutanda

'neden meşhurlar bu kadar zengin' veya 'neden diktatörler bu kadar rahat at koşturabiliyor' sorularının gizli cevabı. birileri, binleri ve milyonları desteklediği için. bahsederek, zaman harcayarak, kışkırtarak veya tonla başka yöntemle olan bitenin gerçek sorumlusu gayet sıradan görünen maymunlar. çünkü hamurları böyle, çünkü fırsatçılar, çünkü şu çünkü çük: sonuçta bu kadar paranın, gücün, yetkinin veya silahın birkaç kişide toplanabilmesi için bireylerin ufak katkılarının çığ haline dönüştüğü kitlelere ihtiyaç var.
'ama kandırılıyorlar'... hadi canım sen de; niye olumlu olana değil de hep lüzumsuz ya da zararlı taraflara doğru kandırılıveriyorlar acaba? tesadüf mü? 'sistem böyle'... sistem zaten kitlelerin ta kendisi; sürekli seçtiği modeller üzerinden kendi kendisini üretiyor, kültürel ve sosyal bir mastürbasyon da olabilir. bir süredir kabahatleri rejimlerden veya bir avuç seçme vitrin mankeninde aramaktan vazgeçtim. sağda solda karşıma çıkan ve selam verip alan o 'sıradan' görünümlü tehlikeli ve sayıca fazla elamanlar daha çok can sıkıyor artık.
tuvalet aynasından bile fırlıyorlar hem de hergün...

hoşlandığınız kızın dedenizden hoşlanması

Durduk yere torunumun arkadaşını hatırlatan şapşallık. fıkır fıkır kevaşe...

yaşımdayım mı yaşındayım mı sorunsalı

yaşa zamanda katedilen bir mesafe ya da hayat mekanında bulunulan bir yer, bir pozisyon, bir nokta gibi muamele edilirse 'yanındayım', 'karşındayım' gibi kişi kendi benliğini yaş kavramından ayrı tutarak 'oradayım' ya da 'buradayım' manasında 'yaşında-yım' der. 'ben benim; ama yaş ve sene benim üzerinde yürüdüğüm bir güzergah' gibi.

yaşa benliğin ait olduğu durum veya vaziyet gibi bakılırsa kişi hangi yaşta olduğunu sahiplenir. 'işimde gücümdeyim' ya da 'kendi halimdeyim' gibi. bu durumda 'yaşımda-yım' kullanılır. 'bu yaşıma (ya da 'bu yaşa') geldim böyle birşey görmedim' deriz; 'bu yaşına geldim...' demeyiz.

demek ki 'yaş' örneğinde doğruluk-yanlışlık kriteri dilbilgisi değildir; yani dilbilgisi kuralları her ikisine de uyabilir. mesele cümleyi kuranın 'yaş' kavramı ile nasıl bir ilişki kurduğu, yani kullanım gayesidir.

avrupa birliğine girecemiğimize inanıyormusunuz

bir de türkçe yazmayı öğrensek...

soyadını rothschild olarak değiştirmek

maceraya yelken açmaktır. çok uzak bir ihtimal malum aile size bir bayilik falan verir, bir başka ihtimalle sizi ortadan kaldırır; şansınız yaver giderse sizi ciddiye almaz. ama bu soyadı ile çaldığınız bazı kapılar size açılır. neden? çünkü bu kurnazlığınızı bilmeden yeni soyadınızın cazibesine kapılacak bir ton şark kurnazı var, tosunlar tesadüfen semirmiyor, ortam müsait.
bir de kendinize biraz ingilizce yaparsanız imkanlar dünya çapında artar, özellikle balkanlar ve ortadoğu gibi osmanlı mirası topraklarda sizinle bir tanışıklık kurmak isteyenler kesin olacaktır: "abi bizim projenin altına ismini yazalım, hiçbir şey yapmana gerek yok, sana direk yüzde üç veririz..." böyle on tane projeye ismini ekledinmiydi emekliliğin garanti.
o zamana kadar yaşatırlarsa tabi... eee, hiç risk almadan ikiyüzelli senelik bir isme eklenip bedavadan köşe olmak var mı öyle? boşuna dememiş hoca "ya tutarsa" diye.

5 çocuk yapacak kadın bulamamak

Tek çocuk yapmaya gönüllü 5 kadın bularak aşılabilecek bir meseledir.

2053 yılında havayla çalışan araba yapacağız

eğer hala yaşıyorlar ise bugünün 40 yaş ve üstü 2053'de büyük ihtimal ile altlarına yapıyor olacaklar.
bir de böyle düşün...

temizlikçi kadının pis olması

terzi kendi söküğünü dikemez de, işini doğru yapmış mı diye bak ve geç. çok inceleme.

ateist ve deist kendi anne babasıyla evlenebilir

kendi dinleri bitti, bir de başkalarının ne yapıp yapamayacağı üzerine de fetvalar vermeye başlamışlar. "şunu yapabilir, bunu edebilir..." dinleri küstahlığı emrediyor herhalde.

bulgaristan da koronavirüsü vakası

hiç usanmadan hala yok corona, yok vaka, yok aşı... şu geyik bittiğinde geriye dönüp "ne gaza gelmişiz ama" diyecekler mi, hayır; inkar edecekler, "ben zaten başından bu işin dümen olduğunu anladıydım" diyecekler...

çingene kadının yola işeyip polise sidik serpmesi

işgencede insan kaybedenler için zemzem suyu kalitesindedir.

sokak köpeği saldırınca yapılabilecekler

300 senedir sokak köpekleri ile nasıl yaşanacağını tartışmak büyük bir zevk olsa gerek. arafta kalmak böyle birşey işte; şehirde yaşamaya zorlanma ama bir türlü şehir hayatına geçememe...

japonların dinsiz imansız olması

maneviyatları, ya da frenkçesi sprituality' leri var.
bunu ister "saygı, ahlak" var diye yorumla, isterse de "din olmadan bile dandik dandik işlerle uğraşabiliyorlar" diye...

19 kardeşini öldürten üçüncü mehmed

bugün de "aman devlet" diye kardeşlerini, arkadaşlarını, komşularını öldürenler ve süründürenler var. üstelik osmanlı zamanında bunu bir tek padişah yaparken şimdi bu işleri ahali yapar eder olmuş.

"konu ben miyim şimdi yaaa!" konu tam olarak sensin...

yeter be yeter kemal sunal komik değil kardeşim

rahmetli kendi filmlerinin neden bu kadar sevildiğine bir anlam veremediği için bu konu üstüne gitti master yaptı. çünkü kemal sunal aslında teşhircidir; ahalinin vaziyetini teşhir eder ki konular genelde gayet trajiktir. ortaya çıkan manzarayı komik ya da acıklı bulmak kişinin bakış açısına kalmış.
'güleriz ağlanacak halimize' lafı herhalde boşuna söylenmedi.

ihracatımız rekor kırıyor fabrikalarımız çalışıyor

helmut ve takashi'nin her sabah ellerini yüzlerini yıkarken sarfettiği cümleler.

termodinamiğin kanunlarını da allah koymuştur

allah'ın kanunlarını da termodinamiğin kanunlarını da insan koymuştur; daha doğrusu kural, kanun, yasa, ayet, vs. ne varsa hepsinin arkasında ebelek gübelek konuşan iki ayaklı maymunlar vardır. zaman geçer, eskilerini beğenmez yenilerini icat eder; birbirlerini düdükleyerek kısacık vadelerine macera uydurur.

ilahi, biyolojik veya fiziki nizamlardan da ötede, hayat diye yaşadığımız evren aslında bir maymunlar cehennemidir.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.