bugün
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları29
- ragnar rockefeller38
- insanların neden böyle olması3
- ilk buluşmada evden kek getiren kız19
- kocaman kelebek girdi dışarıdan3
- sözlük yazarlarının trileçeleri19
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey7
- daha önce başkasına nude atmış kızla evlenmek2
- sevilen kadının orasını burasını yalamak2
- uysaljakoben3
- arkadaşlar derin şeyler düşünüyorum6
- erkeklerin mental olarak daha güçlü olması12
- selülit kadına yakışıyor4
- çocukken içine kapanık olmak5
- aylık 336 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- günün şiiri14
- viski içen erkek seksiliği4
- bir amaca hizmet etmek4
- eşinize kaç gram altın mehir verdiniz3
- lahmacunun yanında ne içilir10
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız13
- deniz göktaş37
- bacakları traş edip canlı show yapan erkek3
- ahmet sezar bey'e mesaj gitmemesi3
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar18
- cd devrinin bitmesi8
- türklerin tembel bir millet olması8
- gay sevgiliye lezbiyen bir kızın musallat olması7
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler5
- babamın hiç 31 çekmemesi5
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi13
- erling braut haaland2
- gocu meme ucu5
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım4
- evli olduğunu saklayan kişi8
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- oberyn martell vs ramsay bolton3
- uludağ sözlükte herkes birader yazardır5
- gocu'ya yazdığım şiir3
- velvet33
- 309 iş başvurusu yapıp sıfır dönüş almak2
- gürültüsü en rahatsız edici şey5
- fsm köprüsü ndeki abd bayrağı ışıklandırması5
- ilk buluşmaya giderken alınacak çiçek3
- tuzlu fıstık3
- haçlı seferleri2
- modası geçmeyen şarkılar2
- kemalistleri yunanistana gönderelim kampanyası2
- hava soğuk mu ılık mı anlamadım4
dua;her insanın hayatında bir sığınma merciidir.bununla ilgili bir ayette şöyle buyruluyor:''duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var?''
cuma saati edilen duaların geri çevrilmediği söylenir.
yüce yaratıcı olan allahla konuşmaktır.
ilahi,kabul senden , ret senden ;şifa senden,dert senden..ilahi,iman verdin;daim eyle;ihsan verdin,kaim eyle
amen!
amen!
iLhan irem'in muhteşem parçası.. sözLerini karısı hansu irem yazmıştır.. müziğini ilhan irem yapmıştır.. sözLeri ;
Yarimi azad edin ana
Belki de bu son sözüm sana
Bağrındaki karayı n'olur sil ana
Sıla sıla uzaklarda
Ne olur ağlama yurdum.
Ne olur ağlama, zor bana da.
Bozkırda sert rüzgarda
Koşarım dostlarım ardımda.
Ah edip son duamda, sisler iner dumanlı dağlara
Hakkını helal et ey ana!
Karamsar herşey, bir özlem bende seneler
Ruh göçer mi hiç? Gelse zaman
Vuruldu ceylan kül oldu sustu sesi o an
Hey! Heyhat an.
O paslı hatıra bozkırda şehit!
O paslı hatıra ok yarası
O paslı hatıra , yarinden uzakta bir nefer ana.
O paslı yarayı unutma.Acıyı içinden sök ana
Hayat sürer ana
Yas yeter ana
Yas yeter ana.
Yarimi azad edin ana
Belki de bu son sözüm sana
Bağrındaki karayı n'olur sil ana
Sıla sıla uzaklarda
Ne olur ağlama yurdum.
Ne olur ağlama, zor bana da.
Bozkırda sert rüzgarda
Koşarım dostlarım ardımda.
Ah edip son duamda, sisler iner dumanlı dağlara
Hakkını helal et ey ana!
Karamsar herşey, bir özlem bende seneler
Ruh göçer mi hiç? Gelse zaman
Vuruldu ceylan kül oldu sustu sesi o an
Hey! Heyhat an.
O paslı hatıra bozkırda şehit!
O paslı hatıra ok yarası
O paslı hatıra , yarinden uzakta bir nefer ana.
O paslı yarayı unutma.Acıyı içinden sök ana
Hayat sürer ana
Yas yeter ana
Yas yeter ana.
Dua, derin sözlerdir.
Dua, kendimiz hakkında söyleyebileceğimiz en derin sözlerdir. Böyleyken en anlaşılır, apaçık...
Gizli günahlarımız, içimizi yakan pişmanlıklar, kopkoyu korkularımız, acılarımız, kanayan kapanmayan yaralarımız dualarımızdadır.
Neye muhtaçsak, onlar dualarımızdadır. Ümitlerimiz, isteklerimiz, sevdiklerimiz...
Merhamete, muhabbete, esirgenmeye ve bağışlanmaya duyduğumuz iştiyakla, biz dualarımızdayız.
Kim olduğumuzun doğrusunu dualarımız söyler.
Dualarımızda yalan söylemeyiz. Kendimizi aldatmayız.
Zayıflığımızdan, acizliğimizden utanmayız.
Sırlarımızı, sıkıntılarımızı, dertlerimizi avuçlarımız gibi semaya açmaktan çekinmeyiz.
Kendimizi dualarımızla tanırız.
En çok nelere değer verdiğimizi, hayatlarımızda en çok nelerin önemli olduğunu, nasıl yaşadığımızı ve nasıl yaşamak istediğimizi dualarımızla anlarız.
Hayatımız, dualarımızdadır.
Dua, kendimiz hakkında söyleyebileceğimiz en derin sözlerdir. Böyleyken en anlaşılır, apaçık...
Gizli günahlarımız, içimizi yakan pişmanlıklar, kopkoyu korkularımız, acılarımız, kanayan kapanmayan yaralarımız dualarımızdadır.
Neye muhtaçsak, onlar dualarımızdadır. Ümitlerimiz, isteklerimiz, sevdiklerimiz...
Merhamete, muhabbete, esirgenmeye ve bağışlanmaya duyduğumuz iştiyakla, biz dualarımızdayız.
Kim olduğumuzun doğrusunu dualarımız söyler.
Dualarımızda yalan söylemeyiz. Kendimizi aldatmayız.
Zayıflığımızdan, acizliğimizden utanmayız.
Sırlarımızı, sıkıntılarımızı, dertlerimizi avuçlarımız gibi semaya açmaktan çekinmeyiz.
Kendimizi dualarımızla tanırız.
En çok nelere değer verdiğimizi, hayatlarımızda en çok nelerin önemli olduğunu, nasıl yaşadığımızı ve nasıl yaşamak istediğimizi dualarımızla anlarız.
Hayatımız, dualarımızdadır.
neye ve neiçin olursa olsun insan sağlığına iyi geldiği söylenen psikolojik rahatlama yöntemi.
funda arar'a inanma nedenlerimizden.
Dua, dua eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış
Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış
Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu
iplik ki incecik, örer boşluğu
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış
Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış
Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu
iplik ki incecik, örer boşluğu
çagın tefsiri risale-i nurlarda bir kısmı asagıdaki gibi açıklanmış olan yaratıcı ile irtibat kurma halidir.
Mü'minin mü'mine en iyi duası nasıl olmalıdır?
Elcevap: Esbab-ı kabul* dairesinde olmalı. Çünkü bazı şerâit* dahilinde dua makbul olur. Şerâit-i kabulün içtimaı* nispetinde makbuliyeti ziyadeleşir.
Ezcümle, dua edileceği vakit, istiğfar ile mânevî temizlenmeli; sonra, makbul bir dua olan salâvat-ı şerifeyi şefaatçi gibi zikretmeli ve âhirde yine salâvat getirmeli. Çünkü, iki makbul duanın ortasında bir dua makbul olur.
Hem bizahri'l-gayb, yani gıyaben ona dua etmek,
Hem hadiste ve Kur'ân'da gelen me'sur dualarla dua etmek; meselâ,
Hem hulûs ve huşû ve huzur-u kalble dua etmek,
Hem namazın sonunda, bilhassa sabah namazından sonra,
Hem mevâki-i mübarekede*, hususan mescidlerde,
Hem Cumada, hususan saat-i icabede,
Hem şuhur-u selâsede*, hususan leyâli-i meşhurede*,
Hem Ramazan'da, hususan Leyle-i Kadirde* dua etmek, kabule karin* olması rahmet-i ilâhiyeden kaviyen* me'muldür*.
O makbul duanın ya aynen dünyada eseri görünür; veyahut dua olunanın âhiretine ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek, aynı maksat yerine gelmezse, dua kabul olmadı denilmez, belki daha iyi bir surette kabul edilmiş denilir.
Mektubat | Yirmi Üçüncü Mektup | 270
http://www.risaleara.com/...&ep=&s=10&l=2
***
Eğer desen: Bazen kati* olacak işler için dua edilir: meselâ husuf ve küsuf namazındaki dua gibi. Hem Bazen hiç olmayacak şeyler için dua edilir.
Elcevap: Başka Sözlerde izah edildiği gibi, dua bir ibadettir. Abd, kendi aczini ve fakrını dua ile ilân eder. Zâhirî* maksatlar ise, o duanın ve o ibadet-i duaiyenin* vakitleridir; hakikî faydaları değil. ibadetin faydası âhirete bakar. Dünyevî maksatlar hâsıl olmazsa*, "O dua kabul olmadı" denilmez. Belki "Daha duanın vakti bitmedi" denilir.
Hem hiç mümkün müdür ki, bütün ehl-i imanın bütün zamanlarda mütemadiyen* kemâl-i hulûs* ve iştiyak* ve dua ile istedikleri saadet-i ebediye* onlara verilmesin ve bütün kâinatın şehadetiyle hadsiz rahmeti bulunan o Kerîm-i Mutlak*, o Rahîm-i Mutlak*, bütün onların o duasını kabul etmesin ve saadet-i ebediye vücut bulmasın?
ÜÇÜNCÜ NÜKTE
Duâ-i kavlî-i ihtiyarînin* makbuliyeti, iki cihetledir: Ya ayn-ı matlubu* ile makbul olur; veyahut daha evlâsı* verilir.
Meselâ, birisi kendine bir erkek evlât ister. Cenâb-ı Hak, Hazret-i Meryem gibi bir kız evlâdını veriyor. "Duası kabul olunmadı" denilmez. "Daha evlâ bir surette kabul edildi" denilir. Hem Bazen kendi dünyasının saadeti için dua eder. Duası âhiret için kabul olunur. "Duası reddedildi" denilmez. Belki, "Daha evlâ bir surette kabul edildi" denilir, ve hâkezâ...
Madem Cenâb-ı Hak Hakîmdir*. Biz Ondan isteriz, O da bize cevap verir. Fakat hikmetine göre bizimle muamele eder. Hasta, tabibin hikmetini itham etmemeli. Hasta bal ister; tabib-i hâzık*, sıtması için sulfato verir. "Tabip beni dinlemedi" denilmez. Belki âh ü fizârını* dinledi, işitti, cevap da verdi, maksudun iyisini yerine getirdi.
DÖRDÜNCÜ NÜKTE
Duanın en güzel, en lâtîf, en leziz, en hazır meyvesi, neticesi şudur ki:
Dua eden adam bilir ki, birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. Onun kudret eli herşeye yetişir. Bu büyük dünya hanında o yalnız değil; bir Kerîm* Zat var, ona bakar, ünsiyet verir. Hem onun hadsiz ihtiyâcâtını yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını def edebilir bir Zâtın huzurunda kendini tasavvur ederek bir ferah, bir inşirah* duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp "Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun. (Fatiha Sûresi: 2.)" der.
Mektubat | Yirmi Dördüncü Mektup | 291
http://www.risaleara.com/...&b=1&k=2&p=17
Mü'minin mü'mine en iyi duası nasıl olmalıdır?
Elcevap: Esbab-ı kabul* dairesinde olmalı. Çünkü bazı şerâit* dahilinde dua makbul olur. Şerâit-i kabulün içtimaı* nispetinde makbuliyeti ziyadeleşir.
Ezcümle, dua edileceği vakit, istiğfar ile mânevî temizlenmeli; sonra, makbul bir dua olan salâvat-ı şerifeyi şefaatçi gibi zikretmeli ve âhirde yine salâvat getirmeli. Çünkü, iki makbul duanın ortasında bir dua makbul olur.
Hem bizahri'l-gayb, yani gıyaben ona dua etmek,
Hem hadiste ve Kur'ân'da gelen me'sur dualarla dua etmek; meselâ,
Hem hulûs ve huşû ve huzur-u kalble dua etmek,
Hem namazın sonunda, bilhassa sabah namazından sonra,
Hem mevâki-i mübarekede*, hususan mescidlerde,
Hem Cumada, hususan saat-i icabede,
Hem şuhur-u selâsede*, hususan leyâli-i meşhurede*,
Hem Ramazan'da, hususan Leyle-i Kadirde* dua etmek, kabule karin* olması rahmet-i ilâhiyeden kaviyen* me'muldür*.
O makbul duanın ya aynen dünyada eseri görünür; veyahut dua olunanın âhiretine ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek, aynı maksat yerine gelmezse, dua kabul olmadı denilmez, belki daha iyi bir surette kabul edilmiş denilir.
Mektubat | Yirmi Üçüncü Mektup | 270
http://www.risaleara.com/...&ep=&s=10&l=2
***
Eğer desen: Bazen kati* olacak işler için dua edilir: meselâ husuf ve küsuf namazındaki dua gibi. Hem Bazen hiç olmayacak şeyler için dua edilir.
Elcevap: Başka Sözlerde izah edildiği gibi, dua bir ibadettir. Abd, kendi aczini ve fakrını dua ile ilân eder. Zâhirî* maksatlar ise, o duanın ve o ibadet-i duaiyenin* vakitleridir; hakikî faydaları değil. ibadetin faydası âhirete bakar. Dünyevî maksatlar hâsıl olmazsa*, "O dua kabul olmadı" denilmez. Belki "Daha duanın vakti bitmedi" denilir.
Hem hiç mümkün müdür ki, bütün ehl-i imanın bütün zamanlarda mütemadiyen* kemâl-i hulûs* ve iştiyak* ve dua ile istedikleri saadet-i ebediye* onlara verilmesin ve bütün kâinatın şehadetiyle hadsiz rahmeti bulunan o Kerîm-i Mutlak*, o Rahîm-i Mutlak*, bütün onların o duasını kabul etmesin ve saadet-i ebediye vücut bulmasın?
ÜÇÜNCÜ NÜKTE
Duâ-i kavlî-i ihtiyarînin* makbuliyeti, iki cihetledir: Ya ayn-ı matlubu* ile makbul olur; veyahut daha evlâsı* verilir.
Meselâ, birisi kendine bir erkek evlât ister. Cenâb-ı Hak, Hazret-i Meryem gibi bir kız evlâdını veriyor. "Duası kabul olunmadı" denilmez. "Daha evlâ bir surette kabul edildi" denilir. Hem Bazen kendi dünyasının saadeti için dua eder. Duası âhiret için kabul olunur. "Duası reddedildi" denilmez. Belki, "Daha evlâ bir surette kabul edildi" denilir, ve hâkezâ...
Madem Cenâb-ı Hak Hakîmdir*. Biz Ondan isteriz, O da bize cevap verir. Fakat hikmetine göre bizimle muamele eder. Hasta, tabibin hikmetini itham etmemeli. Hasta bal ister; tabib-i hâzık*, sıtması için sulfato verir. "Tabip beni dinlemedi" denilmez. Belki âh ü fizârını* dinledi, işitti, cevap da verdi, maksudun iyisini yerine getirdi.
DÖRDÜNCÜ NÜKTE
Duanın en güzel, en lâtîf, en leziz, en hazır meyvesi, neticesi şudur ki:
Dua eden adam bilir ki, birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. Onun kudret eli herşeye yetişir. Bu büyük dünya hanında o yalnız değil; bir Kerîm* Zat var, ona bakar, ünsiyet verir. Hem onun hadsiz ihtiyâcâtını yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını def edebilir bir Zâtın huzurunda kendini tasavvur ederek bir ferah, bir inşirah* duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp "Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun. (Fatiha Sûresi: 2.)" der.
Mektubat | Yirmi Dördüncü Mektup | 291
http://www.risaleara.com/...&b=1&k=2&p=17
Kaderi değiştirebilecek tek şeydir.
3 zaman da edilen dua çok makbuldür.
gezenin 2/3ü geçtikten sonra dua etmek.
yağmur yağarken dua etmek.
ezan okunurken dua etmek.
birde dua etmeden önce hz muhammed in adı ile başlamak gerekir. bunun gereği ise allahın en sevdiği kulu, yarattıklarından en sevdiği olan hz muhammedin adını anarak ettiğimiz duanın kabulünü bi üst mertebeye taşırız.
dua uzun olmamalıdır. kısa ve öz olmalıdır.
(bkz: cuma namazı)
gezenin 2/3ü geçtikten sonra dua etmek.
yağmur yağarken dua etmek.
ezan okunurken dua etmek.
birde dua etmeden önce hz muhammed in adı ile başlamak gerekir. bunun gereği ise allahın en sevdiği kulu, yarattıklarından en sevdiği olan hz muhammedin adını anarak ettiğimiz duanın kabulünü bi üst mertebeye taşırız.
dua uzun olmamalıdır. kısa ve öz olmalıdır.
(bkz: cuma namazı)
funda arar' ın son albümünde bulunan en güzel şarkılardan.
Gecenin karanlığı seslenmeyi unuttum
içimdeki mezarların duası yok.
itiraf edemiyorum
Kimim,neyim bilmiyorum
Belki bu bir intikam alıyorum.
Gecenin karanlığı seslenmeyi unuttum
içimdeki mezarların duası yok.
itiraf edemiyorum
Kimim,neyim bilmiyorum
Belki bu bir intikam alıyorum.
halimize merhamet eyle allahım !
allah'ın firavunun duasını bile kabul ettiginin unutmadan kabul edilecegine inanarak edilmesi gereken, çaresizlik zamanlarındaki tek çare, verilebilecek en sade en içten hediye.
Allah (cc) bize, bizi aşkın istidat ve kabiliyetler lütfeylesin, sonra da bunları inkişaf ettirsin ve hoşnut olacağı yolda kullanmayı müyesser kılsın.
"allahım sonumuzu hayreyle.."
arif nihat asya'nın şiiridir. mustafa yıldızdoğan tarafından ezgi haline çevrilmiştir.
Biz kısık sesleriz... Minareleri,
Sen ezansız bırakma Allah'ım!
Ya çağır surda bal yapanları,
Ya kovansız bırakma Allah'ım!
Mahyasızdır minareler...Göğü de,
Keşkeşansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Bize güç ver...Cihad meydanını,
Pehlivansız bırakma Allah'ım!
Kahraman bekleyen yığınlarını,
Kahramansız bırakma Allah'ım!
Bilelim hasma karşı koymasını,
Bizi cansız bırakma Allah'ım!
Yarının yollarında yılları da,
Ramazansız bırakma Allah'ım!
Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
Ya çobansız bırakma Allah'ım!
Bizi Sen sevgisiz, susuz,havasız,
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım
Biz kısık sesleriz... Minareleri,
Sen ezansız bırakma Allah'ım!
Ya çağır surda bal yapanları,
Ya kovansız bırakma Allah'ım!
Mahyasızdır minareler...Göğü de,
Keşkeşansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Bize güç ver...Cihad meydanını,
Pehlivansız bırakma Allah'ım!
Kahraman bekleyen yığınlarını,
Kahramansız bırakma Allah'ım!
Bilelim hasma karşı koymasını,
Bizi cansız bırakma Allah'ım!
Yarının yollarında yılları da,
Ramazansız bırakma Allah'ım!
Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
Ya çobansız bırakma Allah'ım!
Bizi Sen sevgisiz, susuz,havasız,
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım
sezen aksu'nun sivas katliamı'nda yananlara adadığı hoş şarkısı.
başındaki kaval solosuyla insanı alıp götürür o menfur güne, yanan madımak'ın önüne.
(bkz: cumhuriyet sivas ta kuruldu sivas ta yıkılacak)
sözleri şöyledir ki:
ne hükümran kalır
ne zulüm ne de kin
öz değil dostlar
öz değil bu biçim
kulların kullara ettiğini
etmiyor en zalim harı ateşin
bugün dua ettim hepimiz için
yüce tanrı bizleri affetsin
ne para ne pul
ne iktidar ne de güç
bu değil gerçek
bu değil gerçek
bu kavga bir hayırsız düş
uyanır neslim uyanır elbet
bugün dua ettim hepimiz için
yüce tanrı bizleri affetsin
bugün dua ettim hepimiz için
yüce tanrı insanı affetsin
başındaki kaval solosuyla insanı alıp götürür o menfur güne, yanan madımak'ın önüne.
(bkz: cumhuriyet sivas ta kuruldu sivas ta yıkılacak)
sözleri şöyledir ki:
ne hükümran kalır
ne zulüm ne de kin
öz değil dostlar
öz değil bu biçim
kulların kullara ettiğini
etmiyor en zalim harı ateşin
bugün dua ettim hepimiz için
yüce tanrı bizleri affetsin
ne para ne pul
ne iktidar ne de güç
bu değil gerçek
bu değil gerçek
bu kavga bir hayırsız düş
uyanır neslim uyanır elbet
bugün dua ettim hepimiz için
yüce tanrı bizleri affetsin
bugün dua ettim hepimiz için
yüce tanrı insanı affetsin
bir dua örneği:
ilâhî! hamdini sözüme sertâc ettim, zikrini kalbime mi’râc ettim, kitabını kendime minhac ettim. ben yoktum vâr ettin, varlığından haberdâr ettin, aşkınla gönlümü bîkarar ettin. inayetine sığındım, kapına geldim, hidayetine sığındım lûtfuna geldim, kulluk edemedim afvına geldim. şaşırtma beni, doğruyu söylet, neş’eni duyur hakikatı öğret. sen duyurmazsan ben duyamam, sen söyletmezsen ben söyleyemem, sen sevdirmezsen ben sevdiremem. sevdir bize hep sevdiklerini, yerdir bize hep yerdiklerini, yâr et bize erdirdiklerini. sevdin habibini kâinata sevdirdin. sevdin de hıl’atı risaleti giydirdin. makam-ı ibrahim’den makam-ı mahmud’a erdirdin. serveri asfiyâ kıldın. hatemi enbiyâ kıldın. muhammed mustafa kıldın. salât ü selâm, tahiyyât- ü ikram, her türlü ihtiram ona, onun Âl-ü eshab-ü etbaına yarab!
(bkz: elmalılı muhammed hamdi yazır)
ilâhî! hamdini sözüme sertâc ettim, zikrini kalbime mi’râc ettim, kitabını kendime minhac ettim. ben yoktum vâr ettin, varlığından haberdâr ettin, aşkınla gönlümü bîkarar ettin. inayetine sığındım, kapına geldim, hidayetine sığındım lûtfuna geldim, kulluk edemedim afvına geldim. şaşırtma beni, doğruyu söylet, neş’eni duyur hakikatı öğret. sen duyurmazsan ben duyamam, sen söyletmezsen ben söyleyemem, sen sevdirmezsen ben sevdiremem. sevdir bize hep sevdiklerini, yerdir bize hep yerdiklerini, yâr et bize erdirdiklerini. sevdin habibini kâinata sevdirdin. sevdin de hıl’atı risaleti giydirdin. makam-ı ibrahim’den makam-ı mahmud’a erdirdin. serveri asfiyâ kıldın. hatemi enbiyâ kıldın. muhammed mustafa kıldın. salât ü selâm, tahiyyât- ü ikram, her türlü ihtiram ona, onun Âl-ü eshab-ü etbaına yarab!
(bkz: elmalılı muhammed hamdi yazır)
ders çalışmayan ve sınav günü gelen öğrencilerin son dakikada yaptığı şey. ( bkz:ben:) )
(bkz: makbul dualar)
ing.: prayer, supplication (in Islam).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar