bugün
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir15
- babam hiç dövmezdi insanı6
- true namussuzdur5
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi11
- mel mel bakan gibson gocu sari renkli seker4
- true neden sevilmiyor4
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- true'nun yine online olması5
- türklerin iq ortalaması4
- meksika9
- queen feristah6
- laf sokarken imla hatası yapmak6
- türklerin soykırımdaki ustalığı17
- ekvador7
- 1 temmuz 2026 meksika ekvador maçı6
- tanga giyen erkek6
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- true online olunca gelen mutluluk hissi2
- olası israil türkiye savaşı2
- true club2
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- nosferatu2
- erdoğanın eski gücünü kaybetmesi6
- semicenk4
- alihan ın ajdar ı dövmesi2
- habersiz gelen misafir2
- zor erkeği oynamak4
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış4
- çevrecilik emperyalizmin bir oyunudur2
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak8
- kadınlar ne ister4
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın2
- özgüveni düşük tuvalet kapağı3
- iyi futbol oynar mısınız9
- hapşıracak gibi olmak3
- türklerin medeniyete katkısı2
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- bal arısı2
- kendini geliştir bir yerlere gelirsin2
- pomodoro2
- 2026 dünya kupası36
- futbol31
- geldi yine deli3
- kemal kılıçdaroğlu11
- ben ekonomistim4
- dünya18
- şahsuvaroğlu3
- bugün ne yaptınız9
- taksicilerin gri pantolon ve gömlek giyecek olması3
- pandela24
entry'ler (7587)
kimse yazmamış ama gün itibariyle 9. yılını kutlayan sözlük. july4th'a, gothic evil'a, devedikeni'ne, arjen robben'e, montajelamanı'na, salca'ya, witch'e, sydera'ya, don santino corleone'ye, mystery'ye, marla singer'a, painkiller'a, okyanus'a, freedean'e, laz paçino'ya, tuba06'ya, the chocolate cat'e, palta'ya, zabalayn'a, cehennem tanrısı'na ve 2006-2007 tayfasından sayamadığım diğer kişilere selam olsun...
bi' de şey var. 30 yaşına kadar bakire olan kadın illaki çılgınlar gibi önsevişme, oral falan yapmıştır düşüncesi... nereden biliyorsun ki? sana 2-3'ü denk gelmiş olabilir de genelleme hakkı nereden geliyor onu anlamadım.
bakire kadınlara "her haltı yiyor onlar ama:(((" deyip de bakire olmayanları savunanlar da değişik bir kafada. o zaman bakire olmayanlar senin "halt" dediğin benim "yarak" dediğim şeyi kilometrelerce yemiş olmuyor mu? yani sana göre kadın her türlü "halt" yiyen bir şey. hey allah'ım.
kucaktan kucağa gezip, kilometrelerce yarrak yememiştir. saygı duyulası.
intihar edeceği gün kazağın içine atlet giyen biri bunu alışkanlıktan mı yapmıştır yoksa hala bir umudu var mıdır yaşama(ya) devam etmek için? radyodan maçın geniş özetini dinlemek kadar saçma, fahişelerin aşık olma hakkı kadar anlaşılmamış ve ölmüş bir babayla telefonda konuşur gibi yapmak kadar hüzünlüdür yaşamak.
(bkz: #82238) yıllar önce, yine bu zamanlar, bahçesinde birden fışkıran petrolü nereye dolduracağını şaşırmış zeki-mekin aceleliğinde hayran hayran ezberlerken yazdıklarını, şu an cümlelerinin nereye döküldüğünü bilmemenin verdiği o geç kalmışlık hissine sahip olacağımı bilemezdim.
şimdi sen panapa, bu saçma, bu anlaşılmamış, bu hüzünlü günde yine bir şekilde aklıma geldin ya... sana içilir işte.
tanım: cümleleri boşa akan yazar. günah, günah.
(bkz: #82238) yıllar önce, yine bu zamanlar, bahçesinde birden fışkıran petrolü nereye dolduracağını şaşırmış zeki-mekin aceleliğinde hayran hayran ezberlerken yazdıklarını, şu an cümlelerinin nereye döküldüğünü bilmemenin verdiği o geç kalmışlık hissine sahip olacağımı bilemezdim.
şimdi sen panapa, bu saçma, bu anlaşılmamış, bu hüzünlü günde yine bir şekilde aklıma geldin ya... sana içilir işte.
tanım: cümleleri boşa akan yazar. günah, günah.
(bkz: #15493434) hobi olarak yazma demiyorum, hobi olarak yine yaz ama biraz da profesyonelliğe dökse... o zaman işin ruhu mu kaçar acaba? (yeter ama ruhunu kaçırdın artık!) kelimeleri doğru oranlarda birleştirip cümleler yapmaya çalışmak eğreti duruyor bazen. o zaman içinden geldiği gibi, gelişine...
itici şehir. sabahları herkesin suratı asık. oysa istanbul'da öyle mi? millet halay çekerek gidiyor işe.
bana yeniden entry'ler girdiren yeğenim. sabahları mesajlaşma aparatım. doğum günümde mantı ısmarlayacak nevi şahsına münhasır. kendisi gibi bir yeğen bulma ihtimalim sıfır olduğu için arayışta olmadığım şirinliği kendinden menkul.
yıl olmuş 2012, "gençlik" parkı bizi bekler yeğeeeeeen
edit: beşiktaşlıyım. mantıyı elleriylen yapacakmış. iddialıyız da. hadi bakalım.
yıl olmuş 2012, "gençlik" parkı bizi bekler yeğeeeeeen
edit: beşiktaşlıyım. mantıyı elleriylen yapacakmış. iddialıyız da. hadi bakalım.
yemeğini, suyunu verdikten sonra, bir de verdikten sonra anlaşamayacağı burç yok.
sayısı kimine göre 110, kimine göre 150 olan ama hadi sizin güzel hatrınız için cumhurbaşkanlığı forsundaki sayı olan 16 türk devleti kurmamızın, yani her yıkılmaya karşı yine kalkmamızın en büyük nedenlerinden birisi de kolluk kuvvetlerimizin güçlü olmasıydı. şu an askerin de polisin de eli kolu bağlı. polise "gördüğünde vur" emri verilmeli. önce ayaklarına falan sıksınlar, baktılar hala molotof atıyorlar, direkt kafalarına sıksınlar. hem böylece askere düşen görev de azalır. dağda yuvalarını arayacaklarına şehirde öldürmüş oluruz, kötü mü? yoksa su sıkmakla anca insan demeye bin şahit gereken bu oropu çocuklarının kirlerini temizleriz..
profesyonel olarak şehirlerarası yolcu'luk yapan biri olarak, uzun mesafelerde şimdilik uygulanmasını mantıklı bulduğum uygulama.
birkaç ay önce nilüfer turizm'in blue bus otobüsüyle istanbul'dan ankara'ya dönüyorum. 40 numarada yani en arka pencere kenarındayım. yanım da boş. zaten otobüste bir tek orası boştu. ilk yarıyı bolu tarafına hücum eden ben, elimde kitap iki koltuğa neredeyse cenin pozisyonuna gelecek şekilde yayılmış bir halde geçirdim. neyse işte moladan sonra yine 3. sınıf taşeron firma olsa muavinin "babağan malı mı lan" diyeceği şekilde tam yayılmaya başlarken önden bir kız geldi ve yanıma oturdu. hiçbir şey demedi. ben de oturacağını anladığım an toplandım iki koltuğun arasındaki kolluk mu diyorlar ne ise onu kaldırdım. yaklaşık bi 1 saat kadar kitap okuduktan sonra sikerler lan deyip kitabı bıraktım. o da kitap okuyordu ve bana "ne okuyorsunuz bakabilir miyim?" dedi. "isterseniz siz'li biz'li konuşmayalım bana hasan diyebilirsin" dedim. hehehe yok yok tabii dedim işte bayağı bi' muhabbet ettik. moladan önce yan koltuğunda bir kadınla çocuğu varmış ve çocuğu çok konuşuyormuş, o yüzden gelmiş yanıma. neyse işte aşti'ye gelince de iyi günler deyip ayrıldık. bunu 2 erkek arkadaşıma anlatınca şu an bu satırları okumakta olan erkeklerin %75'inin de aklından geçen şu ifadeler döküldü ikisinin de ağzından:
"ne salaksın lan telefonunu alsaydın ya"
hani istesem verirdi sanırım ama olay o değil. yani benim "şehirlerarası otobüste yanına oturan kızı siklemeyerek sapık olmadığını gösterme veya bunun toplumda normalleştirilmesi için bir görev üstlenme" psikolojim farklı bir entry konusu.
1 saatlik yoldan bi'şey olmaz falan kensinlikle katılıyorum ve zamanla bunların da aşılacağına inanıyorum. olm çok değil 4-5 sene önce msn'den fotoğraf göndermemek için atmadıkları takla kalmayan hatunlar geçen yıl facebook'ta sütyen rengi teşhir ediyorlardı. 3-5 sene sonrasını sen düşün. direkt meme koyacaklar. yani şu an bazı kesimlere çok normal gelen şeyler birkaç yıl sonra "oha lan o zamanlar öyle miymiş"e dönecek. yıllaaaar önce şehirlerarası otobüslerde sigara içilmesi gibi.
ama hala şehirlerarası otobüslerde bu olayın devam etmesi gerektiğine inanıyorum. hayvan gibi içip leş gibi kokanı mı ararsın, başını koyacak bir omuz olmadan uyuyamayanı mı, yayıla yayıla yatanı mı... önce toplumca bunun normalleşmiş addedilmesi gerekir ki 3-5 satır yukarıda yazdığım "görev üstlenme"yi kabul edebilelim.
bir de dışarıda polat alemdar gibi giyinip aynı triplerde yürüyen abilerin gece yolculuklarında başlarını bi' omza koymadan uyuyamadıklarını görmek çok hüzünlü. haha
birkaç ay önce nilüfer turizm'in blue bus otobüsüyle istanbul'dan ankara'ya dönüyorum. 40 numarada yani en arka pencere kenarındayım. yanım da boş. zaten otobüste bir tek orası boştu. ilk yarıyı bolu tarafına hücum eden ben, elimde kitap iki koltuğa neredeyse cenin pozisyonuna gelecek şekilde yayılmış bir halde geçirdim. neyse işte moladan sonra yine 3. sınıf taşeron firma olsa muavinin "babağan malı mı lan" diyeceği şekilde tam yayılmaya başlarken önden bir kız geldi ve yanıma oturdu. hiçbir şey demedi. ben de oturacağını anladığım an toplandım iki koltuğun arasındaki kolluk mu diyorlar ne ise onu kaldırdım. yaklaşık bi 1 saat kadar kitap okuduktan sonra sikerler lan deyip kitabı bıraktım. o da kitap okuyordu ve bana "ne okuyorsunuz bakabilir miyim?" dedi. "isterseniz siz'li biz'li konuşmayalım bana hasan diyebilirsin" dedim. hehehe yok yok tabii dedim işte bayağı bi' muhabbet ettik. moladan önce yan koltuğunda bir kadınla çocuğu varmış ve çocuğu çok konuşuyormuş, o yüzden gelmiş yanıma. neyse işte aşti'ye gelince de iyi günler deyip ayrıldık. bunu 2 erkek arkadaşıma anlatınca şu an bu satırları okumakta olan erkeklerin %75'inin de aklından geçen şu ifadeler döküldü ikisinin de ağzından:
"ne salaksın lan telefonunu alsaydın ya"
hani istesem verirdi sanırım ama olay o değil. yani benim "şehirlerarası otobüste yanına oturan kızı siklemeyerek sapık olmadığını gösterme veya bunun toplumda normalleştirilmesi için bir görev üstlenme" psikolojim farklı bir entry konusu.
1 saatlik yoldan bi'şey olmaz falan kensinlikle katılıyorum ve zamanla bunların da aşılacağına inanıyorum. olm çok değil 4-5 sene önce msn'den fotoğraf göndermemek için atmadıkları takla kalmayan hatunlar geçen yıl facebook'ta sütyen rengi teşhir ediyorlardı. 3-5 sene sonrasını sen düşün. direkt meme koyacaklar. yani şu an bazı kesimlere çok normal gelen şeyler birkaç yıl sonra "oha lan o zamanlar öyle miymiş"e dönecek. yıllaaaar önce şehirlerarası otobüslerde sigara içilmesi gibi.
ama hala şehirlerarası otobüslerde bu olayın devam etmesi gerektiğine inanıyorum. hayvan gibi içip leş gibi kokanı mı ararsın, başını koyacak bir omuz olmadan uyuyamayanı mı, yayıla yayıla yatanı mı... önce toplumca bunun normalleşmiş addedilmesi gerekir ki 3-5 satır yukarıda yazdığım "görev üstlenme"yi kabul edebilelim.
bir de dışarıda polat alemdar gibi giyinip aynı triplerde yürüyen abilerin gece yolculuklarında başlarını bi' omza koymadan uyuyamadıklarını görmek çok hüzünlü. haha
kendine güven olayını çok yanlış anlamış.
geçen sene 2-1 kazandığımız galatasaray maçında yediği hatalı golden sonra "niçe 'unutan iyileşir' demiş, ben de unutacağım" demişti. kitap okuması falan beni ilgilendirmiyor sonuçta bir taraftarım ben ama sanırım fazla kişisel gelişim kitabı okuyor. orada verilen gazlara fena gelmiş: "her şartta kendinize güvenin. şimdi gözlerinizi kapatıp, sadece kendinize güvenin; içgüdülerinizle o freekick'i kurtaracaksınız" ya bi siktirin gidin allahınızı seversin.
şu an türkiye'de refleksleri en iyi olan kaleci olması, ileride örnekleri çok olan diğerleri gibi unutulup gitmemesine neden olmayacaktır.
redwiniçe'den gelsin: "kendine fazla güvenen unutulur"
geçen sene 2-1 kazandığımız galatasaray maçında yediği hatalı golden sonra "niçe 'unutan iyileşir' demiş, ben de unutacağım" demişti. kitap okuması falan beni ilgilendirmiyor sonuçta bir taraftarım ben ama sanırım fazla kişisel gelişim kitabı okuyor. orada verilen gazlara fena gelmiş: "her şartta kendinize güvenin. şimdi gözlerinizi kapatıp, sadece kendinize güvenin; içgüdülerinizle o freekick'i kurtaracaksınız" ya bi siktirin gidin allahınızı seversin.
şu an türkiye'de refleksleri en iyi olan kaleci olması, ileride örnekleri çok olan diğerleri gibi unutulup gitmemesine neden olmayacaktır.
redwiniçe'den gelsin: "kendine fazla güvenen unutulur"
kendisine aylık bağlanmamış yazar hezeyanı. birinci nesiller takır takır alıyor vallaa
seneye de takarlar.
sonunda -henüz- gerçekleşmeyen, gerçekleşecek olan olay. zorlu'nun 50 milyon dolar'a alıp, dexia'ya 2.3 milyara satmasından sonra, alacak olan bankanın kaça alacağını merak ediyorum. şu an oturmuş bir sistemi var. oturmuşlar yani. halkı rahatça kucaklarına alabiliyorlar. o yüzden 2006'daki fiyattan çok daha fazlasına satılmalı. "bok gibi bir banka" değildir yani. senin "bok gibi" dediğin anlayış, adamların tam istediği zaten. seni rahatça kucağında hoplatmak için yeterli düzeneği, tertibatı, güveni, marka değeri kısaca maddi manevi alt-yapısı var mı? evet var.
keloğlan'ı, 3 yaşındaki yeğeniyle 3-4 kere izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki çocukların beyinlerini yıkamayı bırak, sikiyorlar resmen. keloğlan'dır, candır dedik. winx'in "potansiyel motor kız" yetiştirme özelliği nedeniyle kız yeğenime yasaklanmasından sebep, türktür her şeyden önce, hiçbir zarar gelmez dedik. ilgisi yok. buraya bile el atmış şerefsizler. keloğlan da yasak yani.
ama caillou iyidir. ben bir problem görmedim. yeğenimin annesi de uzman bu konuda, o da bir sıkıntı görmedi.
ama caillou iyidir. ben bir problem görmedim. yeğenimin annesi de uzman bu konuda, o da bir sıkıntı görmedi.
yıl 2011 hala albüm çıkarıyorlarmış. en son 99'da dinlemiştim. metal müzik mi kaldı lan 2011'de. heyallaam