bugün
- askerde 200 metre atışı yapmak8
- kadın olmanın avantajları6
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi8
- türkiye'ye geldim7
- kadınları anlamak4
- nervio18
- her şeyi açıklayan en kısa cümle4
- mehdi türkiye de3
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- johnny depp olmak isterken kral abdullah olmak2
- kurtar bizi müsavat16
- aleksey batrakov5
- mabel matiz3
- alevi kızların alev alev yanması12
- kedi sidiği kokmak4
- tanrı vs şeytan3
- marmara üniversitesi göztepe kampüsü3
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- wilfried singo3
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler9
- çü be3
- kolonya kültürünün yok olması2
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- aptallara tahammül edememek2
- ellerim bos gonlum hos10
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- devran dönecek8
- korkusuz korkak filmindeki herif3
- atla gel şaban filminde şaban olmaması3
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız7
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken7
- ahmet baran yazgan10
- neden tüm iyi fikirler tuvallette akla gelir4
- sozlukteki olum sessizligi2
- okan buruk12
- baharın uzayıp yazın gelmemesi4
- sürekli övgüden rahatsız olmak3
- şener şen vs kemal sunal3
- butlancıların birbirine girmesi5
- cin musallatı3
- meleklerin ifade ettiği anlamı sorgulamak4
- pilav yapmak3
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak5
- galatasaray14
- sevilen kızın abi demesi3
- victor osimhen18
- süleymancılar15
- bağlama büyüleri3
- idam cezasının geri gelmesi6
entry'ler (261)
givency absoloutely.
adını feriha koydum.
pudra,göz kalemi,allık.
ilkokulda kullanılmış kokulu silgi tozlarını biriktirip buzdolabının en güzide köşesine koymak ve bunlardan devasa bir silgi üretilebileceğinin hayalini kurmak...
sözlükteki güzel nickiyle dikkatimi çekmiş olan ve girdiği entrylere baktığımda kendisinin de * bir edebiyatçı olduğunu düşündüğüm yazardır.
özellikle içinde bulunduğumuz bu ramazan günlerinde dinlenildiğinde maneviyatın tavana vurmasıyla sonuçlanan ilahi.
Monna rosa, siyah güller,ak güller;
gülce'nin gülleri ve beyaz yatak.
kanadı kırık kuş merhamet ister;
ah,senin yüzünden kana batacak,
monna rosa, siyah güller,ak güller!
Ulur aya karşı kirli çakallar,
bakar ürkek ürkek tavşanlar dağa.
monna rosa, bugün bende bir hal var,
yağmur iğri iğri düşer toprağa,
ulur aya karşı kirli çakallar.
Açma pencereni, perdeleri çek:
monna rosa, seni görmemeliyim.
bir bakışın ölmem için yetecek;
anla monna rosa,ben öteliyim...
açma pencereni, perdeleri çek.
Zaman çabuk çabuk geçiyor monna;
saat on ikidir, söndü lambalar.
uyu da turnalar gelsin rüyana,
bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar;
zaman çabuk çabuk geçiyor monna.
Zeytin ağacının karanlığıdır
elindeki elma ile başlayan...
bir yakut yüzükte aydınlanan sır,
sıcak ve minnacik yüzündeki kan,
zeytin ağacının karanlığıdır.
Ellerin, ellerin ve parmaklarin
bir nar çiçegini eziyor gibi...
ellerinden belli olur bir kadın.
denizin dibinde geziyor gibi
ellerin. ellerin ve parmakların.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar,
ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
işıksız ruhumu sallar da durur,
zambaklar en ıssız yerlerde açar.
Akşamları gelir incir kuşları,
konarlar bahçemin incirlerine;
kiminin rengi ak,kiminin sarı.
ah,beni vursalar bir kuş yerine!
akşamları gelir incir kuşları...
Ki ben, monna rosa, bulurum seni
incir kuşlarının bakışlarında.
hayatla doldurur bu boş yelkeni
o masum bakışlar... su kenarında
ki ben, monna rosa, bulurum seni.
Kırgın kırgın bakma yüzüme rosa:
henüz dinlemedin benden türküler.
benim aşkım uymaz öyle her saza,
en güzel şarkıyı bir kurşun söyler...
kırgın kırgın bakma yüzüme rosa.
Artık inan bana muhacir kızı,
dinle ve kabul et itirafımı.
bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
alev alev sardı her tarafımı,
artık inan bana muhacir kızı.
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak,
meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
bir gün gözlerimin ta içine bak:
anlarsın ölüler niçin yaşarmış,
yağmurlardan sonra büyürmüş başak.
Altın bilezikler, o korkulu ten,
cevap versin bu kanlı kuş tüyüne;
bir tüy ki, can verir bir gülümsesen,
bir tüy ki, kapalı geceye, güne;
altın bilezikler o korkulu ten!
Sezai Karakoç'un muhteşem şiiri Mona Roza
gülce'nin gülleri ve beyaz yatak.
kanadı kırık kuş merhamet ister;
ah,senin yüzünden kana batacak,
monna rosa, siyah güller,ak güller!
Ulur aya karşı kirli çakallar,
bakar ürkek ürkek tavşanlar dağa.
monna rosa, bugün bende bir hal var,
yağmur iğri iğri düşer toprağa,
ulur aya karşı kirli çakallar.
Açma pencereni, perdeleri çek:
monna rosa, seni görmemeliyim.
bir bakışın ölmem için yetecek;
anla monna rosa,ben öteliyim...
açma pencereni, perdeleri çek.
Zaman çabuk çabuk geçiyor monna;
saat on ikidir, söndü lambalar.
uyu da turnalar gelsin rüyana,
bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar;
zaman çabuk çabuk geçiyor monna.
Zeytin ağacının karanlığıdır
elindeki elma ile başlayan...
bir yakut yüzükte aydınlanan sır,
sıcak ve minnacik yüzündeki kan,
zeytin ağacının karanlığıdır.
Ellerin, ellerin ve parmaklarin
bir nar çiçegini eziyor gibi...
ellerinden belli olur bir kadın.
denizin dibinde geziyor gibi
ellerin. ellerin ve parmakların.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar,
ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
işıksız ruhumu sallar da durur,
zambaklar en ıssız yerlerde açar.
Akşamları gelir incir kuşları,
konarlar bahçemin incirlerine;
kiminin rengi ak,kiminin sarı.
ah,beni vursalar bir kuş yerine!
akşamları gelir incir kuşları...
Ki ben, monna rosa, bulurum seni
incir kuşlarının bakışlarında.
hayatla doldurur bu boş yelkeni
o masum bakışlar... su kenarında
ki ben, monna rosa, bulurum seni.
Kırgın kırgın bakma yüzüme rosa:
henüz dinlemedin benden türküler.
benim aşkım uymaz öyle her saza,
en güzel şarkıyı bir kurşun söyler...
kırgın kırgın bakma yüzüme rosa.
Artık inan bana muhacir kızı,
dinle ve kabul et itirafımı.
bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
alev alev sardı her tarafımı,
artık inan bana muhacir kızı.
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak,
meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
bir gün gözlerimin ta içine bak:
anlarsın ölüler niçin yaşarmış,
yağmurlardan sonra büyürmüş başak.
Altın bilezikler, o korkulu ten,
cevap versin bu kanlı kuş tüyüne;
bir tüy ki, can verir bir gülümsesen,
bir tüy ki, kapalı geceye, güne;
altın bilezikler o korkulu ten!
Sezai Karakoç'un muhteşem şiiri Mona Roza
nokianın kullanıcılarından gelen bazı şikayetler üzerine yaklaşık olarak 46 milyon cep telefonu bataryasını değiştirme kararı almasıdır.bu bataryalar japon bir şirket tarafından üretilmiştir.*
BL-5C bataryaların kullanıldığı Nokia ürünlerinin listesine
http://www.nokia.com/batteryreplacement/en
adresinden ulaşılabilir.
BL-5C bataryaların kullanıldığı Nokia ürünlerinin listesine
http://www.nokia.com/batteryreplacement/en
adresinden ulaşılabilir.
zeynep değirmencioğlu'nun ünlü filmi hayat sevince güzelden bir alıntı:
-keklik türküsünü bilir misin davulcu gardaş?
+biliriz.
-çal öyleyse... lü lü lüüüüü lülü lülü lüüüüü *
-keklik türküsünü bilir misin davulcu gardaş?
+biliriz.
-çal öyleyse... lü lü lüüüüü lülü lülü lüüüüü *
farsçada arkadaş, dost anlamına da gelir.
(bkz: eşkiya)
uğur yücel ve şener şen arasındaki inanılmaz etkileyici sahne.(uğur yücel'in vurulduğu, ölmek üzere olduğu an)
u.y:ayaklarımda bir sıcaklık var, yukarı doğru çıkıyor ne bu?sen çok vuruldun bilirsin eşkiya,ben ölecek miyim?
ş.ş:korkma sadece toprağa gideceksin, sonra toprak olacaksın, sonra sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeksin, oradan özüne ulaşacaksın. çiçeğin özüne bir arı konacak. Belki o arı ben olacağım...
uğur yücel ve şener şen arasındaki inanılmaz etkileyici sahne.(uğur yücel'in vurulduğu, ölmek üzere olduğu an)
u.y:ayaklarımda bir sıcaklık var, yukarı doğru çıkıyor ne bu?sen çok vuruldun bilirsin eşkiya,ben ölecek miyim?
ş.ş:korkma sadece toprağa gideceksin, sonra toprak olacaksın, sonra sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeksin, oradan özüne ulaşacaksın. çiçeğin özüne bir arı konacak. Belki o arı ben olacağım...
farsçada güzel anlamına gelmektedir.
divan edebiyatında sevgilinin büklüm büklüm saçları aşık için tuzaktır.
Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.
ziya paşa-terkib-i bend
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.
ziya paşa-terkib-i bend
(bkz: Avni) mahlasıyla edebiyatımızda nam salmış olan fatih sultan mehmet'in bir gazelinde de geçer bu sözcük:
osmanlıcası:
Ukde-i zünnarına her kimse kim dil bağlamaz,
Ehl-i iman olmaz ol aşıklarınun güm-rahıdur.
(bkz: türkiye türkçesi):
Zünnarının düğümüne gönül bağlamayan kim olursa olsun
Ehl-i iman değildir, o aşıkların yolundan çıkmıştır
osmanlıcası:
Ukde-i zünnarına her kimse kim dil bağlamaz,
Ehl-i iman olmaz ol aşıklarınun güm-rahıdur.
(bkz: türkiye türkçesi):
Zünnarının düğümüne gönül bağlamayan kim olursa olsun
Ehl-i iman değildir, o aşıkların yolundan çıkmıştır
arapçada çoğulu şuara kelimesi ile karşılanmaktadır.