bugün
- gocu'nun kendini alen delon sanması9
- babam hiç dövmezdi insanı11
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- türklerin soykırımdaki ustalığı19
- fakirler neden isyan edip silahlanmıyor4
- zaman baba4
- true neden sevilmiyor5
- spor yapmayan erkek8
- true namussuzdur5
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- sözlükte başın belaya girmesi3
- mel mel bakan gibson gocu sari renkli seker4
- 2026 dünya kupası37
- true online olunca olunca gelen mutluluk hissi3
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın3
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- queen feristah6
- türklerin iq ortalaması4
- habersiz gelen misafir3
- laf sokarken imla hatası yapmak6
- fransa milli futbol takımı2
- true'nun yine online olması5
- tanga giyen erkek6
- yavudilerde torpil2
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- erdoğanın eski gücünü kaybetmesi6
- meksika9
- semicenk4
- 1 temmuz 2026 meksika ekvador maçı6
- ekvador7
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak8
- zor erkeği oynamak4
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış4
- true online olunca gelen mutluluk hissi2
- true club2
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- olası israil türkiye savaşı2
- iyi futbol oynar mısınız9
- kadınlar ne ister4
- amerika israil arası kızışma2
- alihan ın ajdar ı dövmesi2
- nosferatu2
- çevrecilik emperyalizmin bir oyunudur2
- futbol31
- kemal kılıçdaroğlu8
- özgüveni düşük tuvalet kapağı3
- hapşıracak gibi olmak3
- pandela24
- ben ekonomistim4
entry'ler (261)
givency absoloutely.
adını feriha koydum.
pudra,göz kalemi,allık.
ilkokulda kullanılmış kokulu silgi tozlarını biriktirip buzdolabının en güzide köşesine koymak ve bunlardan devasa bir silgi üretilebileceğinin hayalini kurmak...
sözlükteki güzel nickiyle dikkatimi çekmiş olan ve girdiği entrylere baktığımda kendisinin de * bir edebiyatçı olduğunu düşündüğüm yazardır.
özellikle içinde bulunduğumuz bu ramazan günlerinde dinlenildiğinde maneviyatın tavana vurmasıyla sonuçlanan ilahi.
Monna rosa, siyah güller,ak güller;
gülce'nin gülleri ve beyaz yatak.
kanadı kırık kuş merhamet ister;
ah,senin yüzünden kana batacak,
monna rosa, siyah güller,ak güller!
Ulur aya karşı kirli çakallar,
bakar ürkek ürkek tavşanlar dağa.
monna rosa, bugün bende bir hal var,
yağmur iğri iğri düşer toprağa,
ulur aya karşı kirli çakallar.
Açma pencereni, perdeleri çek:
monna rosa, seni görmemeliyim.
bir bakışın ölmem için yetecek;
anla monna rosa,ben öteliyim...
açma pencereni, perdeleri çek.
Zaman çabuk çabuk geçiyor monna;
saat on ikidir, söndü lambalar.
uyu da turnalar gelsin rüyana,
bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar;
zaman çabuk çabuk geçiyor monna.
Zeytin ağacının karanlığıdır
elindeki elma ile başlayan...
bir yakut yüzükte aydınlanan sır,
sıcak ve minnacik yüzündeki kan,
zeytin ağacının karanlığıdır.
Ellerin, ellerin ve parmaklarin
bir nar çiçegini eziyor gibi...
ellerinden belli olur bir kadın.
denizin dibinde geziyor gibi
ellerin. ellerin ve parmakların.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar,
ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
işıksız ruhumu sallar da durur,
zambaklar en ıssız yerlerde açar.
Akşamları gelir incir kuşları,
konarlar bahçemin incirlerine;
kiminin rengi ak,kiminin sarı.
ah,beni vursalar bir kuş yerine!
akşamları gelir incir kuşları...
Ki ben, monna rosa, bulurum seni
incir kuşlarının bakışlarında.
hayatla doldurur bu boş yelkeni
o masum bakışlar... su kenarında
ki ben, monna rosa, bulurum seni.
Kırgın kırgın bakma yüzüme rosa:
henüz dinlemedin benden türküler.
benim aşkım uymaz öyle her saza,
en güzel şarkıyı bir kurşun söyler...
kırgın kırgın bakma yüzüme rosa.
Artık inan bana muhacir kızı,
dinle ve kabul et itirafımı.
bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
alev alev sardı her tarafımı,
artık inan bana muhacir kızı.
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak,
meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
bir gün gözlerimin ta içine bak:
anlarsın ölüler niçin yaşarmış,
yağmurlardan sonra büyürmüş başak.
Altın bilezikler, o korkulu ten,
cevap versin bu kanlı kuş tüyüne;
bir tüy ki, can verir bir gülümsesen,
bir tüy ki, kapalı geceye, güne;
altın bilezikler o korkulu ten!
Sezai Karakoç'un muhteşem şiiri Mona Roza
gülce'nin gülleri ve beyaz yatak.
kanadı kırık kuş merhamet ister;
ah,senin yüzünden kana batacak,
monna rosa, siyah güller,ak güller!
Ulur aya karşı kirli çakallar,
bakar ürkek ürkek tavşanlar dağa.
monna rosa, bugün bende bir hal var,
yağmur iğri iğri düşer toprağa,
ulur aya karşı kirli çakallar.
Açma pencereni, perdeleri çek:
monna rosa, seni görmemeliyim.
bir bakışın ölmem için yetecek;
anla monna rosa,ben öteliyim...
açma pencereni, perdeleri çek.
Zaman çabuk çabuk geçiyor monna;
saat on ikidir, söndü lambalar.
uyu da turnalar gelsin rüyana,
bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar;
zaman çabuk çabuk geçiyor monna.
Zeytin ağacının karanlığıdır
elindeki elma ile başlayan...
bir yakut yüzükte aydınlanan sır,
sıcak ve minnacik yüzündeki kan,
zeytin ağacının karanlığıdır.
Ellerin, ellerin ve parmaklarin
bir nar çiçegini eziyor gibi...
ellerinden belli olur bir kadın.
denizin dibinde geziyor gibi
ellerin. ellerin ve parmakların.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar,
ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
işıksız ruhumu sallar da durur,
zambaklar en ıssız yerlerde açar.
Akşamları gelir incir kuşları,
konarlar bahçemin incirlerine;
kiminin rengi ak,kiminin sarı.
ah,beni vursalar bir kuş yerine!
akşamları gelir incir kuşları...
Ki ben, monna rosa, bulurum seni
incir kuşlarının bakışlarında.
hayatla doldurur bu boş yelkeni
o masum bakışlar... su kenarında
ki ben, monna rosa, bulurum seni.
Kırgın kırgın bakma yüzüme rosa:
henüz dinlemedin benden türküler.
benim aşkım uymaz öyle her saza,
en güzel şarkıyı bir kurşun söyler...
kırgın kırgın bakma yüzüme rosa.
Artık inan bana muhacir kızı,
dinle ve kabul et itirafımı.
bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
alev alev sardı her tarafımı,
artık inan bana muhacir kızı.
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak,
meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
bir gün gözlerimin ta içine bak:
anlarsın ölüler niçin yaşarmış,
yağmurlardan sonra büyürmüş başak.
Altın bilezikler, o korkulu ten,
cevap versin bu kanlı kuş tüyüne;
bir tüy ki, can verir bir gülümsesen,
bir tüy ki, kapalı geceye, güne;
altın bilezikler o korkulu ten!
Sezai Karakoç'un muhteşem şiiri Mona Roza
nokianın kullanıcılarından gelen bazı şikayetler üzerine yaklaşık olarak 46 milyon cep telefonu bataryasını değiştirme kararı almasıdır.bu bataryalar japon bir şirket tarafından üretilmiştir.*
BL-5C bataryaların kullanıldığı Nokia ürünlerinin listesine
http://www.nokia.com/batteryreplacement/en
adresinden ulaşılabilir.
BL-5C bataryaların kullanıldığı Nokia ürünlerinin listesine
http://www.nokia.com/batteryreplacement/en
adresinden ulaşılabilir.
zeynep değirmencioğlu'nun ünlü filmi hayat sevince güzelden bir alıntı:
-keklik türküsünü bilir misin davulcu gardaş?
+biliriz.
-çal öyleyse... lü lü lüüüüü lülü lülü lüüüüü *
-keklik türküsünü bilir misin davulcu gardaş?
+biliriz.
-çal öyleyse... lü lü lüüüüü lülü lülü lüüüüü *
farsçada arkadaş, dost anlamına da gelir.
(bkz: eşkiya)
uğur yücel ve şener şen arasındaki inanılmaz etkileyici sahne.(uğur yücel'in vurulduğu, ölmek üzere olduğu an)
u.y:ayaklarımda bir sıcaklık var, yukarı doğru çıkıyor ne bu?sen çok vuruldun bilirsin eşkiya,ben ölecek miyim?
ş.ş:korkma sadece toprağa gideceksin, sonra toprak olacaksın, sonra sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeksin, oradan özüne ulaşacaksın. çiçeğin özüne bir arı konacak. Belki o arı ben olacağım...
uğur yücel ve şener şen arasındaki inanılmaz etkileyici sahne.(uğur yücel'in vurulduğu, ölmek üzere olduğu an)
u.y:ayaklarımda bir sıcaklık var, yukarı doğru çıkıyor ne bu?sen çok vuruldun bilirsin eşkiya,ben ölecek miyim?
ş.ş:korkma sadece toprağa gideceksin, sonra toprak olacaksın, sonra sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeksin, oradan özüne ulaşacaksın. çiçeğin özüne bir arı konacak. Belki o arı ben olacağım...
farsçada güzel anlamına gelmektedir.
divan edebiyatında sevgilinin büklüm büklüm saçları aşık için tuzaktır.
Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.
ziya paşa-terkib-i bend
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.
ziya paşa-terkib-i bend
(bkz: Avni) mahlasıyla edebiyatımızda nam salmış olan fatih sultan mehmet'in bir gazelinde de geçer bu sözcük:
osmanlıcası:
Ukde-i zünnarına her kimse kim dil bağlamaz,
Ehl-i iman olmaz ol aşıklarınun güm-rahıdur.
(bkz: türkiye türkçesi):
Zünnarının düğümüne gönül bağlamayan kim olursa olsun
Ehl-i iman değildir, o aşıkların yolundan çıkmıştır
osmanlıcası:
Ukde-i zünnarına her kimse kim dil bağlamaz,
Ehl-i iman olmaz ol aşıklarınun güm-rahıdur.
(bkz: türkiye türkçesi):
Zünnarının düğümüne gönül bağlamayan kim olursa olsun
Ehl-i iman değildir, o aşıkların yolundan çıkmıştır
arapçada çoğulu şuara kelimesi ile karşılanmaktadır.