bugün
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- hoşçakal uludağ sözlük8
- sözlüğün en masum yazarları16
- atatürk ü sevme zorunluluğu7
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- atatürk ü sevmediğini belirtme gereği4
- arkadaşlar larissa kim10
- karton toplayan çingene6
- uludağ sözlüğün ikiye bölünmesi4
- sözlükteki gammazlar lobi si12
- fusya semsiyeli yabanci28
- arnavut mehmet akif in şiirinin milli marş olması3
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi9
- may parker4
- bir kadını taşımanın zorluğu3
- uludağ sözlük size ne kattı18
- başka kırbaç yemek isteyen var mı6
- türklerin soykırımdaki ustalığı4
- fetöcülerin sızmadıkları alanlar4
- hemşehri dayanışması4
- larisalisa8
- sözlükteki lobicilik faaliyetleri5
- doğukan xd anonim hesap pandela2
- şarapçının birden tayyipçi olması10
- bir sözlük kızıyla edebiyat hakkında konuşmak8
- nervio23
- ilk hedef akdenizdir emri gelip karadenize fıymak2
- atam izindeyiz2
- yağmur yağınca açılmayan orospu çocuğu şemsiye3
- sözlükte kendini sibel can diye tanıtan nineler9
- kırbacı ile adalet dağıtan yakışıklı4
- en son ne yediniz4
- tekerleğin içinden şemsiye geçirmek2
- erdoğan ı sevmeyip onun ülkesinde yaşamak5
- darı boyoz çiğdem domat klorak gevrek2
- sözlüğü bıraksam üzülür müsün sözlük5
- sözlükte yazan ünlüler8
- arkadaşlar bakar mısınız bi3
- harun isimli yazarlar3
- kedi sevmek2
- şizofren denilince akla gelen ilk yazar9
- sözlük kızlarının kahveleri9
- sarapci koala41
- tai lung45
- ne mutlu türküm diyene5
- lan şemsiyeci5
- sinek as2
- bir kadının en zevk aldığı an6
- kara kışlar2
sadece iki katlı beyaz evlerin bulunduğu gezilip görülesi enfes bir yer.
herkesin en az 1 kere gitmesini tavsiye ettiğim, yazın bir başka, cıvıl cıvıl bir güzelliği olan üç tarafı denizle çevrili yarımada.
tatile gittiğim zaman kendimi yabancı gibi hissettiğim türkiyenin ünlü tatil beldelerinden biri.türkten çok yabancı turistin akın ettiği fatih ürek'in çakra adlı mekanınında bulunduğu günün her saati yaşayan bir yer...
nerden başlasam nasıl anlatsam...
bodrum...bodrum...
nerden başlasam nasıl anlatsam...
bodrum...bodrum...
ah ah bodrum bodrum...
nerden başlasam? (kesinlikle bu klişeyle başlamalıydım. afferim bana)
nasıl anlatsam? (mavrakar bir üslupla. bence de sence.)
kaç kişiydik o zaman? (40)
Bir okul otobüsüne doluşmuş 40 adet balta... ilk hedefimiz akdeniz'di. Daha 17'ydik. Kaplumbağa misali, barınağımızı günün 24 saati yanımızda gezdiriyorduk. Tente dikmeyi seviyorduk. Evet. ve Peçete harcamasına maksimum miktarda katkıda bulunarak, Türk ekonomisinde devrim yapmaya and içmiş bir avuç idealist pırıl pırıl gencociktik. Güney sahilleri için çok tehlike olabilirdik. Ama gelin görün ki, "bodrum" durağındaydık. Artık çok mu geçti?
Kalacağımız Otele yerleştik. Havuzumuza girdik. 17 yaş zevzekliğine yakışacak bütün sulu şakaları yapmaktan imtina etmedik. Açık havada yemek idi, şu idi bu idi derken akşamı ettik. güzel güzel giyindik saldırış vaziyeti aldık. Yahhh... Barlar sokağına indik. inmesine indik de, asıl hayat 12'de başlıyormuş. Ve bizim o saatlerde otele geri dönmemiz gerekiyordu. Yoklama filan yapılacaktı. Ben tam da "herkes kaçarsa kimse disipline gitmezmiş olm" klişesi ilk kimden çıkacak diye düşünürken, biri patlattı bu özlü kolpayı. Ama en nihayetinde dönüldü otele. Yatıldı. Bazıları ise kendilerine uyuyor süsü verdi. Hain planları vardı. ilerleyen saatlerde otelden kaçacaklardı? Kim tutardı onları?
Saat 01.00 filandı. Yaş 16.5'tan 17 idi. Bodrum'da, barlar sokağında 4 dirhem 2 çekirdek halinde bekliyorduk arkadaşımla. Otelden kaçmakla Çok büyük bir halt etmiş gibi gururluyduk, anarşiktik. Ve iki azılı azgın anarşik olarak biralanalım dedik. Lıkır lıkır götürdük. sonra halikarnas'a dalalım. Anarşik tavrımızı oraya da yayalım, turist ablalara "turisti sev" adlı o muhteşem şarkıyı söyleyelim, dilden dile yayılalım dedik.
Mamafih Damsızdık. Halikarnas kapısından geri döndük. Peki Yılar mıydık? Hemen stratejik bir yere sotelendik. Gelen ve geçen turistlere alenen yazıyorduk. Coşkuluyduk, heyecanlıydık, umutluyduk, ali şendik. Gencocik olmak böyle bir şeydi işte.
"Hey ladies, would you like to join us?" ile başlayan ve "What a wonderful night hıa? Let's fire it!" ile devam eden cool yazılımlarımız gecenin ilerleyen saatlerinde "Excuse me, Can we enter the club together?", "Can we come with you?" "Look! Look! Please...!.?! :(" seviyesine kadar düşmüştü. Bazıları "sizi tatlı şeyler. Gidinin türk ergenleri!" tadında sıcacık gülümseseler de gülümsedikleriyle kalıyorlardı. biz de bakakalıyorduk. Şaşakalıyorduk. Kalakalıyorduk.
Ümidi kesmiştik artık. Olmayacaktı. "Halikarnas'ta geçen yaz rastladım sana" şarkısı bizim için 2000 yılında hiçbir şey ifade etmeyecekti. "Olsun gözüm olsun ne olacaksa olsun" dedik. Sokakta biraz daha demlendik. Arkadaşıma baktım. Susuyordu. Anladın mı olm dedim. Anladım dedi. O günden sonra bir daha hiç bir kulüp önünde, hiçbir disko girişinde ağlamadı. Sonra Sabaha kadar dolaştık yollarda. Bomboş sokaklarda, ellerimizde bira, kalbimizde sızı, pek sevgili Halikarnas badigardı ve leydiiz, hiç mi içiniz sızlamadı?
Ah ah bodrum bodrum... Nerde bitirsem, nasıl anlatsam, 40 baltaydık o zaman.
işte bu elim anı hasebiyle, Bodrum benim için hüzüntü demektir. Aradan yıllar geçtikten sonra karşısına geçip "bi zamanlar Bakir ama gururlu bir genç vardı" tiradını atacağım günleri beklemiyor değilim. Bekle beni bodrum...
Ya da bekleme ya boşver. Zaman değişiyor biz de değişiyoruz. screw you bodrum, i'm going to bozcaada...
nerden başlasam? (kesinlikle bu klişeyle başlamalıydım. afferim bana)
nasıl anlatsam? (mavrakar bir üslupla. bence de sence.)
kaç kişiydik o zaman? (40)
Bir okul otobüsüne doluşmuş 40 adet balta... ilk hedefimiz akdeniz'di. Daha 17'ydik. Kaplumbağa misali, barınağımızı günün 24 saati yanımızda gezdiriyorduk. Tente dikmeyi seviyorduk. Evet. ve Peçete harcamasına maksimum miktarda katkıda bulunarak, Türk ekonomisinde devrim yapmaya and içmiş bir avuç idealist pırıl pırıl gencociktik. Güney sahilleri için çok tehlike olabilirdik. Ama gelin görün ki, "bodrum" durağındaydık. Artık çok mu geçti?
Kalacağımız Otele yerleştik. Havuzumuza girdik. 17 yaş zevzekliğine yakışacak bütün sulu şakaları yapmaktan imtina etmedik. Açık havada yemek idi, şu idi bu idi derken akşamı ettik. güzel güzel giyindik saldırış vaziyeti aldık. Yahhh... Barlar sokağına indik. inmesine indik de, asıl hayat 12'de başlıyormuş. Ve bizim o saatlerde otele geri dönmemiz gerekiyordu. Yoklama filan yapılacaktı. Ben tam da "herkes kaçarsa kimse disipline gitmezmiş olm" klişesi ilk kimden çıkacak diye düşünürken, biri patlattı bu özlü kolpayı. Ama en nihayetinde dönüldü otele. Yatıldı. Bazıları ise kendilerine uyuyor süsü verdi. Hain planları vardı. ilerleyen saatlerde otelden kaçacaklardı? Kim tutardı onları?
Saat 01.00 filandı. Yaş 16.5'tan 17 idi. Bodrum'da, barlar sokağında 4 dirhem 2 çekirdek halinde bekliyorduk arkadaşımla. Otelden kaçmakla Çok büyük bir halt etmiş gibi gururluyduk, anarşiktik. Ve iki azılı azgın anarşik olarak biralanalım dedik. Lıkır lıkır götürdük. sonra halikarnas'a dalalım. Anarşik tavrımızı oraya da yayalım, turist ablalara "turisti sev" adlı o muhteşem şarkıyı söyleyelim, dilden dile yayılalım dedik.
Mamafih Damsızdık. Halikarnas kapısından geri döndük. Peki Yılar mıydık? Hemen stratejik bir yere sotelendik. Gelen ve geçen turistlere alenen yazıyorduk. Coşkuluyduk, heyecanlıydık, umutluyduk, ali şendik. Gencocik olmak böyle bir şeydi işte.
"Hey ladies, would you like to join us?" ile başlayan ve "What a wonderful night hıa? Let's fire it!" ile devam eden cool yazılımlarımız gecenin ilerleyen saatlerinde "Excuse me, Can we enter the club together?", "Can we come with you?" "Look! Look! Please...!.?! :(" seviyesine kadar düşmüştü. Bazıları "sizi tatlı şeyler. Gidinin türk ergenleri!" tadında sıcacık gülümseseler de gülümsedikleriyle kalıyorlardı. biz de bakakalıyorduk. Şaşakalıyorduk. Kalakalıyorduk.
Ümidi kesmiştik artık. Olmayacaktı. "Halikarnas'ta geçen yaz rastladım sana" şarkısı bizim için 2000 yılında hiçbir şey ifade etmeyecekti. "Olsun gözüm olsun ne olacaksa olsun" dedik. Sokakta biraz daha demlendik. Arkadaşıma baktım. Susuyordu. Anladın mı olm dedim. Anladım dedi. O günden sonra bir daha hiç bir kulüp önünde, hiçbir disko girişinde ağlamadı. Sonra Sabaha kadar dolaştık yollarda. Bomboş sokaklarda, ellerimizde bira, kalbimizde sızı, pek sevgili Halikarnas badigardı ve leydiiz, hiç mi içiniz sızlamadı?
Ah ah bodrum bodrum... Nerde bitirsem, nasıl anlatsam, 40 baltaydık o zaman.
işte bu elim anı hasebiyle, Bodrum benim için hüzüntü demektir. Aradan yıllar geçtikten sonra karşısına geçip "bi zamanlar Bakir ama gururlu bir genç vardı" tiradını atacağım günleri beklemiyor değilim. Bekle beni bodrum...
Ya da bekleme ya boşver. Zaman değişiyor biz de değişiyoruz. screw you bodrum, i'm going to bozcaada...
koyları dışında denizinin güzel olmadığı tatil şehri. bodrum merkezindeki denizin pisliğinden geçilmiyor. inanmayanların halikarnas'ın *kıyısından denize bakmaları gerek.
halikarnasıyla meşhur aynı zamanda egenin en güzel şehirlerinden bir tanesidir.
her yaz sektirmeden gittiğim muhteşem yer.*
kaçıp gidilecek bir adresdir.
Çantadan ayakkabıya, insan dahil her şeyin sahtesinin bolca bulunduğu yer.. Küçük Çin'de denilebilir..
Türkiye'de bir eşi benzeri olmayan, havasının, suyunun, atmosferinin bambaşka olduğu bir tatil ve eğlence mekanıdır.
Aslında sadece tatil mekanı değildir bundan çok daha fazlasıdır, halikarnas balıkçısının kitaplarını okuduğunuzda bunu çok daha iyi anlarsınız. Yaşanan aşklar, maceralar, çılgınlıklar hep güzel hatıralar olarak kalır bellekte.
Aslında sadece tatil mekanı değildir bundan çok daha fazlasıdır, halikarnas balıkçısının kitaplarını okuduğunuzda bunu çok daha iyi anlarsınız. Yaşanan aşklar, maceralar, çılgınlıklar hep güzel hatıralar olarak kalır bellekte.
begonvil boy vermiştir şimdi
yasemen basmışır Bodrum'u
Kokusu geldi rüzgarın
Bir kelebek öptü boynumu
(bkz: Benim Yerime de Sev) (bkz: Sezen Aksu)
Kışın ortasında daha bir özlenendir, burunda tütendir.
yasemen basmışır Bodrum'u
Kokusu geldi rüzgarın
Bir kelebek öptü boynumu
(bkz: Benim Yerime de Sev) (bkz: Sezen Aksu)
Kışın ortasında daha bir özlenendir, burunda tütendir.
hurriyet gazetesinde bodrum ile ilgili fotoğraflar.
http://fotogaleri.hurriye...d=32282&p=1&rid=2
http://fotogaleri.hurriye...d=32282&p=1&rid=2
kalabalıklığından, artık eskisi gibi olmadığından yakınanların siktirip gitmesi gereken dünyanın en güzel kenti. ulan zaten sizin gibi dallamaların ipini koparıp gelmesiyle bozuldu burası.
çoğunluğunu turistlerin turistlerin çoğunu rusların oluşturduğu bir cennet.
tüm bir kış boyunca yalıkavak'tan torba'ya,ortakent'ten türkbükü'ne heryerin yeni su borularının monte edilmesi nedeniyle delik deşik olduğu yerdir.
yurdum insanının B planıdır,işler sarpa sarınca neden herkes Alaçatı'ya,Kuşadası'na ya da Urla'ya değil de Bodrum'a kaçar?Kışın günler çooook ağır geçer,adeta bir günde 2 gün yaşarsınız.Kışın bazen çooook sıkıcıdır.Herkes bilmez ama Bodrum'un en güzel zamanı yaz değil kesinlikle ilkbahardır,tabiatın uyanışı Bodrum'daki kadar hiçbir yerde bu kadar çekici ve büyüleyici olamaz.Öte yandan giderek artan yapılaşma yüzünden yazın tatile gelenler geçen yıl uzun ağaçların yer aldığı arazilerde koca siteler dikilmiş olarak bulabilirler.
Yeni açılacak olan alışveriş merkezi,özel hastanesi ve kahve zincirleriyle küçük istanbul olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.
yurdum insanının B planıdır,işler sarpa sarınca neden herkes Alaçatı'ya,Kuşadası'na ya da Urla'ya değil de Bodrum'a kaçar?Kışın günler çooook ağır geçer,adeta bir günde 2 gün yaşarsınız.Kışın bazen çooook sıkıcıdır.Herkes bilmez ama Bodrum'un en güzel zamanı yaz değil kesinlikle ilkbahardır,tabiatın uyanışı Bodrum'daki kadar hiçbir yerde bu kadar çekici ve büyüleyici olamaz.Öte yandan giderek artan yapılaşma yüzünden yazın tatile gelenler geçen yıl uzun ağaçların yer aldığı arazilerde koca siteler dikilmiş olarak bulabilirler.
Yeni açılacak olan alışveriş merkezi,özel hastanesi ve kahve zincirleriyle küçük istanbul olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.
hande yener'in en iyi yazlık şarkılarından biri olmuştur. sözlerini yazmadan da olmaz;
Keşkelerin olmadığı bir yerde yaşamak isterdim
Yalanların aktığı bir yerde susamak isterdim
Senin olmadığın ülkelerde yaşlanmak isterdim
Zamanının olmadığı bir günde buluşmak isterdim
Bana bu yere vize verecek kişi çok çok çok çok
Seni bana hep rezil edecek kişi çok çok çok çok
Bodrum'a da gittik beraber
istanbul'da da yaşadık
Sorun şehirlerde değildi
Biz tam yalandık
Bodrum'a da gittik beraber
istanbul'da da yaşadık
Sorun şehirlerde değildi
Biz tam yalandık
Senle ben en yoktan zamandık!
senle ben en ...tan zamandık!
Keşkelerin olmadığı bir yerde yaşamak isterdim
Yalanların aktığı bir yerde susamak isterdim
Senin olmadığın ülkelerde yaşlanmak isterdim
Zamanının olmadığı bir günde buluşmak isterdim
Bana bu yere vize verecek kişi çok çok çok çok
Seni bana hep rezil edecek kişi çok çok çok çok
Bodrum'a da gittik beraber
istanbul'da da yaşadık
Sorun şehirlerde değildi
Biz tam yalandık
Bodrum'a da gittik beraber
istanbul'da da yaşadık
Sorun şehirlerde değildi
Biz tam yalandık
Senle ben en yoktan zamandık!
senle ben en ...tan zamandık!
Şu sabah saatlerinde olmak istediğim yer.
Nasil anlatsam nerden baslasam
Bodrum Bodrum Bodrum Bodrum
Duygu biraz duygu bütün istegim buydu
Biraz deniz biraz uyku bütün istegim buydu
Bodrum Bodrum Bodrum Bodrum
Nasil anlatsam nerden baslasam
Kaç kisiydik o zaman bak kaç kisi kaldi simdi
Bodrum Bodrum Bodrum Bodrum
Bir zamanlar asik olmustum
Ama simdi ismi neydi unuttum
Bodrum Bodrum Bodrum Bodrum
MFÖ
Nasil anlatsam nerden baslasam
Bodrum Bodrum Bodrum Bodrum
Duygu biraz duygu bütün istegim buydu
Biraz deniz biraz uyku bütün istegim buydu
Bodrum Bodrum Bodrum Bodrum
Nasil anlatsam nerden baslasam
Kaç kisiydik o zaman bak kaç kisi kaldi simdi
Bodrum Bodrum Bodrum Bodrum
Bir zamanlar asik olmustum
Ama simdi ismi neydi unuttum
Bodrum Bodrum Bodrum Bodrum
MFÖ
bekar giden evlenir, evli giden bosanir.
yaza bombasını vurması muhtemel iyi ritm tutturmuş olan şarkı baştaki o zenci olmsa sanki daha iyi olabilirdi.
vize alma olayını net bir şekilde açıklması beni dehşete düşürdü.
zencide habire aynı kalıbı tekrarlar yok efendim shake your body move on floor up babyveeverybody dancehep aynı cümleyi farklı telaffuzla söylüyor.
namık in ingilizce şarkısını hatırlatıyo.
dinlemek için buyurun .
http://www.izlesene.com/v...ande-yener-bodrum/1945219
vize alma olayını net bir şekilde açıklması beni dehşete düşürdü.
zencide habire aynı kalıbı tekrarlar yok efendim shake your body move on floor up babyveeverybody dancehep aynı cümleyi farklı telaffuzla söylüyor.
namık in ingilizce şarkısını hatırlatıyo.
dinlemek için buyurun .
http://www.izlesene.com/v...ande-yener-bodrum/1945219
Ege bölgesinin muazzam tatil beldelerinden birdir.Muğlaya bağlı olup kendine özgü beyaz yazlık evleriyle dikkat çeker.Son yıllarda doğa güzelliğine son vermeye çalışan turizm sektörüne inat doğal güzellikleriyle ayakta kalmaya çalışan ilçedir.Kışın yalnızca yerlilerinin kaldığı,yazın ise dünyanın dört bir yanından misafirleri ağırlamasıyla ünlüdür.Egelilerin sıcak kanlı insanlarının mekanlarında unutulmaz dakikalar yaşayabileceğiniz yerleşim yeri olan bodrum,kışında sakinliğiyle insana huzur veren bir yerdir.
büyük üstad hande yener in bu enfes parçası "shake your body on the floor, baby!" nidalarıyla başlayıp, "everybody dance!" tarzı gazlamalarla devam etmekte.
fonda disko müzüüü, yaylanan gençliğin favorisi ritmler, "bana bu yere vize verecek kişi çok" tarzı, "senle ben en boktan zamandık" tarzı; mantalitesi ismail yk abimizden hallice olmayan şahane ibareler...
sonra demet akalın'ı beğenmemeler.
serdar ortaç'a göndermeler.
"ben bakkal müziği yapmıyorum şekerim." gibi açıklamalar...
hakkaten bambaşkasın handecim. döndün mü tam dönüyosun. üstelik çaktırmadan. en dandik şarkıların bile kiloyla gittiği bir dönemde "pop" başlığı altında çark ederek. tebrik ediyorum. ayakta alkışlıyorum. ahmet çakar'a da "tükürdüğünü belli etmeden yalama" konusunda bi iki taktik verirsen seviniriz. nerdeyse dansöz kıyafetiyle programa çıkacağıdı adam. allah muhafaza.
sahi bakkal müzüü ne demek? teknoyla ilgili bi terim olmalı. evet.
düzeltme: irreplaceableness'ın değerli katkılarıyla efenim... shake your body değil imiş.. booty imiş. şarkının tahminimden daha derin(!) manaları var imiş. yeni öğrendim.
hacı o değil de o ne güzel nicktir... iki saat yazamadım.
fonda disko müzüüü, yaylanan gençliğin favorisi ritmler, "bana bu yere vize verecek kişi çok" tarzı, "senle ben en boktan zamandık" tarzı; mantalitesi ismail yk abimizden hallice olmayan şahane ibareler...
sonra demet akalın'ı beğenmemeler.
serdar ortaç'a göndermeler.
"ben bakkal müziği yapmıyorum şekerim." gibi açıklamalar...
hakkaten bambaşkasın handecim. döndün mü tam dönüyosun. üstelik çaktırmadan. en dandik şarkıların bile kiloyla gittiği bir dönemde "pop" başlığı altında çark ederek. tebrik ediyorum. ayakta alkışlıyorum. ahmet çakar'a da "tükürdüğünü belli etmeden yalama" konusunda bi iki taktik verirsen seviniriz. nerdeyse dansöz kıyafetiyle programa çıkacağıdı adam. allah muhafaza.
sahi bakkal müzüü ne demek? teknoyla ilgili bi terim olmalı. evet.
düzeltme: irreplaceableness'ın değerli katkılarıyla efenim... shake your body değil imiş.. booty imiş. şarkının tahminimden daha derin(!) manaları var imiş. yeni öğrendim.
hacı o değil de o ne güzel nicktir... iki saat yazamadım.
uzun yıllar bakkal müziği yapmıyorum diyen hande yener bakkal müziğinden daha alt tabaka bir müzik yaptığının göstergesi rezil şarkı.
hande ye neler oluyor albümündeki en iyisidir.
şarkının sözlerinde geçen "senle ben b*ktan zamandık" kelimesindeki b*ktan kelimesini sansürleyerek başı göğe ermiş, diskotik * introsuyla apaçilerin outro lex'ten sonra yeni gözdesi olacağına inanılan vasat bir hande yener şarkısı.
millete bakkal müziği yapmadığını iddia eden insanlar orasını burasını açarak dinleneceğini sanmaya devam ederse, bundan sonra daha fazla eleştiriyi hak edeceğe benziyor...
millete bakkal müziği yapmadığını iddia eden insanlar orasını burasını açarak dinleneceğini sanmaya devam ederse, bundan sonra daha fazla eleştiriyi hak edeceğe benziyor...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar