bugün
- borsa istanbul15
- iltica18
- mandalina çıkmış arkadaşlar6
- berat albayrak'a iftira atılması11
- mekke kutsal mıdır sorunsalı9
- fon vurgunu53
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi12
- from gold from dust34
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği45
- kürt dizilerinin tutmaması11
- ekmek için ekmeleddin5
- köylülük7
- deli6
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması8
- küçük memeli3
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi8
- en iyi çakmak markası8
- 1 gün diyetteyim3
- küçük memeli kızların yaşama amacı2
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati5
- hulk gerçek mi6
- yazarların 1 milyon dolar için yapacağı şok şeyler5
- günün sözü10
- bütün sözlük kızlarının gocu'nun peşinden koşması4
- sabahın bir vakti çay içen insan köylüdür6
- sen nehrine siz diyen cahil2
- fuhuştan yakalanan sınıf öğretmeni6
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi7
- redbull içip camdan atlayan çocuk3
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır4
- tmo'ya ait buğdayın lisanslı depolardan çalınması4
- mağazadan ürün değiştirme paradoksu3
- tayyiple yatıp tayyiple kalkmak5
- vurdurmaya meyilli araba5
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak6
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- sabahları 2 kilo bioxcin içen gürbüz genç3
- eski sevgilisi için sahibinden com'a ilan vern kız4
- yönlendirilmiş panspermia teorisi ve uzaylılar2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- akepe dönemi16
- türkiye'nin mekke ve bedir ittifakı hamlesi4
- queen ravenna ifşası15
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- akapekaka3
- meksika açmazı macerası4
- reis2
- afrikalı kızlar2
- kolye143
ah ah bodrum bodrum...
nerden başlasam? (kesinlikle bu klişeyle başlamalıydım. afferim bana)
nasıl anlatsam? (mavrakar bir üslupla. bence de sence.)
kaç kişiydik o zaman? (40)
Bir okul otobüsüne doluşmuş 40 adet balta... ilk hedefimiz akdeniz'di. Daha 17'ydik. Kaplumbağa misali, barınağımızı günün 24 saati yanımızda gezdiriyorduk. Tente dikmeyi seviyorduk. Evet. ve Peçete harcamasına maksimum miktarda katkıda bulunarak, Türk ekonomisinde devrim yapmaya and içmiş bir avuç idealist pırıl pırıl gencociktik. Güney sahilleri için çok tehlike olabilirdik. Ama gelin görün ki, "bodrum" durağındaydık. Artık çok mu geçti?
Kalacağımız Otele yerleştik. Havuzumuza girdik. 17 yaş zevzekliğine yakışacak bütün sulu şakaları yapmaktan imtina etmedik. Açık havada yemek idi, şu idi bu idi derken akşamı ettik. güzel güzel giyindik saldırış vaziyeti aldık. Yahhh... Barlar sokağına indik. inmesine indik de, asıl hayat 12'de başlıyormuş. Ve bizim o saatlerde otele geri dönmemiz gerekiyordu. Yoklama filan yapılacaktı. Ben tam da "herkes kaçarsa kimse disipline gitmezmiş olm" klişesi ilk kimden çıkacak diye düşünürken, biri patlattı bu özlü kolpayı. Ama en nihayetinde dönüldü otele. Yatıldı. Bazıları ise kendilerine uyuyor süsü verdi. Hain planları vardı. ilerleyen saatlerde otelden kaçacaklardı? Kim tutardı onları?
Saat 01.00 filandı. Yaş 16.5'tan 17 idi. Bodrum'da, barlar sokağında 4 dirhem 2 çekirdek halinde bekliyorduk arkadaşımla. Otelden kaçmakla Çok büyük bir halt etmiş gibi gururluyduk, anarşiktik. Ve iki azılı azgın anarşik olarak biralanalım dedik. Lıkır lıkır götürdük. sonra halikarnas'a dalalım. Anarşik tavrımızı oraya da yayalım, turist ablalara "turisti sev" adlı o muhteşem şarkıyı söyleyelim, dilden dile yayılalım dedik.
Mamafih Damsızdık. Halikarnas kapısından geri döndük. Peki Yılar mıydık? Hemen stratejik bir yere sotelendik. Gelen ve geçen turistlere alenen yazıyorduk. Coşkuluyduk, heyecanlıydık, umutluyduk, ali şendik. Gencocik olmak böyle bir şeydi işte.
"Hey ladies, would you like to join us?" ile başlayan ve "What a wonderful night hıa? Let's fire it!" ile devam eden cool yazılımlarımız gecenin ilerleyen saatlerinde "Excuse me, Can we enter the club together?", "Can we come with you?" "Look! Look! Please...!.?! :(" seviyesine kadar düşmüştü. Bazıları "sizi tatlı şeyler. Gidinin türk ergenleri!" tadında sıcacık gülümseseler de gülümsedikleriyle kalıyorlardı. biz de bakakalıyorduk. Şaşakalıyorduk. Kalakalıyorduk.
Ümidi kesmiştik artık. Olmayacaktı. "Halikarnas'ta geçen yaz rastladım sana" şarkısı bizim için 2000 yılında hiçbir şey ifade etmeyecekti. "Olsun gözüm olsun ne olacaksa olsun" dedik. Sokakta biraz daha demlendik. Arkadaşıma baktım. Susuyordu. Anladın mı olm dedim. Anladım dedi. O günden sonra bir daha hiç bir kulüp önünde, hiçbir disko girişinde ağlamadı. Sonra Sabaha kadar dolaştık yollarda. Bomboş sokaklarda, ellerimizde bira, kalbimizde sızı, pek sevgili Halikarnas badigardı ve leydiiz, hiç mi içiniz sızlamadı?
Ah ah bodrum bodrum... Nerde bitirsem, nasıl anlatsam, 40 baltaydık o zaman.
işte bu elim anı hasebiyle, Bodrum benim için hüzüntü demektir. Aradan yıllar geçtikten sonra karşısına geçip "bi zamanlar Bakir ama gururlu bir genç vardı" tiradını atacağım günleri beklemiyor değilim. Bekle beni bodrum...
Ya da bekleme ya boşver. Zaman değişiyor biz de değişiyoruz. screw you bodrum, i'm going to bozcaada...
nerden başlasam? (kesinlikle bu klişeyle başlamalıydım. afferim bana)
nasıl anlatsam? (mavrakar bir üslupla. bence de sence.)
kaç kişiydik o zaman? (40)
Bir okul otobüsüne doluşmuş 40 adet balta... ilk hedefimiz akdeniz'di. Daha 17'ydik. Kaplumbağa misali, barınağımızı günün 24 saati yanımızda gezdiriyorduk. Tente dikmeyi seviyorduk. Evet. ve Peçete harcamasına maksimum miktarda katkıda bulunarak, Türk ekonomisinde devrim yapmaya and içmiş bir avuç idealist pırıl pırıl gencociktik. Güney sahilleri için çok tehlike olabilirdik. Ama gelin görün ki, "bodrum" durağındaydık. Artık çok mu geçti?
Kalacağımız Otele yerleştik. Havuzumuza girdik. 17 yaş zevzekliğine yakışacak bütün sulu şakaları yapmaktan imtina etmedik. Açık havada yemek idi, şu idi bu idi derken akşamı ettik. güzel güzel giyindik saldırış vaziyeti aldık. Yahhh... Barlar sokağına indik. inmesine indik de, asıl hayat 12'de başlıyormuş. Ve bizim o saatlerde otele geri dönmemiz gerekiyordu. Yoklama filan yapılacaktı. Ben tam da "herkes kaçarsa kimse disipline gitmezmiş olm" klişesi ilk kimden çıkacak diye düşünürken, biri patlattı bu özlü kolpayı. Ama en nihayetinde dönüldü otele. Yatıldı. Bazıları ise kendilerine uyuyor süsü verdi. Hain planları vardı. ilerleyen saatlerde otelden kaçacaklardı? Kim tutardı onları?
Saat 01.00 filandı. Yaş 16.5'tan 17 idi. Bodrum'da, barlar sokağında 4 dirhem 2 çekirdek halinde bekliyorduk arkadaşımla. Otelden kaçmakla Çok büyük bir halt etmiş gibi gururluyduk, anarşiktik. Ve iki azılı azgın anarşik olarak biralanalım dedik. Lıkır lıkır götürdük. sonra halikarnas'a dalalım. Anarşik tavrımızı oraya da yayalım, turist ablalara "turisti sev" adlı o muhteşem şarkıyı söyleyelim, dilden dile yayılalım dedik.
Mamafih Damsızdık. Halikarnas kapısından geri döndük. Peki Yılar mıydık? Hemen stratejik bir yere sotelendik. Gelen ve geçen turistlere alenen yazıyorduk. Coşkuluyduk, heyecanlıydık, umutluyduk, ali şendik. Gencocik olmak böyle bir şeydi işte.
"Hey ladies, would you like to join us?" ile başlayan ve "What a wonderful night hıa? Let's fire it!" ile devam eden cool yazılımlarımız gecenin ilerleyen saatlerinde "Excuse me, Can we enter the club together?", "Can we come with you?" "Look! Look! Please...!.?! :(" seviyesine kadar düşmüştü. Bazıları "sizi tatlı şeyler. Gidinin türk ergenleri!" tadında sıcacık gülümseseler de gülümsedikleriyle kalıyorlardı. biz de bakakalıyorduk. Şaşakalıyorduk. Kalakalıyorduk.
Ümidi kesmiştik artık. Olmayacaktı. "Halikarnas'ta geçen yaz rastladım sana" şarkısı bizim için 2000 yılında hiçbir şey ifade etmeyecekti. "Olsun gözüm olsun ne olacaksa olsun" dedik. Sokakta biraz daha demlendik. Arkadaşıma baktım. Susuyordu. Anladın mı olm dedim. Anladım dedi. O günden sonra bir daha hiç bir kulüp önünde, hiçbir disko girişinde ağlamadı. Sonra Sabaha kadar dolaştık yollarda. Bomboş sokaklarda, ellerimizde bira, kalbimizde sızı, pek sevgili Halikarnas badigardı ve leydiiz, hiç mi içiniz sızlamadı?
Ah ah bodrum bodrum... Nerde bitirsem, nasıl anlatsam, 40 baltaydık o zaman.
işte bu elim anı hasebiyle, Bodrum benim için hüzüntü demektir. Aradan yıllar geçtikten sonra karşısına geçip "bi zamanlar Bakir ama gururlu bir genç vardı" tiradını atacağım günleri beklemiyor değilim. Bekle beni bodrum...
Ya da bekleme ya boşver. Zaman değişiyor biz de değişiyoruz. screw you bodrum, i'm going to bozcaada...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar