bugün

/638
göğüs kafesinde evcilleştirilmeye çalışılan bir bok kargası.
insanın zamanını alan hayli uğraştırandır. Aşk yüzünden uzun yolculuklarımız, yere çakılacağımızı bildiğimiz hade yaptığımız amansız uçuş denemelerimiz olur. Bazen apansız kapı önlerinde kalır, bazen gece yarıları telefonlara sarılırız. Kimi zaman tüm geceği sevdiğimizin ışığını gözleyerek geçiririz. Cinayet ya da intihar planları yapar, ölmek öldürmek isteriz. kabus gibi geceler türlü hayal kırıkları yaşarız kimi zaman. Çılgın mektuplar, hisli şiirler yazarız. işte bunların hepsini bize yaptıran tuhaf sanrı.
tutku,hayat aşısı, enerji, kimya, birleşme, bağlılık. zaman ve mekan tanımaz. elle tutulur, gözle görülür değildir, ama yaşattığı mutluluk ve acının sonuçları somuttur.
Üç şey seçildi cennetten : Kelimeler, annelik duygusu, aşk. Kelimeleri Adem aldı. Annelik duygusu Havva'ya kaldı. Ama aşk çok ağırdı !

şems-i tebrizi
1.günümüzde yaygın olarak, karşı cinsler arasındaki etkileşim ya da etkilenimi anlatmak için kullanılır. 2.çiftleşme dönemlerinde ortaya çıkan müzmin rahatsızlık. düzenli orgazm tedavisiyle semptomlar tamamen ortadan kalkmaktadır.
aşk içinde biraz imkansızlık olduğu için aşktır. aşk gögüs germek, uğruna hersey yapabilmektir.

(bkz: aşık)
(bkz: imkansız aşk)
Yaşadıklarımız genelde aşkın "a" halinden ibaret;

aldanma
aldatma
ağlama
ağlatma
ve son olarak ayrılma.
an itibari ile beni etkisine alan duygu durumu. gögsündeki kuş çırpıntısı, ellerindeki titreme ve nefes alırken içinin çekilmesidir aşk.
Sabahlara kadar midede sancılarla çekilen acıdır.
herkesin bir gün mutlaka yaşayacağı hayat olmazı.
eğer bilmiyosan hiç bulaşmaman gereken bir şeydir aşk.
insanlık tarihinin en büyük dalaverası, madrabazlığı hokkabazlığıdır. daha doğru düzgün tanımı bile yoktur. azıcık nefret, öfke, sevgi, merhamet ve şefkatin karışımıyla oluşan ne idüğü belirsiz bir duygudur. ancak; dünyanın tüm renklerini karıştırırsan ortaya mat ve sevimsiz bir renk çıkar.
bir de aşıkların kendilerince demagojik argümanları varmış. neymiş gerizekalının biri çöllere düşmüş, enayinin biri dağları delmiş. ba ba ba, ulan o dingillerin gerizekalılığı dağı taşı deliyorlarsa. ki bu insanların gerçekten yaşadıkları bile meçhul.
aşk yaradana giden yoldur. her nekadar insanlara karşı duyumsanmaya çalışılsa da.
Aşk ; FiLozofLarın YıLLarca Çözemediği., 1903 YıLında KuruLan Beşiktaş FeLsefesinin AdıdıR.
metrobüste sıkıca tutunduğunuz yere uyguladığınız mukavemettir.
aşk o sandığımızla, sandığımızın o olmadığını anladığımız anın arasındaki kısacık zaman dilimidir. koca evrende ömrümüzün kısalığı gibidir.
aşk; ben ve o dur. yani bizdir. iki kişiden tek kişi olabilmektir. tek yürekte bütünleşmektir. oha duygulandım lan.
"Kendisini kırmayan çocuğa aşık olur oyuncak;
Ve değil mi ki aşk,
Oyuncak sanıp yatağımızda sakladığımız
içi bencillik dolu bir silah..."

- Akgün AKOVA / AYÇA -
hayattaki yaşanabilecek en güzel duygu..
ayrılığın ön sevişmesi.
birini bulunmaz hint kumaşı sanmanızla, hıyarın teki olduğunu anlamanız arasında geçen perioddur.
o'nun sigara içişini izleyerek efkarlanmaktır.
Hz. Mevlana'nın aşka dair sözlerinden bir tanesi ve insanı üzerinde saatlerce düşündürebilecek muhteşem bir söz...

Aşk nasip işidir, hesap işi değil.
Aşk adayıştır, arayış değil.
Sen aldanmışsan ve yanmışsan bu uğurda, aşk seni bulmaya gelir...
bir tür ruh hastalığıdır. tedavisi yoktur.

(bkz: seninle açılan yaralarıma sen bile çare olamazsın)
sanırım ne kadar istersen o kadar zor buluyorsun aşkı... "aradığında değil tesadüfen bulduğunda değerlidir" sözüyle kandırırsın kendini...

her ilerleyen tarihle birlikte yavaş yavaş söner içinde ateşi aşkın. çünkü umudunu yitirmeye başlarsın zamanla. aşkın var olduğu umudu her geçen dakika kaybolur içinde. söner gider.

içinde bulunduğun anlarda bulamıyorsan zaten yavaş yavaş alışmaya başlarsınız aşkın olmayışına hayatınızda... kabuk bağlar bir nevi duygularınız...

ve ucuz bir avuntu edinirsiniz kendinize: "bekarlık sultanlık" diye...

harikadır aslında aşk. bulabilene ve değerini bilene...
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com