bugün
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay6
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması4
- dayatılmış güzellik algısı3
- kadınların kötü günde terk edip gitmeleri3
- kıyamet döneminde yaşanacak felaketler2
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı41
- ekşi sözlük11
- ismail kartal10
- düşün ki o bunu okuyor7
- gocu bak bi5
- yarın kpssye girecek yazarlar13
- kırbaç isteyen var mı4
- diamond bey biraderelle2
- anın görüntüsü26
- togg t6x5
- fenerbahçe12
- güne bir şarkı bırak7
- enayimiknatisii36
- suriye'nin medeniyete katkıları2
- köylü2
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- dansöz izleme keyfi12
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüleri3
- ölüm9
- gocu51
- insan olmaya ceyrek kala26
- aziz yıldırım12
- hangi renksiniz17
- tek maçtan yatan iddaa kuponu2
- çocuklara verilen farklı isimler12
- bursa da yakıt dökülmesiyle zincirleme kaza2
- evliliği zorlaştırmak2
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- serhat kılıç13
- iltica2
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- beşiktaş9
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- uyuşturucu2
- tai lung34
- süper lig3
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- saraca finch house3
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- sözlükteki şer çetesi12
- futbol4
farklı cinslerdeki insanların birbirlerine duydukları bazı hislerin genel adıdır.
tanımı geçersek;
hayatıma girdiğinden beri hem benden hem başkalarından çok şey alan, verdiği mutluluğu söke söke alan duygu. aslında basitti her şey. on altıncı yaşıma kadar benimle bir alıp veremediği yoktu aşkın. yani tamam belki bir kez liseye başladığım yıl sıra arkadaşıma sevgilimi kaptırmıştım ama herhalde gerçekten aşık olmadığımdan çok da koymadı bana. kızı süründürdüm, çocuğu eski sevgilileriyle yüzleştirdim, benden gizli düzeltmeye çalıştığı bir diğer ilişkisini fark edip eski sevgilisiyle kanka olup kıza yaa ben de bu muratla yeni tanıştım, çok iyi çocuk kaç aydır asılıyor bana çıkarız belki falan dedim. işte sonra kızlar toplanıp murat'ı paraladılar falan. neyse. odaklanalım hemen. her şey on altıncı doğum günümde oldu. orta okuldan beri takıldığım bir forum vardı. iyi yerdi, eğlenceliydi. sağlam bie tayfam vardı. benimle tanışmaya çalışan insanlar, beni seven dostlar, yeni yeni oluşan arkadaşlıklarım vardı. hakan, cem, arif abi, furkan, beyza, ilayda, 3t(üçünün de adı tuğçe olan birbirine yapışık yaşayan kızlar) hande, pelin, erkan, ufku, o, ben falan derken ciddi ciddi bir ortam kurulmuştu. aramızdan modluğa yükselenler, modluktan adminliğe çıkanlar da vardı. iki sene boyunca yüzünü görmediğim onca insanla dost oldum. on - on beş kişilik toplu msn konuşmaları, gayet eğlenceliydi. sonra bir şey oldu. olmaması gereken bir şey. o oldu. on altıncı doğum günümde, foruma girdiğim ilk zamanlardan beri bana koca yanak diyen, abisinin kardeşi diyen o ile doğum günümde buluşmaya karar verdik. on altıncı doğum günümde gitar kursunu kırdım...
bakırköy meydandaydım. arkamda kocaman üçgen bir reklam paneli vardı. hayatımda ilk kez olmasa da internet üzerinden tanıdığım biriyle yüz yüze görüşmek bana heyecan vermişti. karşıdan geliyordu. başında gri şapkası, siyah montu, kot pantolonu, siyah spor ayakkabıları ile bana doğru yürüyordu. önce tokalaştık, sarıldı bir daha hiç unutmayacağım kokusunu üzerime işlercesine. işte o gün başlayan şeydi tam olarak.
şu sıralar ölümüne tanık oluyorum..
tanımı geçersek;
hayatıma girdiğinden beri hem benden hem başkalarından çok şey alan, verdiği mutluluğu söke söke alan duygu. aslında basitti her şey. on altıncı yaşıma kadar benimle bir alıp veremediği yoktu aşkın. yani tamam belki bir kez liseye başladığım yıl sıra arkadaşıma sevgilimi kaptırmıştım ama herhalde gerçekten aşık olmadığımdan çok da koymadı bana. kızı süründürdüm, çocuğu eski sevgilileriyle yüzleştirdim, benden gizli düzeltmeye çalıştığı bir diğer ilişkisini fark edip eski sevgilisiyle kanka olup kıza yaa ben de bu muratla yeni tanıştım, çok iyi çocuk kaç aydır asılıyor bana çıkarız belki falan dedim. işte sonra kızlar toplanıp murat'ı paraladılar falan. neyse. odaklanalım hemen. her şey on altıncı doğum günümde oldu. orta okuldan beri takıldığım bir forum vardı. iyi yerdi, eğlenceliydi. sağlam bie tayfam vardı. benimle tanışmaya çalışan insanlar, beni seven dostlar, yeni yeni oluşan arkadaşlıklarım vardı. hakan, cem, arif abi, furkan, beyza, ilayda, 3t(üçünün de adı tuğçe olan birbirine yapışık yaşayan kızlar) hande, pelin, erkan, ufku, o, ben falan derken ciddi ciddi bir ortam kurulmuştu. aramızdan modluğa yükselenler, modluktan adminliğe çıkanlar da vardı. iki sene boyunca yüzünü görmediğim onca insanla dost oldum. on - on beş kişilik toplu msn konuşmaları, gayet eğlenceliydi. sonra bir şey oldu. olmaması gereken bir şey. o oldu. on altıncı doğum günümde, foruma girdiğim ilk zamanlardan beri bana koca yanak diyen, abisinin kardeşi diyen o ile doğum günümde buluşmaya karar verdik. on altıncı doğum günümde gitar kursunu kırdım...
bakırköy meydandaydım. arkamda kocaman üçgen bir reklam paneli vardı. hayatımda ilk kez olmasa da internet üzerinden tanıdığım biriyle yüz yüze görüşmek bana heyecan vermişti. karşıdan geliyordu. başında gri şapkası, siyah montu, kot pantolonu, siyah spor ayakkabıları ile bana doğru yürüyordu. önce tokalaştık, sarıldı bir daha hiç unutmayacağım kokusunu üzerime işlercesine. işte o gün başlayan şeydi tam olarak.
şu sıralar ölümüne tanık oluyorum..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar