/636
Aşkın olduğu yerde, er ya da geç ayrılık vardır...
yokluğun dengesizliği büyük patlamayla evreni var ediyor.
sevginin dengesizliği bazen tek bir görüşle aşkı.
evrenin dengesizliği; (patlamalar falan) dengesizlik içinde yeni bir denge oluşuyor. dengesizliğe muhtaçlık doğuyor.
aşkın içindeki dengesizlikler; diğerlerinin önemsizleşmesi, ilginin tek yöne kayması.
aşka muhtaçlık doğuyor.
uzun süreli varlığında umursamamaya varabilirlikle ayrılıklarda tekrar coşabilirliği olan.
yaptığın,gördüğün,dokunduğun,tattığın her güzel şeyi birlikte yapma isteğidir.
asılsız,gelip geçici.
en büyük yanılsama.
Kendini tekrar tanımlama olayıdır.
oysa değerli olmalıydı aşk.. sen gitmeseydin..
AŞK;
karşılık beklemeden SENi SEViYORUM diyebilmek... kırılır mı diye kelimelerini seçmek... yokluğunda bile sadık kalabilmek... peki ya aşk bitiyorsa? korkuyorum.
gurusuzlukmuş.
küfürler, tehditlermiş.
Ortalama iyileşme süresi 3 sene olan en yaygın hastalık türü..Bütün bu süreye, bünyeyle teması, kuluçka süresi, hastalık süresi dahildir. Hastalık sonrası semptomlar bünyeye göre farklılık gösterir.
Gözünüz kör, kulağınız sağır, yaşamınız bir başkadır aşk denilince. doya doya yaşar kimisi. kimisi ise sadece acı içinde ızdırap. ama en güzeli gerçek olana varmaktır ki da zor olan, güzel olandır.
iki kişiliktir ,yanlışlık.
denize uzak bir memlekette
yosun kokusu duymaktır aşk..
o kadar imkansız o kadar güzel..
üzerine krema sıkılmış vajinadır.
kış mevsimi onun genellikle sona erdiği mevsimdir. kaybedenler nisan - mayıs aylarını meraklı gözlerle beklemeye başlarlar.
değişmek isteyen insanın can alıcı eylemidir.
o, azıcık nefes alamasa senin kalbinin duracak gibi olmasıdır.
Bir canlının herhangi bir şeyi aşırısı sevmesi sonucunda hissettiği derin duyguların adlandırılma şekli.
Mis kokuları arasında başlayıp bok kokuları arasında biten; hataların gülüşmelerle telafi edilmesini zamanla yüze vurmalara bırakan; erkeğin kıskançlığı ve sorgulamalarıyla, kadının kuruntuları ve yalanlarıyla güven sarstıran; ayrıldıktan sonra akla mutlu günler geldiğinde yüzde tebessüm oluşturan, acaba napıyordur şimdi diye düşündüren, hemen sonrasında öfke uyandırıp ne hali varsa görsün dedirten; belki erkeğin güçsüzlüğünü ve belki de kadının merhametsizliğini açığa vuran; bir tarafın daha ağır basan cinsel, diğer tarafın daha ağır basan duygusal açlığını doyurduğu bir duygu seli hatta daha da ötesidir.
Sadece aşktır.
herhangi bir kelimeye tüm yorgunluklarınızı ve ağrılarınızı şıp diye kesiverecek bir anlam yükleyebilme sanatı.
iskender Pala'nın tanımıyla;
aşk; "gök kubbenin altındaki en gizemli kelimelerden biri. Bilinmeyen, belki bilindikçe dahada bilinecek renkleri, desenleri ortaya çıkan, tanımlanamayan, belki binlerce kez tanımı yapılmış olmasına rağmen tanımlanamayan"...aşk..."belkide bin bir başlı ırmak,herbirinin yolculuğu ayrı ama hepsinin ulaşmak istediği deniz bir.
tamamen kişisel.
tamamen duygusal.
© copyright 2005 - 2026