/636
aşk o sandığımızla, sandığımızın o olmadığını anladığımız anın arasındaki kısacık zaman dilimidir. koca evrende ömrümüzün kısalığı gibidir.
aşk; ben ve o dur. yani bizdir. iki kişiden tek kişi olabilmektir. tek yürekte bütünleşmektir. oha duygulandım lan.
"Kendisini kırmayan çocuğa aşık olur oyuncak;
Ve değil mi ki aşk,
Oyuncak sanıp yatağımızda sakladığımız
içi bencillik dolu bir silah..."

- Akgün AKOVA / AYÇA -
hayattaki yaşanabilecek en güzel duygu..
ayrılığın ön sevişmesi.
birini bulunmaz hint kumaşı sanmanızla, hıyarın teki olduğunu anlamanız arasında geçen perioddur.
o'nun sigara içişini izleyerek efkarlanmaktır.
Hz. Mevlana'nın aşka dair sözlerinden bir tanesi ve insanı üzerinde saatlerce düşündürebilecek muhteşem bir söz...

Aşk nasip işidir, hesap işi değil.
Aşk adayıştır, arayış değil.
Sen aldanmışsan ve yanmışsan bu uğurda, aşk seni bulmaya gelir...
bir tür ruh hastalığıdır. tedavisi yoktur.

(bkz: seninle açılan yaralarıma sen bile çare olamazsın)
sanırım ne kadar istersen o kadar zor buluyorsun aşkı... "aradığında değil tesadüfen bulduğunda değerlidir" sözüyle kandırırsın kendini...

her ilerleyen tarihle birlikte yavaş yavaş söner içinde ateşi aşkın. çünkü umudunu yitirmeye başlarsın zamanla. aşkın var olduğu umudu her geçen dakika kaybolur içinde. söner gider.

içinde bulunduğun anlarda bulamıyorsan zaten yavaş yavaş alışmaya başlarsınız aşkın olmayışına hayatınızda... kabuk bağlar bir nevi duygularınız...

ve ucuz bir avuntu edinirsiniz kendinize: "bekarlık sultanlık" diye...

harikadır aslında aşk. bulabilene ve değerini bilene...
tek taraflı meret. "Sadık, rakım nerde?"
hissedilenin hep aynı olduğu kavramdır.

kime karşı olduğu, neye karşı olduğu önemli değildir. aşkta önemli olan hissetmektir. ayrıca aşkta aşık olunanın da size aşık olması mühim değildir. aşkı hissetmek kolaylık onu yaşamak ise ölümdür. kişi öleceğini bilerek aşık olur ve öldüğünde üzülmez. pervanenin kanatları erir mumun etrafında her tur attığında ve düşer en sonunda onun ayaklarının dibine. mum onu ister tekmeler ister bağrına basar...
tutkudan kendini korumak ya da körlemesine kendini ona bırakmak; bu iki tutumdan hangisi insana daha az zarar verir ki?
edit: ya gölgesinde kalırsın ya ateşinde yanarsın.
her sevişmenin sonunda orgazm olmayı bekleyen kadın gibi... her seferinde hevesi kursakta bırakan ama tam ümidi kesmişken son dakika golüyle en kral orgazmı yaşatan sapır saçma duygular silsilesi...
en uzun süreninin platonik olduğu, bunun da bir insanda en fazla 5 yıl sürebileceği söylenilen heyecan verici duygudur. özünde bencillik yatar. ilk zamanlar güzeldir.
Aşk kesinlikle sadece yanında olabilmek demek değildir. Uzaklarda olup her an gelebilme ihtimalini sevmektir.
çaresizliktir, esarettir, mecburiyettir.
yapmam dediğini yaptıran,asla dediğine koşar adım götüren,bile bile kendine zarar verdiren,bazıları tarafından hiç anlaşılamayan fakat tüm bu gücüne rağmen bazı insanlar karşısında yok olmaktan başka çaresi kalmayan duygu karmaşası.
Şair uzanamadığı aşka şiir dermiş.
- ey aşk!
+ efendim canım.
- nerdesin?
+ erosun okundayım gel de al beni.
- bsgçk.
demet akalın ablamızın da dediği gibi:
bi bakmışsın ki iki yüzük seçtirir.
bi bakmışsın ki gelinlik giydirir.
yemek yapmak gibidir.

önce gereken malzemeleri alırsınız, sevgili adayı ile yakınlaşma çabaları.

malzemeleri hazırlarsınız, sevgili adayı ile ortam yapmak.

sırasıyla malzemeleri ocaktaki tencereye eklersiniz, sevgili adayına açılma zamanı.

kısık ateşte sabırla karıştırır ve kontrol edersiniz, emek verirsiniz, sevgili için zaman harcarsınız.

sonunda uygun hale geldiğinde tencerenin altını kapatırsınız, ilk öpücük ilk sevişme...

bir süre sonra tabak ile servis edersiniz, gelecek düşünceleri sıralanır..

farkındaysanız yukarıda aşk kelimesi geçmemektedir. çünkü bunca aksiyon sadece o efsanevi tada erişmek içindir.

o tat aşktır.

o tadı asla tek başına elinizle işaret edemez, fotograflayamazsınız.

çünkü tek başına bir anlam ifade etmez, bütündür.

sen ve ben gibi.
Aşkın olduğu yerde, er ya da geç ayrılık vardır...
her aşk bir bitki isimiyle başlar ama hayvan ismiyle son bulur.
aldığımız kararları uygulayamadığımız zamanlar, sel gibi, duygu boşalımları..*
© copyright 2005 - 2026