/636
kendi dünyasında, burnu kaf dağında kimseye kapısını açmadan yaşar, gider. biz ona hayran hayran bakarız uzaktan, o bile yeter bize. hakkında atıp tutarız, ama bir türlü yanına yaklaşamayız. yaklaştığımızda ise korkarız; bünyemiz kabul etmez, kaçarız.

kaçan kovalanır hesabı... o sürekli kaçar, biz yılmadan kovalarız. kovaladığımızla da kalırız.
hayatın altını, üstünden daha güzel gösterebilecek his. kişinin hem kendini kandırması hem özünü bulması.

not: covered by elif şafak.
(bkz: yalan)

yaşanabilecek en büyük aşlkı yaşadıktan sonra söylüyorum yok öyle bir şey kandırmayın kendiniz.
A-cıya ş-ikayetsiz K-atlanmaktır, diye okumustum bir yerde... Başlıklara iyi kelimeleri sıralamıs olsa da yorumsuz bir konu kişiden kişiye değişir. Kafa yapısına has düşünce değişikliği gibi sevgi çeşitliliği de boldur nasıl olsa.
aşk çiftleşmek değil, tekleşmektir.
hayatı resetleyebilmektir.
iki kişilik başlayıp tek kişi ile devam eden kişinin kendi başına yazıp oynadığı bir gösteri.
'...
duvarlar beyaz burda, burda her yer duvar. çıkmaz dışarı artık olanlar, sızdırsa da gözyaşlarım acılarımı sesimi hiç çıkarmam. kapamayın beni de onların yanına, kapamayın. ben bir köşeye sindim, devam ediyorum oyunuma. ben bir köşeye çıkmamacasına sindim. ben vazgeçtim asla yaşanmayacak olan geleceğimizden, ben gerçekten vazgeçtim. biraz özlüyorum, bazen ağlıyorum, hissedebildiğim tek şey bazen bunlar. ölmekten beter bu halim. beklemek, ölmekten beter beklemek.. vazgeçmişken gelecekten, yaşamaya devam etmek ölmekten beter.

odama gonderın benı. beyaz odama. bır tek yatak, bır dolap, bır sandalye doktor..
yorgunum, beklemekten ölümü.
yorgunum, çok yorgunum doktor..'

başında ve ortasında silinmiş onca cümle ile birlite, aşağı yukarı bunun gibi bir şeydir. bir çeşit duygusal koma biçimi. nahoş.
(bkz: yalan dostum aşk diye birşey yok)
aşk, hakkında 237 sayfa entry girilmiş, şefkatsiz sevgi, kısa süreli ve insanların en bencil oldukları duygudur.
beni bulsun istediğimdir..öyle güzel bir kelime ki..söylemesi bile ahenkli..aşk..üç harfli ama içinde ne cevherler gizli..o benimleyken hiç kimse üzemiyor beni. çocuk gibi o zaman hep gözlerimin içi, pırıl pırıl parlıyorum. gelse, tekrar bulsa beni. öpse çok özledim diye..
-aşk tüm dünyanın başını döndüren hormanları altüst eden şahane şey ama hayatlara yansıması bir o kadar sikinidirik olan aşk neler yapmıyor ki insanlara.
-aşk bir aileyi dağıtabilir.
-aşk bir çocuğu babasından ayırmaya gücü yeter.
-aşk bir anneyi yoldan çıkarabilir.
-aşk onyedisinde bir genç kızın evden kaçmasına sebep olabilir.
-aşk savaş sebebi.
-aşk aşık bir adamın tüm parasını elinden alabilir.
-aşk servet kaybettirebilir.
-aşk aldattırabilir.
-aşk seksi unutturabilir.
-aşk kendini prenses sanmana sebep olabilir.
-aşk tanrının insanlığa en büyük kazığı.
-aşk dünyanın tek yalancı elma şekeri.
-aşk herkesin aradığı şey.
-aşk başlı başına bencillik.
-aşk büyü.
-aşk tanrının altın kasede sunduğu bir nimet gibi görünse de tenezzül edilmeyecek kadar en sikindirik şey.
-aşk en boktan şey.**
Gülüş bir yanaşım'dır öbür bir kişiye;
Bir'den iki kişiyi döndürür bir kişiye..
Anılarından kale yapıp sığınsa bile,
Yetmez yalnız başına bir ömür bir kişiye.
budur.
yaşanması karşılığında çekilen bir çok acı sonucunda kırılan inançla dolanıp "bir daha asla" nidaları atılırken, gelip birinin inandırmasıyla insanı afallatan. bir yan varlığına bile inanmak istemezken diğer yan "gel beni inandır" diye yalvarır onun yüzünden *
nispi butlan olmalı.
Özletti kendini.
yan masada garip 1 çift oturuyordu. üst baş düzgün , yalnız biraz alkollüydüler.
birden kız kusmaya başladı , masanın , hatta biraz yenmiş tabağın tam üzerine. kız sürekli adama bir şeyler söylüyor ve ağlıyordu. kendi kusmama bile dayanamazdım , midem bulandı ; bakamıyordum.

şimdi deftere yazarken bile midem bulanıyor. ama adam hiçbirşey olmamış gibi kızın saçlarını topladı. eliyle yüzüne su serpti ve yemeğine devam etti.
aşk buydu galiba , midenin çok güçlü olması gerekiyordu.

(bkz: dur bir mola ver) (bkz: tom robbins)
iskender pala; Galiba varlığın çekim alanına giren en ulvi acıydı aşk, ve maddeyi mânâya veren en cömert sancıydı
''seviyor sun *, seviyor um *; aşk budur'' *
gözünü sımsıkı kapatabilip sırtını dönüp de kendini geriye doğru bırakabildiğinde düştüğün huzur dolu yer.
Kalp ile beynin frekanslarının karıştığı andır.
mucizevi hediye!
bir kez girdi mi hayatına, her yöne onunla bakmak istiyorsun. gittiğin her yere götürüyorsun. heyecandan nefesini tutarak sana sunduğu o renk cümbüşünü izlemekten daha güzel gelmiyor artık hiçbir şey. tüm hayallerine bulaşıyor. bir parçan oluyor resmen... sonsuzluk vaat ediyor sanki; zaman, mekan, zorunluluk, sorumluluk, etik, ahlak, ne varsa unutturuyor sana.
-sence aşk nedir?

+aşkla ilgili pek çok şey gibi, o'nu tarif etmeye çalışmakta haybeden gerçek üstü bir çabadır.

-nasıl yani tarif edilemez mi?

+içine etmek daha kolaydır.

(bkz: haybeden gerçeküstü aşk)
http://twitter.com/#!/cem_sanci/status/28495959722
aşk ; tanrının insanlığa cezası.
© copyright 2005 - 2026