bugün

temeli TANRI inancina dayanan ateizm
dinlerin tanrı'dan gelmediğini düşünüp de "ama bu düzen nasıl oluştu lan" diye düşünen insanoğlunun sığındığı inanç. teizm kadar olmasa bile yine de dogmatiktir.
asıl dogmatikliğin ateizm olduğunun düşünerek farkına varmış kişilerin inancıdır. tanrının olmadığını baştan kabul etmektense, her şeyin bir nedeni olması gerektiğini söyler. cansız bir varlığın kendi kendine rastlantı sonucu canlı bir hücreye dönüştüğüne inanmadığı gibi, tanrının insanlara karınızı dövün, yüzde şu kadar nafaka verin, savaşta ölün cennete gelin gibi emirler verdiğine de inanmayanların dinidir.
kesinlikle din değildir. zaten özünde dinin olmayacağını söyler. Ateizmden önceki duraktır.
(bkz: ateizm)
bir yaratıcının varlığını kabul eden ancak dinleri reddeden inanç sistemidir. kişinin akıl yoluyla bu sistemi oluşturabileceğini savunur. bir çeşit allah akıl vermiş gerisini koyuvermiş mantığıdır.
allah ın sıfatlarını ve yeryüzündeki olaylara müdahelesini reddeden düşünce*.pasif bir tanrı anlayışını savunurlar ki bu dinimizce asla kabul edilemez
(bkz: deist)
allaha emanet allah inancıdır, din dogmalarını asla kabul etmeyen akımdır.
kardeşim beni allahla yalnız bırakın aramıza din falan sokmayan demenin kısa yoludur.
kurucusu toland'ın vahiy ölçüsünün yerine aklı koymasıyla ortaya çıkmış inanç.
tanrıya inanmıyorum ama bir güç var geyiğinin çok ötesinde, tanrıya tasavvufi bir bağlılıktır. ama ibadet, din, kelime-i şehadet getirmek falan yoktur bu izmde. aptalca eleştirenlerin dediği gibi ateist olup sonradan göt korkusu yaşayanların uydurduğu bişey değildir. derindir.

"senin aklın ermez bu başka hesap,
meyhanede bulduk biz bu kemali"
(bkz: erkan oğur)
(bkz: ömer hayyam)
tanrıya inanan ama dinleri tanrının yolladığına inanmayan, tanrıya ulaşmak için bir aracıya ihtiyaç duymayan kişilerdir.
tanrı şu an meşgul din kanalı ile gelenlerle ilgileniyo sizde randevu alıp bir din ile gelirseniz sizinlede ilgileniriz cevabını alması muhtemel hedelik
kelimenin türkçe karşılığı tanrıcılıktır. latince deus' tan gelir , 17 yüzyılda yayılmaya başlayan dini bir felsefedir.
deisme başlangıç olarak , tanrının kişisel ve ussal varlığını kabul eden ama onun, doğanın ve toplumun yaşamına karışmadığını ileri süren dinsel ve felsefi öğreti.
Tanrı kavramı hakkındaki inanç ve öğretiler'den biri.
tanrı için başka hiç bir güç ve nitelik tanımayan görüş.tanrı hiç bir şeye ihtiyaç duymaz arabulucular * yalan,sahte fikrini savunur ayrıca.
--spoiler--
Tüm dinleri rededen ancak tanrının varlığına inanan inanç şeklidir. Dinler rededildiği için peygamberler, kutsal kitaplar, cennet ve cehennem, melek, şeytan gibi kavramların hiçbirinin deizm inancında yeri yoktur. Sadece evreni ve doğa kanunlarını koyan, bunun ardından evrene ve insanlığa hiç bir müdahalesi olmayan tanrıya inanılır. Bu tek inancın kaynağı, dolaysız yoldan algılarımızla doğaya ve insanın yapısına duyulan hayranlık ve bunları bir yaratan (tanrı) olması gerektiğine olan inançtır.

Deizmde ibadetlerin ve dinsel ritüellerin olmamasından dolayı ateistler ile deistler arasında günlük hayatta, pratik anlamda bir farklılık yoktur.

Deizm, evrim teorisine karşı değildir. Deizme göre insan, tanrının oluşturduğu kurallar çerçevesinde, daha ilkel canlıların evrimleşmesi sonucu oluşmuş olabilir. Bir tanrıya inanmak, o tanrının, insanı aşama geçirmeksizin bir anda yarattığı fikrine de inanmayı gerektirmez. Semavi dinlerde yani Musevilik, Hıristiyanlık, islam gibi dinlerde insanın, önceden evrim geçirmeksizin yaratıldığına inanılır. Bu inanış deizmde yoktur.

Sorular ve Yanıtlar:

Deizm neye dayanır?

Akıla ve doğaya. Evrene bakınca bir düzen görürüz ve bu düzen bizi bir tanrı ya da tasarımcı inancına götürür.

Deizm ateizmin bir çeşiti midir?

Hayır. Ateizm tanrıyı reddeder. Deizme göre tanrı vardır. Deizm dinleri reddeder.

Eğer deism tanrı inancını kabul ediyorsa deizm ve yahudilik, islam, hıristiyanlık gibi diğer dinler arasında ne fark vardır?

Deizm yukarda da geçtiği gibi doğaya ve akla dayanır, vahye dayanmaz. Diğer tüm dinler vahye ya da kutsal kitaplara dayalıdırlar. Deizmde bir rahibe papaza ya da imama gerek yoktur. Deismde ihtiyaç olan tek şey kendi sağduyumuz ve düşünme becerimizdir.

Deistler tanrının evreni yaratıp geri çekildiğine mi inanıyorlar?

Bazı deistler öyle düşünüyor, bazı deistler tanrının insan davranışlarına müdahale edebileceğini düşünüyor. Örneğin, George Washington Long Island'dan çekilme ya da teslim olma arasında daha riskli olan çekilmeyi seçmiştir ve kendisine niye daha riskli olanı seçtiği sorulduğunda, bunun yapabileceğinin en iyisi olduğunu ve gerisinin tanrının taktiri olduğunu söylemiştir.

Deistler dua ederler mi?

Sadece şükür ve teşekkür için dua edebilirler, tanrıya dikte etmezler. Dua için belli bir yer ve zaman, belirli bir vücut duruşları yoktur.

Deistler tanrıyı nasıl görürler?

Tanrıyı istediği kadar gücü olan ölümsüz bir varlık olarak görürüz. Albert Einstein' dan alıntı deizmin tanrı tanımı için iyi bir örnek olacaktır: " Benim dinim kendini zayıf aklımızla algılamamız zor olan sonsuz güç sahibi üstün ruha alçak gönüllü bir şekilde hayran olmaktan ibarettir. Bu üstün düşünen gücün duyguları derinden etkileyen ikna ediciliği, ki bu kendini anlamak mümkün olmayan evrende ifşa eder, benim tanrı anlayışımı oluşturur"

Deizm bir mezhep midir?

Deizmin bir mezhep olması mümkün değildir çünkü Deizm kendine dayanmayı öğretir ve insanları daima akıllarını kullanmaya teşvik eder. Deizm bedeli ne olursa olsun otoriteyi sorgulamayı öğretir. Deizm vahye dayalı dinler gibi muhakemesi olmayan iddialarda bulunmaz. Vahye dayalı dinler insanları tanrının söylediklerine teslimiyete ya da bu sözlere karşı düşünme gücünüzü ertelemeye çağırır. Bunu iman olarak adlandırırlar. Örneğin, Musa'nın denizi yardığına ya da isanın suyun üstünde yürüdüğüne ya da Muhammedin Kuran'ı bir melekten aldığına inanmak ne kadar mantıklıdır?

Deizmin dünyadaki fenalıklara karşı cevabı nedir?

Dünyadaki fenalıkların büyük bir kısmı eğer tanrı vergisi aklımızı kucaklasaydık ortadan kalkabilirdi. Unutulmamalıdır ki, Doğanın bulduğumuz ve ilerlemekte kullandığımız bütün kanunları, bilgisayardan tıppa ve uzay yolculuğuna kadar önceden beri vardı. Ama biz bilgimizi ilerletmek ve öğrenmek yerine batıl itikadları ve korkuyu seçtik. Başarının gereği olan zor işleri becermektense kendi davranışlarımızdan sorumlu olmadığımızı düşünmek daha çok yatıştırıcıdır. Deizm her soruya bir cevabının olduğunu iddia etmemektedir, deizm sadece bu sorulara giden doğru yolda olma iddiasındadır.
--spoiler-- * *
tanrıdan bir beklentisi, çıkarı olmamaktır. ben namaz kılayım sen bana cennette yer ver ve buna benzer diyalogları ortadan kaldırır. tanrıyı seni yarattığı için seversin, vaadettikleri için değil.
Kul ile tanrı arasına bir peygamberin veya dinin giremeyeceğini öne süren felsefik bir akımdır. GEnel olarak eleştiri aldığı taraf allah'ın insanları yarattıktan sonra kendi haline bırakılmasıdır, yani emekliye ayrılmış bir tanrı. Ayrıca Ateizme giden yolda sığınılan bir liman falan da değildir. Tanrının varlığını sonuna kadar kabul eder.
kısaca " tanrı vardır ama bizimle alakası yoktur, salmıştır bizi çayıra ... " demeye getiren inanç türüdür.
bu görüşe göre tanrı vardır yani dünyaya aşkındır ve o dünyayı bilgisine, iradesine uygun olarak
zaman içinde yaratmıştır.
yalnız bu yaratımdan sonratanrı müdahale etmez geri kalan şeylerde.

kuramın temelinde 17. yy da doğa bilimlerindeki gelişim yatar. galile, kepler, harvey, newton gibi doğa bilginleri sayesinde bilim adamları ve filozofları tıkır tıkır işleyen bir saate benzer bir şey olarak doğa tasarımına giderler.
kuramın savunuculuğunu başta newton yapar.
mucizeye yer olmadığı gibi tanrı ile insan arasındaki devamlı ilişkiye de yer yoktur.
öte yandan bu kuram tanrı'yı insanların hayatları ile ilgilendirtmediği için, o'nun adına yapılan
ibadetleri ayinleri vs gereksiz kılar.
yani
şöyle diyebiliriz ki bu görüşte bir mümin istediği
bir şeyin gerçekleşmesi için tanrı'ya dua etmesine gerek yoktur. çünkü tanrı onun işitmeyecektir.
son olarak şunu söylebiliriz ki bu kuram kiliseyi devreden çıkarır çünkü
tanrı'dan kurtuluş talep etmeleri için insanların kiliseye ihtiyaçları yoktur.
tanrı var din yok diyen görüş. devamı ateizme varabilir.
tanrı'yla insanın arasına dinin bile giremeyeceği esasına dayanan bir inanç. tanrı'ya inanırlar, dine inanmazlar.
aydınlanma dönemi düşüncesidir. bu dönemde yoğun din baskısı yaşanmıştır. bu nedenlede insanlar dini ya reddetmişlerdir ya da geri plana atmışlardır. deizmde bunların sonuçlarıdır.

görüşleri: tanrı evreni yaratmıştır ve bir daha karışmaz. ibadet etmek gerekmez. onun bizim ibadetimize ihtiyacı yoktur.
dinlerin mantıksızlıklarını görüp varoluşu da tam anlamıyla açıklamayan bünyelerin düşüncesidir. mantıklıdır.
çoğu zaman teizm ile karıştırılan görüştür. teist tanrıya, dine ve dinsel olgulara inanır. fakat deiste göre bir yaratıcı vardır fakat din ve dinsel öğeler yoktur.

birçok kişi deizmi ve deistleri yanlış tanımlar. deistleri, tanrıya inanan ama dinin getirdiği kuralların onları kastığı, zora gelemeyen kişiler anlamını çıkarırlar o küçücük beyinlerinden.

ayrıca deizmi, ateizmden önceki basamak olarak tanımlayan sığ görüşlü insancıklar da vardır.
koyu dincilere bakıp adamların namaz kılıp hacca giderek tanrının her isteğini yerine getirdiklerini düşünmelerine rağmen bilimden, insan haklarından, mantıktan ve dürüstüklükten yani özünde dinin istediğine inanılan şeylerden olabildiğince uzak olduğunu, sonra da doğaya bakıp her şeyin ne kadar mükemmel bir uyum içinde olduğunu görüp genelde "dinci olmak ve tanrıya inanmak namaz ve oruçla olacaksa ben tanrıya kendi inancıma göre inanırım daha iyi!" diyen insan grubudur.
eğer bu insan namaz kılmıyor ama insanları çok seviyor ve onlara iyi davranıyorsa, oruç tutmuyor ama fakirleri sofrasında besliyorsa aslında sadece adı deisttir, gerçek de dinci olan odur.
god gave us reason, not religion. diyen insanların felsefik dünya görüşü.
Deizm (yaradancılık), evreni bir Tanrı'nın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiç bir müdahalesi olmadığını/olmayacağını savunan Tanrı görüşüdür.

Yani Alla'a inanıyorum ama dinleri ve peygamberleri reddediyorum.
dünyayı yaratan bir tanrı olduğunu, fakat bu aşamadan sonra olan bitenle ilgisi olan bir tanrı olmadığını savunan dini-felsefi akımdır. ortaçağda ruhban sınıfının asalaklığını ve skolastik düşünceyi eleştirmiştir. ilerici bir akımdır ama materyalizme göre bilimsel yönden zayıftır.
(bkz: dini bütün materyalist)
"çarpılmayalım lan?" diye korkan, aslında hiçbir şekilde söyledikleriyle alakası olmayan insanların topluluğudur. topluluk ne, inancıdır.

tanrı varmış, ama dinleri göndermemiş falan filan. peki hiçbir şey dememiş mi bu tanrı? kural koymamış mı, şöyle yapın böyle yapın dememiş mi? haha, dememiş tabi. lazım olursa çalın çırpın, azdığınızda geneleve gidin çatır çutur hatunlara saldırın, dünya skime ahiret gtüme mantığıyla yaşayın.

ondan sonra biz tanrı'ya inanıyoruz, şeker çocuklarız.

valla mı?

edit: ben de deist gibi bi' şeyim aslına bakarsan ha, heyecan yapma.
ateizmle, allah inancı arasında kalmış gibi görünse de kesinlikle öyle değildir. deizm ateizmden daha uç noktadadır günümüz toplumunda.

ayrıca ateizm uç nokta mıdır, evet günümüz toplumunda uç noktadır.
"çarpılmayalım lan?" diye korkan, sırf bu yüzden bir dini benimsemiş olan insanların topluluk ilan ettiği düşünce. benimseyenlerin inançları "allah vardır din yoktur" şeklindedir. allah'a inanır bu şeker çocuklar. valla.
dincilerin ve ateistlerin arasinda kalmis, sürekli saldirilan, kimseye karismadan kendi inanclarinin geregini yerine getirmeye calisan kisilerin inancidir.
Evet bu kisilerin inanclarinin geregi de vardir:

- allah´in varligina inanmak.
- din denen seyi, diger kisilerin kanini emmek araci olarak kullanmamak. ayrica ibadetle cennet veya ceheneme gidilmeyecegini bilmek.
- insan olmak (evet dine mensup olanlarin cogu malesef bunu basaramiyor).
- calismak, okumak.
- diger kutsal dinlerin cogu ortak özelliklerini temel almak.
- bilimin cikis bulamadigi noktalarda dinden faydalanmak. (bkz: metafizik)
- vicdan sahibi olmak. (bkz. madde 3)
hümanizme dayalı, dini reddetmekten cok tanriya ulaşmak için bir araca ihtiyaç duyulmadığını savunan görüş.
- tanrı var da, free takılıyor o. bize hiç karışmaz hocu, severiz kendisini.
ateizme giden yolda adımlardan sadece biridir.

biraz da tırstıklarından, kendilerinin ne kadar güçlü olduğundan bir haber oldukları için ve de az biraz bilgi eksikliğinden kaynaklanan insanların tutunduğu dal.
onlarca tercihten biridir. yanlız deistler dinlere biraz daha uzaktan göz atarlar ve bu onları kendini dindardan sayıp kendi boyuna bakmadan insanları yargılayıp onlara sıfatlar eklemenin kendi dinlerinde nasıl ayıplandığını unutup kibirlenenen hödüklerden ayrı tutar. iyisi kötüsü bizi ilgilendirmez, payımıza düşen tek şey saygı duyup sesimizi kesmektir.
kişinin kendine ideal bir din oluşturmasına kadar gidebilecek hede. yani nasıl, bir tanrı var ve beni, bizi, herşeyi o yarattı. ama bu kitaplar saçma, çelişkili, adaletsiz. o zaman kendime göre bir yaşama ve tanrıya teşekkür etme sistemi oluşturayım. iyilik yapayım, tanrıya teşekkür ve şikayetlerimi bildireyim falan. süper ki.
+tanrıya inanıyo musun
-evet inanıyorum
+dinlere inanıyo musun
-hayır inanmıyorum
+nasıl yani ona inanıyosun ona inanmıyosun o nası oluyo?..

bu konuşmadaki + lı kişinin hiç bir zaman anlayamayacağı bir düşünce ve felsefe akımıdır
bazı cahiller tarafından korkakların inanışı olarak adlandırılan felsefik görüş.

http://www.uludagsozluk.com/e/3974852/

deist görüşüne göre; tanrı o kadar uludur ki; eğer bir elçi ve din göndermiş olsaydı; hiçbir kuşku bırakmadan, hiçbir zaman kötüye kullanılamadan herkes tarafından inanılan olurdu.

deist görüşüne göre; tanrı insana mantık ve akıl vermiştir; dolayısıyla bir de üzerine "size verdiğim akıl yetmedi alın bunlar da kurallar hadi bakalım" demesine gerek yoktur. çünkü tanrı eksik adım atmaz. tanrı zar atmaz

kaldı ki kutsal kitaplara göre peygamberlere iman olmazsa zaten cennetlik olamazsın dolayısıyla korkak ifadesi bu durumda hükümsüzdür.

ha bir de; islam inancına saygı göstermeyen kişinin kevaşe'ye kadar yolu oluyor da, yüzbinlerce insanın inandığı bir felsefik görüş saygıyı haketmiyor öyle mi?

http://www.uludagsozluk.com/e/3915952/

tamam tamam en birinci sizsiniz*
tanrı anlamına gelen deity den gelir. bir tanrının varlığına inanmak, lakin onun her şeyi bilecek kadar güçlü olmadığını düşünmektir. tanrının evreni yaratma amacının bir düzen kurup sonuçlarını izleyeceği bir deney olduğu düşünülür.
richard dawkinsinde dediği gibi 'deizm sulandırılmış teizmdir' yani teizm kadar saçmadır.

edit;şimdi baktımda o zamanlar anlamamışım sulandırılmış derken daha ılımlı demek istemiş dawkins.
deizm ile dinler arasındaki fark şudur.

deizm: deneyim => akıl => tanrı
din: dogma => tanrı => akıl => deneyim

açıklamak gerekirse. bir deist doğayı ve insanları inceler, deneyimler. sonra aklı ile bunları birleştirir, nedenselleştirir. sonrasında da bütün bunları yaratan tanrının niteliklerine ulaşır. örneğin bilim evrim gerçeğini gösteriyorsa tanrının evrim yöntemini kullanarak insanları yarattığına inanır.

dinlerde ise inanan dogmadan başlar. dogmadan tanrının niteliklerini öğrenir. sonra aklını kullanarak deneyimlerini bu nitelikler ile uyumlaştırmaya çalışır. örneğin kutsal kitapta insan adem ve havvadan geliyor diyorsa evrimi kabul etmez. dogmaya inanır. dogmanın söylediklerini aklı ile gerçeğe uyarlamaya çalışır. insanların tanrı tarafından yoktan yaratıldığını söyler.
Deizm'e göre Canlılığı yaratan bir güç vardır. işte o güç tanrıdır. Bir müslüman ile girdiğim 5 saatlik tartışmadan galip çıkmışımdır.Son cümlelerimiz ise :

Ben: Tanrı bize akıl vermiş , o zaman niçin onu kullanıp dinleri sorgulamayalım?
mÜS.: Siz Allah'ın verdiği o küçücük beyinleri o Yüce kitap ile bir tutamazsınız.

Burda müslüman arkadaşım Kuran akıl ve mantık ilkelerine uymasa bile kabul etmeliyiz demek istemiştir. Karar sizin.

(#6065759)
tanrıyı kabul edip, dinleri insan merkezli oldukları gerekçesiyle reddeden inanç. oysa bir şeye yaratmak, yaratıcı gibi; kasıt, niyet içeren nitelikler atfetmek de bayağı insan merkezli bir yaklaşımdır.

dünyayı gözlemleyerek akıl, mantık yoluyla ulaşıldığı söylenen, bir ilk neden olarak tanrı fikri, inançtan ziyade geçersiz bir fizik hipotezidir. hem öte dünyası, yaptırımı, taptırımı olmadan, manevi hiç bir getirisi olmadan buna inanmak da gayet anlamsızdır; kaldı ki bir şeye sırf manevi getirisi olduğu için inanmak da kendini kandırmaktan, ahlaksızlıktan başka nedir?

daha vahimi tüm dinlere, kitaplara aynı anda inanmaktan da bahseden olabiliyor ki, bu doyumsuz, vahşi konformizmin tek çaresi; maalesef, ameliyat. doktorlara da naçizane tavsiyem; beyindeki akıl yürütme, kavramlar arası ilişki kurma, neden sonuç vs. ile ilgili bölümlerin alınması, boş kalan yerlere de sünger filan konulsunki sallanınca ötekiler birbirine karışmasın. daha fena şeyler çıkabilir ortaya. scientology böyle çıkmış olabilir misal. insan beyni tam bir muamma...

özetle; dinlere inanmayıp tanrının varlığına kanıt olarak sadece kendi aklını, sezgilerini göstermek, olsa olsa insan zihninin inanmaya yatkın olduğunun kanıtı olabilir, tanrının varlığının değil.
içinde bulunduğum felsefik akım.
halı hazırda darwın'in evrım teorısı curutulemedıgınden su şekilde bı yorum sonucu acıklanması mumkun gorus; e bı hucreden bıle gelsek o nasıl olustu??? bı yaratıcı var evt, işte o tanrı kavramımı olusturuyor.. pekı ya dın??? her ulkede ayrı uygulanan, insanları somuren, hosgoruden bahseden fakat dın adı altında ınsanları olduren bır kavramı kabul etmeyıp;genel ahlak yasalarını benımseyen ve tanrı kavramını ozunde yasayan ınsanların ınandıgı gorus... kısaca tanrının aracı yanı peygamber yollamayacagını ve bunun ınsanla tanrı arasına gırmeyecegıne ınanılan gorus te demek mumkun... dın yok tanrı var dıyerek kısaca acıklayıp, sonuca bağlamıs olalaım...
tanrı insanlara akıl vererek deizmi bulmasını istemiştir öyle bir akımdır deizm.