bugün

/636
...çocuklara ''Aşk nedir?'' diye sormuşlar.
Söyle demiş afacanlardan biri: Annanem sırtından hasta olmuştu.
Eğilemediği için ayaklarına oje süremiyordu.
Dedem devamlı elleri titremesine rağmen annanemin ayaklarına oje sürüyordu.

"Bence aşk budur"
hayatın en bok hissiyatıdır bitsin yok olsun sarhoşlugum geçsin dersin geçmez.
(bkz: saygı).
kişiliğinizi değişmesine neden olan duygudur histir. gururunu ve onurunu düşünen insanın hiç bi şekilde bu yola çıkmaması gerekmektedir.çünkü zamanla aşkınız için ister istemez gurunuzdan ve onurunuzdan ödün vereceksiniz.
aşk bir hayal taciridir. kıyıda köşede kartlaşmış hayalleri çekip çıkartır, yıkayıp paklar, allayıp pullar ve terütaze sıfatıyla sahibine kakalar. aşk insanı güzelleştirir. görüntülerle oynar pervasızca yani sıfatlarla. küskünleri aynalarla barıştırır, yalnızları aynalarla çoğaltır. aşk bir sihirbazdır. oyunbazdır. yürekbazdır. oynar yüreğinle bir top gibi. **
aşk, aşkın sebebidir...
kırmızının harbiden kırmızı,
morun mor olduğu süreçtir.

Marş dinlerken bile gözleriniz dolabilir,
tombul komşuyu pembe gerdanından öpecek hale gelirsiniz.

Sonra kaldırıma düşen dondurmaya benzersiniz.
Ya da gökteki el işi kağıdından bir uçurtmaya.

Ne kadar acı çekmiş olursanız olun, geçmişe baktığınızda
en anlamlı fotoğraflar, ona ait olanlardır.
güzeldir lan, sıkın siz de kafanıza.
Aşk;
A yazlar içinde üşüyerek beklemek midir?
B eyazlar içinde ısınarak evlenmek midir? ...
hayata dair iç burkan detay.
7 yaşındaki bir çocuk gibi safça ve geri kalan hiçbir şeyi umursamadan dönüp dönüp içinizin gittiği o insana bakmanızdır. çok ilginç, koskoca insan yüzlerce kişinin önünde soğukkanlılığımı korur ama kalkıp da kafasını çevirip çevirip bakmasına engel olamaz. saflıktır aşk, en sade, en çocuk hale dönmektir.
gelip geçici bir duygu seli, kaya olsa zamanla aşınıp yokolan duygular bütünü.
aşk, sevgilimle kahvaltıya gittiğimizde, yemeğe başlarken ilk lokmaları önce bana yedirmesidir. her şeyden tatlı o'nun yedirdikleri. o'na sarıldığımda, alev alev yanmasıdır.
''Aşk, sabahlara kadar uyumamak değildi aslında. Her sabah uyandığında, yaşamaktan önce onun gelmesiydi aklına.''

Can yücel.
gerçekten de hudut çizilemeyendir.* hiç bir kalıba, hiç bir tanıma sığmayandır
ne zaman "yok artık, tövbe" desen, karşına ansızın çıkan, kalbinin yine yerinden çıkarcasına atması için zorlayan garip duygu.

yalnızlık güzeldir ve de sessiz. ama o sessizliği aşkın sesi bozar.
vazgeçmeden tutkuyla sevmektir. hatta bazen bile bile lades demektir.
anahtar kilidin içindedir çevirirsin biliyorsundur ki kapı açılmayacak ama ya açılırsa ihtimalidir işte aşk.
birine baktıkca bakasınız geliyor ama bunu cinsel açıdan istemiyorsanız o surata 5 dakika bakabilmek için birçok şeyden vazgeçebilcek gibi hissediyorsanız siz aşıksınızdır. ona karşı hissettiklerinize aşk denir.
Aşk öyle birşeydir ki;Beyniniz yapma dedikçe kalp mani olur beyninize.Sanki her onu düşündüğünde aklınıza bunun hiç de iyi bir fikir olmadığı gelir ve o esnada aslında bu aklına gelebilecek en hoş şeyin olduğunu anlarsın.Aşk işte budur!Herşeye rağmen irem seni çok seviyorum!
üzerinde her zaman herşeyden fazla konuşulan ve/veya yazılan kelimedir.

(bkz: aşık oldum)
Aşk boğazına geçirilmiş bir düş darbesi.
Olmak isteyipte olamadığın kalbin içinde "kapalıyız" yazısını defalarca okumak gibi.
Fiziğin açıklayamadığı olaylar silsilesidir aşk.
Tahterevalliden ilk kim kalkarsa yırtar, öbürünün kıçı yere vurur! Aşkta da böyledir.
iki insanın gurursuzluğu.
Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu
fark edeceksin.
Sokağa fırlayacaksın.
Sokaklar da dar gelecek.
Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi.
Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü.
Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar
küçüleceksin.
Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan.
Önemli olan sağlık.
Yaşamak güzel.
Boş ver, her şey unutulur.
Sen hiçbirini duymayacaksın.
Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin.
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek
isteyecek kadar çok seveceksin.
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin.
Ölüme çare bulundu ya da ,Yarın kıyamet kopacakmış deseler başını
kaldırıp Ne dedin? diye sormayacaksın.
Yalnız kalmak isteyeceksin.
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak.
ikisi de yetmeyecek.
Geçmişi düşüneceksin.
Neredeyse dakika dakika.
Ama kötüleri atlayarak.
Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin.
Gittiğin yerlere gitmek.
Bu sana hiç iyi gelmeyecek.
Ama bile bile yapacaksın
Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın.
Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak için direneceksin.
Hayatinin geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin.
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin.
Herkesi ona benzetip.
Kimseyi onun yerine koyamayacaksın.
Hiçbir şey oyalamayacak seni.
ilaçlara sığınacaksın.
Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.
Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren.
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek,
Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin,
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak,
Sabahı iple çekeceksin,
Bazen de Hiç güneş doğmasa diyeceksin,
Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler,
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin,
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak
isteyeceksin,
Nafile
Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek,
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin,
Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin,
Telefonun çalmasını bekleyeceksin,
Aramayacağını bile bile,
Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek,
Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla,
Yüreğin burkulacak,
Canın yanacak
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin.
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden,
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın,
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret
edeceksin,
Yasadığın şehri terk etmek isteyeceksin,
Onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek,
Ama bir umut,
Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu,
Bu umut seni gitmekten alıkoyacak,
Gel gitler içinde yaşayacaksın,
Buna yasamak denirse.
© copyright 2005 - 2026