bugün
- lahmacun9
- ay diyen erkek9
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- habire1219
- ellerim bos gonlum hos26
- arif kocabıyık13
- kaan sezyum6
- trakyadan adam çıkmaz diyen insan4
- apo yu eleştirmek vs apo'ya küfretmek3
- sobadan kurtulmak5
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- aşk3
- raikagetokatlayan4
- basmane tren garı6
- silvermist9
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- vexillarius the slayer8
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- renkli rüyalar oteli5
- ben evlendiğimde 51 kiloydum2
- ben geldim naneler15
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- gocu36
- erlik dinleyip gaza gelmek3
- türkiye solunun en büyük sorunu6
- habire12nin çaylak olması5
- israil'i eleştirmek vs israil'e küfretmek2
- sarapci koala63
- torpille bir yerlere gelenler4
- bir şeylere küfredince dünya değişecek zannetmek2
- kemal kılıçdaroğlu8
- sersem herif5
- gammaz çetesi9
- dinler tarihi5
- imbat4
- siyonizmin tasfiye oluşu3
- mantı8
- tribünlerde apoya küfür edilmesinin yasaklanması6
- ben sizin anonim11
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci7
- bütün muhalifleri chpli sanan ak çomar2
- karşıyaka dan bayraklı ya yürümek4
- konaktan üçkuyular'a gitmek3
- şeyhine sakso çekip şeriat isteyen tip7
- motorine 8 24 tl zam gelmesi5
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı8
- cemaatçi polis3
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar9
- insan olmaya ceyrek kala15
- özgür özel'in önder sav ile yan yana gelmesi3
ateisti iman ettirir.
seversin kavuşamazsın, aşk olur. *
uğruna binlerce entry girilmesine rağmen ne olduğu tanımlanamayan hede.
bir cinayet ve iki katil ile özetlenebilecek şeydir.
üç harfli , arapça kökenli bir sözcüktür , "ışk" imiş önceleri değişe değişe böyle olmuş derler . Sarmaşık anlamına geliyormuş,miş,mış.
aşık olmayanın kesinlikle anlayamayacağı, hayal bile edemeyeceği hadisedir aşk. onu gördüğünde kalbin yerinden fırlayacakmış gibi atmaya başlar.. elini tuttuğunda aynen şu duyguları yaşarsınız..
--spoiler*--
I could die right now, Clem. I'm just... happy. I've never felt that before. I'm just exactly where I want to be.
--spoiler--
--spoiler*--
I could die right now, Clem. I'm just... happy. I've never felt that before. I'm just exactly where I want to be.
--spoiler--
sonsuz bağlılık bir o kadar da aptallıktır.
aşk, sızıdır insan içinde
bazen hüzündür geceleri
varlığı ile neşedir,
yokluğunda, hasrettir,
aşk , denize bakarken iç çekmektir
kimi zaman dertlenmektir
aşk dertlendiğinde de sevmektir
,çok güzeldir aşk
tatlıdır , mis kokar
aşk, elinle, el tutmaktır,
sahilde yürürken göz göze gelmektir
dalgaların sesine bırakmaktır sevgini
aşk böyledir işte,
büyü gibidir
çarpılırsın sihirine
dersin işte hayat bu be,
sevmek ne kadar güzel
sevdiğini sevebilmektir aşk
onu özlemektir
olmadığında onu düşünmektir
aşk , hiç bilmediğindir
senin zaafındır aşk
bazen bakış açısıdır
hiç bakmadığın pencerenden hemde
aşk vapurda kuşlara yem atmaktır
eminönünde çay içmektir iskemlede;
istiklalde kalabalığın akışına bırakmaktır
kanlıca'da susmaktır birlikte
sarılmaktır ara sokakta ona,
saçlarını koklamaktır aşk ,
göz göze bakabilmektir
aşk, bunları okurken tebessüm edebilmektir.
bazen hüzündür geceleri
varlığı ile neşedir,
yokluğunda, hasrettir,
aşk , denize bakarken iç çekmektir
kimi zaman dertlenmektir
aşk dertlendiğinde de sevmektir
,çok güzeldir aşk
tatlıdır , mis kokar
aşk, elinle, el tutmaktır,
sahilde yürürken göz göze gelmektir
dalgaların sesine bırakmaktır sevgini
aşk böyledir işte,
büyü gibidir
çarpılırsın sihirine
dersin işte hayat bu be,
sevmek ne kadar güzel
sevdiğini sevebilmektir aşk
onu özlemektir
olmadığında onu düşünmektir
aşk , hiç bilmediğindir
senin zaafındır aşk
bazen bakış açısıdır
hiç bakmadığın pencerenden hemde
aşk vapurda kuşlara yem atmaktır
eminönünde çay içmektir iskemlede;
istiklalde kalabalığın akışına bırakmaktır
kanlıca'da susmaktır birlikte
sarılmaktır ara sokakta ona,
saçlarını koklamaktır aşk ,
göz göze bakabilmektir
aşk, bunları okurken tebessüm edebilmektir.
(bkz: bir yeni mesaj)
bir çok şiirle tarif edilebilir, bu da en güzellerinden biridir; (bkz: #739098)
metin üstündağ ın mükemmel yorumundan geliyor;
-"aşk iki kişiyle oynanan bir oyundur,
iyi olan kaybeder."
-"aşk iki kişiyle oynanan bir oyundur,
iyi olan kaybeder."
(bkz: aşk müzik sektörünün icadıdır).
eğer...
onu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz...
ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla o hüzünden bu neşeye konup
kalkıyorsanız gün boyu nedensiz...
ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...
onunlayken pervaneleşen yelkovanlar, onsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir
akrep kadar hain...
sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, ondan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa ve o, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...
dünyanın en güzel yeri onun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter,
en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
hayat onunla güzel ve onsuz müptezelse...
elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, onun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...
her şiirde anlatılan oysa...
her filmin kahramanı o...
her roman ondan söz ediyor, her çiçek onu açıyorsa...
bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa, iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...
eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire onu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın o olduğunu adınız gibi biliyorsanız...
mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona o diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi ona yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke o anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...
kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...
özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...
hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız...
onsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse...
ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...
gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep onun yüzü suyu hürmetine...
uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...
dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa...
nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız...
kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim...
gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...
her gidişte ayaklarınız "geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...
o halde bugün sizin gününüz!..
"çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.
diyen can dündar zaten aşkı tanıtmış üstüne söz söylemeye ne gerek.
onu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz...
ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla o hüzünden bu neşeye konup
kalkıyorsanız gün boyu nedensiz...
ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...
onunlayken pervaneleşen yelkovanlar, onsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir
akrep kadar hain...
sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, ondan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa ve o, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...
dünyanın en güzel yeri onun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter,
en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
hayat onunla güzel ve onsuz müptezelse...
elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, onun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...
her şiirde anlatılan oysa...
her filmin kahramanı o...
her roman ondan söz ediyor, her çiçek onu açıyorsa...
bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa, iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...
eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire onu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın o olduğunu adınız gibi biliyorsanız...
mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona o diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi ona yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke o anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...
kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...
özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...
hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız...
onsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse...
ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...
gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep onun yüzü suyu hürmetine...
uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...
dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa...
nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız...
kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim...
gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...
her gidişte ayaklarınız "geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...
o halde bugün sizin gününüz!..
"çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.
diyen can dündar zaten aşkı tanıtmış üstüne söz söylemeye ne gerek.
ya işte böyle kafam kadar bişey.
her boku yaptırır bu meret. bi de orospunun tekine denk gelirsen boku yedin.
Aşk insanın ayağını yerden kesen dunya ya at gözlügüyle bakmasına sebep olan hormonal bir durum.
değişir kişiye göre. kimine acı verir, kimine yokluk hissi, kimine de tamamlanmışlık.
ama hepsi için genelgeçerdir kiepi topu bir beşere, evreni değişememektir
ama hepsi için genelgeçerdir kiepi topu bir beşere, evreni değişememektir
varlığından zaman zaman şüphe edilen ağır duygusal durum... kıvılcımlı tesadüfler silsilesi, hormonların insan bünyesine ettiği en büyük eziyet...
ulaşılamayandan vazgeçememektir.
(bkz: beni sorarsa evde yok deyin)
karşı cinsin bağışıklık sisteminin farklı olduğuna kanaat getiren bünyenin hissetmiş olduğu duygular bütünüdür.
anlatmaya 4743 entrynin yetmediği duygu.
Aldatılmak,
Şikayetler,
Kabullenmek.
bunların harmanlaşmış halidir AŞK.
Şikayetler,
Kabullenmek.
bunların harmanlaşmış halidir AŞK.
Açlığa sabredersin adı "oruç" olur. Acıya sabredersin adı "metanet" olur. insanlara sabredersin adı ..."hoşgörü" olur. Dileğe sabredersin adı "dua"olur. Duygulara sabredersin adı "gözyaşı" olur. Özleme sabredersin adı"hasret" olur. Sevgiye sabredersin adı "aşk" olur..
Aşk bitti
Elimden sanki minik bir balık kayıp gitti
Aşk bitti
içimden sanki bir şeyler kopup gitti
Aşk hiç biter mi
Hiç bir şey olmamış gibi
Boşlukta kaybolup gider mi
Aşk hiç biter mi
Kalır adımızla
Bir sokak duvarında
Bir ağaç kabuğunda
Bir takvim kenarında
Kalır bir çiçekte
Bir defter arasında
Bir tırnak yarasında
Bir dolmuş sırasında
Kalır bir odada
Bir yastık oyasında
Bir mum ışığında
Bir yer yatağında
Aşk hiç biter mi
Kalır dilimizde
Yinelenen bir şarkıda
Bir okul çıkışında
Bir çocuk bakışında
Kalır bir kitapta
Bir masal perisinde
Bir hasta odasında
Bir gece yarısında
Kalır bir durakta
Yırtık bir afişte
Buruk bir gülüşte
Dağılmış yürüyüşte
Aşk hiç biter mi
Kalır bir sokakta
Bir genel telefonda
Bir soru yanıtında
Bir komşu suratında
Kalır bir pazarda
Bir kahve kokusunda
Bir tavşan niyetinde
Bir çorap fiyatında
Kalır bir yosunda
Bir deniz kıyısında
Bir martı kanadında
Bir vapur bacasında
Aşk hiç biter mi...
Elimden sanki minik bir balık kayıp gitti
Aşk bitti
içimden sanki bir şeyler kopup gitti
Aşk hiç biter mi
Hiç bir şey olmamış gibi
Boşlukta kaybolup gider mi
Aşk hiç biter mi
Kalır adımızla
Bir sokak duvarında
Bir ağaç kabuğunda
Bir takvim kenarında
Kalır bir çiçekte
Bir defter arasında
Bir tırnak yarasında
Bir dolmuş sırasında
Kalır bir odada
Bir yastık oyasında
Bir mum ışığında
Bir yer yatağında
Aşk hiç biter mi
Kalır dilimizde
Yinelenen bir şarkıda
Bir okul çıkışında
Bir çocuk bakışında
Kalır bir kitapta
Bir masal perisinde
Bir hasta odasında
Bir gece yarısında
Kalır bir durakta
Yırtık bir afişte
Buruk bir gülüşte
Dağılmış yürüyüşte
Aşk hiç biter mi
Kalır bir sokakta
Bir genel telefonda
Bir soru yanıtında
Bir komşu suratında
Kalır bir pazarda
Bir kahve kokusunda
Bir tavşan niyetinde
Bir çorap fiyatında
Kalır bir yosunda
Bir deniz kıyısında
Bir martı kanadında
Bir vapur bacasında
Aşk hiç biter mi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar