bugün
- fenerbahçe12
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüleri3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- yarın kpssye girecek yazarlar12
- uyuşturucu2
- togg t6x3
- beşiktaş9
- dün gece ne oldu14
- enayimiknatisii36
- ekşi sözlük8
- çocuklara verilen farklı isimler12
- anın görüntüsü25
- saraca finch house3
- ölüm9
- dansöz izleme keyfi12
- gocu51
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- aziz yıldırım12
- saraca097
- insan olmaya ceyrek kala26
- hangi renksiniz17
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- iş kazasında ölen işçiye tali kusur3
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- ismail kartal9
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- tai lung38
- kumral erkek3
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- online listesinden manita beğenmek7
- sözlükteki şer çetesi12
- sözlükte herkesin avcı olması12
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükteki zorbalar12
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
- s'i l v'e r m'i s t28
- geceye bir söz bırak8
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- uzak durulası insan modelleri5
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- flört uygulaması eşleşme algoritması2
- regex2
3(üç)günlük eğlence der kurban bence ulaşılamayana olan aşırı istektir -ki ulaşınca bitiverir bir anda. örnek verecek olursak bir çocuğun oyuncak bir kamyonu çılgınlarcasına arzu etmesi ve ona bu alındıktan 3 gün sonra ondan sıkılıp bu sefer de oyuncak bir tır istemesi.
zor bulunandır. ama kolay kaybedilebilendir...
bir tarifi olmadığı için, fark edilmeyebilendir , fark edildiğinde iş işten geçmiş olandır...
herkesi aradığıdır ama çoğunun bulamadan öldüğüdür...
bulanların kıymetini bilmediğidir. abuk sabuk şeyler ile yokuşa sürdüğüdür...
ten rengine, dine, dile bakmayandır. dünyanın öbür ucuna gitmeyi göze almaktır...
onun için ölebilmektir. bir canım var o da senin olsun diyebilmektir...
uğruna fetihlerden vazgeçmektir. herşeyinizi verip bir şey beklememktir...
mutluktur, yaşarken hem cenneti hemde cehennemi görmektir...
taştan kalpleri yumuşatandır. şevkati o kalbe enjekte edendir...
paylaşmaktır. sevgiyi, hüznü, mutluluğu, hayatı birlikte yaşamaktır...
her zorluğa birlikte göğüs germektir...
tek söz ile havalara uçuran, yine tek bir söz ile yerin dibine sokandır...
yokluğunda varmış gibi davranmaktır. sadakattir...
dünyaya meydan okumaktır. herşeyi bir kenara bırakmaktır...
vazgeçememektir. onu kırmak yerine kırılmaktır. fedakarlıktır...
bugünlerin yarınlarıdır...
kalabalıkta yanlız kalmaktır. ağlamaktır, canınızın yanmasıdır...
onu her gördüğünüzde,
size çocukluğunuzda bayram sabahları gibi hissetirendir...
..
bir tarifi olmadığı için, fark edilmeyebilendir , fark edildiğinde iş işten geçmiş olandır...
herkesi aradığıdır ama çoğunun bulamadan öldüğüdür...
bulanların kıymetini bilmediğidir. abuk sabuk şeyler ile yokuşa sürdüğüdür...
ten rengine, dine, dile bakmayandır. dünyanın öbür ucuna gitmeyi göze almaktır...
onun için ölebilmektir. bir canım var o da senin olsun diyebilmektir...
uğruna fetihlerden vazgeçmektir. herşeyinizi verip bir şey beklememktir...
mutluktur, yaşarken hem cenneti hemde cehennemi görmektir...
taştan kalpleri yumuşatandır. şevkati o kalbe enjekte edendir...
paylaşmaktır. sevgiyi, hüznü, mutluluğu, hayatı birlikte yaşamaktır...
her zorluğa birlikte göğüs germektir...
tek söz ile havalara uçuran, yine tek bir söz ile yerin dibine sokandır...
yokluğunda varmış gibi davranmaktır. sadakattir...
dünyaya meydan okumaktır. herşeyi bir kenara bırakmaktır...
vazgeçememektir. onu kırmak yerine kırılmaktır. fedakarlıktır...
bugünlerin yarınlarıdır...
kalabalıkta yanlız kalmaktır. ağlamaktır, canınızın yanmasıdır...
onu her gördüğünüzde,
size çocukluğunuzda bayram sabahları gibi hissetirendir...
..
her zaman "erkek milleti değil mi hepsi aynı!" şeklinde tabir edilen cinsin herhangi bir elemanına geçici olarak üstünlük tanımaktır.
Aşkı Dövmek Lazım, Kalbe Terbiyesizlik Ettiğinde. *
yaşamı yaratan aşk'ın içinden, yokluğu varlık yapan aşk'ın, üzerine yazılar yazılan taş tabletleri kağıtlara taşıyan aşk'ın içinden; bitimsiz özlemlere duyulan sonsuz isteğin içinden, ölüme rağmen yokoluşu hiçleyen aşk'ın içinden....
yaratmanın öngördüğü acıya katlanma gücü veren aşk'ın..
işte oradan geldim..
peki, neredeyim şimdi?
yaratmanın öngördüğü acıya katlanma gücü veren aşk'ın..
işte oradan geldim..
peki, neredeyim şimdi?
"Aşkı konuşmak için dudaklarımı kutsanmış ateşle temizledim, ama hiçbir sözcük bulamadım.
Aşktan haberdar olduğumda sözler cılız bir hıçkırığa dönüştü, yüreğimdeki şarkı derin bir sessizliğe gömüldü.
Ey bana gizlerinin ve mucizelerinin varlığına inandığım Aşk 'ı soran sizler,
Aşk peçesiyle beni kuşattığından beri ben size aşkın gidişini ve değerini sormaya geliyorum.
Sorularımı kim yanıtlayabilir? Sorularım kendi içimdeki için; kendi kendime cevaplamak istiyorum.
içinizden kim içimdeki benliği bana ve ruhumu ruhuma açıklayabilir?
Aşk adına söyleyin, yüreğimde yanan, gücümü tüketen ve isteklerimi yok eden bu ateş nedir?
Ruhumu kavrayan bu yumuşak ve kaba gizli eller nedir; yüreğimi kaplayan bu acı sevinç ve tatlı keder şarabı nedir?
Baktığım bu görünmeyen, merak ettiğim açıklanamayan, hissettiğim hissedilemeyen şey nedir? Hıçkırıklarımda kahkahanın yankısından daha güzel, sevinçten daha mutluluk verici bir keder var.
Neden kendimi beni öldüren ve sonra şafak sökene kadar tekrar dirilten, hücremi ışığa boğan bu bilinmeyen güce veriyorum?
Uyanıklık hayaletleri kurumuş gözkapaklarımın üstünde titreşiyor ve taştan yatağımın etrafında düş gölgeleri uçuşuyor.
Aşk diye seslendiğimiz şey nedir? Söyleyin bana, bütün anlayışlara sızan ve çağlarda gizli olan o sır nedir?
Başlangıçta olan ve herşeyle sonuçlanan bu anlayış nedir?
Yaşam 'dan ve Ölüm 'den, Yaşam 'dan daha acayip, Ölüm 'den daha derin bir düş oluşturan bu uyanıklık nedir?
Söyleyin bana dostlar, içinizde Yaşam 'ın parmakları ruhuna dokunduğunda Yaşam uykusundan uyanmayan biri var mı?
Yüreğinin sevdiğinin çağrısıyla babasından ve annesinden vazgeçmeyecek kimse var mı?
içinizden kim ruhunun seçtiği kişiyi bulmak için uzak denizlere açılmaz, çölleri aşmaz, dağların doruğuna tırmanmaz?
Hangi gencin yüreği tatlı nefesli, güzel sesi ve büyülü dokunuşlu elleriyle ruhunu kendinden geçiren kızın peşinden dünyanın sonuna gitmez?
Hangi varlık dualarını bir yakarış ve bağış olarak dinleyen bir Tanrı 'nın önünde yüreğini tütsü diye yakmaz?
Dün kapısından geçenlere Aşk'ın sırları ve değeri sorulan tapınağın girişinde durmuştum. Ve önümden çok zayıflamış, yüzü hüzünlü yaşlı bir adam iç çekerek geçti ve şöyle dedi:
'Aşk bize ilk insandan beri bağışlanmış bir güçsüzlüktür.'
Yiğit bir genç karşılık verdi:
'Aşk bugünümüzü geçmişe ve geleceğe bağlar.'
Ardından kederli yüzlü bir kadın hıçkırarak şöyle dedi:
'Aşk cehennem mağaralarında sürünen kara engereklerin ölümcül zehiridir.
Zehir çiy gibi taze görünür, susuz ruhlar aceleyle içer onu; ama bir kere zehirlenince hastalanır ve yavaş yavaş ölürler.'
Sonra gül yanaklı bir kız gülümseyerek dedi ki:
'Aşk Şafak 'ın kızları tarafından sunulan ve güçlü ruhlara güç katıp onları yıldızlara çıkaran bir şaraptır.'
Ardından çatık kaşlı, kara giysili, sakallı bir adam geldi:
'Aşk gençlikte başlayıp biten kör cahilliktir.'
Bir başkası gülümseyerek açıkladı:
'Aşk insanın tanrıları mümkün olduğunca fazla görmesini sağlayan kutsal bir bilgidir.'
Sonra yolunu asasıyla bulan kör bir adam konuştu:
'Aşk ruhlardan varlığın sırlarını gizleyen kör edici bir sistir;
yürek tepeler arasında sadece titreşen arzu hayaletlerini görür ve sessiz vadilerin çığlıklarının yankılarını duyar.'
Çalgısını çalan genç bir adam şarkı söyledi:
'Aşk ruhun çekirdeğindeki yangından saçılan ve dünyayı aydınlatan bir ışıktır.
Yaşam 'ı bir uyanışla diğeri arasındaki güzel bir düş olarak görmemizi sağlar.'
Ve paçavraya dönmüş ayaklarının üzerinde sürüklenen güçsüz düşmüş çok yaşlı bir adam titrek bir sesle şunları söyledi:
'Aşk mezarın sessizliğinde bedenin dinlenmesi, Sonsuzluk 'un derinliklerinde ruhun huzura ermesidir.'
Ve onun ardından gelen beş yaşındaki bir çocuk gülerek dedi ki:
'Aşk annemle babamdır, onlardan başka kimse bilmez aşkı.'
Ve böylece Aşk'ı tarif eden herkes kendi umutlarını ve korkularını bıraktı önüme sır olarak.
O anda tapınağın içinden gelen bir ses duydum:
'Yaşam iki yarıya ayrılmıştır: biri donar, biri yanar; yanan yarı, Aşk 'tır.'
Bunun üzerine tapınağa girdim, sevinçle diz çökerek dua ettim:
'Tanrım, beni yanan alevin besleyicisi yap...
Tanrım beni kutsal ateşine at..."
(bkz: halil cibran)
böyle duaya ancak amin denilir.
Aşktan haberdar olduğumda sözler cılız bir hıçkırığa dönüştü, yüreğimdeki şarkı derin bir sessizliğe gömüldü.
Ey bana gizlerinin ve mucizelerinin varlığına inandığım Aşk 'ı soran sizler,
Aşk peçesiyle beni kuşattığından beri ben size aşkın gidişini ve değerini sormaya geliyorum.
Sorularımı kim yanıtlayabilir? Sorularım kendi içimdeki için; kendi kendime cevaplamak istiyorum.
içinizden kim içimdeki benliği bana ve ruhumu ruhuma açıklayabilir?
Aşk adına söyleyin, yüreğimde yanan, gücümü tüketen ve isteklerimi yok eden bu ateş nedir?
Ruhumu kavrayan bu yumuşak ve kaba gizli eller nedir; yüreğimi kaplayan bu acı sevinç ve tatlı keder şarabı nedir?
Baktığım bu görünmeyen, merak ettiğim açıklanamayan, hissettiğim hissedilemeyen şey nedir? Hıçkırıklarımda kahkahanın yankısından daha güzel, sevinçten daha mutluluk verici bir keder var.
Neden kendimi beni öldüren ve sonra şafak sökene kadar tekrar dirilten, hücremi ışığa boğan bu bilinmeyen güce veriyorum?
Uyanıklık hayaletleri kurumuş gözkapaklarımın üstünde titreşiyor ve taştan yatağımın etrafında düş gölgeleri uçuşuyor.
Aşk diye seslendiğimiz şey nedir? Söyleyin bana, bütün anlayışlara sızan ve çağlarda gizli olan o sır nedir?
Başlangıçta olan ve herşeyle sonuçlanan bu anlayış nedir?
Yaşam 'dan ve Ölüm 'den, Yaşam 'dan daha acayip, Ölüm 'den daha derin bir düş oluşturan bu uyanıklık nedir?
Söyleyin bana dostlar, içinizde Yaşam 'ın parmakları ruhuna dokunduğunda Yaşam uykusundan uyanmayan biri var mı?
Yüreğinin sevdiğinin çağrısıyla babasından ve annesinden vazgeçmeyecek kimse var mı?
içinizden kim ruhunun seçtiği kişiyi bulmak için uzak denizlere açılmaz, çölleri aşmaz, dağların doruğuna tırmanmaz?
Hangi gencin yüreği tatlı nefesli, güzel sesi ve büyülü dokunuşlu elleriyle ruhunu kendinden geçiren kızın peşinden dünyanın sonuna gitmez?
Hangi varlık dualarını bir yakarış ve bağış olarak dinleyen bir Tanrı 'nın önünde yüreğini tütsü diye yakmaz?
Dün kapısından geçenlere Aşk'ın sırları ve değeri sorulan tapınağın girişinde durmuştum. Ve önümden çok zayıflamış, yüzü hüzünlü yaşlı bir adam iç çekerek geçti ve şöyle dedi:
'Aşk bize ilk insandan beri bağışlanmış bir güçsüzlüktür.'
Yiğit bir genç karşılık verdi:
'Aşk bugünümüzü geçmişe ve geleceğe bağlar.'
Ardından kederli yüzlü bir kadın hıçkırarak şöyle dedi:
'Aşk cehennem mağaralarında sürünen kara engereklerin ölümcül zehiridir.
Zehir çiy gibi taze görünür, susuz ruhlar aceleyle içer onu; ama bir kere zehirlenince hastalanır ve yavaş yavaş ölürler.'
Sonra gül yanaklı bir kız gülümseyerek dedi ki:
'Aşk Şafak 'ın kızları tarafından sunulan ve güçlü ruhlara güç katıp onları yıldızlara çıkaran bir şaraptır.'
Ardından çatık kaşlı, kara giysili, sakallı bir adam geldi:
'Aşk gençlikte başlayıp biten kör cahilliktir.'
Bir başkası gülümseyerek açıkladı:
'Aşk insanın tanrıları mümkün olduğunca fazla görmesini sağlayan kutsal bir bilgidir.'
Sonra yolunu asasıyla bulan kör bir adam konuştu:
'Aşk ruhlardan varlığın sırlarını gizleyen kör edici bir sistir;
yürek tepeler arasında sadece titreşen arzu hayaletlerini görür ve sessiz vadilerin çığlıklarının yankılarını duyar.'
Çalgısını çalan genç bir adam şarkı söyledi:
'Aşk ruhun çekirdeğindeki yangından saçılan ve dünyayı aydınlatan bir ışıktır.
Yaşam 'ı bir uyanışla diğeri arasındaki güzel bir düş olarak görmemizi sağlar.'
Ve paçavraya dönmüş ayaklarının üzerinde sürüklenen güçsüz düşmüş çok yaşlı bir adam titrek bir sesle şunları söyledi:
'Aşk mezarın sessizliğinde bedenin dinlenmesi, Sonsuzluk 'un derinliklerinde ruhun huzura ermesidir.'
Ve onun ardından gelen beş yaşındaki bir çocuk gülerek dedi ki:
'Aşk annemle babamdır, onlardan başka kimse bilmez aşkı.'
Ve böylece Aşk'ı tarif eden herkes kendi umutlarını ve korkularını bıraktı önüme sır olarak.
O anda tapınağın içinden gelen bir ses duydum:
'Yaşam iki yarıya ayrılmıştır: biri donar, biri yanar; yanan yarı, Aşk 'tır.'
Bunun üzerine tapınağa girdim, sevinçle diz çökerek dua ettim:
'Tanrım, beni yanan alevin besleyicisi yap...
Tanrım beni kutsal ateşine at..."
(bkz: halil cibran)
böyle duaya ancak amin denilir.
çoğu insanın hayatına yalnızca bir kere giren duygudur, diğerleri ilk'i gibi heyecan vermez.
sessizliktedir.
fenerbahçe'dir...
eğer bu konu hakkında gerçekten bazen ciddi düşünüyorsanız, hani her zaman mutluluğunu değil de hayatınızın sikildiğini de yaşamışsanız, okan bayülgen bu akşam muhabbet kralında, bu konuyu masaya yatıracakmış, tahiminimce aşk üzerine bu ülke tarihinde bundan daha iyi bi programa rastlamazsınız.
aşk bu değil diyorlar..'bu' nun işaret ettiği anlamları düşünüyorum..'düşünme' 'zaman' diyorlar..işte o zaman susuyorum..sen bir bardak 'su'sun ben en çok bundan korkuyorum...
küçük iskender e göre bu dur...
küçük iskender e göre bu dur...
Sözlükte girilmiş entry sayısından da anlayacağımız üzere herkesin en çok söz etmeyi sevdiği ama gerçeğinin pek az görüldüğü ve yaşandığı olgu
gece itibariyle muhabbet kralı isimli programda okan bayülgen in masaya yatırdığı konu adıdır.
"ancak anlatılamayan aşk, aşktır."
hakim: aşkla suçlanıyorsunuz ne diyeceksin?
mashadov: susma hakkımı kullanmak istiyorum.
mashadov: susma hakkımı kullanmak istiyorum.
bencilliğin doruk noktasıdır.
inanmaktır.
"aşk bir şiddet eylemidir" .
--spoiler--
Aşk öğrenilemez. Aşk geliştirilemez. Geliştirilmiş aşk, aşk bile olmayacaktır. O gerçek bir gül olmayacaktır, o plastik bir çiçek olacaktır. Bir şeyi öğrendiğinde, bu onun dışardan gelen bir şey olduğu anlamına gelir; o içsel bir gelişme değildir. Ve şayet aşk hakiki ve sahici olacaksa, o senin içsel gelişiminle olmak zorundadır.
Aşk yegâne dindir, yegâne Tanrı'dır. Yaşanması, anlaşılması gereken yegâne gizemdir. Aşk anlaşıldığında sen tüm ermişleri ve dünyanın tüm mistiklerini anlamış olacaksın. O zor bir şey değildir. O senin kalp atışın ya da nefesin kadar basittir. O sana gelir, o sana toplum tarafından verilmez. Ve vurgulamak istediğim nokta budur: Aşk doğuştan gelir.
--spoiler--
demiştir üstad osho..
Aşk öğrenilemez. Aşk geliştirilemez. Geliştirilmiş aşk, aşk bile olmayacaktır. O gerçek bir gül olmayacaktır, o plastik bir çiçek olacaktır. Bir şeyi öğrendiğinde, bu onun dışardan gelen bir şey olduğu anlamına gelir; o içsel bir gelişme değildir. Ve şayet aşk hakiki ve sahici olacaksa, o senin içsel gelişiminle olmak zorundadır.
Aşk yegâne dindir, yegâne Tanrı'dır. Yaşanması, anlaşılması gereken yegâne gizemdir. Aşk anlaşıldığında sen tüm ermişleri ve dünyanın tüm mistiklerini anlamış olacaksın. O zor bir şey değildir. O senin kalp atışın ya da nefesin kadar basittir. O sana gelir, o sana toplum tarafından verilmez. Ve vurgulamak istediğim nokta budur: Aşk doğuştan gelir.
--spoiler--
demiştir üstad osho..
'o'nun mesajlarını silememektir.
Hiç tanımadığınız bir kızın size tebessüm edişiyle başlayan kavram.
a kıl
ş uur
k aybedince... başlamıştır, sürer gider de akla dönene kadar şuur.
ş uur
k aybedince... başlamıştır, sürer gider de akla dönene kadar şuur.
bir hayli yalancı ve baya bi yabanıcıdır.
adını duyunca sırıtma gibi yan etki yapan mantıksız ama aslında dünyanın en mantıklı olayı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar