bugün
- insanların neden böyle olması6
- günün şiiri18
- sevilen kadının orasını burasını yalamak5
- ragnar rockefeller38
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- türk insanının paraya acımadığı harcamalar2
- sorumluluk denen yanılsama2
- 3 temmuz 2026 iü rektörü konuşması2
- cennet mahallesi göttingenli ethem3
- diamond bosphorus15
- zihni göktay2
- ilk buluşmada evden kek getiren kız19
- sözlük yazarlarının trileçeleri18
- erkeklerin mental olarak daha güçlü olması11
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey7
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız13
- 665 kırkpınar yağlı güreşleri2
- ona bir şey söyle12
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar18
- market poşetini tek seferde açamayan insan2
- bursa da geri dönüşüm tesisinde yangın2
- deniz göktaş35
- arkadaşlar derin şeyler düşünüyorum6
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- sürekli özür dileme kültürü2
- lahmacunun yanında ne içilir10
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- gocu'nun sağlığı3
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi13
- velvet33
- çocukken içine kapanık olmak5
- aylık 336 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- türklerin tembel bir millet olması8
- true nickli yazar6
- erling braut haaland3
- gay sevgiliye lezbiyen bir kızın musallat olması7
- selülit kadına yakışıyor4
- evli olduğunu saklayan kişi8
- viski içen erkek seksiliği4
- kocaman kelebek girdi dışarıdan3
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- pandela 319
- cd devrinin bitmesi8
- bir amaca hizmet etmek4
- uysaljakoben3
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler5
- babamın hiç 31 çekmemesi5
- ankara da nato zirvesi2
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma2
- serdal adalı2
entry'ler (1083)
nedenleriyle yazalım da tatava çıkmasın:
1. cengiz han: süvari ile geliştirdiği savaş taktikleri ve coğrafya-haritacılık gibi alanlardaki ustalığı ile döneminin ve döneminden sonraki 200 yılın rakipsiz savaşçısıdır.
2. büyük iskender: askerliğin iki can damarı olan lojistik(ikmal yolları) ve işgal sonrası yönetim konusundaki becerisi ile tarihin o zamana kadarki en geniş imparatorluğunu kurmuş ve yönetmiştir. savaş kaybetmeden hindistana ulaşması kaynakları doğru yönetmek ve savaş alanında da deha olduğunu gösterir.
3. mustafa kemal atatürk: hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır sözü ile yeni çağ savaş taktiklerini toprağa gömen ve 1. dünya savaşı stratejilerini tarihten silen adamdır. yemende bir tümenle bir kolordu devirmiş, trablusgarpta sivil savunma ile italyan ordusunu bezdirmiş, çanakkale de sadece bir alay ile devasa savaş gemileri ile çıkarma yapan orduyu engellemiş, sakarya'da ise son derece donanımsız iki kolordu inanılmaz orantısız güç dezavantajına sahipken taarruz ederek yunanı ve tüm askeri otoriteleri altüst etmiştir.
fili keşfeden timur, müthiş topları ile fatih sultan mehmed han, piyade kavramını icad eden mete han, sina çölünü pusulasız geçen yavuz sultan selim, kudüs fatihi selahaddin eyyubi, demir şanşölye otto von bismarck da mansiyon ödülleri sahipleri olsun.
1. cengiz han: süvari ile geliştirdiği savaş taktikleri ve coğrafya-haritacılık gibi alanlardaki ustalığı ile döneminin ve döneminden sonraki 200 yılın rakipsiz savaşçısıdır.
2. büyük iskender: askerliğin iki can damarı olan lojistik(ikmal yolları) ve işgal sonrası yönetim konusundaki becerisi ile tarihin o zamana kadarki en geniş imparatorluğunu kurmuş ve yönetmiştir. savaş kaybetmeden hindistana ulaşması kaynakları doğru yönetmek ve savaş alanında da deha olduğunu gösterir.
3. mustafa kemal atatürk: hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır sözü ile yeni çağ savaş taktiklerini toprağa gömen ve 1. dünya savaşı stratejilerini tarihten silen adamdır. yemende bir tümenle bir kolordu devirmiş, trablusgarpta sivil savunma ile italyan ordusunu bezdirmiş, çanakkale de sadece bir alay ile devasa savaş gemileri ile çıkarma yapan orduyu engellemiş, sakarya'da ise son derece donanımsız iki kolordu inanılmaz orantısız güç dezavantajına sahipken taarruz ederek yunanı ve tüm askeri otoriteleri altüst etmiştir.
fili keşfeden timur, müthiş topları ile fatih sultan mehmed han, piyade kavramını icad eden mete han, sina çölünü pusulasız geçen yavuz sultan selim, kudüs fatihi selahaddin eyyubi, demir şanşölye otto von bismarck da mansiyon ödülleri sahipleri olsun.
malawi deplasmanında hakemin alçakça doğradığı güney sudan'ımızın uganda'ya boruyu döşeyeceği maç.
aynı uganda, malawi'nin açıkça yattığı maçta ancak 2-0 galip gelebildi. ayrıca federasyonun (caf) genel sekreterinin şenessa m'erzikalu adında bir ugandalı olması da düşündürücü.
hiçbir şey tesadüf değil, birazcık şerefi olan şanlı güney sudan'ımızın yanında olur...
aynı uganda, malawi'nin açıkça yattığı maçta ancak 2-0 galip gelebildi. ayrıca federasyonun (caf) genel sekreterinin şenessa m'erzikalu adında bir ugandalı olması da düşündürücü.
hiçbir şey tesadüf değil, birazcık şerefi olan şanlı güney sudan'ımızın yanında olur...
bugün itibarıyla, 30 yaşında aldığım karardır.
hadi aklımın başıma geldiği yılları yuvarlak hesap 20 yaş olarak düşünelim. son 10 yıl çok çetin geçti sözlük.
hayata dair sosyal olaylarda, ilişkilerimde, arkadaşlıklarımda, ailemde, ülkeyle alakalı meselelerde her zaman manipülatif olmaktan uzak kalmaya, dinlemeye, anlamaya doğru olanı bulup onu yapmaya gayret ettim. oldu - olmadı - olamadı takdir muhataplarımın...
durmadan kendimi geliştirmeye çalıştım, okudum, öğrendim, çalıştım, uğraştım. aydınlandıkça mutsuz oldum, mutsuz oldukça başarıya odaklanıp daha çok aydınlandım. daha mutsuz oldum.
vasat, sıradan insanlarız biz. toplumun dayattıklarına karşı mücadele etmek yeldeğirmenleri ile savaşmakmış bunu anladım. sıradan semtlerde, sıradan alelerde doğan insanların harcı değil bu. günün sonunda çift hane maaşa aklı çıkacak beyaz yaka çalışanlarız çoğumuz. ya da çeki seneti bol esnaf veya eşek kuyruğu gibi ne uzayan ne kısalan memurlarız.
ben bırakıyorum. işine geldiği gibi konuşan, çıkarını gözeten, toplumun dayattıklarını harfiyen yerine getirip; buna göre evlenen, buna göre yaşayan ve toplumun kanatları altında güvende, kanaatkar mutluluklara razı bir adam oluyorum.
esasen dünyayı bugünkü haline getiren eşeklerin arasına katılıyorum. çobanlıktan yoruldum, kurtlar geldiğinde köylü götünün keyfindeydi. ben bırakıyorum usta.
size kolay gelsin. siz yorulup pes ettiğinizde, orta direğin en ortasında görüşürüz.
hadi aklımın başıma geldiği yılları yuvarlak hesap 20 yaş olarak düşünelim. son 10 yıl çok çetin geçti sözlük.
hayata dair sosyal olaylarda, ilişkilerimde, arkadaşlıklarımda, ailemde, ülkeyle alakalı meselelerde her zaman manipülatif olmaktan uzak kalmaya, dinlemeye, anlamaya doğru olanı bulup onu yapmaya gayret ettim. oldu - olmadı - olamadı takdir muhataplarımın...
durmadan kendimi geliştirmeye çalıştım, okudum, öğrendim, çalıştım, uğraştım. aydınlandıkça mutsuz oldum, mutsuz oldukça başarıya odaklanıp daha çok aydınlandım. daha mutsuz oldum.
vasat, sıradan insanlarız biz. toplumun dayattıklarına karşı mücadele etmek yeldeğirmenleri ile savaşmakmış bunu anladım. sıradan semtlerde, sıradan alelerde doğan insanların harcı değil bu. günün sonunda çift hane maaşa aklı çıkacak beyaz yaka çalışanlarız çoğumuz. ya da çeki seneti bol esnaf veya eşek kuyruğu gibi ne uzayan ne kısalan memurlarız.
ben bırakıyorum. işine geldiği gibi konuşan, çıkarını gözeten, toplumun dayattıklarını harfiyen yerine getirip; buna göre evlenen, buna göre yaşayan ve toplumun kanatları altında güvende, kanaatkar mutluluklara razı bir adam oluyorum.
esasen dünyayı bugünkü haline getiren eşeklerin arasına katılıyorum. çobanlıktan yoruldum, kurtlar geldiğinde köylü götünün keyfindeydi. ben bırakıyorum usta.
size kolay gelsin. siz yorulup pes ettiğinizde, orta direğin en ortasında görüşürüz.
Söyledikleri doğru, söyleyen adam yanlış.
yalnızlığın en karanlık saatinden daha karanlık hissettiren durumdur.
biz devlette okuduk da noldu. özele gönder. iş imkanı daha çok.
kesin var.
büyük marketlerde bile bulunmayan tabak gibi kocaman crunch çikolata.
deliği tek başına değil, bağlı olduğu bedenle, o bedendeki zihinle ve ruhla bir arada düşünürsen. sorun kalmıyor. dene.
bi uyutmadınız.
ne var?
ne var?
kalitedeki düşüşe katılmakla birlikte, dinime küfreden müslüman olsa demek geldi içimden. am göt meme muhabbeti ile hayatını geçirip sonra bunlara sahip olanların at koşturmasına kızmış beyimiz.
(bkz: japon askeri)
(bkz: japon askeri)
hatırlar mısınız kızlar? aslında soru anlamsız, hiç unutmamış olmalısınız...
Karanlık adamların zihinleri ve kalpleri eğlence parkına benzer. içine girdiğin anda farklı bir dünyada bulursun kendini, dış dünyayla ilişkin kesilir. Orada vakit geçirdikçe keyif alır, daha çok denemek daha çok kalmak istersin. Ödediğin bedeller ne kadar yüksek olursa olsun, gözünde değersizleşir, “ne için kazanıyoruz ki?” der ve devam edersin. Ta ki, sen yorulana ve parkın kapanış saati gelene kadar. Işıklar söner, etraf ıssızlaşır. Bütün gün eğlence ve keyif çığlıklarının yankılandığı bu yere ürkütücü bir sessizlik çöker. Sabahtan beri seni adrenalin ve coşkuya sürükleyen tüm oyuncaklar görkemli ve ürkütücü birer makine yığınına dönüşür. Kapılar ise kapanmış, sen çıkman gerektiğinin farkına vardığında, son görevli evine varmıştır bile. işte o zaman başlar karanlık adamlar, karanlık sıfatının hakkını vermeye.
Bütün geceyi o korkunç ve soğuk eğlence parkında geçirdiğinde, güneşin tekrar doğacağı mutlak gerçeğine dahi inancını kaybedersin. Kapıları açmak sadece parkın sahibinin tekelindedir, seni bir yerden ötekine sürükler, kafesin içindeki bir kuş kadar mahkumsundur. Kendini bir parlak ışığı takip ederken kapana kısılan bir böcek gibi hissedersin. Aslında gibisi fazla... Tam olarak durumun budur. Yine de her böcek içgüdülerine karşı koyamaz ve kapılır bu girdaba. işte senaryonun en acı sahnesi de burasıdır. Zihninde ve kalbinde ölümcül olabilecek yaralarla kurtulduğun bu kapanı, yeteri kadar zaman geçtikten sonra güzel anlarıyla hatırlar ve günü geldiğinde; bir “iyi ki” yapıştırır geçersin...
Karanlık adamların zihinleri ve kalpleri eğlence parkına benzer. içine girdiğin anda farklı bir dünyada bulursun kendini, dış dünyayla ilişkin kesilir. Orada vakit geçirdikçe keyif alır, daha çok denemek daha çok kalmak istersin. Ödediğin bedeller ne kadar yüksek olursa olsun, gözünde değersizleşir, “ne için kazanıyoruz ki?” der ve devam edersin. Ta ki, sen yorulana ve parkın kapanış saati gelene kadar. Işıklar söner, etraf ıssızlaşır. Bütün gün eğlence ve keyif çığlıklarının yankılandığı bu yere ürkütücü bir sessizlik çöker. Sabahtan beri seni adrenalin ve coşkuya sürükleyen tüm oyuncaklar görkemli ve ürkütücü birer makine yığınına dönüşür. Kapılar ise kapanmış, sen çıkman gerektiğinin farkına vardığında, son görevli evine varmıştır bile. işte o zaman başlar karanlık adamlar, karanlık sıfatının hakkını vermeye.
Bütün geceyi o korkunç ve soğuk eğlence parkında geçirdiğinde, güneşin tekrar doğacağı mutlak gerçeğine dahi inancını kaybedersin. Kapıları açmak sadece parkın sahibinin tekelindedir, seni bir yerden ötekine sürükler, kafesin içindeki bir kuş kadar mahkumsundur. Kendini bir parlak ışığı takip ederken kapana kısılan bir böcek gibi hissedersin. Aslında gibisi fazla... Tam olarak durumun budur. Yine de her böcek içgüdülerine karşı koyamaz ve kapılır bu girdaba. işte senaryonun en acı sahnesi de burasıdır. Zihninde ve kalbinde ölümcül olabilecek yaralarla kurtulduğun bu kapanı, yeteri kadar zaman geçtikten sonra güzel anlarıyla hatırlar ve günü geldiğinde; bir “iyi ki” yapıştırır geçersin...
Boş yapma hocaa, iş yap.
sıradan bir forma değildir. bir mirastır metin oktay'dan kalan. bir kültürdür.
ne yetenek ne çalışma ile hakedilir. milliyete de bakmaz o forma. karakter ile kazanılır, karakter ile taşınır. hiçbir maç sırılsıklam olmadan, çamur bulaşmadan çıkarılmaz.
bizi sevenleri üzmeyelim diyerek milyonları reddeden metin'lerin, jübile maçında bağcık bağlarken düğüne hazırlanan damat edasında elleri titreyerek hazırlanan hagi'lerin, ülkesinde savaş varken maça çıkan prekazi'lerin mirasıdır.
bir yandan da ihaneti kabul etmez bu forma, bir kere giydiysen bir daha çıkarılmaz, ömür boyu sırtında kalır ağırlığı.
yönetimler, teknik direktörler unutulur, 10 numaralar unutulmaz. bu formaya ihanet edenler de unutulmaz, sizi sevenlere bir daha bir zamanlar galatasaray'ın çocuğu olan arda gibi ihanet etmeyin. belinizi doğrultamazsınız, size yazık olur.
hakeden yoksa vermeyin baba, asın stadın kapısına, o formayı hayal eden milyonlarca çocuğa ilham olsun.
imza,
sizi sevenler.
ne yetenek ne çalışma ile hakedilir. milliyete de bakmaz o forma. karakter ile kazanılır, karakter ile taşınır. hiçbir maç sırılsıklam olmadan, çamur bulaşmadan çıkarılmaz.
bizi sevenleri üzmeyelim diyerek milyonları reddeden metin'lerin, jübile maçında bağcık bağlarken düğüne hazırlanan damat edasında elleri titreyerek hazırlanan hagi'lerin, ülkesinde savaş varken maça çıkan prekazi'lerin mirasıdır.
bir yandan da ihaneti kabul etmez bu forma, bir kere giydiysen bir daha çıkarılmaz, ömür boyu sırtında kalır ağırlığı.
yönetimler, teknik direktörler unutulur, 10 numaralar unutulmaz. bu formaya ihanet edenler de unutulmaz, sizi sevenlere bir daha bir zamanlar galatasaray'ın çocuğu olan arda gibi ihanet etmeyin. belinizi doğrultamazsınız, size yazık olur.
hakeden yoksa vermeyin baba, asın stadın kapısına, o formayı hayal eden milyonlarca çocuğa ilham olsun.
imza,
sizi sevenler.
türk erkekleri olarak bilimde sanatta ahlakta sporda dünyayı kendimize hayran bıraktığımız için, biraz geride kaldılar tabii.
vay mk ya.
siz hiç bağcılar, güngören, sultanbeyli, GOP, esenyurt, esenler, çinçin, yenidoğan, izmir kale gibi yerlerden geçmediniz mi beyoğlu bebeleri?
vay mk ya.
siz hiç bağcılar, güngören, sultanbeyli, GOP, esenyurt, esenler, çinçin, yenidoğan, izmir kale gibi yerlerden geçmediniz mi beyoğlu bebeleri?
üzülün lan sadece üzülün, şifa dileyin gerizekalılar. yok kız kaşarmış yok çocuk aptalmış. çocuk lan bunlar. amına koduğumun gevşekleri sizi. delirttiniz lan beni de.
allah bildiği gibi etsin lan sizi her boka söyleyecek bir lafı olan mallar, o kız kaşarsa siz daha kaşarsınız, o çocuk malsa siz önde gidenisiniz. o çocuklar sizden vicdanlıdır amına koyim.
allah bildiği gibi etsin lan sizi her boka söyleyecek bir lafı olan mallar, o kız kaşarsa siz daha kaşarsınız, o çocuk malsa siz önde gidenisiniz. o çocuklar sizden vicdanlıdır amına koyim.
kendi elimden gavurdağı salataya süs yapmış biri olarak tavsiye etmem.
e biz de sana sırf baban ananı siktiği için tahammül ediyoruz? nedir yani...
ooo... ne aldıkları para kadar adam oldukları kalmış, ne dil kabiliyetleri kalmış.
ulan adamlar kahve hazırlıyor. kah-ve.
işini yapıyor, para kazanıyor. sipariş alıyor, ödeme alıyor ve kahve yapıyor sana. bu yani.
3 dklık proseste ego gözlemleyecek kadar ne yaşadın, neye bu kadar içerledin a pezevenk?
peşinden de hemen sözlük bokları damlamış. kendi parasını kazanmayan yazmasın lan bu başlığa. emek düşmanı götelekler sizi. sütlü kahveye 13 lira verdiniz diye herkes taşaklarınızı okkalamak zorunda mı?
te allam ya.
ulan adamlar kahve hazırlıyor. kah-ve.
işini yapıyor, para kazanıyor. sipariş alıyor, ödeme alıyor ve kahve yapıyor sana. bu yani.
3 dklık proseste ego gözlemleyecek kadar ne yaşadın, neye bu kadar içerledin a pezevenk?
peşinden de hemen sözlük bokları damlamış. kendi parasını kazanmayan yazmasın lan bu başlığa. emek düşmanı götelekler sizi. sütlü kahveye 13 lira verdiniz diye herkes taşaklarınızı okkalamak zorunda mı?
te allam ya.