bugün

/636
olmazsa olurlarımdandır.
eğer aşk onu nasıl deli gibi sevdiğini söyleyip hayır cevabını almaksa karşılıksız aşka dönüşür -ki sıkça başıma gelen olaydır-.
(bkz: kalp krizi)
kendisini hic taniyamadigim, yasamayi beceremedigim, yani benim abim; hic bilmedigim bir duygu yada olgudur.

sanilmasin ki hic kizarkadasim, sevgilim!, iliskim, cocugumun annesi filan olmadi.. hepsi oldu da ben cok hizli yasadim diye bunlari, aski arada kacirdimmi acep, bilemiyorum, benim abim!
çıktığın olur.gezersin eğlenirsin de.ama seni ağlattığı zaman ya da yanında olmayınca en zor zamanında yağmurlu bir akşam üstü kafanı çevirip baktığında ıslak sokağa keşke şimdi olsaydı işte burda yanımda dediğinde aslında hiç olmadığını anladığın duygudur.bırak gitsin.çünkü o akşam seni kirli sokaklarla bir tutmuştur yarim dediğin.senin gözyaşların ıslatmıştır yüzünü kirli sokakları ise yağmurlar.ikiniz de üşüyorsunuz.sokakları düşünme sabah olur geçer.ama senin sabahın ağlatansa seni söyle gelse de olur mu herşey eskisi gibi??
zordur,imkansızdır...ama yine de yaşamaktır herşeye rağmen,nefes almaktır...ölümünü izleyeceğini bile bile bir gün kendi ellerinde boğacağını bile bile bir cinnet anında,derininde koklamaktır en canalıcı duyguları..
aşk bazen, sevgiliyle aynı minibüste yan yana seyahat ederken sevgilinin inmesinden sonra tekli koltuğa geçmektir... yalnızlıktır...
ya vardır ya da yoktur.
varsa da aşığım yüzü mürmetine kurban olduğuma,
yoksa da hayran olduğum hayallerimin en yücesine...
aşk başka nedir ki?
dolu dolu yaşamak gerekir...
çok saçma birşey; etkisi geçince ulen, bu salaklıkları ben nasıl yaptım diye inlersiniz.
iktidar savaşı.
kişisel hormonlarımızın bizi yönlendirmesi ile oluşan kadın, erkek veya başka cinsiyetlere sevgi duymasına aşk denir.
hayatta gerçek olduğuna inanmadığım şey.
aşkı kısaca: " anlarsın aşkın intikam almak değil, ihanet olduğunu. Asıl sebebi de budur zaten, kaybedişinin umudunu. " şeklinde ifade edebiliriz.
insanın bencillik duygusunu öldüren bir hazdır.
reklamcıların fileli çorap satabilmek için uydurdukları bi yalandır.
aşk; öldürmeyecek kadar tutkulu süründürecek kadar tehlikeli bir süreçtir.
aşk ilk andan itibaren; alışkanlıktır, vazgeçilmezdir, sevginin büyümesidir, tükenmeyendir, anlayıştır, benzerliktir, güvendir, kalp çarpıntısının son safhasıdır, mide krampıdır. hayatın tadıdır, hayatın manasıdır, korumaktır, tektir, eşsizdir, milattır, renktir, lezzettir, ilktir, en güzel andır, kabullenmektir, dokunmaktır, sevmektir, uyumdur, tutkudur, herşeydir. başlangıç ve sondur. aşkla başlamışsa hikaye her daim güzel sonlanır. ömür geçer aşık olduğunuz insanla. yeri dolmayacak en güzel duygudur. hele ki aşık olmuşsanız 'en değerliye' dünyanın en mutlu insanı olmuşsunuzdur.
iç açılarının toplamı 180 değildir. içinde açı falan da yoktur zaten.
yaşadıkça var oluyor.
en yüce değerdir. ilahi ya da beşeri fark etmez.
hergün bir diğer jamais vu halinden başka birşey olmayan bende bütün inandırıcılığı kaybetmiş yalnızlığı kalabalıkta bile aktive eden bir garip ruh durumu. iyi yönleride varmış diyorlar henüz benim matrix ime ayak basamadı. sanki ayak bastı diyeti keseceğim.
gerçek aşk 16 17 yaşında olur.Çünkü hiçbirşeyin önemi olmaz ne ailesi ne okuduğu okul ne yaşam tarzı ne cinsellik ne parası pulu serseri olması aşık olmak için engel değildir.Sadece gözgöze gelmek sevmektir belkide bu yuzden ilk aşklar bu kadar değerldir.
sıradan bsit birşey. herkes ulaşabiliyor. herkes birilerine aşık olabiliyor.
" Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan aşıksın. " (bkz: başucumda müzik)
© copyright 2005 - 2026