bugün
- borsa istanbul20
- iltica22
- yulaf lapası vs tost7
- fon vurgunu54
- ekmek için ekmeleddin7
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği45
- berat albayrak'a iftira atılması11
- mandalina çıkmış arkadaşlar6
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- mekke kutsal mıdır sorunsalı9
- küçük memeli kızların yaşama amacı4
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi12
- from gold from dust34
- 1 gün diyetteyim4
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır6
- kürt dizilerinin tutmaması11
- üçkağıtçının kralısın moderatör2
- köylülük7
- yüksek enflasyon5
- deli6
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması8
- en iyi çakmak markası8
- küçük memeli3
- hulk gerçek mi6
- yazarların 1 milyon dolar için yapacağı şok şeyler5
- günün sözü10
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati5
- sabahın bir vakti çay içen insan köylüdür6
- bütün sözlük kızlarının gocu'nun peşinden koşması4
- fuhuştan yakalanan sınıf öğretmeni6
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi7
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- sen nehrine siz diyen cahil2
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- redbull içip camdan atlayan çocuk3
- tmo'ya ait buğdayın lisanslı depolardan çalınması4
- tayyiple yatıp tayyiple kalkmak5
- vurdurmaya meyilli araba5
- mağazadan ürün değiştirme paradoksu3
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak6
- eski sevgilisi için sahibinden com'a ilan vern kız4
- sabahları 2 kilo bioxcin içen gürbüz genç3
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- queen ravenna ifşası15
- akepe dönemi16
- yönlendirilmiş panspermia teorisi ve uzaylılar2
- türkiye'nin mekke ve bedir ittifakı hamlesi4
- kolye143
- akapekaka3
cinlere, şeytana, perilere ve de ''cihad'' karşılığında vaad edilen ''göğüsleri yeni tomurcuklanmış kız cocukları ile'' ilişkiye girileceğine inanmamak,
musa'nın bir el işaretiyle kızıldeniz'i yarması,
12 yaşında bir çocuk olan meryem'in ''ruh''tan hamile kalarak isa'yı dünyaya getirmesi,
kuran'da sıkca adı geçen şeytan'ın ezan sesini duyunca ''zart'' diye yellenecek bir varlık olması... gibi hikayeleri mantık dışı bulmaktır.
musa'nın bir el işaretiyle kızıldeniz'i yarması,
12 yaşında bir çocuk olan meryem'in ''ruh''tan hamile kalarak isa'yı dünyaya getirmesi,
kuran'da sıkca adı geçen şeytan'ın ezan sesini duyunca ''zart'' diye yellenecek bir varlık olması... gibi hikayeleri mantık dışı bulmaktır.
ateizm, gerçeklere inanmaktır;
sümer uygarlığına ait yazılı tabletlerin bulunması ve bu tabletlerin içeriğinin çözülmesiyle tek tanrılı dinlerin kaynağı da açığa çıkmıştır.
sümer mitolojilerindeki tanrılar değişime uğrayarak semavi dinlerde yer almışlardır.
adem-havva, havva'nın adem'in kaburgasından yaradılışı, evrenin yaradılışı, habil-kain cinayeti, cennetten kovulma, babil kulesi, tek dil, tufan, melekler, cennet, cehennem... hepsi sümer mitolojilerinden tevrat ve kuran'a aktarılmıştır.
sümer krallarının görkemli sarayları semavi dinlerin tanrısının camilerine, kiliselerine dönüşmüştür.
camilerin ve minarelerin üstündeki yarım ay, sümer ay tanrısının sembolüdür...
sümer dinlerindeki tanrıların yeryüzündeki elçisi olan kralların yerini peygamberler almıştır.
sümer uygarlığına ait yazılı tabletlerin bulunması ve bu tabletlerin içeriğinin çözülmesiyle tek tanrılı dinlerin kaynağı da açığa çıkmıştır.
sümer mitolojilerindeki tanrılar değişime uğrayarak semavi dinlerde yer almışlardır.
adem-havva, havva'nın adem'in kaburgasından yaradılışı, evrenin yaradılışı, habil-kain cinayeti, cennetten kovulma, babil kulesi, tek dil, tufan, melekler, cennet, cehennem... hepsi sümer mitolojilerinden tevrat ve kuran'a aktarılmıştır.
sümer krallarının görkemli sarayları semavi dinlerin tanrısının camilerine, kiliselerine dönüşmüştür.
camilerin ve minarelerin üstündeki yarım ay, sümer ay tanrısının sembolüdür...
sümer dinlerindeki tanrıların yeryüzündeki elçisi olan kralların yerini peygamberler almıştır.
insanın hayatındaki kötü tecrübelerin sıklığı ile bağlantılı olabilir zira bir yerden sonra insan sadece sorgulamaya başlıyor...
bir nevi hastalıktır. tanrının varlığını çorbanın içindeki tuz olarak algılarsak, ateist anca grip olmup, koku duyusunu kaybetmiş bir hasta olarak düşünebilir. burun koklamadıktan sonra tuzun tadını almak imkansızdır. kalp hissetmedikten sonra o'na ulaşmak mümkün değildir.
bir insanın zihinsel olarak aydınlığı ve bilimi yakalayabileceği son noktadır.
ne hastalıktır ne odunluktur. bir insan ateist ise o anca ve anca kendi görüşüdür. ve bu görüş diğer insanların yorumlarına kapalıdır.
ne olduğu anlaşılamamış durumdur. şizofrenler de zaten hastayım demez, bütün saçmalamaları onların anca ve anca kendi görüşleridir. lakin kazın ayağı öyle değil. böyle.
hakkında çok fazla kafa yorulacak bir düşünce biçimi olamamasına rağmen, benimsemeyenlerin benimseyenlerden çok konuştukları, kafa yordukları hede. galiba bunu bu hale getiren de kendini aydın sanan denyoların laiklikle karıştırmaları, sağda solda populer olmak için dillendirmeleridir. bakalım diğer tarafa gittikleri, yaradanla karşılaştıkları zaman ne diyecekler?
insanoğlunun çamurdan yaratıldığını reddettiği için ülkemizde taşak konusu olmuş gerçeklik...
big bangi reddetmek.
Yüz sene veya bin sene önce neredeysek,ne hissediyorsak ;yüz sene,bin sene sonra ordayız ve aynı şeyleri hissediyor olacağız.
Gerçeğinin soğuk ve korkutucu hissiyatını anlamaktır.Ne ilimdir,ne bir bilgi;ne karşıtlıktır,ne bir duruş(politik ateizm bambaşka birşeydir karıştırmamak lazım).Sonrasızlığa inanmak,gerçek inananlar açısından yalnızca acınacak bir durum olarak algılanabilir.
Nietzsche'yi,Ömer hayyam'ı anlamaktır.
Gerçeğinin soğuk ve korkutucu hissiyatını anlamaktır.Ne ilimdir,ne bir bilgi;ne karşıtlıktır,ne bir duruş(politik ateizm bambaşka birşeydir karıştırmamak lazım).Sonrasızlığa inanmak,gerçek inananlar açısından yalnızca acınacak bir durum olarak algılanabilir.
Nietzsche'yi,Ömer hayyam'ı anlamaktır.
bana zamanında bir arkadaşımın sorduğu soruyu hatırlatması suretiyle epeyce geniş boyutlara ulaştığından şahsımda, ve dahi insanda şüphe bırakmayan kavram. şöyleydi arkadaşımın sorusu:
"olm dissection section'in olumsuzu mu oluyor?"
gavur tabir eder ya "point of wiev" diye; noktamizi da belirlediysek sorabiliriz:
ateizm (bkz: gayri müslim) gibi bişey mi oluyor bu durumda?
ve ateistlerin içindeki korkunç bosluğu düşünün öylesine bir boşluk ki her şeyi yutuyor.
tam bir paradoks.
"olm dissection section'in olumsuzu mu oluyor?"
gavur tabir eder ya "point of wiev" diye; noktamizi da belirlediysek sorabiliriz:
ateizm (bkz: gayri müslim) gibi bişey mi oluyor bu durumda?
ve ateistlerin içindeki korkunç bosluğu düşünün öylesine bir boşluk ki her şeyi yutuyor.
tam bir paradoks.
"we will not repent - this is our religion"
slipknot - i am hated
slipknot - i am hated
yeteri kadar kapsayıcı olduğunu düşünmediğim kavram.
şöyle ki:
ateizm, tanrı'nın varlığına inanmamak, yani tanrı yok demek.
peki şöyle düşünen adamın durumunu açıklayan kavram nedir:
1)agnostik, yani tanrı var yok bilemeyiz diyor.
2)tanrı yoksa "sktir et zaten" diyor.
3)beri yandan tanrı varsa bile "şeyimden aşşağa kasımpaşa, gitsin adam olsun öyle gelsin" diyor.
nedir bu adamı kapsayan kavram?
şöyle ki:
ateizm, tanrı'nın varlığına inanmamak, yani tanrı yok demek.
peki şöyle düşünen adamın durumunu açıklayan kavram nedir:
1)agnostik, yani tanrı var yok bilemeyiz diyor.
2)tanrı yoksa "sktir et zaten" diyor.
3)beri yandan tanrı varsa bile "şeyimden aşşağa kasımpaşa, gitsin adam olsun öyle gelsin" diyor.
nedir bu adamı kapsayan kavram?
çocukken sahip olduğum düşüncenin bir alt versiyonu. evet öyle.
eskiden allah yok mu acaba? lan varsa niye görünmüyor? diye sorular sorardım kendime ve cevabını kendi içimde arardım. engin düşüncelerim sonucunda şu kanıya varmıştım: bu dünya yalnızca benim hayal ürünüm ve ben dünyayı sanal bir joystickle bilinçsiz olarak yönlendiriyorum*. düşüncelerimin türevini aldığım zaman sonuç hep karanlıktı. o karanlık içerisinde beliren tek tük simalar vardı. kimdi bunlar? benim oyunuma ortak olmak isteyen başkaları mıydı?...
çocuk aklı işte
eskiden allah yok mu acaba? lan varsa niye görünmüyor? diye sorular sorardım kendime ve cevabını kendi içimde arardım. engin düşüncelerim sonucunda şu kanıya varmıştım: bu dünya yalnızca benim hayal ürünüm ve ben dünyayı sanal bir joystickle bilinçsiz olarak yönlendiriyorum*. düşüncelerimin türevini aldığım zaman sonuç hep karanlıktı. o karanlık içerisinde beliren tek tük simalar vardı. kimdi bunlar? benim oyunuma ortak olmak isteyen başkaları mıydı?...
çocuk aklı işte
bazı embesillerin Atatür ile alakalı birşey sandıkları kelime.*
"tanrısızlık" ateizmin bir parçası mıdır bilmiyorum. ama ateizm, tanrının varlığına inanmamak şeklinde kabul gördüğü için bence ondan ayrılır. hatta bu kavramı ben bile uydurmuş olabilirim.
(bkz: tanrısızlık)
(bkz: tanrısızlık)
agnostikliğin bi level öncesi.
dinin kötüye kullanılışına karşı bir tepki şeklinde ortaya çıkar... malum iktidar/lar kendileriyle çelişir...
dinlerle ya da dincilerle tartısma icinde olan-reddeden bir "izm".
bunun bir de "agnostisizm" diye bir versiyonu vardır,o tartısmaya girmeye bile usenir.
gercek butun bunların dısındadır ve olan biteni seyreder, arada gulumser.
(bkz: colden gelen din)
(bkz: ciki ciki teorisi)
bunun bir de "agnostisizm" diye bir versiyonu vardır,o tartısmaya girmeye bile usenir.
gercek butun bunların dısındadır ve olan biteni seyreder, arada gulumser.
(bkz: colden gelen din)
(bkz: ciki ciki teorisi)
insanları avutmayan, onlara bu dünya'dan sonrası için değil hayatları için şans veren, onlara güvenen ve onları şeytan'ın meleğin elinde oyuncak etmeyen, cennet'i bu dünya'da bulmalarını öğütleyen düşünce.
" tanrı yadsımasıyla ateizm, aynı zamanda da insanın en kuvvetli onanması, insan sayesinde de hayatın, amacın ve güzelliğin ebediyen onanmasıdır." emma goldman
bir dindir. kimse kusura bakmasın ama öyledir. şimdi herhangi bir dine saldırmak ateistlere ya da ateizme ne kazandırır onu anlayamadım ben.
sen bir tanrıtanımazsın dostum, köküne kadar özgürsün. dinlere inanan insanlara göre ayrıcalıklısın madem niye iki lafından biri allah öbürü kitap. bir de ben hiç hristiyanlığa ya da yahudiliğe saldıran ateist görmedim nedense. ben psikopatım galiba.
zaten iq düzeyin çok yüksek ilahi emir denen saçmalıkların senin üzerinde bir bağlayıcılığı olmadığını ben değil sen söylüyorsun. e o zaman neden tanrının aslında bir saçmalıktan ibaret olduğunu insanlara kabul ettirmek gibi bir derdin var. git kelebek avla, piknik yap, güneşlen, denize gir, seks yap kafana göre takıl. insanda bir merak oluşuyor sen böyle tanrı da tanrı deyince acaba bu ibne kendi kendini ikna etmek için sürekli bir atraksiyon halinde mi diye.
vallaha ben müslümanım bir ateist kadar allah dememişimdir bugüne kadar. allahım sen affet ya rab. bu nedir ya?
sen bir tanrıtanımazsın dostum, köküne kadar özgürsün. dinlere inanan insanlara göre ayrıcalıklısın madem niye iki lafından biri allah öbürü kitap. bir de ben hiç hristiyanlığa ya da yahudiliğe saldıran ateist görmedim nedense. ben psikopatım galiba.
zaten iq düzeyin çok yüksek ilahi emir denen saçmalıkların senin üzerinde bir bağlayıcılığı olmadığını ben değil sen söylüyorsun. e o zaman neden tanrının aslında bir saçmalıktan ibaret olduğunu insanlara kabul ettirmek gibi bir derdin var. git kelebek avla, piknik yap, güneşlen, denize gir, seks yap kafana göre takıl. insanda bir merak oluşuyor sen böyle tanrı da tanrı deyince acaba bu ibne kendi kendini ikna etmek için sürekli bir atraksiyon halinde mi diye.
vallaha ben müslümanım bir ateist kadar allah dememişimdir bugüne kadar. allahım sen affet ya rab. bu nedir ya?
deizm ile cok karistirilan inanc seklidir.
tanrı nedir? gerçekten var mı?
insanlar başını kapatmadığı için cehennemde yanacaklar mı?
kadınların suçu ne?
niye kadınlar erkekler tahrik olmasın diye bol şeyler giymek, saçını kapatmak zorunda?
yoksa tanrı erkek mi?
o yüzden mi erkeklerden yana?
niye kadınlarda zar var da erkeklerde öyle bir şey yok?
tanrı kadınlara güvenmiyor mu?
bu sorularla çok fazla boğuştum yıllarca. inanç sadece namaz kılıp oruç tutmak mı? ya da bayanlar için başını örtmek mi? başını örtmeyen kadınlar inançsız mı demek oluyor?
inancın tanımı bu olmamalı diye düşünüyorum. alkol kullanıyorsam cehennemde yanacak mıyım? kendi evimde, tek başıma ya da fark etmez herhangi başka kişilerle kimseye zarar vermeden içiyorsam benim ne günahım var? kime ne yapıyorum da günahkarım?
kimi insanlar doğarken zengin doğuyorlar. kimileri ise fakir doğuyor. bu fakir, ölmemek, karnını doyurmak için hırsızlık yaptığında günahkar mı? onun suçu ne? buradaki adaletsizlik değil mi? diğeri zaten zengin, bir şey çalmaya ihtiyacı zaten yok. arasındaki statü farkı niye? ikisi de öldüğünde bunlar da göz önünde tutulacak mı?
başı kapalı olup içi kötü olan bir sürü insan var. ama açık giyinip çok saf, temiz kalpli olan insanlar da var.
hangisi daha günahkar?
insanlar cehennemde yanmamak için mi ibadet ediyor? ki bence %90 kesim öyle.
cehennem korkusu değil mi bu?
bu bir çıkar ilişkisi değil mi? ben sana ibadet edeyim, sen beni cennete al.
tanrı insanları niye çıkar ilişkisine teşvik ediyor? herkesi serbest bıraksaydı, hiç bir kural koymasaydı, herkesin yaşam şekline ve kalitesine göre, hiç bir baskı oluşturmadan onları kendi halleriyle değerlendirmesi daha objektif ve adil olmaz mıydı?
niye bazı insanlar doksan yaşına kadar yaşıyor da bazıları daha altı yaşında ölüyor?
çocuklar ölünce direkt cennete gidiyorlarsa, o adamın doksan yaşına kadar yaşayıp (belki de) günahkar olması, ne kadar adil? o yaşına kadar çok kötü günler geçirip, acı çekip niye hala cehenneme gidebiliyor? bu ne tür bir ceza?
diğeri niye altı yaşında ölüp hemen cennete gidebiliyor? ya da hayattan alabileceği zevkleri niye yaşayamıyor?
bu ne kadar adil?
ben şu anda rahat bir hayat sürüp keyfime bakarken, afrikalı çocukların suçu ne?
onlar hırsızlık yapınca cehenneme mi gidecekler?
onların afrikada yaşamasına sebep olan tanrı, bu konuda ne kadar adil?
ben, başımı kapatmıyorum diye, beni sokakta gören kaç erkek tahrik olur sizce?
bir şeyi ne kadar kısıtlarsanız, o şeye o kadar aç yetişmezler mi insanlar?
saç telinden tahrik olan kaç erkek vardır?
eğer tanrının koyduğu kurallardan birisi de ellerin kapalı olması gerektiği olsaydı, bir erkek bir bayanın elini görünce de tahrik olmaz mıydı?
bu kadar sınırlamalardan sonra, insanlar cinselliğe daha aç yetişmezler mi?
bazı tesettürlü kardeşlerimiz, imam nikahı kıyıp her hafta başka bir adamla birlikte de olabiliyorlar. sonuçta günah mı dinimizce? hayır. niye? çünkü imam nikahı var arada. peki kendi bekaretini sevdiği kişiye veren bir kız mı günahkar?
bekaret, iki bacak arasında mıdır?
bu, tanrıyı kandırmaya çalışmak değil mi?
peki tanrı kandırılır mı?
dünyanın bu adaletsizliğinde, sizce kim günahkar? bunu kim, nasıl ölçüp biçmeli ki adil bir sonuca varabilsin?
tanrı kendisini yargılayabilir mi?
bu adaletsizliklerden dolayı kendisini sorgulayabilir mi?
bir insan düşünelim. tanrı nın kurallarına harfi harfine uyan bir bayan olsun bu kişi. zekat vermiş, tesettürlü, hacca gitmiş, namazını hiç aksatmamış vs. vs. bu bayan, öldüğü zaman tanrı nın ona "tamam sen günahkar değilsin, cennete gideceksin" diyeceğinden emin misiniz?
veya tanrı nın "ben sana bir akıl verdim. ama sen hiçbir şeyi irdelemeden harfi harfine yaptın. düşünmedin hangisi mantıklı hangisi mantıksız diye. sadece çıkar ilişkisi için bütün emirlerime uydun. sadece cennete gidebilmek için" demeyeceğinden kim emin olabilir?
affınıza sığınarak yazdım tüm bunları. şimdi yorumu size bırakıyorum. sizce ben ateist miyim? ya da ateist değilsem tanrı ya niye isyan ediyorum? tüm bunların sorumlusu kim?
insanlar başını kapatmadığı için cehennemde yanacaklar mı?
kadınların suçu ne?
niye kadınlar erkekler tahrik olmasın diye bol şeyler giymek, saçını kapatmak zorunda?
yoksa tanrı erkek mi?
o yüzden mi erkeklerden yana?
niye kadınlarda zar var da erkeklerde öyle bir şey yok?
tanrı kadınlara güvenmiyor mu?
bu sorularla çok fazla boğuştum yıllarca. inanç sadece namaz kılıp oruç tutmak mı? ya da bayanlar için başını örtmek mi? başını örtmeyen kadınlar inançsız mı demek oluyor?
inancın tanımı bu olmamalı diye düşünüyorum. alkol kullanıyorsam cehennemde yanacak mıyım? kendi evimde, tek başıma ya da fark etmez herhangi başka kişilerle kimseye zarar vermeden içiyorsam benim ne günahım var? kime ne yapıyorum da günahkarım?
kimi insanlar doğarken zengin doğuyorlar. kimileri ise fakir doğuyor. bu fakir, ölmemek, karnını doyurmak için hırsızlık yaptığında günahkar mı? onun suçu ne? buradaki adaletsizlik değil mi? diğeri zaten zengin, bir şey çalmaya ihtiyacı zaten yok. arasındaki statü farkı niye? ikisi de öldüğünde bunlar da göz önünde tutulacak mı?
başı kapalı olup içi kötü olan bir sürü insan var. ama açık giyinip çok saf, temiz kalpli olan insanlar da var.
hangisi daha günahkar?
insanlar cehennemde yanmamak için mi ibadet ediyor? ki bence %90 kesim öyle.
cehennem korkusu değil mi bu?
bu bir çıkar ilişkisi değil mi? ben sana ibadet edeyim, sen beni cennete al.
tanrı insanları niye çıkar ilişkisine teşvik ediyor? herkesi serbest bıraksaydı, hiç bir kural koymasaydı, herkesin yaşam şekline ve kalitesine göre, hiç bir baskı oluşturmadan onları kendi halleriyle değerlendirmesi daha objektif ve adil olmaz mıydı?
niye bazı insanlar doksan yaşına kadar yaşıyor da bazıları daha altı yaşında ölüyor?
çocuklar ölünce direkt cennete gidiyorlarsa, o adamın doksan yaşına kadar yaşayıp (belki de) günahkar olması, ne kadar adil? o yaşına kadar çok kötü günler geçirip, acı çekip niye hala cehenneme gidebiliyor? bu ne tür bir ceza?
diğeri niye altı yaşında ölüp hemen cennete gidebiliyor? ya da hayattan alabileceği zevkleri niye yaşayamıyor?
bu ne kadar adil?
ben şu anda rahat bir hayat sürüp keyfime bakarken, afrikalı çocukların suçu ne?
onlar hırsızlık yapınca cehenneme mi gidecekler?
onların afrikada yaşamasına sebep olan tanrı, bu konuda ne kadar adil?
ben, başımı kapatmıyorum diye, beni sokakta gören kaç erkek tahrik olur sizce?
bir şeyi ne kadar kısıtlarsanız, o şeye o kadar aç yetişmezler mi insanlar?
saç telinden tahrik olan kaç erkek vardır?
eğer tanrının koyduğu kurallardan birisi de ellerin kapalı olması gerektiği olsaydı, bir erkek bir bayanın elini görünce de tahrik olmaz mıydı?
bu kadar sınırlamalardan sonra, insanlar cinselliğe daha aç yetişmezler mi?
bazı tesettürlü kardeşlerimiz, imam nikahı kıyıp her hafta başka bir adamla birlikte de olabiliyorlar. sonuçta günah mı dinimizce? hayır. niye? çünkü imam nikahı var arada. peki kendi bekaretini sevdiği kişiye veren bir kız mı günahkar?
bekaret, iki bacak arasında mıdır?
bu, tanrıyı kandırmaya çalışmak değil mi?
peki tanrı kandırılır mı?
dünyanın bu adaletsizliğinde, sizce kim günahkar? bunu kim, nasıl ölçüp biçmeli ki adil bir sonuca varabilsin?
tanrı kendisini yargılayabilir mi?
bu adaletsizliklerden dolayı kendisini sorgulayabilir mi?
bir insan düşünelim. tanrı nın kurallarına harfi harfine uyan bir bayan olsun bu kişi. zekat vermiş, tesettürlü, hacca gitmiş, namazını hiç aksatmamış vs. vs. bu bayan, öldüğü zaman tanrı nın ona "tamam sen günahkar değilsin, cennete gideceksin" diyeceğinden emin misiniz?
veya tanrı nın "ben sana bir akıl verdim. ama sen hiçbir şeyi irdelemeden harfi harfine yaptın. düşünmedin hangisi mantıklı hangisi mantıksız diye. sadece çıkar ilişkisi için bütün emirlerime uydun. sadece cennete gidebilmek için" demeyeceğinden kim emin olabilir?
affınıza sığınarak yazdım tüm bunları. şimdi yorumu size bırakıyorum. sizce ben ateist miyim? ya da ateist değilsem tanrı ya niye isyan ediyorum? tüm bunların sorumlusu kim?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar