bugün
- merfulu gitmesin kampanyası10
- nervio moderatör olsun kampanyası9
- gammazların tarafsız olması gerekliliği10
- kızların kıvırcık saçlı erkeklere olan zaafı5
- öykü serter5
- ismet gürbüz5
- arabayı yavaş süren tipler10
- arkadaşlar moderatör oluyorum5
- hatırladığınız en eski anı4
- beni seven yazarlar6
- iltifat mı hakaret mi belli olmayan kelimeler5
- tahsildaroglu peyniri3
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay12
- yakışıklı erkeklerin gay olması8
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor7
- 20 ağustosta boşalma davam var3
- queen feristah9
- zam var diye gece benzinciye gitmek6
- 60 yıllık ömrümün kalması4
- uludağ sözlük için öneriler6
- maykıl2
- liseden arkadaşlar4
- cuheyman el uteybi2
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor14
- limonata2
- sarhoşken sokak hayvanlarıyla arkadaşlık etmek4
- online yazarlar neden yazmıyor11
- arkadaşlar düzeldi mi2
- tamer karadağlı4
- true çaylak olsun kampanyası13
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj9
- nutuk'un özel olmayan baskısı3
- tarık tarcan5
- arkadan yanaşıp selektör yapan it10
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite13
- sözlük içi konularda başlık açamamak2
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması5
- küçük prens okuyan yetişkin erkek5
- yılbaşına az kalması6
- ibne miyim acaba diye sorgulamak9
- kavga ediyor numarası yapan yazarlar6
- sürekli güler yüzle dolaşan tip11
- debe'nin nick altı entry dolması4
- velvet57
- misafirlikte tuvalete gitmek4
- sözlük yazarlarının çayları9
- ilk fırsatta fahri trafik müfettişi olacağım5
- yeni parti39
- mirc2
- gocu22
"atmosfer basıncından yoksun kalsa bedenimiz kim bilir nasıl patlardı demek ki, insanların çabalarının elinden zor zamanların, yokluğun, iğretinin ve mağrurluğun yarattığı baskı alınsa, patlayacak derecede olmasa dahi, dizginsiz deliliğe ve çılgınlığa sürükleyecek derecede, taşkınlıklar artardı. anlaşılıyor ki, her insanın, her zaman bir miktar sıkıntı, acı veya derde ihtiyacı vardır. tıpkı geminin düzgün ilerleyebilmek için bir miktar ağırlığa ihtiyaç duyduğu gibi.
iş, zorluk, dert ve yokluk insanların hemen hemen tümünün yaşamı boyunca kaderidir. buna karşın tüm isteklerimiz, arzu eder etmez gerçekleşseydi, insan hayatını nelerle dolduracak, nelerle meşgul olabilecekti. insanlığı her şeyin kendiliğinden yetişip büyüdüğü, güvercinlerin kızartılmış olarak etrafta uçuştuğu ve herkesin sevdiği kişiye hemen kavuştuğu bir yerde tasavvur edin: böyle bir yerde insanların bir bölümü can sıkıntısından ya ölür ya da intihar eder, geri kalanlar da birbirleriyle savaşır, birbirlerinin gırtlaklarına sarılır ve cinayet işlerlerdi. bu ise, normal hayatta var olandan daha çok acı doğururdu. demek ki, insanoğluna en çok yakışan yer ve varlık biçimi, yine yaşadığı yer ve sahip olduğu varlık biçimidir."
iş, zorluk, dert ve yokluk insanların hemen hemen tümünün yaşamı boyunca kaderidir. buna karşın tüm isteklerimiz, arzu eder etmez gerçekleşseydi, insan hayatını nelerle dolduracak, nelerle meşgul olabilecekti. insanlığı her şeyin kendiliğinden yetişip büyüdüğü, güvercinlerin kızartılmış olarak etrafta uçuştuğu ve herkesin sevdiği kişiye hemen kavuştuğu bir yerde tasavvur edin: böyle bir yerde insanların bir bölümü can sıkıntısından ya ölür ya da intihar eder, geri kalanlar da birbirleriyle savaşır, birbirlerinin gırtlaklarına sarılır ve cinayet işlerlerdi. bu ise, normal hayatta var olandan daha çok acı doğururdu. demek ki, insanoğluna en çok yakışan yer ve varlık biçimi, yine yaşadığı yer ve sahip olduğu varlık biçimidir."
Kendisine göre allah fikri musevilerce icat edilmiş, daha sonra hristiyanlığa ve islamiyete geçmiştir, Aynı şekilde esasen bu iki din judaizm denen musevilik çeşidinin birer kolundan başka bir şey değildir.
Kaynak: kraft und stoff, Louis büchner.
Kaynak: kraft und stoff, Louis büchner.
m. serdar kuzuloğlu sayesinde keşfettiğim alman akıl önderi, filozof.
tüm alıntılarına göz atmakta fayda var: https://tr.wikiquote.org/wiki/Arthur_Schopenhauer
ama beni en çok etkileyen, hep söylediğim ama ben söylediğimde siktir ordan tepkisi aldığım şu alıntısı:
--spoiler--
Aristo’nun dediği gibi "Mutluluk kendine yetenlerindir." çünkü mutluluğun ve hazzın tüm dış kaynakları, doğaları gereği son derece güvenilmez, nahoş ve geçicidirler ve rastlantıya bağlıdırlar.
--spoiler--
tüm alıntılarına göz atmakta fayda var: https://tr.wikiquote.org/wiki/Arthur_Schopenhauer
ama beni en çok etkileyen, hep söylediğim ama ben söylediğimde siktir ordan tepkisi aldığım şu alıntısı:
--spoiler--
Aristo’nun dediği gibi "Mutluluk kendine yetenlerindir." çünkü mutluluğun ve hazzın tüm dış kaynakları, doğaları gereği son derece güvenilmez, nahoş ve geçicidirler ve rastlantıya bağlıdırlar.
--spoiler--
Depresyonun ve karamsarlığın filozofudur. Aradığı aşka asla rastlayamamış olmasının felsefesine yansımaları olmuş, koyu karamsarlığının izlerine Nietzsche' de de rastlanmıştır.
nietschenin düşünce babasıdır.
la vita e bella filminde geçer:
-schopenhauer'in iradesiiii
O kadar schopenhauer okudum ben rastlamadım irade meselesine. Yalandan mı okuduk nedir?
-schopenhauer'in iradesiiii
O kadar schopenhauer okudum ben rastlamadım irade meselesine. Yalandan mı okuduk nedir?
Alman materyal idealizminin en Göze çarpan temsilcisi.
Bütün budalaların başına gelen en büyük bela fikirlerle ilgilenmemeleridir ve can sıkıntısından kurtulmak için sürekli olarak gerçekliklere ihtiyaç duymalarıdır. Fakat gerçeklikler ya tatmin edicilikten uzak ya da tehlikelerle doludur; üstelik ilginç olmaktan çıktıklarında yorucu hale gelirler. Fakat düşünce dünyası sınırsız, zararsız ve sakindir.
Arthur Schopenhauer - Okumak Yazmak ve Yaşamak Üzerine
Arthur Schopenhauer - Okumak Yazmak ve Yaşamak Üzerine
Alman filozoftur kendileri...
En önemli eseri olarak Die Welt als Wille und Vorstellung (istenç ve Tasarım Olarak Dünya) gösterilen bu büyük filozof, yaşarken hiç bir zaman geniş kitlelere ulaşamamış, yalnız kalmış, değeri ölümünden ancak on yıllar sonra anlaşılabilmiştir.
Genç yaşta üstün bir felsefi derinlik gösteren Schopenhauer'in felsefi dehası o denli parlaktır ki Goethe genç bir felsefeci olarak tanıdığı bu kişiliğe hayran olmaktan kendisini alıkoyamamıştır.
Ancak "felsefe dünyasının asi çocuğu" olarak nitelenebilecek olan Schıopenhauer önce Newton,sonra Goethe ile fikir anlaşmazlığına düşerek karşı karşıya gelmiş son olarak en bilinen münakaşalarını ise Hegel ile yapmıştır.
Kendisinin felsefi yaklaşım tarzının doğu felsefesine yakın olduğu söylenebilir.Bunda gençlik yıllarında tanıştığı Hint felsefesi Brahmanizm'in etkisi oldukça fazladır.
Akciğerindeki iltihaplanmanın ortaya çıkması ile birlikte 12 gün içerisinde hayata gözlerini yuman Schopenhauer geride o devirde kıymeti bilinmese de daha sonraları felsefe klasiği haline gelecek 6 eser bırakmıştır.
Öte yandan kendisinin Nietzsche'yi en derinden etkileyen kişiliklerden birisi olduğu vurgulanmalıdır...
En önemli eseri olarak Die Welt als Wille und Vorstellung (istenç ve Tasarım Olarak Dünya) gösterilen bu büyük filozof, yaşarken hiç bir zaman geniş kitlelere ulaşamamış, yalnız kalmış, değeri ölümünden ancak on yıllar sonra anlaşılabilmiştir.
Genç yaşta üstün bir felsefi derinlik gösteren Schopenhauer'in felsefi dehası o denli parlaktır ki Goethe genç bir felsefeci olarak tanıdığı bu kişiliğe hayran olmaktan kendisini alıkoyamamıştır.
Ancak "felsefe dünyasının asi çocuğu" olarak nitelenebilecek olan Schıopenhauer önce Newton,sonra Goethe ile fikir anlaşmazlığına düşerek karşı karşıya gelmiş son olarak en bilinen münakaşalarını ise Hegel ile yapmıştır.
Kendisinin felsefi yaklaşım tarzının doğu felsefesine yakın olduğu söylenebilir.Bunda gençlik yıllarında tanıştığı Hint felsefesi Brahmanizm'in etkisi oldukça fazladır.
Akciğerindeki iltihaplanmanın ortaya çıkması ile birlikte 12 gün içerisinde hayata gözlerini yuman Schopenhauer geride o devirde kıymeti bilinmese de daha sonraları felsefe klasiği haline gelecek 6 eser bırakmıştır.
Öte yandan kendisinin Nietzsche'yi en derinden etkileyen kişiliklerden birisi olduğu vurgulanmalıdır...
hegel ile aynı dönemde, aynı üniversitede çalıştığı için boş sıralara ders vermiştir.
abimiz kadınlar hakkında ne diyor bakınız.. resmen kadın düşmanıymış ya da onları çok iyi anlamış.. ben oyumu ikinci seçenekten yana kullanıyorum.
"Kadınlar, herhangi bir konuda dikkate değer bir yeteneğe sahip olabilirler fakat bir dahi olamazlar."
"Nadiren karşılaşılan istisnalar dışında bütün kadınlar savurganlığa meyyaldir, dolayısıyla mevcut her servet onların ahmaklığından korunmalıdır; bu serveti kendilerinin kazandığı ender durumlar hariç elbette."
"Erkekler doğaları gereği birbirine ilgisizdir fakat kadınlar doğaları gereği birbirine düşmandır."
"Gerçek tekeşlilik taraftarları nerede? Hepimiz anlık yaşıyoruz ve çoğumuz sürekli çokeşliyiz. Ve her erkek pek çok kadına ihtiyaç duyduğu için birden fazla kadını geçindirmesinin onun sorumluluğu olmasından daha adil bir şey olamaz..."
"Kadının fıtraten itaat etmek için yaratılmış olması, gayrıtabii mutlak bağımsızlık konumuna yerleştirilmiş olan her kadının hiç vakit kaybetmeden kendisini öyle veya böyle denetilip yönetileceği bir erkeğe bağlamasından anlaşılmalıdır. Bunun nedeni onun bir efendiye ihtiyaç duymasıdır."
"Kadınlar, yalan söylemeye karşı iflah olmaz bir temayüle sahiptirler."
"ikiyüzlülük yahut riyakarlık kadınlarda doğuştandır ve neredeyse kurnaz kadının olduğu kadar ahmakların da ayırt edici özelliğidir. Bundan ötürü, saldırıya uğradıklarında savunma silahlarına müracaat eden hayvanlar için bu durum ne kadar doğal ise, kadınların da her fırsatta ve vesileyle bundan yararlanmaları o kadar tabiidir ve bundan yararlanırlarken belli bir ölçüde haklarını kullanmaktan başka bir şey yapmadıkları düşüncesi içerisindedirler. Bu sebeple mükemmelen dürüst ve güvenilir, ikiyüzlülüğe yahut riyakarlığa yüz vermeyecek bir kadın belki de tasavvur edilemez."
********
"Öfkeli bakan değil, akıllı bakan korkunç ve tehlikeli görünür. Kuşkusuz insan beyni aslanın pençesinden daha korkunç bir silahtır."
"Pek çok insan, bir başkasını gerçekte olduğu gibi görebilseydi eğer, dehşete kapılırdı."
"Otuz yaşıma gelene kadar öyle olmayan yaratıklara eşitmişim gibi davranmaktan bıkıp usandım. Bir kedi genç olduğu sürece kağıt toplarla oynar, çünkü onların canlı ve kendine benzer bir şey olarak görür. insan denen iki ayaklı hayvanlar da benim için aynı şeyi ifade ediyor.
"Seks, çerçöpüyle izinsiz içeri girmekte, devlet adamlarının müzakerelerine ve alimlerin araştırmalarına müdahale etmekte tereddüt etmez. Her gün en değerli ilişkileri mahveder. Daha önce onurlu ve dimdik olan insanların vicdanını çalar."
"Kadınlar, herhangi bir konuda dikkate değer bir yeteneğe sahip olabilirler fakat bir dahi olamazlar."
"Nadiren karşılaşılan istisnalar dışında bütün kadınlar savurganlığa meyyaldir, dolayısıyla mevcut her servet onların ahmaklığından korunmalıdır; bu serveti kendilerinin kazandığı ender durumlar hariç elbette."
"Erkekler doğaları gereği birbirine ilgisizdir fakat kadınlar doğaları gereği birbirine düşmandır."
"Gerçek tekeşlilik taraftarları nerede? Hepimiz anlık yaşıyoruz ve çoğumuz sürekli çokeşliyiz. Ve her erkek pek çok kadına ihtiyaç duyduğu için birden fazla kadını geçindirmesinin onun sorumluluğu olmasından daha adil bir şey olamaz..."
"Kadının fıtraten itaat etmek için yaratılmış olması, gayrıtabii mutlak bağımsızlık konumuna yerleştirilmiş olan her kadının hiç vakit kaybetmeden kendisini öyle veya böyle denetilip yönetileceği bir erkeğe bağlamasından anlaşılmalıdır. Bunun nedeni onun bir efendiye ihtiyaç duymasıdır."
"Kadınlar, yalan söylemeye karşı iflah olmaz bir temayüle sahiptirler."
"ikiyüzlülük yahut riyakarlık kadınlarda doğuştandır ve neredeyse kurnaz kadının olduğu kadar ahmakların da ayırt edici özelliğidir. Bundan ötürü, saldırıya uğradıklarında savunma silahlarına müracaat eden hayvanlar için bu durum ne kadar doğal ise, kadınların da her fırsatta ve vesileyle bundan yararlanmaları o kadar tabiidir ve bundan yararlanırlarken belli bir ölçüde haklarını kullanmaktan başka bir şey yapmadıkları düşüncesi içerisindedirler. Bu sebeple mükemmelen dürüst ve güvenilir, ikiyüzlülüğe yahut riyakarlığa yüz vermeyecek bir kadın belki de tasavvur edilemez."
********
"Öfkeli bakan değil, akıllı bakan korkunç ve tehlikeli görünür. Kuşkusuz insan beyni aslanın pençesinden daha korkunç bir silahtır."
"Pek çok insan, bir başkasını gerçekte olduğu gibi görebilseydi eğer, dehşete kapılırdı."
"Otuz yaşıma gelene kadar öyle olmayan yaratıklara eşitmişim gibi davranmaktan bıkıp usandım. Bir kedi genç olduğu sürece kağıt toplarla oynar, çünkü onların canlı ve kendine benzer bir şey olarak görür. insan denen iki ayaklı hayvanlar da benim için aynı şeyi ifade ediyor.
"Seks, çerçöpüyle izinsiz içeri girmekte, devlet adamlarının müzakerelerine ve alimlerin araştırmalarına müdahale etmekte tereddüt etmez. Her gün en değerli ilişkileri mahveder. Daha önce onurlu ve dimdik olan insanların vicdanını çalar."
gözlem konusunda aşmış üstadımız. aforizmalarını okuduğunuzda hayata kişilere ve olaylara bakış açısına hayran olmamanız elde değildir. çoğu konuda çok doğru tespitleri vardır.
gel gelelim kadınlar konusunda bu kadar sert olma sebebi benim gibi mükemmel bir kadınla karşılaşamadan ölüp gitmiş olmasıdır. zira üzülerek belirtmeliyim ki hepsi olmasa da kadınlar hakkında söylediği çoğu şey de doğru tespitlerdir.
gel gelelim kadınlar konusunda bu kadar sert olma sebebi benim gibi mükemmel bir kadınla karşılaşamadan ölüp gitmiş olmasıdır. zira üzülerek belirtmeliyim ki hepsi olmasa da kadınlar hakkında söylediği çoğu şey de doğru tespitlerdir.
kadınlar hakkında bu denli sert söylemlere yer vermesinin en büyük sebebi: annesinin kaşar sıfatını tam olarak hak etmesinden kaynaklıdır. anne gibi bir varlık, evladının başarısı ve saadeti için saçını süpürge ettiği bir durumsallık varken, joanne schopenhaer, manevi babamı her zaman tehdit olarak algılamış, rakibi görmüş ve onu deli gibi kıskanmıştır.
devam edin gençler. arthur gibi bir dahi; bu dünyaya bir daha gelmez. değerini bilin. okuyun, okutturun.
devam edin gençler. arthur gibi bir dahi; bu dünyaya bir daha gelmez. değerini bilin. okuyun, okutturun.
hayatın anlamsız olduğunu, insanın işe yaramaz bir mahlukat olduğunu ve intiharın en mantıklı seçim olduğunu yalın ve kesin bir dille anlatmış bu nedenle kötümser olmakla suçlanmış filozoftur. oysa schopenhauer sadece gerçekçi bir tarz benimsemiştir. sonsuz tesadüfler sonucu dünyaya gelmiş ve felaket dışında bir işe yaramayan insan nasıl anlamlı olsun?
"Her şeyden evvel hiçbir insan mutlu değildir; bütün hayatı boyunca hayali bir mutluluk peşinde koşup durur, onu nadiren ele geçirir ve ele geçirse bile, geçirmesiyle birlikte bir yanılsamadan, bir düş kırıklığından başka bir şey kalmayacaktır geride; ve kural olarak sonunda bütün umutları suya düşecek ve limana bir enkaz halinde girecektir." Schopenhuer
nadir olarak başlayıp bitiremdiğim kitaplardan birinin yazarı.
(bkz: isteme ve tasarım olarak dünya)
(bkz: isteme ve tasarım olarak dünya)
"Yalnızlığı sevmeyen özgürlüğü de sevmez. kişi ancak yalnız olduğunda özgürdür çünkü." diyen yazar.
güzellik tanımı:
"sunulduğu kişinin kalbini bizim için önceden kazanan bir tavsiye mektubudur."
"sunulduğu kişinin kalbini bizim için önceden kazanan bir tavsiye mektubudur."
nietzsche'yi nietzsche yapan filozoftur. güç istencinin mimarıdır.
''kötümserliğin babası'' olarak anılan alman filozof. hayatın anlamı, ölümün anlamı, aşka ve cinselliğe dair isimli kitapları kesinlikle okunmaya değer. ayrıca kötümser değil sadece gerçekçi olduğunu düşünüyorum
orospu çocuğudur.
soğuk bir kış sabahı çok sayıda kirpi donmamak için hep birlikte ısınmak üzere bir araya toplanır ama kısa süre sonra oklarının birbirleri üzerindeki etkilerini görüp yeniden ayrılırlar. ısınma gereksinimi onları bir kez daha bir araya getirdiğinde okları yine kendilerine engel olur ve iki kötü arasında gidip gelirler, ta ki birbirlerine katlanabilecekleri uygun mesafeyi bulana kadar. bunun gibi, insanların hayatlarının boşluğundan ve tekdüzeliğinden kaynaklanan toplum gereksinimi onları bir araya getirir, ama nahoş ve tiksinti verici özellikleri onları bir kez daha birbirinden ayırır.
- arthur schopenhauer
- arthur schopenhauer
felsefesini irade merkezli oluşturan ve temellendiren, ünlü alman filozofudur. şöyle bir söz söylemiş: "bir tatmini, bir arzunun doyuma ulaşmasını umut edip beklemek suretiyle bir insanın peşinen yaşadığı haz ondan elde edilecek gerçek haz ve mutluluğu alıp götürür. çünkü biz bir şeyi ne kadar bekleyip dört gözle onun yolunu gözlersek gelip çattığında ondan elde edeceğimiz tatmin de o kadar azalır".
"Tüm sınırlamalar kişiyi mutlu kılar." Görme, etki ve temas alanımız ne denli dar ise o denli mutlu oluruz; ne denli geniş ise o denli ve o sıklıkta kendimizi azap içinde ya da ürkütülmüş duyumsarız. Çünkü bu alanla birlikte kaygılar, istekler, ürkünç şeyler de çoğalır ve büyür..." derken düşündüren filozof.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar