bugün
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- taşaklardan birinin kayıp olması6
- erdal beşikçioğlu10
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- galatasaray9
- çay içen kız10
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek4
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- anın fotoğrafı14
- dönmek istenilen yıl2
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- uludağ sözlük çeteleri9
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- duyulan en ilginç isim5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- oralet içen erkek5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- çaya şeker atan erkek5
- en boktan on yıl7
- bir şeyler söyle4
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- kalem4
- mutsuz olmak3
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- yıkık yazarlar4
- latte içen erkek4
- galatasaray 3 rennes 33
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- gocu bak bi5
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- patates kızartması4
- hırvatistan14
- ona bir şey söyle13
- yunanistan29
- ayrılık8
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- yerinde dur3
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- doa otomatı3
- ölüm9
- en tehlikeli insan tipleri2
"Bütün dinler, insanlara, nefsin ya da kalbin faziletleri için öbür dünyada sonsuza kadar ödüllendirilecekleri sözünü verir, aklın ve anlayışın faziletleri için değil."
Tam bir şopardır kendileri.
sadece ahmaklar arkadaş canlısıdır demiş. Hiç Arkadaşı olmayanların da pek farklı olduğu söylenemez bence.
Doğuştan gelen tek bir yanılgı vardır. O da mutlu olmak için burada olduğumuzu sandığımızdır.
Kim ne derse desin, mutlu insanın en mutlu anı, uykuya daldığı andır ve mutsuz bir insanın en mutsuz anı, uykudan uyandığı andır. insan hayatı, bir tür hata olmalı.
Mutlu bir hayat olanaksızdır; insanın başarabileceği en iyi şey kahramanca bir hayattır.
Tüm sınırlamalar kişiyi mutlu kılar. Görme, etki ve temas alanımız ne denli dar ise o denli mutlu oluruz; ne denli geniş ise o denli ve o sıklıkta kendimizi azap içinde ya da ürkütülmüş duyumsarız. Çünkü bu alanla birlikte kaygılar, istekler, ürkünç şeyler de çoğalır ve büyür...
Beyin olanca gücüyle ilerlerken, cinsel sistemlerin korkunç etkinliği daha uykuda olduğu için çocukluk, hayatımız boyunca özlemle geri dönüp baktığımız masumiyet ve mutluluk dönemi, hayatın cennetidir, kayıp cennet.
Kim ne derse desin, mutlu insanın en mutlu anı, uykuya daldığı andır ve mutsuz bir insanın en mutsuz anı, uykudan uyandığı andır. insan hayatı, bir tür hata olmalı.
Mutlu bir hayat olanaksızdır; insanın başarabileceği en iyi şey kahramanca bir hayattır.
Tüm sınırlamalar kişiyi mutlu kılar. Görme, etki ve temas alanımız ne denli dar ise o denli mutlu oluruz; ne denli geniş ise o denli ve o sıklıkta kendimizi azap içinde ya da ürkütülmüş duyumsarız. Çünkü bu alanla birlikte kaygılar, istekler, ürkünç şeyler de çoğalır ve büyür...
Beyin olanca gücüyle ilerlerken, cinsel sistemlerin korkunç etkinliği daha uykuda olduğu için çocukluk, hayatımız boyunca özlemle geri dönüp baktığımız masumiyet ve mutluluk dönemi, hayatın cennetidir, kayıp cennet.
aşkın metafiziğinde öne sürdüğü tezleri ile hayran olunası abimiz
Bu filozofu tanıyan adamlar genelde boş çıkmazlar. Nietzsche, schopenhauer'in büyük etkisinde kalmıştır. Saygın bir filozoftur.
Gece çöker günler solar
Gözlerime yaşlar dolar
Hatıralar bende ağlar
Neredesin ayyüzlüm?
Gözlerime yaşlar dolar
Hatıralar bende ağlar
Neredesin ayyüzlüm?
Kısmen de olsa 'alman idealizmi' akımının içerisine aldığımız pek karamsar filozof ve yazar. Hayatın anlamı, ölüm, aşk, cinsellik gibi; epeyce derin alanlar ile ilgili karamsar fikirler savunduğu için yaşadığı dönem itibariyle absürt olarak nitelendirilmekten kaçamamıştır.
Aşkın metafiziği kitabını okumaya kalktım da bildiğin cübbeli Ahmet kafası.
Kadınlar akıldan yoksun ve yalnızca dedikodu yapan cinsel varlıklardır.
Kitabı kapattım.
Kadınlar akıldan yoksun ve yalnızca dedikodu yapan cinsel varlıklardır.
Kitabı kapattım.
adam doğruyu söylemiş amk.
"insan ziyan olmak için yaratılmıştır."
mantıksal düşünme doktrini ile gönlüme taht kurmuş filozoftur.
retorikçilere olan nefretim, şopenhauer'in "mantık-diyalektik ve retorik bir bütündür" savıyla yumuşamıştır. kabul etmeliyim ki retorik bu işin bir parçası...
retorikçilere olan nefretim, şopenhauer'in "mantık-diyalektik ve retorik bir bütündür" savıyla yumuşamıştır. kabul etmeliyim ki retorik bu işin bir parçası...
"gençliğin en başta gelen öğrenimlerinden biri yalnızlığa katlanmayı öğrenmek olmalı; yalnızlık mutluluğun, ruh dinginliğinin kaynaklarından biridir çünkü."
aforizmaları cahil cühela cehapeli gençlerin kafasına vura vura okutulması gereken büyük üstad.
ulan okuyun da adamdan biraz feyz alın hayat tecrübesi insanlık akıl fikir alın be. rezil herifler sizi.
ulan okuyun da adamdan biraz feyz alın hayat tecrübesi insanlık akıl fikir alın be. rezil herifler sizi.
yazar olsa donuza alınması gereken filoz.
Bu gençken istanbul'a gelmiş.Hamamda yıkanırken ......... yapmışlar.
Alman filozof, yazar ve eğitmendir. (d. 22 Şubat 1788, Danzig - 21 Eylül 1860, Frankfurt am main),
görsel
bilinen bazı eserleri;
Aşkın Metafiziği, Çeviren: Selahattin Hilav, Sosyal Yayınları.
Mantıksal Düşünce Doktrini, Çeviren: Elif Yıldırım, Oda Yayınları
istenç ve Tasarım Olarak Dünya, Çeviren: Levent Özşar, Biblos Kitabevi Yayınları.
Parerga ile Paralipomena, Çeviren: Levent Özşar, Biblos Kitabevi Yayınları.
Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar, Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi, Çeviren: Mustafa Tüzel, Türkiye iş Bankası Yayınları, ist. 2005.
Hayatın Anlamı, Toplu Eserleri-3, Çeviren: Ahmet Aydoğan, Say Yayınları, ist. 2007.
insan Doğası Üzerine, Çeviren: Elif Yıldırım, Oda Yayınları, ist. 2013
"Bilim ve Bilgelik", Çeviren: Ahmet Aydoğan, Say Yayınları, ist. 2014
görsel
bilinen bazı eserleri;
Aşkın Metafiziği, Çeviren: Selahattin Hilav, Sosyal Yayınları.
Mantıksal Düşünce Doktrini, Çeviren: Elif Yıldırım, Oda Yayınları
istenç ve Tasarım Olarak Dünya, Çeviren: Levent Özşar, Biblos Kitabevi Yayınları.
Parerga ile Paralipomena, Çeviren: Levent Özşar, Biblos Kitabevi Yayınları.
Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar, Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi, Çeviren: Mustafa Tüzel, Türkiye iş Bankası Yayınları, ist. 2005.
Hayatın Anlamı, Toplu Eserleri-3, Çeviren: Ahmet Aydoğan, Say Yayınları, ist. 2007.
insan Doğası Üzerine, Çeviren: Elif Yıldırım, Oda Yayınları, ist. 2013
"Bilim ve Bilgelik", Çeviren: Ahmet Aydoğan, Say Yayınları, ist. 2014
Kadınlar hakkında yazdıkları son derece doğrudur.
Kültür kasılması gereken ortamlarda * kişinin kitap okumadığını itiraf edip akabinde örnek göstermesi gereken; Okumak, kişinin kendi kafası yerine başkasının kafasıyla düşünmesini sağlayan eylemdir sözlerinin sahibi ünlü Alman filozof. Kendi kendine düşünebilen üstün kabiliyetli insanların eserlerinde göze çarpan olguların ' kararlılık' ve ' belirlilik' olduğunu, dolayısıyla bu tür kafaların dile getirmek istedikleri her şeyi açık ve belirli şekilde bildiklerini söyler. Aşmış bir bakış açısına sahiptir, öyle ki;
" Truth that has been merely learned is like an artificial limb, a false tooth, a waxen nose; at best, like a nose made out of another’s flesh; it adheres to us only because it is put on. But truth acquired by thinking of our own is like a natural limb; it alone really belongs to us. This is the fundamental difference between the thinker and the mere man of learning.The intellectual attainments of a man who thinks for himself resemble a fine painting, where the light and shade are correct, the tone sustained, the color perfectly harmonized; it is true to life. On the other hand, the intellectual attainments of the mere man of learning are like a large palette, full of all sorts of colors, which at most are systematically arranged, but devoid of harmony, connection and meaning. "
'' Safi öğrenilmiş doğru bize suni bir uzuv gibi bağlıdır. Takma bir diş veya yapıştırma bir burun ya da en iyi haliyle bir başkasının dokusundan yapılma bir burun gibi, o sadece takıldığı veya tutturulduğu için bize bağlıdır; halbuki bir kimsenin kendi kendine düşünerek elde ettiği doğru tabii bir uzuv gibidir. Gerçekten bize ait olan sadece odur. Düşünen insan ile öğrenimden geçmiş olmaktan başka bir meziyeti olmayan insan arasındaki fark buna dayanır. Dolayısıyla kendi kendine düşünmesini öğrenmiş bir insanın zihinsel kazanımları güzel bir resme benzer, ki ışık ve gölge yerli yerinde, açıklık ve koyuluklar yumuşak, renk uyumu mükemmeldir. Tek kelimeyle o, hayata sadıktır. Halbuki bütün meziyeti öğrenim görmüş olmaktan ibaret olan kişinin zihinsel kazanımları her türlü renkle kaplı, olsa olsa sistematik biçimde düzenlenmiş, fakat uyumdan, bağlantıdan ve anlamdan yoksun büyük bir palete benzer. ''
" Truth that has been merely learned is like an artificial limb, a false tooth, a waxen nose; at best, like a nose made out of another’s flesh; it adheres to us only because it is put on. But truth acquired by thinking of our own is like a natural limb; it alone really belongs to us. This is the fundamental difference between the thinker and the mere man of learning.The intellectual attainments of a man who thinks for himself resemble a fine painting, where the light and shade are correct, the tone sustained, the color perfectly harmonized; it is true to life. On the other hand, the intellectual attainments of the mere man of learning are like a large palette, full of all sorts of colors, which at most are systematically arranged, but devoid of harmony, connection and meaning. "
'' Safi öğrenilmiş doğru bize suni bir uzuv gibi bağlıdır. Takma bir diş veya yapıştırma bir burun ya da en iyi haliyle bir başkasının dokusundan yapılma bir burun gibi, o sadece takıldığı veya tutturulduğu için bize bağlıdır; halbuki bir kimsenin kendi kendine düşünerek elde ettiği doğru tabii bir uzuv gibidir. Gerçekten bize ait olan sadece odur. Düşünen insan ile öğrenimden geçmiş olmaktan başka bir meziyeti olmayan insan arasındaki fark buna dayanır. Dolayısıyla kendi kendine düşünmesini öğrenmiş bir insanın zihinsel kazanımları güzel bir resme benzer, ki ışık ve gölge yerli yerinde, açıklık ve koyuluklar yumuşak, renk uyumu mükemmeldir. Tek kelimeyle o, hayata sadıktır. Halbuki bütün meziyeti öğrenim görmüş olmaktan ibaret olan kişinin zihinsel kazanımları her türlü renkle kaplı, olsa olsa sistematik biçimde düzenlenmiş, fakat uyumdan, bağlantıdan ve anlamdan yoksun büyük bir palete benzer. ''
Kadınlarla ilgili saplantılı fikirleri ne yazık ki kendisini okuyan nietzche ye de sirayet etmiş filozoftur.
Annesine olan nefreti ve öfkesi evrensel kadına olan objektif bakış açısını değiştirmiştir. Dilimize çevrilen aşka ve kadınlara dair isimli kitap hariç diğer eserleri okunmaya değerdir fikrimce.
Annesine olan nefreti ve öfkesi evrensel kadına olan objektif bakış açısını değiştirmiştir. Dilimize çevrilen aşka ve kadınlara dair isimli kitap hariç diğer eserleri okunmaya değerdir fikrimce.
(bkz: aşkın metafiziği)
çok enteresan, haftalardır arthur schopenhauer vikipedia linki sekmem de duruyor, ara sıra girip okuyorum, genel olarak yaşamla, insan değerleriyle felsefik sözleri çok hoşuma gitmişti. hatta ilham kaynağım olabilirdi.
ta ki, sevgili yazar ın da bahsettiği gibi kadınlara dair yazdıkları..
sen kim köpeksin bee aşağıdaki cümleden sonra kestim attım seni arthur.
''Kadınlar, tabiatları gereği ilk çocukluk dönemimizin bakıcıları ve mürebbiyeleri gibi davranmaya yatkındırlar (onlar bu işler için biçilmiş kaftandırlar), bunun tek nedeni kendilerinin çocuksu, uçarı ve kısa-dar görüşlü olmalarıdır- tek kelimeyle onlar bütün hayatları boyunca koca çocuklardır, çocuk ile gerçek anlamda bir insan olan yetişkin erkek arasında bir orta nokta, bir ara merhaledirler.''
peki ya bu,
''Kadınlar, herhangi bir konuda dikkate değer bir yeteneğe sahip olabilirler fakat bir dahi olamazlar''
bu filozof dan etkilenen bir diğer filozof da nietzsche dir. ama, diğer yazdıkları konusunda etkilendiğine bahse girebilirim.
sonuç olarak, bize yapılmış koca bir ayıptır. şiddetle kınıyorum.
ta ki, sevgili yazar ın da bahsettiği gibi kadınlara dair yazdıkları..
sen kim köpeksin bee aşağıdaki cümleden sonra kestim attım seni arthur.
''Kadınlar, tabiatları gereği ilk çocukluk dönemimizin bakıcıları ve mürebbiyeleri gibi davranmaya yatkındırlar (onlar bu işler için biçilmiş kaftandırlar), bunun tek nedeni kendilerinin çocuksu, uçarı ve kısa-dar görüşlü olmalarıdır- tek kelimeyle onlar bütün hayatları boyunca koca çocuklardır, çocuk ile gerçek anlamda bir insan olan yetişkin erkek arasında bir orta nokta, bir ara merhaledirler.''
peki ya bu,
''Kadınlar, herhangi bir konuda dikkate değer bir yeteneğe sahip olabilirler fakat bir dahi olamazlar''
bu filozof dan etkilenen bir diğer filozof da nietzsche dir. ama, diğer yazdıkları konusunda etkilendiğine bahse girebilirim.
sonuç olarak, bize yapılmış koca bir ayıptır. şiddetle kınıyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar