bugün
- sedat pekmez7
- abur cuburlara gelen olağanüstü zam5
- 18 haziran 20263
- islam düşmanlarına epstein şoku7
- aşırı sinirli olmak5
- sude sendromu8
- arap emperyalizmi2
- finlandiya ve isveç'in nato üyeliği3
- şu anda ne yapıyorsun14
- cristiano ronaldo vs lionel messi3
- anın görüntüsü19
- isim koyarken çocuğunu düşünmeyen aile4
- takıntılı biri olmak5
- iş verenlerin aç gözlü olması4
- sigara içen erkek karizması4
- bursa da navigasyonun yanlış yolu göstermesi2
- 24 yaşında erkek 18 yaşında kız ilişkisi5
- arda güler egosu3
- okulda zorunlu flüt eğitimi2
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- 30 lu yaşlar11
- sözlükte altın günü yapmak11
- erkeklerin kadınsılaşması9
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz8
- bir şeyler söyle11
- 17 haziran 2026 avrupa parlamentosu'nun raporu2
- eşek sucuğu16
- yeni insanlarla tanışmak istememek6
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı6
- insanın bu hayattaki amacı17
- insanların gözlem yapmaması7
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- ayağına kaldırım taşı bağlanan caretta caretta3
- kimseyi memnun edememek12
- aşık yorguni10
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- kız olarak doğmanın muazzam avantajı4
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- şirinevler8
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- trumpın savaşı eline yüzüne bulaştırması4
- kızartma yağından sabun yapmak8
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- maldivler6
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
- flört edinmek7
- biraderleri üst üste koymak7
- dünyanın en güzel omleti5
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
ne olursa olsun dönmek istenilen şehir. Evet denizi yok, sahili yok ama Ankara'lıların da ortam yaratmak için denize sahile ihtiyaçları yok zaten.
işi olmayıp dışarı çıkanın soğuğu yediğiyle kaldığı şehir.
götümüz donuyor.
götümüz donuyor.
"şimdi ve sonra
ne zaman ankara'ya kar yağsa
elim gönlüm,
çocukluğum buz tutar."
Yılmaz Erdoğan yahu...
ne zaman ankara'ya kar yağsa
elim gönlüm,
çocukluğum buz tutar."
Yılmaz Erdoğan yahu...
şu günlerde dışarı çıkınca adamın kıçını meybuz a çeviren şehir.
nefes donduran.
işyerimdeki sıkıntılar yüzünden 10 yıllık birlikteliğimize son vermek istediğim şehir. ama henüz bir fırsat çıkmadı karşıma bu yüzden hala beraberiz.
Yayınlanmakta olan en izlenesi dizinin (Behzat Ç.) çekildiği şehir.
bugünlerde çılgın soğuklar atmakta olan şehirdir. hani ömrü hayatım boyunca bu şehirde yaşadığımı düşünürsek soğuğun ne demek olduğunu idrak ettiğim yaşlardan bu yanaki en soğuk dönemleri yaşıyoruz sanırım. ama yine de güzel şehir be. sadistçe bir zevk alırsın bu şehirden. soğuğundan da zevk alırsın, sıcağından da. bu şehri bir kez seven biri için aynen sevdiceğine aşık olmak gibidir. hiçbir kötü, eksik, zayıf noktasını görmezsin. uzaklaşsan özlersin. kızarsın, öfkelenirsin, seni yalnız bıraktığı zamanlar küsersin. öylesine kuvvetlidir ankara ile içinde yaşayanların bağları işte. tunalı'da buz gibi soğukta bir sigara yakmaya sevgili ile dışarı çıkıp üşüdüğünü belli etmemeye çalışmaktır ankara. yapacak binlerce alternatifin olmadığı için sevgilinin gözlerine baka baka hayaller kurmaktır ankara. sıkıldığın zamanlar atakule'nin kubbesine çıkıp düşünmektir ankara. bahar gelip havalar ısınmaya başladığında seymenlerde güneşe karşı oturmaktır. üzerine öyküler, romanlar, şiirler yazmaktır belki de. sokaklarına çıkıp boşboş dolanırken konuşacak kimsen olmadığı zamanlar en yakın arkadaşındır. sevgiliyle olduktan sonra güzel olandır neticede. velhasıl geride bıraktıkların, gençliğin, çocukluğun, anılarındır ankara.
çılgın soğuklarına ara vermeden tam gaz devam eden şehirdir. istanbul'dan taşınalı daha 8 ay olmuşken ve ilk kışı geçiriyorken umutsuzluğa sürüklemektedir. her sabah dışarı çıkıldığında bir önceki gece hep kar yağdığı görülür. bir ömür boyunca buna katlanabilecek mi acaba bünye? üstüne üstlük istanbul'da neme alışmış olan zavallı ciğerler, nem nem diye ağlayarak ayda bir hasta olmaktadır. bitsin bu kış artık, bahar gelsin... ankara duy sesimi...
iklimsel olarak yazları sıcak ve kurak, kışları ise donuyoruz ulan dedirten ancak yine de garip bir şekilde kendisini sevdiren pek güzide, cicili bicili başkentimiz.
şehirlerarası otobüsten indikten sonra size şöyle bi sarılan fakat buz gibi elleriyle üşüten şehir.
5 aydır yaşadığım şehir, -16 da neymiş görmüş olduğum şehir, 5 dakikalık bir mesafe yürüyünce parmaklarımın ve kulaklarımın donduğunu zannettim; bu kadar soğuk olmasına rağmen daha bir kez hasta olmadım, sanırım nemin olmaması bana iyi geliyor.soğuğuna rağmen seviyorum bu şehri, çok isteyerek istanbula tercih ederek gelmiştim ve pişman etmedi beni, beklediğimden de güzel bir şehir buldum. rahatça yürüyebildiğim geniş kaldırımları var bu şehrin, bir sürü upuzun binaları, her yerde bir bakanlık bilmem ne müdürlüğü vs. vs.
bursaya derler yeşil bursa diye, bursada görmediğim kadar yollarında ağaçlar var bu şehrin. öylesine yaşanabilir bir yer ki, öyle bir bağlanıyorsunuz ki ankara,ya ;dedikleri gibi vazgeçilmez bu şehirden. geceleri ayrı bir güzel oluyor. okulum tepede olduğundan bütün ankarayı seyredebiliyorum, geceleri ışıl ışıl parıldıyor. kısacası çok sevdim sevicem bu şehri.
bursaya derler yeşil bursa diye, bursada görmediğim kadar yollarında ağaçlar var bu şehrin. öylesine yaşanabilir bir yer ki, öyle bir bağlanıyorsunuz ki ankara,ya ;dedikleri gibi vazgeçilmez bu şehirden. geceleri ayrı bir güzel oluyor. okulum tepede olduğundan bütün ankarayı seyredebiliyorum, geceleri ışıl ışıl parıldıyor. kısacası çok sevdim sevicem bu şehri.
Sokakları gri, insanlarının tamamının siyah, gri tonlarında giyindiği, sert, beğenilme kompleksi olmayan şehirdir. Ankara deyince aklıma fransa da gelmiyor değil hani. Son gittiğimde herkes la deyince affallamıştım zira. Niye la diyonuz la diye soruvermiştim. Ne diyek la dedilerdi bana. Samimiydi la.
anandolunun göbeğinde bozkır şehri. kışın soğuğu yazın sıcağı koyar. neden başkent yapılmıştır? galiba o tarihte tam olarak bi kale gibi imiş. alışveriş merkezlerinde vakit geçirmeyi sevenlere göre..
şu kadar gri bu kadar siyah diyenlere inat en yaşanılası şehirdir.sevmiyorsan da gidebilirsin inan kimse tutmaz seni.
bu insanlar nerde yaşıyorlar bilemiyorum ama kuğulu, seğmenler, bakanlıklar, kızılay, çankaya vs. hep ağaçlık ve yemyeşil. şehrin göbeğinde koca koca parklar var. vatandaş bakıyor ama görmüyor herhalde.
sanırsın bu gri diyenler amazon ormanlarından gelmişler.
bu insanlar nerde yaşıyorlar bilemiyorum ama kuğulu, seğmenler, bakanlıklar, kızılay, çankaya vs. hep ağaçlık ve yemyeşil. şehrin göbeğinde koca koca parklar var. vatandaş bakıyor ama görmüyor herhalde.
sanırsın bu gri diyenler amazon ormanlarından gelmişler.
(bkz: bahtı kara)
Donuk ama bir o kadar da derin şehir. Üstüne yazılan şiirler, yapılan şarkılar en puslu aşkların ankarada olduğu izlenimini verir.
(bkz: zuhal olcay- ankarada aşık olmak)
(bkz: zuhal olcay- ankarada aşık olmak)
bence ankara bir şehirden ötedir. bir devrimin doğum yeridir. cumhuriyetin memleketidir. bu yüzden üzerine gittikçe artan çirkin saldırılar vardır. olsun kim ne derse desin güzeldir başkenttir.
eey doğduğum büyüdüğüm, aşık olup ağladığım koca şehir! başlık açmışlar sana, soğundan, karından, caddenden kulenden bahsedenler var, yatılı okul günlerimin işkembe çorbalarına okul kaçmalarıyla birlikte gark olduğu canım şehir. hayatımın tam ortasında beni bile kenarda bırakan anlayışlı, acımasız, güzel, sert ve daha birçok yüzü olan muhteşem şehir! ne desem sana az. ne anlatabilirim, ne de anlamadım diyebilirim seni. bir şeyi iyi biliyorum ama, eğer şansım olsaydı, bir daha yürürdüm geldiğim yeri...
bir sürü kendini bilmez tarafından için boşaltılmaya çalışsada, anlamın önemin kaybedileye, yok edilmeye çalışılsada beni, bizi ve bizim gibileri sökemeyecekler senin içinden. senden alabilecekleri ancak üç beş beton yığınıdır, makamdır, mevidir. peki ya geri kalan onca yürek? sökebilecekler mi o koca heybetli anıtı? tabi ki hayır.
o anıt ve o kabirin içinde yatandan bize kalan düşüncelerle ayakta kalmaya devam edeceğiz. biz bununla yükümlüyüz ankara. sık biraz daha dişini yorgun kentim, başkentim...
o anıt ve o kabirin içinde yatandan bize kalan düşüncelerle ayakta kalmaya devam edeceğiz. biz bununla yükümlüyüz ankara. sık biraz daha dişini yorgun kentim, başkentim...
bayağı bayağı kar yağıyor. 25-30 cm olmuştur herhalde.
Bu sehri iyi anlayabilmek icin bir sure uzaklasmak lazim ondan. Ama oyle istedigin anda geri donemeyeceksin mesela. O zaman anliyor insan nasil bir sehirde buyudugunu. Bir sehri ozlemek o sehir ankara ise ne de kolay oluyor o zaman. Karanfil sokak olur seymenler parki olur atakule yada anitkabir olur. Bu sehir guzel ve ozel bir sehirdir. Alisana birakmasi yada baska bir sehirle ikamesi mumkun degildir.
ankara'ya gitmenin en güzel yanı izmir'e geri dönecek olmaktır düşüncesine kapılmama neden olan şehirdir.
1000 yıllık geyiği yapacak olanların gelmemesi gereken şehir. He amk dönüş güzel tamam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar