bugün

/400
kar altında bu kadar güzel göründüğünü daha önce hiç düşünmeyecek bir yaşa ermişim demek.
*
şimdi dikimevi metro durağında behçet usta'dan ekmek arası tavuk sırası bekleyip o karın tadını çıkarmak vardı dediğim şehir. ah ah özleniyor valla, onunla geçen 5 yıldan sonra insan çok iyi bildiği düzce'ye alışamıyor.
akşam saatlerinde başlayan kar ortalığın mına koymuştur bu şehirde yine, zaten kaza da yaptık, koyduk bir arabanın arkasından kayıp da usulca. çarptığımız adam numaramı istedi verdim. bişey çıkarsa ben seni ararım diye. sanki araba sattık ya da amelyat ettik. salak baksana işe karı silde. bişey varsa bakalım hal çaresine yoksa siktir git...
an itibariyle bembeyazdır.
kar yağışıyla beraber seyir zevkinin doruklarına çıkarmıştır. lakin trafiktekilere yazık olacak..
bu gece gelin gibi beyazlığa bürünmüş, doğup büyümediğim, ama memleket dediğim şehirdir.
onun bulunduğu şehirdir.
7-8 saattir son 15 günün en yoğun kar yağışını yaşayan şehirdir.çok güzeldir be.
okulun ilk yılları küfür kıyamet gidilen birkaç yıl sonra ise tatillerde orada kalacağım denilen şehirdir. *
binalarının resmiyetinin, insanlarının yüzüne yansıdığını düşündüğüm şehirdir.
aynı zamanda; yılmaz erdoğan'ın, 'ankara' şiirinin bu mısrasını benim ve benim gibi olanlar için yazdığını düşünmüşümdür.

ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak..
sabah saatlerinde kış aylarında duraklarında bekleyen zenci öğrencileriyle tam bir beşiktaşlı şehirdir.
soğuğunu insanın bütün uzuvlarına ayrı ayrı hissettiren şehirdir. sıkıldım üleyn senden yine kar, yine kar. bekle ama 2 güne kaçacam, dönüşüm muhteşem olacak. akıllı ol adam ol lan.
özlediğim şehir. her ne kadar askerlik için 6 ay arkadaşlık etse de, ilk başlarda soğuk gelse de, sonradan içine alan, garip havasında kaybeden şehir. kızılayın tozunda kaybolmak da özlettirdi kendini.
sabah kalktığımda yerde 25 santim kar gördüğüm beni şoka sokan 7 yıldır yaşadığım ve bir haftalığına bile ayrıldığımda özlediğim şehir.
yarın sabah buz pistine dönecek şehir.

resmi tatil de yok amk.
Gri şehir.
gri şehir demeyeni dövdükleri yer.

anladık amk, gri, denizimiz yok, memur kenti. tamam.
yağış türü konusunda aşmış şehir.
yağmur yağarken, yağış hiç durmadan birden kar, sonra karla karışık yağmur görebilirsiniz.
berbat sıkıcı şehir. gençler bu şehirden kaçmalı.
bürokrasi şehri, çok soğuk. albenisi olmayan şehir.
içimi şişiren şehir. paso soğuk amk. hava da sürekli kapalı. ergenken ne severdim buranın mistik yalnızlığını. abudik yalnızlığına da tüküreyim. oldu mu?
edit: mümkünse hakkında şiirler, şarkılar da yazılmasın. baya bildiğin sıkıldık amk.
sonbaharda yağması gereken yağmurun, ocak ayında yağdığı şehir. yağmur suyuyla erimiş karla dolu kaldırımlarda yürüyebilmek de bu şehirde öğrenilebilecek bir fiildir.
sözlükten ankara başlığına tesadüf tıklarken facebookta şöyle bi konuşma geçti arkadaşla:
ark: yunanistan konsolosluğunun telefon numarası lazımmm
ben: 448 08 73 - 448 22 49 başına 312 koyacaksın canım.
ark: saol babaimmmm muck. ama bu ankara mı istanbul mu?
ben: ankara.
karın üzerine yağmur yağarak tüm cadde sokak ve kaldırımların içine edilmiş olan şehir.
kumsalda mı yürüyorum yoksa karın üzerindemi yürüyorum belli değil bacaklarım kas yaptı valla bugün.
belediyenin kaldırımları temizlememekte ısrar ettiği şehir.

götünüze sokun o paraları, ne demeye vergi veriyoz amk biz.
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026