bugün

/400
isim şehir oyununda "a" harfi gelince akla gelen ilk şehir. ama burda okunmuyor be, iş de bulunmuyor, gelmeyin.
Cemal Süreya'nın bir şiirinde:

- Şair arkadaş!
Bir derdin mi var
Bir şeyler mi çıkarmak istiyorsun derdinden
Ankara'ya gelmelisin.

diyerek 'Şair'lere malzemenin bol olduğunu ima ederek işaret ettiği şehir.
http://www.youtube.com/wa...v=jZg_F7XYpx0&ob=av3e
https://www.youtube.com/watch?v=B9JPyb36Cds
vega'nın ankara'ya gitme isteği uyandıran şarkısı.
buz gibidir.
ozlenen sehir.

5 sene gecirdikten sonra 4-5 ufak ziyaretten sonra bile ozlenen sehirdir. en kisa zamanda tekrar icerisinde yasamak dilegiyle.
saksağanlarına kurban olunası güzel şehir. *
soğuktan ağzı yüzü kaydıran şehir. sokağa çıkarken dikkat edilmeli.
bir buçuk senedir yaşamakta olduğum ve aşırı şekilde nefret ettiğim, türkiye'nin başkenti de olan şehir.
şu an inanılmaz soğuk. parmaklarımı hissetm
yinede ışıklar bu kenti güzelmiş gibi gösteriyor geceleri
sadece yılmaz erdoğan şiirlerinde katlanılabilir kent.
içinde barındırdığı insanlar gibi soğuk, sanki toplu halde ölmek için yaşayan bir kent.
ayrıca istanbula gidip gelmeyenlerin yaşadığı şehir.
ya mecburiyetten kalanlar ne yapacak?
nedense ve * özlediğim yerdir.
bilmiyorum belki de gidince nasıl ben böyle düşünebildim diyeceğim, belli olmaz.
benim naçizane beton şehrimdir. her ne kadar soğuk görünse de insanları sevecen tiplerdir. kendimden biliyorumdur. ayrıca kedimiz de ünlüymüş onu da öğrendik. her şeye rağmen ankara'nın amblemi her zaman hitit güneşi olarak kalmalıdır.
yaşıyormuş gibi yapan. isteksiz nefes alan şehir. ayrıca oldukça siyasidir.
giden biz değilmişiz. kaldırımlarmış. biz aynı kaldık. iyi huylu temennilerimiz aynı kaldı. ihtimalleri seviyoruz. ankara değişti ama. kısa camel gibi değişti. içindeki tütün değişti. paketi değişti. deve kayboldu. değişen senmiydin benmiydim bilemedim ankara? görmek isteyenin de istemeyenin de bahtı hep kara. sanırım gitmek lazım.
Kedisi, tiftik keçisi, hosta döneri, kıtır'ı, 06 gazinoları,ayazı, kuğulu parkı, karumu, 7.caddesi, tunalı hilmisi, seğmenler ve botanik parkı, papazın bağı, hoşdere caddesi, aspavaları, rumeli işkembecisi,kebap49'u, kumsal meyhanesi, gar lokantası ve bir çok değeri meşhur bir ilimizdir.
istanbuldan gelen arkadaşımın o kadar soğuk ki hayatımda ilk kez ellerim çatlıyor dediği şehirdir.
ankara'yı özleyen piçler... son darbeyi vuruyorum;

https://www.youtube.com/watch?v=9qPv_hVP3EA
gri ve soğuk şehirdir. evet tanım kasamadım da... ebemi gang bang şeklinde sikertmektedir efendim. gelmeyiniz buraya okumaya falan. defolunuz gidiniz. hayat 11de biter mi mk ya.
şu sıralar özlenendir. amına koyim ya görmeyeydim keşke başlığı.
Müdürlüklerin değil bakanlıkların olduğu şehirdir. Ankara'da okuyan kime sorsanız "Ya abi fazla resmi bir şehir şimdi bak ben bara veya kafelere gittiğim zaman takım elbiseli milletvekilleri görüyorum" tepkisini alabileceğiniz havasıyla, üniversiteleriyle canına can katmış türkiye'nin en büyük 2. şehri ve başkentidir.
antalyada ocak-mart arası giyilenleri, kasımda giymektir.
hayatı boyunca deniz kenarı şehirlerde yaşamış, 1 gün bile karasal iklimin hüküm sürdüğü bir şehirde konaklamamış biri olarak, kendisinin havasına, gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkına alışamıyorum özellikle son 1 aydır. bugünü değerlendirecek olursak; gündüz 15 derece, gece -1 ne lan. gece -1 derece olan hava sabah işe gittiğim saatlerde taş çatlasın 2-3 dereceye çıkıyor, donuyorum. öğlen olduğunda hava oldukça sıcaklaşıyor, kalın giyindiğinizde daralıp terliyorsunuz. akşam iş çıkışında sıcaklık yine 2-3 dereceye düşüyor neredeyse. bir terle bir don, öldürür insanı bu hava.
© copyright 2005 - 2026